Anahtar kelimeler: Destinasyonlarında Yerli Düğün Geçmeden Kurumsal Konaklama Operasyon Otel Transfer Grup

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: ████████
KARAR NO
: ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2026
NUMARASI
: ████████ Esas - ████████ Karar
DAVA Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2024
İSTİNAF KARAR TARİHİ
: █████/2026
Davanın reddine ilişkin verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
: Davacı vekili; müvekkili şirketin yerli ve yabancı müşterilerine Türkiye'nin çeşitli destinasyonlarında düğün, kurumsal toplantılar, grup ve bireysel otel, tur, konaklama ve transfer hizmetleri sunduğunu, davalı işçinin müvekkili şirkette 01.10.2023 tarihinde imzalanan belirsiz süreli iş sözleşmesi uyarınca "Operasyon Müdürü" olarak çalıştığını, 15.09.2024 tarihinde istifa ettiğini, çok geçmeden davalının ..... Ltd. Şti. nezdinde bilinen adıyla "..." isimli rakip firmanın ...K:-1 D:3 Şişli, adresindeki İstanbul şubesinde çalışmaya başladığını öğrendiklerini,yeni işyerinin müvekkili şirket gibi turizm sektöründe halen aktif olarak Türkiye genelinde faaliyetini sürdürdüğünü, davalının görev tanımı gereği müvekkili şirketle akdettiği "Rekabet Etmeme Taahhütnamesi" ile gerek iş sözleşmesinin devamı sırasında ve gerekse sona ermesinden sonra iki yıl süre ile İstanbul'da işveren ile kendi adına rekabet edebilecek bir faaliyeti yürütmemeyi..., sektöründeki rakip diğer işletmelerde çalışmamayı,ortak yahut başka bir sıfatla herhangi bir menfaat ilişkisine girmeyeceğini kabul ve taahhüt ettiğini, bunun yanında aynı tarihte işçi ile işveren arasında "Gizlilik Taahhütnamesi" imzalandığını, dolayısıyla, işçinin teknik, ticari iş sırlarına ve müşteri bilgilerine ve çevresine hakim konumu sebebiyle iş sözleşmesinin sona ermesinden itibaren İstanbul ili sınırları içinde 2 yıl süre ile benzer ve ilgili bir işyerinde çalışması halinde işçinin işverene 1.000.000-TL cezai şart ödeyeceğinin öngörüldüğünü, davalı işçinin, müşteri bilgilerine erişen önemli bir pozisyonda hatırı sayılır bir süre çalıştıktan sonra istifa ederek aynı işi yapan rakip firmada çalışmaya başlaması ile TBK.nın 396 ve 446.maddeleri gereğince rekabet etmeme taahhüdüne ve gizlilik sözleşmesine aykırı davrandığını belirterek, davalının rekabet koşuluna uymaması sebebiyle şimdilik 200.000 -TL cezai şartın ve tespiti halinde uğranılan aşkın zararın,temerrüt tarihinden itibaren işletilecek ticari avans faizi ile birlikte tahsiline
karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
: Davalı vekili; müvekkili tarafından imzalanmış rekabet etmeme taahhüdünün şekil ve içerik olarak TBKnın 444'maddesine aykırı ve hükümsüz olduğunu, ortada davacı şirket tarafından ispatlanmış hiç bir zarar bulunmadığından rekabet etmeme kaydının doğal olarak geçerli olmayacağını, bunun dışında bu taahhütnamenin TBKnın 445'maddesine aykırı olarak tamamen karşılıklılık esasının dışında, Anayasa'da düzenlenen çalışma hakkını sınırlayıcı ve iş verene tek taraflı fayda sağlayan geçersiz bir taahhütname olduğunu, müvekkilinin davacı şirketin müşteri çevresinin bilgilerine ulaşmasının yaptığı işin doğasında var olan ve tüm turizm şirketlerinde geçerli olan bir işleyiş olduğunu, müvekkiline firma ya da kişilerden mail geldiğini, taleplerin müvekkili tarafından işleme konulduğunu, aralarında tek yetkililik anlaşması bulunmuyorsa tüm acentalarla çalışma hakkına sahip olduklarını,özel bir anlaşma olmadığı takdirde müşterilerin diledikleri tüm turizm acentaları ile iş yapabilme, sözleşme imzalama hakkına sahip olduklarını, davacının sanki tüm müşterilerle tek yetkililik anlaşması varmış gibi bir algı yaratmaya çalıştığını, oysa sektördeki işleyişin bunun tam tersi olduğunu, zarar varsa bunun kanıtlanması gerektiğini, müvekkilinin sadakat yükümlülüğüne aykırı olarak davacı şirketin hangi anlaşmalarını bozup müşterileri yeni çalıştığı şirkete aktardığı konusuna açıklık getirmesi gerektiğini, müvekkilinin 12 yıldan bu yana turizm sektöründe bir çok firmada çalıştığını,davacı iş yerinden ayrılma sebebinin, iş yerinde sürekli olarak mobbinge uğraması, iş tanımı dışında çalıştırılması, davacı iş yerinin sigorta yükümlülüklerinden kurtulmak için maaşının elden ödenmesi ve müvekkilinin bu durumu kabul etmemesi sonucu adeta istifaya zorlandığını, halen çalıştığı IGU Havacılık şirketinde çalışmaya başladığını, dava dilekçesinde hatalı olarak yeni iş yerinin ... olarak belirtildiğini, tüm iş yaşamını turizm sektöründe geçirmiş olan müvekkiline bu dava ve taahhütname ile adeta çalışma yasağı getirilmek istendiğini, Anayasal güvence altında olan çalışma özgürlüğünün ihlal edildiğini, ekonomik geleceğinin de tehdit edildiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
