Anahtar kelimeler: Bam Davalıkarşı Başkan Yazim Davacikarşi Davacıkarşı Davalikarşi Katip Üye Birleşen

T.C. ... BAM ... HUKUK DAİRESİ
T.C....BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A.... HUKUK DAİRESİ K A R A RDOSYA NO
: ..../....KARAR NO
: .../....BAŞKAN
: ... ...ÜYE
: ... ...ÜYE
: ... ...KATİP
: ... ...İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: .... ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
:.../...KARAR NO
:.../...KARAR TARİHİ
: ....İSTİNAF BAŞVURU TARİHİ
: ......DAVACI-KARŞI DAVALI
:... -...VEKİLLERİ
: Av. ... - ....DAVALI-KARŞI DAVACI
: ... - ...VEKİLİ
: Av. ...- ......DAVACI
: ......VEKİLİ
: Av. ...- .....DAVALI
: ... -.......VEKİLİ
: Av. ... -....DAVANIN KONUSU
: İtirazın İptaliB.A.M. KARAR TARİHİ
: .....KARAR YAZIM TARİHİ
: ......Davacı/karşı davalı tarafından, davalı/karşı davacı aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine dair verilen karara karşı süresi içinde davalı/karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan ön inceleme sonunda, incelemenin duruşma açılmadan karar verilmesi mümkün hallerden olduğu anlaşılmakla dosya incelendi.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Asıl dava yönünden davacı vekili dava dilekçesinde, takip konusu faturanın konusunun müvekkilin köpüklü söndürme sistemi mekanik ve elektronik kısımları ile ilgili belirtilen cihazların tam ve eksiksiz sipariş ve iş sahibi .......tarafından verilen teknik şartnameye uygun ve hasarsız olarak müvekkil şirkete projelendirme, satım, teslim, süpervizörlük ve elektronik kısım için işçilik edimlerini taahhüt etmesi ve açıklanan tüm işin eksiksiz yerine getirilmesi olduğunu, davalının faturaya itiraz etmemesinin işin eksiksiz yerine getirdiği ve borcun varlığını ortaya koyduğunu, ödenmeyen alacağın tahsili için yapılan takibe davalının itirazının haksız ve kötü niyetli olduğunu belirterek itirazın iptali ile %20 oranında kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde, davacı █████/2015 tarihli sözleşmeden doğan yükümlülüklerini yerine getirmediğinden .... ... Noterliği'nin ....... tarih .... yevmiye nolu ihtarnamesi ile eksikliklerin giderilmesinin ihtar edildiğini, ihtarın gereği yerine getirilmediğinden .... ... Noterliği'nin ..... tarihinde .....yevmiye nolu ihtarname ile ayıplı ifanın düzeltilerek davacıya █████/2016 tarihinde yansıtma faturası gönderildiğinin ihtar edildiğini, ayıplı ifadan dolayı sorumluluğunun söz konusu olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.Birleşen dava yönünden davacı vekili dava dilekçesinde, davalının sözleşmeden kaynaklanan edimini ihtarnameye rağmen yerine getirmemesi nedeniyle .... ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin .../... D.İş sayılı dosyası ile tespit edilerek davalıya bildirilen ayıptan müvekkilince borçlu adına giderilerek tüm bedellerin davalıya fatura edildiğini, bedelin ödenmemesi nedeniyle icra takibi başlatıldığıni, itiraz üzerine takibin durdurulduğunu beyanla itirazın iptali ile takibin devamına, icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili birleşen dosyaya verdiği cevap dilekçesinde, müvekkil şirketin sözleşme kapsamında edimlerini eksiksiz yerine getirdiğini, davalının yükümlülüklerini yerine getirmediğini, eksik yapılan işler için davalı tarafa sistem teslim formu teslim edildiğini, ürünün teknik şartnamede önceki ürün ile değiştirilmesini ve siparişi bu yönden revize edilerek gerçekleştirilmesinin talep olunduğunu, bu hususun ...... tarafından onaylandığının davacı şirket tarafından bildirildiğini, yansıtma faturalarına yasal sürelerde içeriği de dahil olmak üzere itiraz edilerek noter vasıtasıyla iade edildiğini, tespit raporu ve faturaların delil vasfını haiz olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.Mahkemece, bilirkişi raporuna ve davacı ... Mak. Müh. İnş. Ve Taah. Tic. Ltd. Şirketi dilekçesinde göre teslim tarihinin █████/2015 olduğu, █████/2015 tarihinde noter ihtarnamesi dikkate alındığında bu sürelere riayet edilmediği, edimin ayıplı haliyle kabul edilmiş sayıldığı, .........