Anahtar kelimeler: Davadavacı Faturaya Satım Tllik Takibe Borcun İnkar Başlatıldığını Kısmının İstanbul

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: ████████
KARAR NO
: ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2022
NUMARASI
: ████████ Esas - ████████ Karar
DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2018
İSTİNAF KARAR TARİHİ
: █████/2026
Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
:Davacı vekili, müvekkilinin 2 adet faturaya dayalı toplam 15.106,58-TL alacağının 9.000-TL'lik kısmının tahsili için davalı aleyhine İstanbul 34. İcra Dairesi'nin ... esas sayılı takibin başlatıldığını, ancak davalının takibe itiraz ettiğini ileri sürerek, davalının takibe itirazının iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
: Davalı vekili, davacıya borcun bulunmadığını, tam tersine davacıdan alacaklı olduğunu, zira davacıya 9 adet toplam 202.500-TL bedelli çek verdiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
: Mahkemece, █████/2021 tarihli mali müşavir ikinci bilirkişiden alınan raporda, davacı defter kayıtlarının kendi içinde çelişkili olduğu, tasdiklerin tam ve kayıtlı faturaların muhasebe standartlarına uygun olmadığı, davacının kendi alacağını açıklamaya muhtaç şekilde kaydettiği, ilk bilirkişi raporunda davalının ikrarı üzerine yapılan tespitlerin ikinci rapordaki muhasebe kayıtlarıyla çelişki doğurmadığından yeni bir rapor alınması gerekmediği; davalı süresinde defterlerini sunmamış ise de, usulüne uygun tutulmayan davacı defterlerinin kendi aleyhine delil olacağı ve HMK'nın 222/3. maddesinden yararlanamayacağı,davacının alacağını ispatlayamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
: Davacı vekili, davanın konusunu teşkil eden 2 adet faturanın davalı tarafından ödenmediğini, ilk bilirkişi raporunda davalının faturalara itiraz etmediği ve müvekkiline 22.032,03-TL borcu olduğunun belirlendiğini, müvekkilinin ticari defterlerindeki 120 kodlu satışa ve 320 kodlu alışa ilişkin kayıtlara yapılan yanlış kayıt neticesinde 2. bilirkişi raporundaki gibi 2015 yılında müvekkilinin davalıya borçlu olarak göründüğünü, iki farklı bilirkişi raporu arasındaki çelişki giderilmeden 2. rapora göre verilen kararın hatalı olduğunu, müvekkilinin defterlerinde usulsüzlük bulunmadığını sadece defterin kod kısmında maddi hata yapıldığını belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
:Dava, davacı ile davalı arasındaki ticari satım sözleşmesi kapsamında iki faturaya dayalı alacağın tahsili için başlatılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davaya dayanak teşkil eden İstanbul 34. İcra Dairesi'nin ... esas sayılı takip dosyasında, davacının 9.000-TL asıl alacak ve 1.105-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 10.105-TL'nin tahsilini istediği, takipte █████/2015 tarihli ...332 nolu 8.252,82-TL bedelli ve █████/2015 tarihli ...333 nolu 7.853,76-TL bedelli (ayakkabı) taban emtiası faturalarına dayanılmıştır.
Mahkemece alınan █████/2020 tarihli 1. Rapor ve ek raporda, davacının ticari defterlerinde 320 kodlu satıcılar hesabına göre █████/2015 tarihi itibariyle davalıdan 22.032,03-TL alacaklı göründüğü, davacının defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, davalının defterlerini sunmadığı, davalı adına 92.896,50-TL alacak kaydının girildiği, 80.000-TL bedelli 3 adet çekin █████/2015, ████████ ve █████/2017 vadeli olduğu, diğer 6 çekin 2014 ve öncesi vadeli olduğu bildirilmiştir.
