Anahtar kelimeler: Yurtiçi Hizmete Süredir Yürüten Taşımacılık Alanda Taşıma Yazildiği Euro Alımı

T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████DAVA
: İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)DAVA TARİHİ
: █████/2025KARAR TARİHİ
: █████/2026GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH
: █████/2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı müvekkili şirketin yurtiçi ve uluslararası alanda taşımacılık faaliyetleri yürüten bir ticari kuruluş olduğunu, davalı şirket ile davacı müvekkili arasında uzun süredir devam eden ticari ilişki söz konusu olup davalı tarafın müvekkilinden zaman zaman taşımacılık hizmeti alımı gerçekleştirdiğini, taraflar arasında ticari taşıma sözleşmesine dayanan iş ilişkisi kapsamında, müvekkili tarafından taşıma hizmetleri ifa edildiğini ve karşılığında 13.565-Euro tutarında hizmet karşılığı fatura düzenlendiğini, ancak davalı tarafa sunulan hizmete ilişkin olarak düzenlenen ve teslim edilen fatura bedeli olan 13.565-EURO'luk fatura bedelinin ödenmediğini, bu ilişki kapsamında müvekkilinden taşımacılık hizmeti alan davalının bu sözleşmeden doğan fatura borcunu ödemediği gibi taraflar arasında yapılan şifai görüşmelerden de sonuç alınamadığını, müvekkilinin yüklendiği edimi gereği gibi ifa ettiğini, bu hizmet karşılığında düzenlenen faturalarda yer alan meblağlar noktasında herhangi bir eksiklik veya yanlışlık bulunmadığını, taraflar arasında bu konularda herhangi bir ihtilaf yaşanmadığını, davalı tarafın borcunu geçerli veya geçersiz hiçbir gerekçeye dayanmadan ödememek şeklinde bir tavır içerisine girdiğini, davalı borçlunun ticaret hayatının gerektirdiği ilke ve esaslara yakışmayan bir davranış sergilediğini, taraflarınca alacağın tahsili için fatura alacağına dayalı ilamsız icra takibi başlatıldığını, takibin Büyükçekmece İcra Dairesi’nin .............. Esas sayılı dosyasında görüldüğünü ve dosya kapsamında davalı borçluya ödeme emri gönderildiğini, bunun üzerine davalı borçlunun herhangi bir somut ve hukuki dayanağı olmaksızın borca itiraz ettiğini ve takibin durmasına neden olduğunu, davalının bu itirazının açıkça kötü niyetli ve hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğunu, taraflar arasında taşıma hizmetinin fiilen gerçekleştirildiğini, fatura kesildiğini, hizmetin ifasına dair herhangi bir ihtirazı kayıt veya şikayet ileri sürülmediğini, davalının sırf borcunu ödememek amacıyla takibe itiraz ettiğini, Arabuluculuk sağlanmış olup anlaşamama ile sonuçlandığını, davalı borçlunun icra takibi aşamasında da haksız, gerekçesiz ve kötüniyetli itiraz etmek suretiyle müvekkilinin bu yolla alacak hakkında kavuşmasını engellediğini, takip ve dava konusu alacağın taraflar arasında ticari bir işten doğduğundan ve davalı şirketin itirazı açıkça kötü niyetli olduğundan, İcra ve İflas Kanunu’nun 67/2. maddesi uyarınca davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesi de gerektiğini, nitekim Yargıtay Daireleri ile Hukuk Genel Kurulunun kararlılık kazanmış uygulamasına göre; itirazın iptali davalarında 2004 Sayılı İİK'nın 67/2. maddesi çerçevesinde alacaklı yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için, usulüne uygun şekilde yapılmış bir icra takibinin bulunması, borçlunun süresi içerisinde ödeme emrine itiraz etmesi, alacaklının bir yıl içinde itirazın iptali davasını açması ve davasında haklı çıkarak icra inkâr tazminatı talep etmiş olmasının gerekli olduğunu, bu yasal koşullar yanında, takibe konu alacağın likit olmasının da zorunlu olduğunu, dava konusu olayda taraflar arasındaki sözleşmeye uygun olarak davacı müvekkili tarafından düzenlenen fatura alacaklarının likit alacak olduğunu iddia ederek; Büyükçekmece İcra Dairesi’nin .............. Esas sayılı dosyası bakımından itirazın iptaline ve takibin devamına, haksız yere itiraz ederek takibin durmasına sebep olan borçlu aleyhine takip miktarının en az %20'si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine dair karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Dava dilekçesi davalı şirkete usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, davalı