İnş. Ve Taah. Tic. Ltd. Şirketi ayrıca kendilerine tutanak ve servis formu verilmediğini iddia ettiğinden dosya içerisindeki servis tutanaklarının dikkate alınmadığı, bu şekilde ........nş. Ve Taah. Tic. Ltd. Şirketinin ayıp iddiasında haksız olduğu, ....... firmasına 39.089,26.-TL borçlu olduğu gerekçesiyle asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmiştir.Davalı/karşı davacı ... Mak. Müh. İnş. Ve Taah. Tic. Ltd. şirketi vekili istinaf dilekçesinde, uyuşmazlığın çözümünde sözleşmenin 3/2, 4/3,5,6,10,5/2,3 ve 7. maddeleri hükümlerinin değerlendirilmesi gerektiğini, ayıp ihbarının noter kanalı ile ya da iadeli taahhütlü yapılmasının geçerlilik değil ispat şartı olduğunu, dosyaya sunulan e-posta yazışmalarında ihbarın süresi içerisinde yapıldığının sabit olduğunu, ......... firmasından gelen görevlilerin kontrol ettiği ve sorun tespit etmediklerinin belirtilmiş olduğunu, bu mailden ayıbın daha önce bildirildiğini, yine ...... firması tarafından .......... İnş. Ve Taah. Tic. Ltd. Şirketi yetkililerine başlıklı yazıda █████/2015 tarihinde dedektör sinyallerinin kontrol edildiğini, işletmede olduğu süreçte herhangi bir sinyale denk gelinmediğinin ifade edildiğini, burada ayıp ihbarının █████/2015 tarihinden önce teslimi müteakip yapıldığının anlaşıldığını, sistemin devreye alınması akabinde problemler yaşandığının yazılı ve sözlü olarak defalarca bildirildiğini, davacı şirketin etkili bir müdahalesi olmaması nedeniyle sonuç alınamayınca tespit yaptırıldığını, tespitte sorunun uygun dedektör seçilmemiş olmasından kaynaklandığının dört ünitedeki dedektörün tamamının başka dedektörle değiştirilmesinin uygun olacağının belirtildiğini, davacı firmanın üstlendiği edimi yerine getirmediğini, sözleşmede belirtilenden başka bir ürünü teslim ettiğini, yerine ........kodlu ürün yolladıklarını, gerçekte sözleşmenin ifa edilmediğini, bilirkişi raporlarında da görüleceği üzere █████/2015 tarihli referans numaralı teklifte ...... özelliğinden alev dedektörü belirtilmesine rağmen .... özelliğinde ....... model uygulandığını, sözleşme ve teklife uyulmadığını, somut olayda montajın da davacıya ait olduğundan sistem kurulup test edilmeden ayıbın öğrenilemeyeceğini, tüm ihbarların zamanında yapıldığını, sözleşme maddeleri gereği hiç bir sorumlulukları doğmadığını, açık ayıbın söz konusu olmadığını, aliud ifanın söz konusu olduğunu, müvekkilinin ticaret kayıtlarından da anlaşıldığı üzere, davacının herhangi bir alacağı bulunmadığını, kaldı ki açık hesap ilişkisinde birleşen davadaki taleplerin kabulü halinde davacının bir alacağı olmayacağını belirterek asıl ve birleşen davalarda kararın kaldırılarak asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak, karşı dava ise eserdeki ayıbın yüklenici adına giderilmesinden kaynaklanan alacak nedeniyle başlatılan icra takiplerine itirazın iptali taleplerine ilişkindir.Taraflar arasında sözleşme eki █████/2015 tarihli 090315-184R1/G referans numaralı teklife dair köpüklü söndürme sistemi, mekanik ve elektronik kısımlar ile ilgili belirtilen cihazlarının tam, eksiksiz ve siparişe ve ekte bulunan iş sahibi ...... tarafından verilen teknik şartnameye uygun ve hasarsız olarak projelendirme satım, teslim, süpervizörlük ve elektronik kısım için işçilik bedellerini kapsayan götürü bedelli eser sözleşme imzalandığı hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır.Satış sözleşmesinde, satıcı sözleşmenin kurulduğu sırada bir başkasının meydana getirdiği hazır bir şeyi alıcıya devir ve teslim etmekte, eser sözleşmesinde ise, yüklenici sözleşmenin kurulması sırasında mevcut olmayan ancak işsahibi ile yapılan sözleşme belirlenen özelliklerde bir imalatı meydana getirerek teslim etme taahhüdünde bulunmaktadır. Başka bir şekilde ifade etmek gerekirse, eser sözleşmesi iş sahibinin istediği özelliklere göre bir sonucun meydana getirileceği taahhüdünü içeren bir iş görme sözleşmesi, satış sözleşmesi ise, belirli özelliklere göre önceden yapılmış mevcut bir malın satın alana devrini içeren ve temlik borcu doğuran bir sözleşme olup, eser sözleşmesinde beceriye ve emeğe dayalı sonuç unsuru, satış sözleşmesinde ise mal teslimi ağırlıktadır.Bir davada taraflarca ileri sürülen maddi olguların hukuki değerlendirmesini yapmak, uygulanacak yasa maddelerini bulmak ve uygulamak hakimin doğrudan görevidir. 