Farklı bir mali müşavir bilirkişiden alınmış █████/2021 tarihli 2. raporda, davacının ibraz olunan ticari defterlerinin açılış ve kapanış noter tasdiklerinin tam olduğu, ancak 2015 yılı dönem sonu kapanış kaydı ile 2016 yılı dönem başı açılış kaydındaki farklılık nedeniyle sahibi lehine delil vasfına haiz olmadığı, davalının ticari defter ibraz etmediği, davacının █████/2015 dönem sonu itibariyle 22.032,03-TL borçlu göründüğü, takibe dayanak █████/2015 tarihli ... nolu 7.853,76TL ve █████/2015 tarihli ... nolu 8.257,82TL bedelli faturaların davacının 2015 yılı ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, ancak 2015 yılı dönem sonu kapanış kaydında davalının kayden alacaklı görünmesine rağmen 2016 yılında davalı hesabına 34.461,70TL borç kaydedilerek davalının kayden 12.429,67TL davacıya borçlu hale getirildiği, söz konusu muhasebe kaydının açıklanmaya ve dayanağı belgenin sunulmaya muhtaç bulunduğu, davacının ticari defterlerine göre (davalının hesabına borç kaydedilen tutar izaha muhtaç olmak üzere) davacının 12.429,67TL davalıdan kayden alacaklı göründüğü, davacının takibe konu alacağın dayanağını oluşturan faturaların davalı aleyhine borç doğurduğu hususunun ispata muhtaç olduğu, davacının ticari defterlerindeki verilere, defterlerinin delil niteliğine ve davacı faturalarının davalı aleyhine borç doğurmuyor olması sonucuna göre, davacının alacak iddiasının ispatının gerektiği belirtilmiştir. Davacı vekilinin itirazının karşılanması amacıyla alınmış █████/2022 tarihli ek raporda, davacının defterlerindeki itiraza konu kayıtların dayanağı olmadığından, ilk rapordaki görüşün muhafaza edildiği belirtilmiştir.
Somut olayda davacı, davalıya sattığını iddia ettiği emtialar sebebiyle iki adet faturadan doğan 15.106,58-TL alacağının 9.000-TL'sini asıl alacak olarak ve 1.105-TL de işlemiş faiz istemiştir. Denetime elverişli mali müşavir 2. bilirkişinin raporunda davacı şirketin ticari defterlerinde 2015 yılında davalıya ilişkin kayıtların 320 kodunda, 2016 ve 2017 yıllarında ise davalıya ilişkin kayıtların 120 kodunda kaydedildiği, █████/2015 tarihinde davalının davacıdan 22.032,03-TL alacaklı göründüğü, fakat 2016 yılı hesabına 34.461,70-TL borç kaydedilerek davalının kayden 12.429,67-TL davacıya borçlu hale getirildiği, bu muhasebe kaydı açıklamaya muhtaç olduğu belirlenmiştir. Davacı vekili söz konusu rapora itiraz etmiş ise de, itirazına dayanak bir belge sunulmadığından, alınan ek raporda değişik görüş serdedilmemiştir. Davacı dava dilekçesinde ticari defterlere dayanılmış olup, kendi ticari defterlerindeki kayıtların alacak talebini kanıtlayacak şekilde sıhhatli olmaması ,davalı hesabına yapılan borç kaydının dayanağının sunulamadığı gözetildiğinde alacağını ispat edememiştir. Davacı vekili iki bilirkişi raporu arasında çelişki bulunduğu itirazında bulunmuş ise de, ilk raporda da esasen davacı vekilinin istinafında ileri sürdüğü şekilde davalıdan "alışa" ilişkin 320 kodlu hesabın incelendiği, davalı lehine olan 92.896,50-TL kayıttan davacı lehine ve davaya konu iki faturanın da içinde bulunduğu 9 adet toplam 70.864,47-TL fatura bedeline göre davalının 22.032,03-TL alacaklı göründüğü, fakat ilk bilirkişinin bu hususu hatalı ortaya koyduğu; 2. bilirkişinin ise bu tespiti aynen davacının kayıtlarındaki gibi ortaya koyduğu görülmektedir. Bu nedenle aslında iki rapor arasında tespitler bakımından çelişki bulunmadığı anlaşılmış olup, yeni bilirkişiden rapor alınması talebi yerinde değildir.
Açıklanan nedenlerle, mahkemece davanın reddine dair verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığından, davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle:
Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1 (b)-1 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,
Alınması gereken 732-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 179,90-TL harcın mahsubu ile kalan 552,10-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davalı tarafından yapılan 128,70-TL istinaf yargı giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. █████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!