Anahtar kelimeler: Satımdan Yapmaya Cari Yazildiği Katip Kimlik Vermeye Ödenmediğini Takibi Faturalardan

T.C. ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Türk Milleti Adına Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye YetkiliANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİKARARESAS NO
: ███████ EsasKARAR NO
: ████████HAKİM
: ... ...KATİP
: ... ...DAVACI
: ... - (T.C. Kimlik No:...) ...VEKİLİ
: Av. ... - ...DAVALI
: ... - (T.C. Kimlik No:...) ...VEKİLİ
: Av. ... -...DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2026KARAR TARİHİ
: █████/2026GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİHİ
: █████/2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,DAVA
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki cari hesap ilişkisi gereği düzenlenmiş 30.04.2024, 21.05.2024, 31.01.2025 ve 22.04.2025 tarihli faturalardan bakiye alacak olan 749.524,00 TL'nin davalı tarafından ödenmediğini, bu nedenle alacağın tahsili için ... E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını ancak davalı - borçlunun yasal süresinde borca haksız ve kötü niyetle itiraz ederek takibin durdurulduğunu, bu nedenlerle davalı tarafından icra dosyasına yapılan haksız itirazın iptali ve icra takibinin devamına, alacağın likit ve belirgin olması ve tacir olan davalının borca vakıf olmasına rağmen itiraz etmesi nedeni ile asgari asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan alınarak tarafımıza verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP
:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı yanın, taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklı kesilmiş olan fatura bedellerinin ödenmediğini iddia ettiğini ancak sunulan dekont ve whatsapp konuşmalarından da açıkça anlaşılacağı üzere müvekkilinin aralarındaki ticari ilişkiden kaynaklı ödemelerinin tamamını yaptığını, müvekkilinin bir kısım ödemeyi kredi kartından çektirdiğini, bir kısım ödemeyi davacının banka hesabına, diğer bir kısım ödemeyi ise davacının belirttiği ve bildirdiği kişilerin hesaplarına gönderdiğini, ödemelerin yapıldığı, bu sebeple davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı yanın, tahsil etmiş olduğu bedeli kötü niyetli olarak tekrar tahsil etmek istemekte olduğundan bu sebeple davacı aleyhine alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;Dava, cari hesap ilişkisine dayalı itirazın iptali istemine ilişkindir.Tacir olduğu konusunda hiçbir delil sunulmayan davacı gerçek kişi ile davalı gerçek kişi arasında mal alım satımı yapılmıştır.6102 sayılı TTK.'nun 5. maddesinde █████/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6335 sayılı yasanın 2. maddesi ile yapılan değişiklik sonrası Asliye Hukuk Mahkemeleri ile Ticaret Mahkemeleri arasındaki daha önce iş bölümü şeklinde mevcut olan ilişki görev ilişkisine dönüştürüldüğü için artık █████/2012 tarihinden sonra açılan davalarda Ticaret Mahkemelerinin görevli olup - olmadığını kendiliğinden değerlendirmesi yasal zorunluluk haline dönüşmüştür.Özel hukuk alanında yapılacak yargılamalar sırasında uyulması gereken genel görev kuralları 6100 sayılı HMK 'da yer almaktadır. Bu yasanın 1. maddesi ile “Mahkemelerin görevlerinin ancak yasa ile düzenlenebileceği ve bu düzenlemenin de kamu düzenine ilişkin sayılması gerektiği” öngörülmüştür. Bunun doğal sonucu olarak taraflar ileri sürmese de mahkemelerin yargılamanın her aşamasında görevli olup olmadıklarını kendiliklerinden değerlendirmesi gerekmektedir. Bu genel düzenlemenin yanında bir de ticari hayatla ilgili düzenlemeler içen 6102 sayılı TTK mevcuttur. Ticaret yasamızın 3. maddesinde ticari işin tanımı yapılmış, 4. maddesinde ticari davaların neler olduğu sınırlı olarak sayıldıktan sonra, 5. maddesinde ise aksi kararlaştırılmadığı sürece tüm ticari davalar ile ilgili olarak Ticaret Mahkemelerinin görevli oldukları belirtilmiştir.Ticaret Mahkemelerinin görev alanını ticari davalar oluşturuyor ise, ticari davaların hangileri olduğunu 6102 sayılı TTK'nun 4. maddesine bakarak belirlemek zorunluluğu vardır. Bu madde de ise ticari dava;1)Her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili olan hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri,2-)Tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın,a)Ticaret Kanunda düzenlenen hususlardan doğan hukuk davaları,b)Türk Medeni Kanunu'nun rehin karşılığı ödünç verme ile uğraşanlar hakkındaki 962 ila 969 maddelerinde,c)6098 sayılı Borçlar Kanunu'nun;-Mal varlığının veya işletmenin devir alınması ile işletmelerin birleştirilmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203 maddelerinde,-Rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447. maddelerinde,-Yayın sözleşmesine ilişkin 515 ve 