: Mahkemece; Davacı şirketin "Gayrimenkul Müşavirliği" işi ile iştigal ettiği ticaret sicil kayıtlarından anlaşıldığını, davalının davacı şirketten istifa ettikten sonra cevap dilekçesinde de belirttiği üzere SGK kayıtlarına göre 20.09.2024 - 16.05 2025 tarihleri arasında dava dışı 188634-5 ticaret sicil numaralı ..... AŞ de satış sorumlusu olarak çalıştığını, ticaret sicil kayıtlarına göre söz konusu şirketin yurt içinde ve yurt dışında bir yerden bir yere yolcu, yük, posta, canlı hayvan ve her türlü ticari veya gayri ticari emtiaya ilişkin tarifeli veya tarifesiz hava taşımacılığı yapmak ve bu amaçla ilgili.. satın almak, satmak, kiralamak, kiraya vermek, ithalatını, ihracatını, pazarlamasını, bayiliğini, mümessilliğini, komisyonculuğunu yapmak, yaptırmak, bunların bakımı için hangar, barınak, park yeri, depo, özel antrepo ve tamirhaneler gibi hava taşımacılığı ve komünikasyonla ilgili her türlü tesisi kurmak ve işletmek vb olduğunu, her iki şirketin faaliyet alanlarının aynı olmaması nedeniyle, davalının davacı firmada çalıştığı dönemde sahip olduğu bilgilerin davacı yönünden dava dışı firmada çalıştığı dönemde işvereni önemli bir zararına sebep olacak nitelikte bir tehlike oluşturmadığı veya böyle bir tehlike ve zararın ispatlanamadığına kanaat getirildiğinden davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
: Davacı vekili; ... kaydı bulunan müvekkilin "Turizm" alanında faaliyet gösterdiğini, müvekkili şirketin, yerli ve yabancı müşterilerine Türkiye'nin çeşitli destinasyonları için hizmet sunan İstanbul merkezli bir turizm şirketi olduğunu, hem bireysel hem kurumsal her türlü etkinlik alanında tasarımdan konstrüksiyona, teknik danışmanlıktan show ve performans tedariğine kadar bir organizasyonun ihtiyacı olan her alanda çözümler üreterek,düğün, kurumsal, toplantılar, grup ve bireysel otel, tur, konaklama ve transfer hizmetleri müvekkili şirketin faaliyet alanlarında yer aldığını, mahkeme müvekkili şirketin faaliyet alanına ilişkin bir şüpheye düştü ise;kapsamlı bir araştırma yapılması gerekirken, tarafına bu hususta süre dahi verilmeden, herhangi bir inceleme yapılmaksızın dosyanın karara çıkarıldığını, basit bir internet araştırması ile dahi müvekkili şirketin faaliyet alanı kolayca tespit edilebileceğini, başta Vergi Dairesi ve Kültür ve Turizm Bakanlığı olmak üzere ilgili kurumlara müzekkere yazılarak getirtilecek belgelerden faaliyet alanı teyit edilebilecekse de bu hususta herhangi bir müzekkere yazılmadığını, vergi levhaları dahi şirketin "Ana Faaliyet Kodu ve Adını" gösterdiği, ... nezdinde kayıtlı olması da turizm sektöründe faaliyet gösterdiğini, İTO kayıtları detaylıca incelendiğinde "Firmanın İş Konusu" bölümünde şirketin ana sözleşmesinde yer alan faaliyet alanlarının tümünün düzenlendiğini, 03.02.2021 tarihli 10259 sayılı Ticaret Sicil Gazetesinde şirketin ana sözleşmesinde "Organizasyon ve Etkinlik", "Turizm", "Kara Deniz Taşıtları" faaliyetlerinin de açıkça sayıldığını, müvekkili şirket kuruluş tarihinde (nace kodu) gayrimenkul müşavirliği olarak İTOına kayıtlı iken 2022 yılında nace kodu “Yolcu Taşımacılığı ve Seyahat Acenteleri” olarak değiştirilerek ve ... belgesi alındığını, davalının gerek işe başladığı 01.10.2023 gerekse istifa ettiği 15.09.2024 tarihlerinde nace kodu “Yolcu Taşımacılığı ve Seyahat Acenteleri” şeklinde olduğunu, İstanbul Ticaret Odasının "Firma Detayları" nı içerir müzekkere cevabında yalnızca eksik yazılmış "nace kodu" ve "meslek grubu" ibaresine bakılmasının hataya neden