Anahtar kelimeler: Örmek Terasının Bodrum Duvarını Bahçe Denizli Sureti Sınır Maliki Bölüm

MAHKEMESİ : Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: Bodrum 2. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA1. Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 3 65... parsel (eski 687 parsel) sayılı taşınmaz üzerinde bulunan 10 numaralı bağımsız bölümün, davalının ise 3 65... parsel (eski 687 parsel) sayılı taşınmaz üzerinde bulunan 9 numaralı bağımsız bölümün maliki olduğunu, davalının iki bağımsız bölüm arasında bulunan sınır duvarını müvekkilinin terasının önüne örmek sureti ile kendi bahçe alanını müvekkilinin terasının tam karşısına denk gelecek şekilde genişlettiğini örülen duvar ile müvekkilinin evinin karşısında adeta bir gözetleme kulesi inşa edildiğini, davalının mülkiyet hakkını davacının aleyhine olacak şekilde kötüye kullandığını, aynı zamanda yeşil alanın taş duvara dönüşmesinin görüntü kirliliğine sebebiyet verdiğini, terasının manzarasını kapattığını, özel yaşam ve mülkiyet hakkının ihlalinin gündeme geldiğini ileri sürerek, komşuluk yükümlülüklerine aykırı davranan davalı tarafından örülen taş duvarın davacının manzarasını kapatması, ortak alana müdahale teşkil etmesi ve ayrıca tehlike arz etmesi nedeniyle yıkılarak eski hale getirilmesini talep etmiştir.2. Davacı vekili cevaba cevap dilekçesinde; talebinin komşuluk hukukundan kaynaklanan meni müdahale isteğine ilişkin olduğunu açıklamıştır.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; uyuşmazlığa konu olan duvarın ortak alanda bulunduğunu, davacının mülkiyetinde bulunmayan bu alan için dava açma hakkı olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "davacının talebinin komşuluk hukukundan kaynaklı manzaranın kapatılması nedeniyle eski hale getirme istemine ilişkin olduğu, bu hali ile rapora eklenen fotoğraflardan da anlaşıldığı üzere tahammül sınırının üzerinde olacak bir görüntü kirliliğine neden olacak yapının veya bitkinin bulunmadığı, manzaranın kapatılmasına neden olacak uzunlukta ve genişlikte bir yapı veya bitkinin de bulunmadığı, bu hali ile davacının eski hale getirme talebinin yerinde olmadığı" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "davacı tarafından, davalı tarafça taşınmazlar arasında bulunan alana duvar örülmek suretiyle müdahale edildiği belirtilmiş ise de; söz konusu duvarın yapıldığı yerin parsel dışında olduğu, davacının taşınmazına müdahale edilmediği, görüntü kirliliği, manzara kapatmaya neden olmadığı, herhangi bir tehlike teşkil ettiğinin belirlenmediği, davacı vekilinin rapora beyanında eksikler tamamlandığından davanın kabulüne karar verilmesini talep ettiği, yerel mahkemece yapılan yargılama sonunda tahammül sınırının üzerinde olacak bir görüntü kirliliğine ve manzara kapatılmasına sebep olacak uzunlukta ve genişlikte yapı veya bitki bulunmadığının belirlendiği dikkate alındığında davacı tarafın eski hale getirme talebinin yerinde olmadığından davanın reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı" gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı vekili temyiz dilekçesinde;1. Bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını,2. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu,3. Davalının inşa ettiği duvarın komşuluk hukuku açısından ihlallere sebep olduğunu beyan etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık; komşuluk hukukundan kaynaklanan aykırılığın giderilmesi, eski hale iade istemine ilişkindir.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,12.01.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy çokluğuyla karar verildi.KARŞI OYMahallinde yapılan keşif sonrasında üç kişilik bilirkişi heyeti tarafından hazırlanarak mahkemeye sunulan 09.09.2024 tarihli raporda aynen; "(...) Yerinde yapılan tesbitte vaziyet planında bahçenin demir korkulukları hizasından merdivenlere yürüme yoluna açılan kısmın iptal edilerek, şikayete konu alanın, fotoğraflardan da anlaşılacağı üzere, alanın tamamen taş duvarla çevrilerek ve içinin dolgu ile doldurulduğu ve bahçe toprağı dökülerek çiçeklerle bezenmiş çiçeklik bir alan oluşturulduğu, dolayısıylaeski halinde merdiven olarak kullanılan alanın iptal edilerek konut hizasından bahçeye giriş sağlanmıştır. Sitenin diğer konularında da kottan dolayı, vaziyet planına aykırı olarak değişik uygulamalar yapıldığı görülmüştür. Komşuluk hukuku açısından, takdir mahkemenizde olmak kaydıyla, bahse konu alanda bir oturma alanı oluşturulsaydı, konutun mahremiyetinin ihlali söz konusu olacaktı..." görüşüne yer verilmiştir.Bilirkişilerin böyle bir raporu olmasaydı dahi, dosyaya kazandırılan fotoğraflardan, davalının yaptırdığı taş duvarın komşuluk hukukuna aykırılık oluşturduğu, yapılan yerin oturma alanı haline getirilmesi halinde davacının mahremiyetinin ihlal edilebileceği açıkça anlaşılmaktadır. Bu durumda davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesi, Türk Medeni Kanunu'nun komşuluk hukukuna ilişkin hükümlerine ve benzer olaylardaki Dairemizin içtihatlarına aykırıdır.Bu nedenle, temyiz incelemesine konu Denizli Bölge Adliye Mahkemesinin 06.02.2025 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesinin kararının esastan bozulması gerektiği kanaatinde olduğumdan, sayın çoğunluğun onama yönündeki görüşüne iştirak etmiyorum.