tarafından davaya karşı yazılı cevap dilekçesi ibraz edilmemiş, davalı vekili yazılı ve sözlü beyanları ile davanın reddi yönünde savunma yapmıştır.Davalı tarafça usulsüz tebligat itirazında bulunulmuş ise de; şirketlerin adresinin Ticaret Sicil Memurluğunda kayıtlı bulunan adresi olduğu, Tebligat Kanununun 12. maddesine göre, hükmi şahıslara tebliğin selahiyetli mümessillerine, bunlar birden ziyade ise yalnız birine yapılacağı, aynı Kanunun 13. maddesine göre de; tebliğ yapılacak bu kişiler her hangi sebeple mutad iş saatlerinde işyerinde bulunmadıkları veya o sırada evrakı bizzat alamayacakları bir halde oldukları takdirde tebliği orada hazır bulunan memur veya müstahdemlerinden birine yapılacağı, her ne kadar davalı vekili .............. gönderi takip kaydında dava dilekçesinin 03.11.2025 tarihinde tebliğ edildiği ve tebellüğ eden kişinin “.............. ” olduğu yönünde beyanda bulunmuş ise de davalı şirket adına yapılan tebligatın şirket çalışanı .............. 'a tebliğinin yapıldığı, .............. Sosyal Güvenlik Merkezi yazı cevabından anlaşıldığı üzere .............. 'ın davalı şirketin sigortalı çalışanı olduğu, tebliğ işleminin usulüne uygun yapıldığı anlaşıldığından davalı vekilinin tebligatın usulsüz yapıldığına ilişkin itirazının reddine karar verilmiştir.YARGILAMANIN ÖZETİ, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, davacı tarafça fatura alacağına dayalı olarak başlatılan icra takibine davalı borçlu tarafından yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.Mahkememizce taraflara usulüne uygun davetiye tebliğleri yapılarak taraf teşkili sağlanmış ve davanın esasına başlanmıştır.Uyuşmazlığın; taraflar arasında taşıma hizmetlerinden kaynaklı ticari ilişki bulunup bulunmadığı, davacı tarafça fatura alacağına dayalı olarak başlatılan icra takibine davalı borçlu tarafından yapılan itirazın haklı olup olmadığı, davacının itirazın iptali ile icra inkar tazminatı taleplerinin kabul edilip edilemeyeceği hususlarından kaynaklandığı tespit edilmiştir.Büyükçekmece İcra Müdürlüğünün .............. Esas sayılı takip dosyası UYAP Bilişim Sistemi üzerinden celp edilmiş olmakla incelenmesinde; alacaklısının .............. ., borçlusunun .............. . Şti. olduğu, faturadan kaynaklanan alacak borç sebebi gösterilerek 13.565,00-EURO'nin tahsili için icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalı borçluya tebliğ edilemediği, borçlu vekilinin UYAP Bilişim Sistemi üzerinden gönderdiği █████/2025 tarihli dilekçesi ile icra takibine, ödeme emrine, asıl borca, faize, faiz başlangıç tarihine, faiz oranına, tüm borca ve tüm ferilerine itiraz ettiği, davalı borçlu vekilinin itirazı üzerine aynı tarihte icranın durdurulması kararı verildiği, işbu itirazın iptali davasının yasal 1 yıllık süre içerisinde açıldığı görülmüştür.İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünden; davalı şirketin sicil kayıtları celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır............... ve .............. Vergi Dairelerinden; tarafların 2025 yılına ait BA/BS formlarının celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır............... Sosyal Güvenlik Merkezinden; davalı şirketin sigortalı bildirimi yapılan çalışanlarını gösterir liste celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır.Mahkememiz dosyası, davacının iddiaları, savunma (inkar), sunulan ve toplanan deliller, takip dosyası, BA/BS formları, dosya kapsamındaki belgeler ve tüm dosya kapsamına göre TARAFLARIN TİCARİ DEFTERLERİ İNCELENEREK; tarafların ticari defterlerinin usulüne uygun tutulup tutulmadığı, lehlerine delil niteliğinde olup olmadığı, defter kayıtlarının birbirini doğrulayıp doğrulamadığı, taraflar arasında ticari ilişki bulunup bulunmadığı, bulunması halinde tarafların ticari ilişkiyi hangi hesaplarla izlediği, defterler arasında fark bulunması halinde farkın sebebi, dava ve takip konusu faturaların davalı ticari defterlerinde kayıtlı olup olmadığı, BA - BS formlarında bildirilmiş olup olmadığı hususları ile takip ve dava tarihi itibari ile davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise alacağın