Anahtar kelimeler: Unsurlu Meblağ İstemli Markaların Ret Anadolu Kesinlik Hmk Şartı Eksiklikleri

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
SAYISI
: ████████ Esas, ████████ KararHÜKÜM
: Esastan retİLK DERECE MAHKEMESİ
: İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava konusu meblağ 816.000,00 TL'nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 369/2 hükmü gereğince duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:KARARI. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; davalılar ile müvekkili arasında imzalanmış olan sözleşmeler ile müvekkiline "..." esas unsurlu markaların kullandırılacağı yönünde taahhütler verilmesine rağmen davalıların 2011 yılında markaları muvazaalı olarak devretmek sureti ile borca aykırı davrandığını, müvekkilinin o yıldan bu yana 5 adet bayide "..." markasını kullanamadığını ileri sürerek 10.000,00 TL maddi, 50.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan alınarak müvekkile ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAP1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; derdestlik itirazı ve zamanaşımı def'inde bulunduklarını, davanın husumet yokluğu sebebiyle usulden reddi gerektiğini, davacının müvekkile bayi açacağına dair halen dahi bir bildirimde bulunmadığını, herhangi bir zararının da doğmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.2.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, imzalanan sözleşmelerde marka hakkının kullanımı hususunda bir tasarrufta bulunmadığını, 02.06.2017 tarihinde şirketin ünvan değişikliği yaptığını savunarak davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafın aynı yöndeki tazminat taleplerini 25.03.2013 tarihinde açılan ve 28.02.2023 tarihinde miktar itibariyle ıslah edilen İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin ████████ E. sayılı dosyası ile de ileri sürdüğü, huzurdaki dava ile ayrıca manevi tazminat talebinde bulunulduğu, huzurdaki davanın sözleşmeden kaynaklanan alacak davası niteliği taşıdığı, zamanaşımı süresinin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 146/1 hükmü uyarınca 10 yıl olduğu, sözleşme tarihleri göz önünde bulundurulduğunda dava tarihi olan 08.12.2023 tarihinde zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.IV. İSTİNAFBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.V. TEMYİZA. Dava ve Hukuki NitelendirmeDava, sözleşmeye aykırılıktan doğan zarardan kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.B. Değerlendirme ve GerekçeYapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.VI. SONUÇ
: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 11.03.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.