519. maddelerinde,-Komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ve 545. maddelerinde,-Ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547. ve 554. maddelerinde,-Havale hakkındaki 555. ve 560. maddelerinde,-Saklama sözleşmesini düzenleyen 561. ila 580. maddelerinde,d)Fikri Mülkiyet Hukukuna dair mevzuatta,e)Borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde,f)Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde öngörülen konulardan doğan hukuk davalarının TİCARİ DAVA ve ticari nitelikli çekişmesiz yargı işi sayılır, ancak hiçbir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale ve vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bundan istisnadır şeklinde düzenlenmiştir.Ticaret yasanın 5. maddesi ile “aksine hüküm olmayan hallerde, dava olunan şeyin değerine bakılmaksızın ticari davalara Asliye Ticaret Mahkemelerinin bakması düzenlemesi getirilmiştir. Bu yasal düzenleme gereği TTK'nın 4. maddesinde düzenlenen ve ticari dava kapsamında sayılan uyuşmazlıkların ticaret mahkemelerinin görev alanını oluşturduğunu kabul etmek gerekir. Bu genel kuralın yanında uyuşmazlığa ilişkin yasal düzenlemenin yer aldığı metinde bu konu ile ilgili uyuşmazlığın açıkça ticaret mahkemelerinde çözüleceği öngörülmüş ise (örneğin İİK'nun 171/4) ya da yasa ile bu yasa kapsamındaki işlerin ticari dava sayılacağı öngörülmüş ise (1163 sayılı yasanın 99. maddesi vb. gibi) bu yasadan kaynaklanan davaların da ticaret mahkemelerinin görev alanında olduklarını kabul etmek gerekecektir.Somut olaya gelince; Davanın Ticaret Mahkemelerinin görev alanındaki ticari dava olarak kabul edilebilmeleri için yukarıda ayrıntılı olarak belirtildiği gibi tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın uyuşmazlığın TTK'da düzenlenen bir konudan kaynaklanması veya uyuşmazlığın her iki tarafının tacir ve uyuşmazlığın da tarafların ticari işletmeleri ile ilgili olması gerekir.Davacı gerçek kişi ile davalı gerçek kişi arasındaki satım sözleşmesi TTK'da düzenlenmeyip, Borçlar Yasasında düzenlenen satım sözleşmesi niteliğinde olması nedeni ile uyuşmazlığın Ticaret Kanununda düzenlenen bir konudan kaynaklanmadığı, bu nedenle uyuşmazlığın ticari dava olabilmesi için TTK nun 4/1 maddesi uyarınca davanın her iki tarafının da tacir olması ve uyuşmazlığın da tarafların ticari işletmeleri ile ilgili olması gerekir.Davacıdan ürün alan davalının tacir olması halinde uyuşmazlığın ticari dava olduğunu kabul etmek gerekecektir. Kimlerin tacir kimlerin esnaf ve kimlerin tüketici olduklarının yasal düzenlemeler dikkate alınarak belirlenmesi gerekmektedir. Davalı gerçek kişinin tacir olup olmadığının belirlenmesi için ... yazılan yazımıza verilen █████/2026 tarihli cevapta davalının "İşletme Hesabı Esasına göre defter tuttuğu ve Esnaf olduğu" belirtilmiştir. İşletme esasına göre defter tutan davalının tacir sayılabilmesi için VUK nun 177 maddesinde belirtilen ve her yıl Bakanlar Kurulu kararı ile belirlenen alış satış ve iş hasılat tutarlarının bu miktar üzerinde olması gerekir. Bu nedenle yazı ekinde davalının vergi dairesine verdiği beyannamelerde temin edilip incelendiğinde yıllık alış satış ve iş hasılatının VUK nun 177. Maddesinde belirlenen yıllık miktarlara ulaşmaması nedeni ile davacının tacir olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığı, bu hali ile uyuşmazlığın bir tarafını oluşturan davalı tacir olmadığı için TTK nun 4/1 maddesi koşulları oluşmadığı, bu nedenle ticaret mahkemelerinin görevli olmadıkları kabul edilip, mahkememizin görevsizliğine ilişkin kararı verilmesi gerektiği kabul edilip, aşağıdaki hüküm oluşturulmuştur.HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-HMK m.114/1-c, 115/2 uyarınca göreve ilişkin dava şartı eksikliği nedeniyle davanın usulden reddine,... Asliye Hukuk Mahkemeleri'nin görevli olduklarının tespitine,Karar kesinleştiğinde ve süresinde başvuru olduğnda dava dosyasının görevli ... Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine,Süresi içerisinde görevli mahkemeye dava dosyasının gönderilmesi için başvuru yapılmaz ise dosyanın re'sen ele alınıp Mahkememiz tarafından açılmamış sayılması kararı verilmesine,Yargılama harç ve giderleri hakkında görevli mahkemece değerlendirme yapılmasına,Mahkememizce verilen görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra dosyanın görevli mahkemede davaya devam edilmemesi ve talep halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK 331/2 maddesi gereğince bir karar verilmesine,Dair, Davacı Vekili Av. ... , Davalı Vekili Av. ... yüzlerine karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde... Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.█████/2026Katip ...¸e-imzalıdır.Hakim ...¸e-imzalıdır.Not
: Bu evrak 5070 sayılı Elektronik imza yasası kapsamında imzalanmıştır.