olduğunu, dava dışı şirket, müvekkili şirket gibi turizm sektöründe Türkiye genelinde faaliyetini sürdürdüğünü, https:// www.....com internet sitesinde yaptıkları işi "..., ..acenteler, dernekler, şirketler ve bireyler adına hareket eden ..., yüksek kalitede toplantı, teşvik gezisi, konferans, etkinlik, Hint düğünü ve düğün hizmetleri düzenler ve sunar. ... uçuşlar, uçak biletleri, transferler, konaklama, dekor, teknik, eğlence dahil organizasyonunuzun her aşamasında yanınızdadır." şeklinde tarif ettiklerini, rakip şirketin faaliyet alanlarının hatalı olarak ele alındığını, getirtilen sicil kayıtları incelendiğinde müvekkili şirket ile davalının istifa sonrası çalıştığı şirketin aynı sektör ve faaliyet alanında yer aldıkları kolayca tespit edilebileceğini, davalının, müvekkili şirket nezdinde çalıştığı süre boyunca sahip olduğu sektör bilgisi dikkate alındığında, işverenin önemli bir zararına sebep olacak nitelikte olduğunu, zarar oluşma şartı aranmaksızın aykırı davranışın kabulü ile cezai şarta hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
: Dava rekabet yasağının ihlali nedeniyle cezai şart istemine ilişkindir.
Mahkemece; davacı şirket ile davalının yeni iş yerinin aynı sektörde bulunmadığı,bu sebeble davacının bir zarara uğramayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı şirket istinaf dilekçesi ekinde ticaret sicil özeti ve vergi levhalarının sunmuş olup; vergi levhalarının incelenmesinde 2021, 2022, 2023, 2024 yıllarında Tur Operatörü faaliyetleri nedeniyle vergilendirildiği, ... tarafından verilen 23.09.2025 tarihli A Grubu Seyahat Acentesi İşletme belgesine göre de 24.11.2022 tarihinden bu yana Seyahat Acentesi Belgesi bulunduğu anlaşılmaktadır. Yine ibraz olunan faturada da otel hizmetleri, transfer hizmetleri için fatura düzenlendiği anlaşılmaktadır.
Davalı şirketin faaliyet alanlarına bakıldığında mahkemece gerekçeli kararda yer verildiği gibi, sadece taşıma alanında faaliyet göstermediği, taşıma işlerinin faaliyet alanlarının bir bölümünü oluşturduğu; 13 maddenin her türlü turistik tesis işletmek vb işleri yapmak ve 14 maddenin; seyahat acenteleri kurmak, yurt içi ve yurt dışı seyahat acenteleri kurmak, yerli ve yabancı turistleri konaklatmak, tur düzenlemek" olarak yer aldığı görülmektedir.
Mahkemece talep edildiğinde İstanbul ticaret sicilinin gönderdiği sicil bilgilerinde davacı şirketin faaliyet alanın "gayrimenkul müşavirliği"olarak bildirilmiş ise de bu bilgi , davacı vekili tarafından istinaf başvuru dilekçesinin ekinde sunulan ticaret sicil özetleriyle, vergi kayıt belgeleriyle çelişmektedir. Mahkemece yapılacak iş; İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğü'nden farklılığın sebebinin sorularak her iki işyerinin hangi alanda faaliyet gösterdiğinin tereddüde yer bırakmayacak şekilde tesbiti için sicil dosyalarının tamamının dosyaya katılmasını sağlamak, vergi dairelerinden aynı konuda bilgi istemek ve davalı tarafça işyerlerinin Turizm alanında faaliyet gösterdiği de kabul edildiği anlaşılmakla ... kayıtları istenmeden sadece davacının sicil özetinde ki (nace kodu)na bağlı olarak,davalı şirketin faaliyet alanlarının bir kısmı incelenerek her iki işyerinin farklı alanlarda faaliyet gösterdiği kabul edilerek zarar oluşmayacağı sonucuna varılarak davanın reddine karar verilmesi doğru bulunmamıştır.
Açıklanan nedenlerle; istinaf nedenleri yerinde görülen davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; kararın kaldırılmasına anılan hususlarda ki eksikliklerin giderilerek sonucuna göre karar verilmek üzere dava dosyasının kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.
HÜKÜM
:Yukarıda açıklanan nedenlerle:
Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2026 Tarih ████████ Esas - ████████ Karar sayılı kararın HMK 353(1)a-6 gereği KALDIRILMASINA;
"Dava yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine"
Yatırılan 732-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde davacıya iadesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-g maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. █████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!