miktarı hususlarında rapor düzenlenmek üzere SMMM bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından █████/2026 tarihli rapor tanzim edilerek mahkememiz dosyasına ibraz edilmiş;█████/2026 tarihli bilirkişi raporunun incelenmesinde özetle; ''...Davacı tarafın 2025 yılına ait yasal defterlerini usulüne uygun tuttuğu ve sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, davalı tarafın 13.02.2026 tarihli defter inceleme günü gelmediği, yerinde inceleme talebinde bulunmadığı, bu nedenlerle davalı tarafın ticari defterleri üzerinden inceleme yapılamadığı, bu husustaki değerlendirmenin Sayın Mahkemenin takdirine bırakıldığı, davacı tarafın davalı taraf hakkında 13.565,00 EURO asıl ve toplam alacağın takip tarihinden itibaren icra harç masrafları ve vekalet ücretiyle asıl alacağa işleyecek yıllık kamu bankalarınca 1 yıla kadar vadeli EURO mevduatlara fiilen uygulanan azami faizi tahsili talebi ile (Türk Borçlar Kanunun 100. maddesi uyarınca yapılacak kısmi ödemelerin öncelikli faiz ve masraflara mahsubuyla) Büyükçekmece İcra Müdürlüğü'nün .............. esas sayılı dosyası üzerinden 29.05.2025 tarihinde takibe geçtiği, davalı tarafın takibe itiraz ettiği, takip talebine açıklama olarak “ÖDENMEMİŞ FATURA ALACAKLARI 13.565,00 EURO” bilgilerinin yazıldığı, takibe konu cari hesaba ilişkin davacı tarafın davalı tarafa düzenlediği 2025 yılına ait toplam 13 adet ve 882.096,59 TL=21.535,00 EURO tutarlı faturanın olduğu, davacı tarafın 21.535,00 EURO tutarlı faturanın 13.565,00 EURO tutarı üzerinden takibe geçtiği, faturaların açıklama kısmına ürün- hizmet bilgilerinin yazıldığı, miktar ve birim fiyatlarının belirtildiği, faturaların e-fatura olduğu ve teslim eden ile teslim alan kısımlarının olmadığı, iş bu faturaların davacı tarafın yasal defterlerine usulüne uygun olarak işlendiği, davalı tarafın yasal defterlerine işlenip işlenmediğinin tespit edilemediği, takibe konu cari hesaba ilişkin davacı tarafın davalı tarafa düzenlediği 2025 yılına ait toplam 13 adet ve 882.096,59 TL=21.535,00 EURO tutarlı faturanın olduğu, iş bu faturaların tamamının taraflarca karşılıklı olarak BS-BA Formu ile beyan edildiği, davalı tarafın davacı tarafa yaptığı 2025 yılına ait toplam 2 adet ve 322.257,17 TL=7.970,00 EURO tutarlı ödemenin olduğu, iş bu ödemelerin davacı tarafın yasal defterlerine usulüne uygun olarak işlendiği, davalı tarafın yasal defterlerine işlenip işlenmediğinin tespit edilemediği, davacı tarafın davalı taraf ile olan cari hesap ilişkisinin TL ve EURO tutarlı olarak tutulduğu, davalı tarafla olan cari hesap ilişkisinin 03.01.2025 tarihli ve 1.100,00 EURO tutarlı kayıt işlemi ile başladığı, 12.05.2025 tarihinden itibaren davacı tarafın davalı taraftan 13.565,00 EURO alacaklı olduğu, davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarında takip tarihi itibariyle davalı taraftan 13.565,00 EURO alacaklı olduğu, davalı tarafın ticari defter ve kayıtlarını incelemeye sunmadığı, borcu olmadığını ispat etmesi gerektiği, davacı tarafın davalı taraftan takip tarihi itibariyle 13.565,00 EURO asıl alacağı talep edebileceği, davacı tarafın takip tarihi itibariyle işlemiş faiz talebinin olmadığı" değerlendirme ve tespitlerinin yapıldığı anlaşılmıştır.Bilirkişi raporu taraf vekillerine tebliğ edilmiş, taraf vekilleri tarafından bilirkişi raporuna karşı beyan ve itirazlarını içerir dilekçeler sunulmuştur.Davalı tarafça, verilen kesin süre içerisinde uyuşmazlık dönemine ilişkin ticari defter ve kayıtları Mahkememize sunulmamış, süresinden sonra savunmanın genişletilmesi niteliğinde bila tarihli dilekçe sunulmuş ve incelemenin haksız rekabet iddiaları doğrultusunda dava dışı şirketler bakımından uyuşmazlığa konu edilen ilgili dönemle sınırlı şekilde yapılması talep edilmiş ve süresinden sonra delil ibrazında bulunulmuş, Mahkememizce davalı talepleri yerinde görülmeyerek reddedilmiştir.İİK'nun 67. maddesinde "Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir." hükmüne yer verilmiştir.