Anahtar kelimeler: Erzurum Cismani İstikametinde Araçla Seyir Yolcu Plaka Yazim Sürücü Karayolu

T.C.

ERZURUM
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: ████████
KARAR NO
: ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: ERZURUM ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2024 (Karar)
NUMARASI
: ████████ Esas, ████████ Karar
DAVA
: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
KARAR TARİHİ
: █████/2026
KARAR YAZIM TARİHİ
: █████/2026
Taraflar arasında görülen davanın yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne verilmiş olup, söz konusu karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK 353. madde uyarınca dosya üzerinden inceleme yapıldı.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
DAVA
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...'in, 30.11.2022 tarihinde, içerisinde yolcu olarak bulunduğu sürücü ...'un sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araçla, ... devlet karayolu... istikametinde seyir halinde iken, sürücü ...'un direksiyon hakimiyetini kaybetmesi neticesinde, müvekkili ...'in hayati tehlike geçirecek ve sürekli sakat kalacak şekilde yaralandığını, müvekkil kazaya karışan araç içerisinde yolcu olduğundan kendisine herhangi bir kusur izafe edilmesinin söz konusu olmadığını, 20.10.1991 doğumlu davacı ...'in evli ve dört çocuk sahibi olup, kaza öncesi inşaat işlerinde çalıştığını, müvekkilinin geçirmiş olduğu kazadan dolayı sürekli şekilde sakatlandığını, vücudunun muhtelif yerlerine platin takıldığını, müvekkilinin, kaza sonrasında ... ... Üniversitesi ...Hastanesi Acil Servisine sevk edildiğini ve burada kendisine ilk müdahale yapıldığını, müvekkilinin ... ilinde yaklaşık 7-8 gün kaldıktan sonra bu defa sevki Erzurum ...Hastanesine yapıldığını ve burada tedavisine devam edildiğini, müvekkilinin bugün itibariyle de bu hastanede yatılı şekilde tedavi edildiğini, müvekkilinin şuan sağ bacağında felç durumu söz konusu olduğunu, yatağa bağımlı ve bakıcı yardımı ile hayatını idame ettirmeye çalıştığını, kazaya karışan ... plâkalı aracın kaza tarihinde geçerli ... poliçe no.lu Trafik Sigorta Poliçesi bulunduğunu, mezkur poliçenin davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından düzenlendiğini, dolayısıyla ilgili mevzuat gereği sigorta şirketinin kazadan mütevellit olarak yaralanan yolculara yönelik tazminat sorumluluğu bulunduğunu, kazadan sonra davalı ... Sigorta A.Ş.'ye 19.12.2022 tarihinde tebliğ edilen müracaatı neticesinde, ... sayılı hasar dosyası açıldığı, fakat herhangi bir ödeme yapılmadığını, bu nedenlerle davacı ... için, 6100 sayılı HMK'nın 107. maddesi uyarınca açılan davada, şimdilik 100-TL iş göremezlik ve iş gücü kaybı tazminatının (sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı) sigortaya müracaat tarihinden itibaren (19.12.2022) işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı ... Sigorta A.Ş.' den tahsiline, davacı ...'in yaşadığı kaza sonrası kendisinde oluşan felç durumu göz önünde bulundurularak, 6100 sayılı HMK'nın 107. Maddesi uyarınca belirsiz alacak davası olarak açılan davada, şimdilik 100-TL bakıcı giderinin sigortaya müracaat tarihinden itibaren (19.12.2022) işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı ... Sigorta A.Ş.'den tahsiline, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının dava konusu taleplere ilişkin müvekkili sigorta şirketine yapılmış geçerli başvurusu bulunmadığını, müvekkili sigorta şirketine eksik evraklarla başvuru yapıldığını, bu eksiklikler giderilmeden dava yoluna gidildiğini, bu nedenle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, davanın zamanaşımına uğradığını, zamanaşımı nedeniyle davanın usulden reddini talep ettiğini, esasa ilişkin olarak öncelikle sigortalı aracın kusursuz olduğunun kabulü ile davanın reddini gerektiğini, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde kazaya karışan sigortalı araç sürücüsünün ve davacının kusur oranının ve illiyet bağı bulunup bulunmadığının tespiti bakımından Yargıtay denetimine elverişli olacak tarzda Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden rapor alınmasını, müvekkili şirketin hiçbir mesuliyeti olmamakla birlikte, tazminat hesabı yapılması halinde asgari ücret üzerinden hesaplama yapılması gerektiğini, SGK tarafından davacı tarafa rücuya tabi ödeme yapılıp yapılmadığının mahkemece araştırılması gerektiğini, müvekkili şirketin hiçbir mesuliyeti olmamakla birlikte, mahkeme takdiri ile maluliyet oranı tespitinin kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik esas alınarak Adli Tıp Kurumu.... İhtisas Kurulu tarafından tespit edilmesi gerektiğini, davacılar için bakım ve iyileşme (iş göremezlik) süresi öngörülse dahi bu döneme ilişkin taleplerden müvekkili şirketin sorumluluğu bulunmadığını, zira █████/2015 yürürlük tarihli Genel Şartlar'ın A.5 maddesi ile ZMSS kapsamına giren teminat türleri belirtildiğini, buna göre davacının geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri tazminatı taleplerinin "Sağlık Giderleri Teminatı" kapsamında olduğundan SGK tarafından karşılanacağını, davayı kabul anlamına gelmemesi kaydıyla, müvekkili şirketin eldeki poliçe ile yalnızca "Sürekli Sakatlık Teminatı" sağlığını, kazaya karışan sigortalı aracın müvekkili şirket nezdinde █████/2022-... tarihleri arasında sigortalı olduğunu, görüldüğü gibi poliçe başlangıç tarihi █████/2015 tarihli genel şartlar değişikliği sonrasına denk geldiğini, bu nedenle işbu değişikliklerin █████/2015 tarihinden sonra akdedilmiş sözleşmelere (ve eldeki uyuşmazlığa) uygulanması gerektiğini, tüm bu nedenlerle müvekkili sigorta şirketi aleyhine açılan tamamen haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
:
Mahkemece yapılan yargılama sonunda;"Tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; 30.11.2022 tarihinde davacının yolcu olarak bulunduğu aracın karıştığı trafik kazasına ilişkin davacı tarafından işbu maddi tazminat davasının ikame edildiği, dosya kapsamına alınan ve yukarıda kısaca yer verilen maluliyet raporuna göre davacının kaza neticesinde %91 oranında engelli kaldığı ve ömür boyu bir başkasının bakımına ihtiyaç duyacağı hususunun tespit edildiği, kusur raporunda ise davacının yolcu olarak bulunduğu dava dışı araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğunun belirtildiği, söz konusu maluliyet ve kusur raporu dikkate alınarak tanzim edilen aktüer bilirkişi raporunda ömür boyu bakıcı ihtiyacına ilişkin olarak 8.467.055,76 TL bakıcı gideri hesaplandığı, yargılama devam ederken bakıcı gideri hariç olmak üzere davacı ile davalı sigorta şirketinin anlaştıkları ve buna dair düzenlenen 12.09.... tarihli evrakta davacının sürekli bakıcı gideri hariç olmak üzre diğer kalemler yönünden feragat ettikleri hususunun tespit edildiği, kaza tarihi itibariyle sağlık giderlerine ilişkin sigorta teminat limitinin 1.000.000,00 TL ile sınırlı olduğu ve davacı vekili tarafından verilen değer artırım dilekçesinde 1.000.000,00 TL tutarında olmak üzere sürekli bakıcı gideri talebinde bulunulduğu, netice olarak davacının sürekli bakıcı gideri talebi yönünden davasının kabulüne ve diğer talepler yönünden feragat nedeniyle davanın reddine karar vermek gerektiği anlaşılmakla, davacının sürekli ve geçici iş göremezlik talepleri yönünden davanın feragat nedeniyle reddine, davacının bakıcı gideri talebine yönelen davasının kabulü ile; 1.000.000,00 TL'nin 19.12.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine" gerekçesiyle davacının sürekli ve geçici iş göremezlik talepleri yönünden davanın feragat nedeniyle reddine, davacının bakıcı gideri talebine yönelen davasının kabulü ile; 1.000.000,00 TL'nin 19.12.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar vermiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ
