Anahtar kelimeler: Blok Vaadi Bursa Yevmiye İli Şirketten İlçesi Mahallesi Aldığını Ödediğini
7. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  ████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi

SAYISI
: █████████ E., ████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Bursa 3. Tüketici Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı ..'in 27.09.2011 tarihli ve ... yevmiye numaralı taşınmaz satış vaadi sözleşmesi ile davalı Şirketten .. ili, .. ilçesi, .. Mahallesi, 2. Bölge, 3 01... parsel, 2-B Blok, 11. Kat, 70 (23B) numaralı bağımsız bölümü satın aldığını, bu sözleşmeye dayalı olarak taşınmaza ait tüm borçların ve tapu harcının davalı Şirkete eksiksiz ödediğini, müvekkilinin taşınmaza ilişkin hakları sözleşmede yer alan düzenleme gereği 17.10.2011 tarihli ve ... yevmiye numaralı devir sözleşmesi ile temlik aldığını, davalı Şirketin müvekkil aleyhine aidat borcu nedeniyle Bursa 14. İcra Müdürlüğünün █████████ Esas sayılı dosyasından icra takibi başlattığını, haksız olarak talep edilen bu borcun müvekkili tarafından 28.02.2022 tarihinde takip dosyasına ödendiğini ve davalı Şirket tarafından müvekkilinin ibra edildiğini, talep edilmesine karşın davalı Şirketçe dava konusu taşınmazın tapuda müvekkil adına tescil edilmediğini ileri sürerek, dava konusu taşınmazın davalı Şirket adına olan tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından dava şartı olan zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulmadan dava açıldığını, davanın öncelikle dava şartı yokluğundan reddinin gerektiğini, ayrıca davacının dava tarihi itibarıyla ileri sürebileceği bir hakkının da bulunmadığını, sözleşmenin 7. maddesi gereği davacının tescil talep edebilmesi için Şirkete olan tüm borçlarını ödemesi gerektiğini, davacının borçlarını süresinde ve tam olarak ifa etmediğini ve temerrüdünün devam ettiğini, sözleşmenin 5. maddesi e, f ve g bentleri ile 11. maddesi gereği borcun oluşan kur farkı ile ödemesi gerektiğinden davacının müvekkil Şirkete 53.231,40 TL borcunun bulunduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 27.03.2024 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile "...davacı tarafından davalı şirkete ödenmesi gereken ve eksik kalan edim bedelinin, tapu masraflarına ait fark yönünden 7.625,07 TL, 2018 yılından kalan cari borç yönünden 806,39 TL olduğu, toplam 8.431,46 TL olarak hesaplanan borcun davacı tarafından depo edildiği...." gerekçesiyle "...davanın kabulüne..." karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda (III) numaralı bentte belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 05.03.2025 tarihli ve █████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile "...istinaf bavurusunun esastan reddine...." karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde cevap dilekçesinde dayandığı nedenleri tekrarla;
1. Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekçesiz verildiğini,
2. Bilirkişi raporunda davacının edimini tam olarak ifa etmediğinin tespit edilmesine karşın kabul kararı verilmesinin hatalı olduğunu,
3. Sözleşme şartlarının dikkate alınmadığını,
4. Mahkemece depo kararı verilerek davacı adına taşınmazın tesciline hükmetmesinin hukuka aykırı olduğunu,
5. Sözleşme gereği davacının borcunun kur farkı ve %10 olarak belirlenen vekalet ücreti ile ödemesi gerektiği, bu nedenle davacının temerrüdünün devam ettiğini belirterek, kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilinin temyiz dilekçelesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
12.01.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!