Anahtar kelimeler: Göründüğünü Okuma Borçlusunun Başlattığı Boşandığı Kefil Fakat İmzanın Takipten Vefat

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: ████████
KARAR NO
: ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2022
NUMARASI
: █████████ Esas - ████████ Karar
DAVA
: Menfi Tespit (Genel Kredi Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2014
İSTİNAF KARAR TARİHİ
: █████/2026
Davanın kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü.
DAVA
: Davacı vekili, davalı bankanın müvekkili ve dava dışı asıl borçlu aleyhine başlattığı İstanbul 11. İcra Dairesi'nin ... esas sayılı takip dosyasında alacağın █████/2010 tarihli genel kredi sözleşmesine dayandığını, sözleşmede asıl kredi borçlusunun müvekkilinin 2008 yılında boşandığı takipten sonra vefat eden eski eşi ... olduğunu ve müvekkilinin kefil olarak göründüğünü, fakat sözleşmedeki imzanın okuma yazma bilmeyen müvekkiline ait olmadığından kefalet sözleşmesinin geçerli olmadığını, bu nedenle de icra takibi nedeniyle müvekkilinin borcu bulunmadığını ileri sürerek, icra takibinin iptalini ve kötüniyet tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
: Davalı vekili, davanın iyiniyetli olmadığını, davacının okuma yazma bilmediğini müvekkilinden sakladığını, davacının söz konusu kefaleti dışında bizzat kendisinin █████/2011 tarihli genel kredi sözleşmesiyle 50.000-TL kredi kullandığını, o sözleşmede davacının imzası bulunduğunu, davaya konu sözleşmenin ise davalı tarafından █████/2010 tarihinde imzaladığını, davacının boşanmış olmasının davayla ilgisi bulunmadığını, kredi asıl borçlusu eski eşinin vefatı nedeniyle sorumluluktan kurtulmak için bu davayı açtığını ve iddia edilen durumun dolandırıcılık suçunu oluşturacağını belirterek, davanın reddine ve %20 oranındaki tazminatın davacıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
: Mahkemece, grafolog bilirkişinin raporuna göre █████/2010 tarihli genel kredi sözleşmesinde kefil olarak atfedilen imzanın davacıya ait olmadığının belirlendiği gerekçesiyle, davanın kabulü ile davacının davaya konu icra takibinden dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine ve şartları bulunmayan kötüniyet tazminatının reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
: Davalı vekili, davaya konu kredinin kullanıldığı aynı şubeden davacının kendisi için de kredi kullandığını, o sözleşmede imzası bulunduğunu, kendi kredisini ödemekte zorlanınca 2014 yılında krediyi yapılandırdığını, tüm bu işlemlerde okuma yazma bilmediğini iddia etmeden belgeleri imzaladığını; başkaca sözleşmelerde imzası bulunduğunu; █████/2011 tarihinde tapu müdürlüğünde davacının taşınmazını ipotek verdiğini, işlem sırasında davacıya resmi senedin okunduğunu, ipoteği kim için verdiğini, kefil olduğunu, buna ilişkin bilgileri bildiğini, kefil olmak istemeyen birinin kefil olmayacağını; bir kişinin okuma yazma bilip bilmediğini tespitin kendi beyanına bağlı olduğundan tespit edilemeyeceğini belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
: Dava,davacı müteselsil kefil davacı aleyhine genel kredi sözleşmesine dayalı başlatılan icra takibi nedeniyle borçlu olmadığının tespitine ilişkindir.
█████/2013 tarihinde başlatılan, İstanbul 11. İcra Dairesi'nin ... (yeni ...) esas sayılı ilamsız icra takip dosyasında █████/2010 tarihli genel kredi sözleşmesi ve █████/2013 tarihli kat ihtarına dayanıldığı,genel kredi sözleşmesinde asıl kredi borçlusu olarak ... ve davacının ise müteselsil kefil olarak imzaladığı ,nüfus kaydına göre,asıl borçlu ... ile █████/2008 kesinleşme tarihli kararla boşandıkları, asıl borçlunun █████/2013 tarihinde vefat ettiği belirlenmiştir.
Davalının savunmasında değindiği █████/2011 tarihli genel kredi sözleşmesinde ise, asıl kredi borçlusu davacı ve müteselsil kefil de eski eşi ...'dur. Davacı, bu sözleşme ile 60 ay taksitli 50.000-TL kredi kullanmıştır.█████/2011 tarihli ipotek resmi senedinde davalının taşınmazını davalı bankaya ipotek ettiği, işleme iki tanığın katıldığı, davacının senette parmak izi üzerinde ayrıca imzası da bulunmaktadır.
Yargılamada, davaya konu █████/2010 tarihli sözleşme nedeniyle alınan grafolog bilirkişi raporunda, davacıdan alınan imza örnekleri ile davacının mukayese imzalarının bax tarafında müşterek olarak bulunan (S) harfinin tersimi, ebadı, bilhassa meyili, bundan sonraki gramaların tersimi, ebadı, meyli, bitiriliş özelliği, tümünün kısmen görünümü, ebadı, meyili, işleklik derecesi bakımından aralarında uygunluk ve benzerlikler bulunmadığı tespitlerinden hareketle, █████/2010 tarihli sözleşmede davacıya atfedilen kefalete ilişkin imzasının davacının eli ürünü olmadığı; davacının kendisinin borçlu olduğu █████/2011 tarihli sözleşmedeki imzanın ise davacının eli ürünü olduğu belirtilmiştir. Buna göre mahkemenin kabul kararında davalı vekilinin istinaf dilekçesinde belirttiği, davacının okuma-yazma bilip bilmemesine istinaden bir değerlendirme yapılmamıştır. Kefalet sözleşmesinin imzalandığı tarihte yürürlükte olan 818 sayılı BK'nın 484. maddesi uyarınca kefalet sözleşmesinin geçerli olması için yazılı şekilde yapılması, kefalet limiti için belirli bir miktarın gösterilmesi gereklidir. Sözleşmede davacıya atfen atılan imzanın davacıya ait olmadığının tespiti karşısında, davacının davalı lehine tesis ettiği █████/2011 tarihli ipotek işlemi de, kefaleti geçerli kılmayacaktır. Bu halde, davalı vekilinin ileri sürdüğü diğer istinaf sebepleri sonuca etkili olmayacaktır.
Açıklanan nedenlerle ve ileri sürülen istinaf nedenlerine göre yapılan inceleme sonunda, davanın kabulüne dair verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığından, davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle:
Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
Alınması gereken 3.702,07-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 80,70-TL harcın mahsubu ile kalan 3.621,37-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
Davalı tarafından yapılan istinaf yargı giderinin üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 144-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine,
HMK'nın 361/1 maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. █████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!