İcra ve İflas Kanunu'un 67/2.maddesinde "Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." hükmüne yer verilmiştir.6102 sayılı TTK'nin 21/2 maddesinde "Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır." hükmü yer almaktadır."Faturanın tebliği şekle bağlı değildir, yazılı veya sözlü herhangi bir şekilde yapılabilir. Muhatap hazır ise kendisine elden verilmesi, değil ise herhangi bir şekilde gönderilmesi mümkündür. Ancak, uyuşmazlık halinde ispat kolaylığı açısından, fatura tebliğinin noter aracılığıyla ya da imza karşılığı elden tebliğ yolu ile ya da telgraf, teleks yolu ile veya .............. aracılığıyla ya da faks çekilmesi yahut güvenli elektronik imza ile elektronik posta gönderilmesi şeklinde yapılması uygundur. Faturaların borçluya tebliğ edilip edilmediği, itiraza uğrayıp uğramadığı belirlenmeli, faturaların tebliğ edilmiş ve 8 günlük itiraz süresi içerisinde itiraz edilmemiş olduğunun tespiti halinde faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunun alacaklı tarafça kanıtlanmış olduğu ve sadece fatura içeriğinin kesinleştiği, bunun aksinin yani faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığının ve kesinleşmediğinin kanıt yükünün bu kez borçluya geçtiği kabul edilmelidir. Faturaların tebliğ edildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanamaması ya da kanıtlanıp da süresinde iade edildiğinin borçlu tarafça kanıtlanması halinde, borçlu taraf alacaklının hizmet vermediğini savunmakta ise, faturaya konu hizmetin verildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanması; borçlunun faturaları tebliğ alıp süresinden sonra iade etmesi halinde de faturanın alacaklı tarafça gönderilmesi şeklindeki icabı, borçlunun (faturayı defterine kaydetmemek ve hizmet almadığını savunmak suretiyle), kabul etmemesi ya da borçlunun faturayı kendi defterine kaydetmekle birlikte süresinde itiraz ve iade etmesi halinde hizmetin verildiğini yine alacaklının kanıtlaması gerekeceğinden, bu doğrultuda alacaklının delillerinin toplanıp değerlendirilmesi, şayet borçlunun faturaları kendi defterlerine kaydetmesi halinde alacaklının HMK'nın 222. (6762 sayılı TTK'nın 84. ve 85.) maddesi uyarınca alacağını ispatladığının kabul edilmesi gerektiği gözetilmelidir..." Yargıtay .............. . Hukuk Dairesi'nin .............. tarihli .............. E. .............. K. sayılı, Yargıtay .............. . Hukuk Dairesi'nin .............. tarihli .............. E. .............. K. sayılı, Yargıtay .............. . Hukuk Dairesi'nin .............. tarihli .............. E. .............. K. sayılı, Yargıtay .............. . Hukuk Dairesi'nin .............. tarihli .............. E. .............. K. sayılı ilamları da aynı mahiyettedir.Mahkememizce yapılan yargılama, iddia, savunma, sunulan ve toplanan deliller, yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler, Büyükçekmece İcra Müdürlüğünün .............. Esas sayılı takip dosyası, BA/BS formları, .............. tarihli bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacı tarafından faturadan kaynaklı alacaklı olduğu iddia edilerek davalı hakkında icra takibine girişildiği, davalı tarafça borca ve ferilerine itiraz edilmesi üzerine işbu itirazın iptali istemli davanın açıldığı, delil olarak ticari defterlere dayanıldığından TTK'nun 83 ile 85 ve HMK'nun 222'nci maddeleri uyarınca tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verildiği, davalı tarafça ihtara rağmen ticari defter ve kayıtların Mahkemeye sunulmadığı, █████/2026 tarihli bilirkişi raporunda; davacı tarafın 2025 yılına ait yasal defterlerini usulüne uygun tuttuğu ve sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, takibe konu cari hesaba ilişkin davacı tarafın davalı tarafa düzenlediği 2025 yılına ait toplam 13 adet ve 882.096,59 TL=21.535,00 EURO tutarlı faturanın olduğu, davacı tarafın 21.535,00 EURO tutarlı faturanın 13.565,00 EURO tutarı üzerinden takibe geçtiği, iş bu faturaların davacı tarafın yasal defterlerine usulüne uygun olarak işlendiği, davalı tarafın yasal defterlerine işlenip işlenmediğinin tespit edilemediği, iş bu faturaların tamamının taraflarca karşılıklı olarak BS-BA Formu ile beyan edildiği, davalı tarafın davacı tarafa yaptığı 2025 yılına ait toplam 2 adet ve 322.257,17 