:
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mevcut poliçenin sağladığı teminat kapsamında olmayan hiçbir talepten müvekkili şirketin sorumlu tutulamayacağını, davacının dava konusu taleplere ilişkin müvekkili sigorta şirketine yapılmış bir başvurusu bulunmadığını, davacı taraf başvuru sırasında sunulması gereken evrakları sunmadığını, müvekkili aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davacının dava dilekçesinde geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri tazmini talebi bulanmadığı halde alınan raporda bunun tespitinin yapılmasının doğru olmadığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunun, hesap raporunun ve yerel mahkeme kararının kabulünün mümkün olmadığını, iş bu yargılama devam ederken müvekkili şirket ile davacı arasında anlaş sağlanarak 1.171.000,00-TL davacı tarafa ödendiğini, davacı tarafın davasında feragat etmiş olup mahkeme tarafından feragat sebebiyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, sulhen anlaşma sağlandığı ve davacının davasından feragat ettiği dosya kapsamında yer alan ibraname ve feragat beyanı ile sabit iken yerel mahkemenin tazminat hükmü kurmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacı için bakım ve iyileşme süresi öngörülse dahi bu döneme ilişkin taleplerden müvekkili şirketin sorumluluğunun bulunmadığını, kaldı ki müvekkili şirketin sadece kalıcı sakatlığa ilişkin teminat sağlandığını, geçici iş göremezlik ve bakıcı giderlerine ilişkin teminatları bulunmadığını, davacı ile sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik, tedavi gideri tazminatı yönünden anlaşma sağlandığından davanın reddi gerektiğini, dava konusu kaza nedeniyle tazminat hesabı yapılmasın karar verilmesi halinde dosyanın Adli Tıp Kurumu ... İhtisas Kuruluna gönderilerek Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmeliğe uygun bir rapor alınmasını talep ettiklerini, kazada davacının araçta yolcu olması nedeniyle kendi can güvenliğini korumak için gerekli güvenlik tedbirleri alıp almadığının tespiti yapılarak gerekirse müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, davacının sürekli bakıcı ihtiyacı olduğunu yalnızca üniversite kurul raporu ile tespit edildiğini ve bu yöndeki itirazlarının dikkate alınmadığını, ömür boyu bakıcı ihtiyacının varlığının Adli Tıp Kurumu ile teyit edilmesi ve bakıcı süresinin tam tespitinin yapılması gerektiğini, itiraza konu raporda prograsif rant yöntemi kullanıldığını, 1,8 teknik faiz ve TRH tablosu esas alınarak yargılama yapılması gerektiğini, belirterek kararın kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE:
Dava, davalı sigorta şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası (ZMMS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı █████/2022 tarihli trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri talebine ilişkindir.
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.
Somut uyuşmazlıkta; █████/2022 tarihinde, sürücü ... idaresinde bulunan, davalı sigorta şirketinin ZMMS poliçesini düzenlediği ... plakalı aracın gerçekleştirdiği tek taraflı trafik kazasında araç içerisinde yolcu olarak bulunan davacının yaralandığı, kaza tespit tutanağı ve trafik bilirkişi raporuna göre kazanın meydana gelmesinde araç sürücüsünün asli ve tek kusurlu olduğu, ...Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'nın █████/...tarihli raporuna göre; Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik Hükümleri uyarınca davacının sürekli iş göremezliğinin %91 oranında olduğu, engellik durumu ağır ve sürekli olup ömür boyu bir başkasının yardım ve desteğine, sürekli bakıma muhtaç olduğunun bildirildiği, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle karar verildiği, karara karşı davalı vekilinin istinaf yasa yoluna başvurduğu anlaşılmıştır.
