Anahtar kelimeler: Şönt Fazlarına Uçlarına Adresli Kumanda Akım Devresi Ölçüm İhyası Sayacın

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO
: ████████
KARAR NO
: ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2026
NUMARASI
: █████████ Esas - ████████ Karar
DAVA
: Şirketin İhyası
İSTİNAF KARAR TARİHİ
: █████/2026
Davanın kabulüne ilişkin verilen kararın davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
: Davacı vekili; Müvekkili şirket çalışanları tarafından Sanayi Mah. Fski ... No:... Kat:..Güngören/İstanbul adresli tüketim noktasında 08.03.2014 tarihinde yapılan kontrolde ;sayacın kart üzerindeki bağlantı yolu kesildiğini, R. S ve T fazlarına ait akım ölçüm uçlarına elektronik kumanda devresi bağlanarak şönt yapıldığı tespit edilerek ... numaralı kaçak elektrik tespit tutanağı tanzim edildiğini, kaçak elektrik kullanım karşılığı olarak toplamda 87.257-TL kaçak elektrik ve kaçak elektrik ek tüketim faturası düzenlendiğini, müvekkili şirket yetkilileri tarafından yapılan incelemeler neticesinde kaçak elektrik tüketimi tespit edildiğini, dava konusu şirkete karşı icra takibi başlatıldığını, şirketin resen terkinine karar verildiğini, bu nedenlerden dolayı; 19.10.2015 tarihinde tasfiye olunan Tasfiye Halinde ... Ltd Şti'nin ihya edilmesine, resen terkin işlemlerinin usule ve hukuka uygun olup olmadığının araştırılmasına, tasfiye işlemleri resen terkin olarak gerçekleştiğinden tasfiye memurunun tespit edilerek davaya taraf olarak ekletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
: Davalı İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü vekili; Ticaret Sicili Müdürlüğü TTK nın 32 ve TSYnin 34 madde hükmü çerçevesinde işlem yapıldığını, tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluğun şirket tasfiye memurunda olduğunu, dava konusu şirketin ek tasfiyesine karar verilmesi durumunda TTK m. 547/2 gereğince tasfiye memuru atanmasının zorunlu olduğunu, müvekkilinin davanın açılmasına sebep olmadığını, bu nedenle yargı gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağını belirterek müvekkili yönünden davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
: Mahkemece; şirketin tasfiyesinin sona erdiği 09.10.2015 tarihinde tescil edildiğinden sicil kaydının terkin edildiği, ihyası istenilen şirketin ..., ..., ..., ...'in yetkilileri olduğu, Bakırköy 16. İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasına özgü olarak dava konusu şirketin ihyasını istemekte hukuki menfaati bulunduğunu, davada davalı ticaret sicil müdürlüğünün yasal hasım olması ve davanın açılmasına sebebiyet vermemesi karşısında aleyhine yargılama giderlerine hükmedilmemesi gerektiği, davanın kabulü ile İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ... sicil nolu Tasfiye Halinde .... LTD. ŞTİ.'nin TTK'nın 547/1. maddesi gereğince; Bakırköy 16. İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasına özgü olarak, taraf teşkilinin sağlanması bakımından ihyasına, TTKnın 547. Maddesi gereğince tasfiye memuru olarak ... ile ... müteselsilen sorumlu olarak görevlendirilmesine, kendisinin ihyası talep edilen şirketin münferiden temsile yetkilisi ve ortakları olması nedeniyle ücret takdirine yer olmadığına,..." karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
: Davalı tasfiye memuru ... vekili; Müvekkil, davacı tarafından ileri sürülen alacağa konu dönemde kaçak elektrik kullanımı gerçekleştirmediğini, nitekim müvekkil şirketin faaliyet gösterdiği işyerinden taşınmasının ardından,taşınmazın farklı kişiler tarafından kullanılmaya başlanmış olup iddia edilen tüketimin bu kişiler dönemine ait olduğunu, bu hususun müvekkil tarafından icra takibine yapılan itirazda da açıkça ortaya konulduğunu, buna rağmen davacı, alacağın gerçek muhatabı olan ve fiilen elektrik kullanımını gerçekleştiren kişiler aleyhine herhangi bir yasal yola başvurmaksızın, müvekkili hedef alarak işbu ihya davasını açtığını, davacının, borcun muhatabını araştırma yükümlülüğünü yerine getirmeksizin ve müvekkilin açık itirazlarını göz ardı ederek doğrudan ihya yoluna başvurmasının dürüstlük kuralı ile bağdaşmamakta olup hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğunu, bu çerçevede, dava açılmasına müvekkilin herhangi bir eylem veya ihmali ile sebebiyet vermediği açık olup yargı giderleri ile vekalet ücretinin müvekkil üzerinde bırakılmasının hukuka aykırı olacağını ileri sürerek kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
: Dava, 6102 sayılı TTK.'nın geçici 7. maddesi uyarınca Ticaret Sicil Müdürlüğünce resen terkin edilen şirketin ihyası davasıdır.