TL=7.970,00 EURO tutarlı ödemenin olduğu, iş bu ödemelerin davacı tarafın yasal defterlerine usulüne uygun olarak işlendiği, davalı tarafın yasal defterlerine işlenip işlenmediğinin tespit edilemediği, davacı tarafın davalı taraf ile olan cari hesap ilişkisinin TL ve EURO tutarlı olarak tutulduğu, davalı tarafla olan cari hesap ilişkisinin 03.01.2025 tarihli ve 1.100,00 EURO tutarlı kayıt işlemi ile başladığı, 12.05.2025 tarihinden itibaren davacı tarafın davalı taraftan 13.565,00 EURO alacaklı olduğu, davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarında takip tarihi itibariyle davalı taraftan 13.565,00 EURO alacaklı olduğu hususlarının tespit edildiği; takip ve dava konusu olan alacağa dayanak faturaların davalının BA formunda bildirilmiş olduğu, bu durumda davalının BA formu uyarınca dava ve takip konusu olan faturaları vergi dairesine bildirmiş olduğu nazara alındığında davalının artık fatura konusu malları/hizmeti teslim almış olduğunun kabulü gerektiği, fatura konusu malların/hizmetin davalıya tesliminin kanıtlandığı, davalı tarafça ihtara rağmen ticari defter ve kayıtların Mahkemeye sunulmadığı, davalı tarafça cevap süresinden sonra savunmanın genişletilmesi niteliğinde bila tarihli dilekçe sunulmuş ve incelemenin haksız rekabet iddiaları doğrultusunda dava dışı şirketler bakımından uyuşmazlığa konu edilen ilgili dönemle sınırlı şekilde yapılması talep edilmiş ise de savunmanın genişletilmesi niteliğindeki davalı taleplerinin yerinde görülmeyerek reddedildiği, davalının ticari defterlerini sunmayarak davacının ticari defter kayıtlarının HMK'nın 222/3. maddeye göre lehine delil oluşturup oluşturmadığının tam olarak incelenebilmesine 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu 2. maddesi ile 6100 sayılı HMK' nın 29. maddesi kapsamında dürüstlük-hakkaniyet ilkesine aykırı bir şekilde engel olduğu anlaşılmakla; denetime uygun ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu dikkate alınarak davacının ticari defter kayıtları ve BA/BS formları ile taraflar arasındaki ticari ilişkinin ve alacağın varlığının ispatlandığı, faturadan kaynaklı borcun ödenmediği, davacının icra takibi başlatmakta haklı olduğu sonuç ve vicdani kanaatine varılarak davanın kabulüne karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde tüm hususları içerir hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;Davanın KABULÜ ile;Davalının Büyükçekmece İcra Müdürlüğünün .............. esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu İTİRAZIN İPTALİNE,Takibin asıl alacak miktarı olan 13.565,00-Euro üzerinden DEVAMINA,Asıl alacağa fiili ödeme tarihinde kısa vadeli EURO cinsinden açılmış yabancı paralara uygulanan en yüksek faizin İŞLETİLMESİNE,İİK.nun 67.maddesi gereğince kabul edilen asıl alacak üzerinden (asıl alacak miktarı olan 13.565,00-Euro'nun icra takip tarihi itibariyle geçerli TL karşılığının) %20'si oranında hesap edilecek icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 41.047,64-TL harçtan peşin alınan 7.257,37-TL peşin harç ile icra dosyasına yatırılan 3.004,55-TL peşin harcın mahsubu ile noksan kalan 30.785,72-TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,Davacı tarafça yatırılan 7.257,37-TL peşin harç ile icra dosyasına yatırılan 3.004,55-TL peşin harç ve 615,40-TL başvurma harcı olmak üzere toplam 10.877,32-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Arabuluculuk aşamasında Devlet Hazinesinden karşılanan 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,Davacı tarafça yapılan ve ayrıntıları UYAP'ta kayıtlı bulunan tebligat, posta ve bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 13.052,50-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 96.135,36 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Davacı tarafça yatırılan gider avansının karar tebliğ işlemleri tamamlandıktan ve karar kesinleştikten sonra kullanılmayan kısmının davacı tarafa resen iadesine,HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin e duruşma sistemi ile yüzlerine karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026Katip ..............¸¸Hakim ..............¸¸