6100 sayılı HMK'nın 33. maddesine göre hakim, Türk Hukukunu re’sen uygulamak zorundadır. 4.6.1958 tarih, 15/6 sayılı YİB kararına göre, bir davada olayları belirtmek ve açıklamak taraflara, hukuki nitelendirme yapmak hakime aittir. Bu nedenle tarafların hukuki nitelendirmeyi doğru yapmak zorunluluğu yoktur. Başka bir ifade ile hakim, bildirilen hukuki sebeplerle bağlı olmayıp, nitelemeyi yapıp hukuki sebebi kendiliğinden bulup uygulamakla sorumludur.Taraflar arasındaki sözleşmenin başlığında "Satış Sözleşmesi" yazılı olup mahkemece de satış sözleşmesi olarak nitelendirilmiş ise de, sözleşme ile belirlenen yapılacak işin niteliği, taraflara yüklenen edimler ile satış sözleşmesi ve eser sözleşmesi arasındaki farklılıklar dikkate alındığında, taraflar arasındaki sözleşmenin eser sözleşmesi olduğu, mahkemece nitelendirmenin hatalı yapıldığı görülmektedir.Taraflar arasındaki sözleşme bir eser sözleşmesi olduğundan ihtilafında buna göre çözümlenmesi gerekir.Davacı/ karşı davalı sözleşmeye uygun olarak edimini yerine getirdiği halde, alacağının ödenmediğini, davalı/karşı davacı ise, davacı/karşı davalının edimini ayıplı ifa ettiğini, bu nedenle bilirkişi raporu doğrultusunda davacıya yapılan ihbara rağmen ayıbı gidermediğinden kendisi tarafından davalı adına giderildiğini iddia etmektedir.Eser sözleşmesi ilişkilerinde ayıp sözleşme ve ekleri ile iş sahibinin ondan beklediği amaca göre eserde bulunması gereken bazı niteliklerin bulunmaması veya olmaması gereken bozuklukların bulunması olarak ifade edilmektedir. Eserin ayıplı yapılmış olması sözleşmeye aykırılık teşkil eder. Ayıp açık ve gizli olabileceği maddi ve hukuki ayıp şeklinde de olabilir. Açık ayıp, eserin tesliminden sonra makul süre içerisinde yapılan kontrol ve muayene sonucu görülüp tespit edilebilecek ayıplardır. Gizli ayıplar ise basit bir kontrol ve muayene ile ortaya çıkmayıp kullanılmaya başlamasından sonra ortaya çıkan ayıplardır. Maddi ayıplar, açık veya gizli olsun; ortaya çıkan, gözle görülen ve duyu organları ile hissedilen ayıplardır. Bunun dışında gözle görülmeyen ancak yapılmamış olması nedeni ile karşı tarafça fark edilen ayıplarda bulunmaktadır. Maddi ve hukuki ayıplar da açık ve gizli ayıplar gibi yükleniciye ihbarı gereken ayıplardır.Eser sözleşmelerinde ayıplı imalât halinde 6098 sayılı TBK'nın 474/I. maddesi uyarınca açık ayıplarda iş sahibi eserin tesliminden sonra işlerin olağan akışına göre imkân bulur bulmaz eseri gözden geçirmek ve ayıpları varsa bunu uygun bir süre içinde yükleniciye bildirmek, gizli ayıplarda ise aynı Kanun'un 477/son maddesi uyarınca ortaya çıkması üzerine gecikmeksizin ayıp ihbarında bulunmak zorundadır. İş sahibi gözden geçirmeyi ve ihbarda bulunmayı ihmâl etmişse eseri olduğu gibi kabul etmiş sayılır.Eserin ayıplı olması halinde; iş sahibi, süresi içerisinde ayıp ihbarında bulunması şartıyla, sözleşme ve dava tarihinde yürürlükte bulunan Türk Borçlar Kanunu'nun 475. maddesinde sayılan seçimlik haklarından birisini kullanabilir. Bu hakkın kullanması için iş sahibi ayrı bir dava açılabileceği gibi, yüklenici tarafından aleyhine açılmış olan bir davada bu hususu def'i olarak da ileri sürebilir. Sözü edilen Türk Borçlar Kanunu'nun 475. maddesinde; yapılan şey iş sahibinin kullanamayacağı ve hakkaniyet gereği kabule zorlanamayacağı ölçüde kusurlu veya sözleşme hükümlerine aykırı olursa iş sahibinin o şeyi kabulden kaçınabileceği ve bu hususta yüklenicinin kusuru bulunursa zarar ve ziyan da isteyebileceği, yine