TTK'nın geçici 7. madde kapsamında terkin edilen münfesih halde olmayan şirketler bakımından ihya kararı ile birlikte tasfiye memuru atanmasına gerek olmadığı yolunda bir uygulama var iken; Yargıtay HGK ve 11.HD nin bu konuya ilişkin olarak sınırlı ihyasına karar verilen şirketlere tasfiye memuru atanmasının kanunun amacına uygun olacağı yönünde bozma kararları verilmiştir.
"Davacı, taraf teşkili ve alacağının tahsili amacına 6102 sayılı Kanun'un 547. maddesi gereğince ek tasfiye kararı ile de ulaşabileceği, o hâlde bölge adliye mahkemesince dava konusu şirketin 6102 sayılı Kanun'un 547. maddesi gereğince dosya kapsamı ile sınırlı olmak üzere ek tasfiyesine karar verilmesi ve tasfiye işlemlerinin yapılması için bir tasfiye memuru atanması gerekirken, ... terkin işleminin hukuka uygun olmadığından bahisle terkin işleminin iptali niteliğindeki şirketin ihyasına karar verilmesi doğru olmamıştır." denilmiştir. (Yargıtay HGK'nın ███████-338 esas, 2024/3 karar sayılı 24.01.2024 tarihli ilamı, Yargıtay 11. HD'nin ....03.2022 tarihli, █████████ esas, █████████ karar sayılı ilamı)Anılan kararlar nedeniyle Dairemizce de sınırlı olarak ihya edilen şirketlere tasfiye memuru atanması kanunun amacına uygun olacağından tasfiye memuru atanması gerekmediği yolundaki mevcut uygulamadan dönülmüştür.
Somut olayda şirket aleyhine resen terkin tarihinden evvel başlatılan icra takibi bulunduğu, takibin sonlandırılması için davacının ihya talebinde hukuki yararı bulunmaktadır. Terkin edilen şirketin gerçekten kaçak elektrik kullanıp kullanmadığının tespiti işbu davanın konusunu teşkil etmemektedir.
Ne var ki, dava dışı şirket olağan tasfiye süreci sonunda terkin edilmemiş olup, mahkemece olağan tasfiye süreci neticesi terkinin gerçekleştiğini kabul ile karar verilmesi doğru olmamıştır.Geçici 7. madde kapsamında terkin gerçekleştiğinden alınmış bir tasfiye kararı olmadığı ,terkinden evvel şirket yetkilisinin ... olduğu,diğer ortakların temsil yetkisi bulunmadığı ,gerekmediği halde birden fazla tasfiye memuru atandığı ,ne amaçlandığı belirtilmeden müteselsilen yetkili kılındıkları ,bu durumun tasfiye amacına da aykırı olduğu ancak kararın diğer tasfiye memuru tarafından istinaf edilmediğinden yetki durumu kamu düzenine aykırılık nedeniyle düzeltilmiştir.Davalı tasfiye memuru davanın açılmasına sebep olmadığı, bu nedenle davalı aleyhine yargı gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmadığından kararın kaldırılması gerekmektedir. TTK nın geçici 7 madde uyarınca terkin yapıldığı halde dvalı Ticaret Sicil Müdürlüğünün yasal hasım olduğunun kabulü de doğru olmamıştır.
Açıklanan nedenlerle; dava dışı şirket hakkında derdest icra takibi bulunduğu, ihya talebinde hukuki yararı bulunduğu, kararın kesinleşen kısımlarının aynen tekrarına şirketin ihyasına davalı ... aleyhine yargı gideri ve vekalet ücreti takdir edilmemesine karar verilmiştir.
HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin █████/2026 Tarih █████████ Esas - ████████ Karar sayılı kararın HMK'nın 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA;
-Davanın kabulü ile İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ... sicil nolu Tasfiye Halinde .... LTD. ŞTİ.'nin TTK'nın 547/1. maddesi gereğince; Bakırköy 16. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılına özgü olarak ihyasına, tasfiye memuru olarak ... T.C. kimlik nolu █████/1977 doğum tarihli ...'in ve ... T.C. kimlik nolu █████/1984 doğum tarihli ...' in birlikte yetkili olarak atanmalarına, kararın tescil ve gazete ile ilanına, masrafın davacı vekili tarafından karşılanmasına,
Alınması gereken ‭732- TL karar harcından peşin alınan 615,40- TL harcın mahsubu ile, eksik 116,60- TL harcın davalı ...'den tahsili ile hazineye ödenmesine,
Davacı tarafından yapılan toplamda 3.808,50-TL yargılama giderinin davalı ...'den tahsili ile alınarak davacıya verilmesine,
Davacı vekili için takdir olunan 45.000-TL vekalet ücretinin davalı ...'den tahsili ile davacıya ödenmesine,
Davalı Ticaret Sicil Müdürlüğü zorunlu yasal hasım olduğu ve dava açılmasına sebebiyet vermediğinden, davalı Ticaret Sicili yönünden davacı lehine avukatlık ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
Davalı ... aleyhine yargı gideri ve vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Davalı ... tarafından yatırılan 732-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-ç maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.█████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!