Anahtar kelimeler: Terfilerin Maaşından Aidatları Alamadığı Gözaltı Döneme Tutuklu Süreç Tutukluluk Görüşü
12. Ceza Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
DAVA
: Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
HÜKÜM
: İstinaf başvurularının esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı, tutukluluk, tutuklu kaldığı süre içerisinde maaşından eksik ödenen ... aidatları, tutuklu kaldığı döneme ilişkin alamadığı terfilerin ödemeleri, yargılama aşamasında temsil edilmek üzere ödenen vekalet ücreti ve cezaevi harcamaları nedeniyle 147.517,00 TL maddi ve 500.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihi olan 21.03.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin, davacının tutuklandığı için rütbe ve terfilerini zamanında yapamadığı için maaşlarının iadesinin hak ettiği (yarbay, albay, kıdemli albay) rütbeden değil tutuklandığı tarihteki (binbaşı) rütbeden aldığını iddia ederek maddi tazminat talebinde bulunmuş ise de Yargıtay'ın yerleşmiş içtihatları doğrultusunda haksız tutuklandığı tarihte binbaşı olan davacının tutuklanmasaydı yarbay olacağı hususunun kesin olarak kabul edilemeyeceği bu nedenle komutanlık maaş farkları ve ... nema kaybının maddi tazminat kapsamında hüküm altına alınamayacağı, yapılan cezaevi harcamaları ve cezaevinde tutuklu kaldığı süre içerisinde eşinin kendisini ziyaret etmek için yaptığı yol masraflarının maddi tazminat kapsamında hüküm altına alınamayacağı gerekçesiyle maddi tazminat yönünden reddine, manevi tazminat yönünden ise kısmen kabulü ile 140.100,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihi olan 21.03.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili ile davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz kanun yoluna başvurulması üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz sebepleri; sosyal, ekonomik durumu, mesleki, ailevi ve sosyal yaşantısı üzerindeki etkileri göz önünde bulundurulduğunda hükmedilen manevi tazminatın eksik olduğuna, müvekkilin tutuklanmasaydı kesin olarak yarbay olacağını, müvekkilin terfi dönemlerinde tutuklu kaldığını ve bu nedenle sadece tutuklama gerekçesi ile kademe derece ilerlemesi almadığını, müvekkilin 30.08.2011-21.01.2019 tarihleri arasında Yarbay maaşı alması gerekirken Binbaşı maaşı olarak aldığı, bu nedenle maaş farkı kadar maddi kayba uğraması nedeniyle maddi tazminat davasının kabul edilmesi gerektiğine, davalı vekilinin temyiz sebepleri; davanın reddine karar verilmesi gerektiğine, hükmedilen tazminat miktarlarının yüksek olduğuna ilişkindir.
III. DAVANIN KONUSU
İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Malatya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin ███████ Esas, ████████ Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini Ortadan Kaldırmaya veya Görevini Yapmasını Engellemeye Teşebbüs Etme, Tasarlayarak Öldürmeye Azmettirme, Silahlı Terör Örgütü Kurma veya Yönetme suçlarından 17.03.2011 - 21.01.2015 tarihleri arasında 1406 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 21.01.2019 tarihinde kesinleştiği, kesinleşen beraat hükmünün davacıya 19.02.2019 tarihinde tebliğ edildiği, gözaltı ve tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı tarafından aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, tutukluluk süresinin infaz gördüğü ve mahsuba konu yapılmadığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek maddi tazminat talebinin reddine, manevi tazminat talebine yönelik davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından istinaf başvurularının esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE VE KARAR
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
Yargıtayın görevi ülke genelinde uygulama birliğinin sağlanması ve benzer olaylarda aynı çözüm tarzının oluşturulmasıdır. Bu görev yerine getirilirken hukukun genel ilkeleri, ülkedeki pozitif hukuk normları ve uluslararası temel insan haklarına ilişkin kural ve kabullere uygun bir yorum ve uygulama benimsenmelidir.
Bu ilke yalnızca denetim mahkemeleri için değil, hüküm mahkemeleri için de geçerlidir. Hukuk devletinin en belirgin özelliği hiçbir kurum ve makam ayrımı gözetilmeden herkesin hukuk kurallarına uymasıdır.
Dairemizin yerleşik kararlarında da vurguladığı üzere, nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer gözetilmek suretiyle, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak ve emsal uygulamaların da altında olacak şekilde eksik manevi tazminata hükmolunması,
Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Van Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-a maddesi uyarınca Bitlis 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Van Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
01.04.2026 tarihinde karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!