aynı maddenin devamında ayıbın eserin reddini gerektirecek nitelikte bulunmaması halinde iş sahibinin işin kıymetinin noksanı nispetinde bedelden indirim veya eğer o işin onarımı büyük bir masrafı gerektirmez ise yükleniciyi onarmaya mecbur edebileceği hüküm altına alınmıştır. Bunlar eserin ayıplı olması halinde iş sahibinin kullanabileceği seçimlik haklardır.Somut olayda ise, asıl davada yüklenici yapılan iş nedeniyle ödenmeyen bedelin tahsilini, karşı davada ise iş sahibi yüklenicinin kurmuş olduğu yangın tesisatında problemler yaşandığını, sistemin algılayabileceği herhangi bir ısı, duman, alev vs olmamasına rağmen her gün, gün içerisinde oldukça sık aralıklarla alarm vermeye başladığını, imalattaki ayıbın yüklenici tarafından giderilmemesi üzerine üçüncü kişilere yaptırıldığını beyanla bunun bedelini talep etmiştir. Dosyada alınan bilirkişi raporunda ise, teklif ve sözleşmede belirtilen üründen farklı bir ürün teslim edildiği belirtilmiş olup, yapılan inceleme taraflar arasındaki eser sözleşmesinden kaynaklanan uyuşmazlığın çözümü için yeterli değildir.Bu neden mahkemece öncelikle yangın alarm sistemleri konusunda uzman 3 kişilik bilirkişi heyeti oluşturularak dava konusu olayda ayıplı ifa mı, yoksa sözleşme ve teklifte yer alan yani borçlanılan edimden başka bir şeyin teslim edilmesi olan aliud ifa mı olduğu tespit edilerek sorunun bundan kaynaklanıp kaynaklanmadığı hususu şüpheye yer vermeyecek şekilde saptandıktan sonra sonucuna göre; aliud ifa ise, sözleşme ifa edilmemiş kabul edilerek hüküm kurulması, aliud ifa olmaması halinde ise, edimin sözleşmeye uygun olarak yerine getirilip getirilmediği, ayıplı olup olmadığı, ayıplı ifa olduğunun tespiti halinde ise, bu ayıpların açık ya da gizli ayıp niteliğinde olup olmadığı, davalı/karşı davacı iş sahibinin; eser, açık ayıplı ise makul süre içerisinde muayene ve ihbar yükümlülüğünü, gizli ayıplı ise ortaya çıkmasından itibaren derhal ihbar yükümlülüğünü 6098 sayılı TBK'nın 474 ve 477/son maddelerine göre e-posta yazışmaları da göz önünde bulundurularak süresinde ayıp ihbarı yapılıp yapılmadığı, ayıp nedeniyle talep edilecek bedelin ne olduğu, iş sahibinin ayıbın giderilmesi için üçüncü kişiye yaptırdığı işlerin değerinin makul olup olmadığı hususları ve sözleşmenin niteliği de nazara alınarak denetime elverişli bilirkişi raporu alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği halde bu hususlar açıklığa kavuşturulmadan yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmediğinden davalı/karşı davacının istinaf nedenleri yerindedir.HMK'nun 355.maddesi gereğince istinaf yoluna başvuranın sıfatına, kamu düzenine ve istinaf konusu yapılan nedenlerle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda, hükme etkili olabilecek deliller tam olarak toplanmadan mahkemece karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup davalı/karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunun bu sebeple kabulü ile mahkeme kararının HMK’nun 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına, Dairemiz kararı gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davalı-karşı davacı vekilinin istinaf talebinin KABULÜ ile .... ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .... tarih .../...-.../... sayılı kararının KALDIRILMASINA,Gerekçede yapılan açıklamalar göz önünde bulundurularak yargılama yapılmak üzere dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,2-İstinaf kanun yoluna başvurusu aşamasında yatırılan harçların ilgisine iadesine,3-Karar tebliğ işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,4-İstinaf kanun yoluna başvuran tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,5-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,Dair, duruşma açılmadan dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 6100 sayılı HMK'nun 353/1-a hükmü uyarınca kesin olmak üzere █████/2022 tarihinde oy birliği ile karar verildi....Başkan......Üye......Üye......Katip...