1-Yargılamaya hakim olan ilkelerden olan “taleple bağlılık ilkesi” 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 26 ıncı maddesi ile düzenlenmiş olup, hâkim (hakem) tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır ve ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez.
Yargılama devam ederken davacı vekili █████/...tarihli dilekçesi ile, sürekli ve geçici iş göremezlik talepleri yönünden davalı ile sulh olduklarını, iş bu talepler yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesini talep etmiş, █████/2024, █████/...tarihli dilekçelerinde talebini yenilemiş, yine duruşmalarda da sulh nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince davacının sürekli ve geçici iş göremezlik talepleri yönünden davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir. Davacı vekilinin davadan feragat ettiğine dair dosya kapsamında bir beyanı bulunmamaktadır. Taraflar sulh olmuş olup, HMK'nın 313 vd. maddeleri uyarınca karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesi gerekirken tarafın talebi dikkate alınmaksızın karar verilmesi doğru görülmemiştir.
2-Sigorta şirketinin poliçe kapsamında sorumlu olduğu tazminatı 2918 sayılı KTK 99. maddesi gereğince başvuru tarihinden itibaren "8 iş günü" içerisinde ödemesi gerekmektedir. Bu süre içinde ödeme yapılmaz ise bu süre sonra erdikten sonra sigorta şirketinin temerrüde düştüğü kabul edilir.
Davacı tarafın davadan önce sigorta şirketine bir başvuruda bulunmaması halinde yada başvuru ispatlanmadığı hallerde davalı sigorta şirketinin dava tarihi itibari ile temerrüte düştüğü kabul edilerek bu tarihten itibaren faize hükmolunması gerekmektedir.
İlk derece mahkemesince bakıcı gideri talebinin kabulü ile; 1.000.000,00 TL'nin 19.12.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Dosya da bulunan davalı sigorta şirketine █████/2022 tarihinde sunulan başvuru evrakında "... yönünden geçici ve kalıcı iş gücü kaybı tazminatının" hesaplanarak ödenmesi talep edilmiştir. Mevcut evrakta bakıcı giderine dair bir talep bulunmamaktadır. O halde, bakıcı gideri yönünden davacı tarafın davalı sigorta şirketine başvurusunun bulunup bulunmadığı taraflardan sorulup, bakıcı gideri tazminatı yönünden bir başvurunun olmadığının anlaşılması halinde arabuluculuk başvuru tarihi dikkate alınıp davalının temerrüt tarihinin belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Açıklanan bu nedenlerle davalı vekilinin istinaf isteminin kabulü ile mahkemece verilen kararın HMK'nın 355, 353/(1)-a-6. maddeleri uyarınca, kaldırılmasına dair aşağıda belirtilen şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davalı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun KABULÜ ile, mahkemece verilen hükmün HMK’nın 353/(1)-a-6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,
2-Dava dosyasının HMK’nın 353/(1)-a maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
3-İstinaf kanun yolu başvurusu sırasında alınan peşin harçların yatıran taraflara iadesine,
4-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesinde verilecek yeni kararda dikkate alınmasına,
5-Kararın taraflara tebliği, harç ve gider avansı iadesine ilişkin işlemlerin yerel mahkemesince yerine getirilmesine,
6-İİK 36. maddesi gereğince istinaf aşamasında tehiri icra talebi doğrultusunda yatırılan teminat olması halinde yatıran tarafa İADESİNE,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oybirliğiyle HMK'nun 362-(1)/g maddesi gereğince kesin olmak üzere █████/2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!