Anahtar kelimeler: Arılara Madedsi Arıcı Kovanlarının Bahçedeki Çatısının Arı Süratle Rizikonun Artmasına

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ12. HUKUK DAİRESİDOSYA NO
: ████████KARAR NO
: ████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
:İSTANBUL ANADOLU 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: █████/2026NUMARASI
: ████████ Esas - ████████ KararDAVA
: Sigorta (Ziraat Sigortası Kaynaklı)DAVA TARİHİ
: █████/2024İSTİNAF KARAR TARİHİ
: █████/2026Davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;DAVA
: Davacı vekili; "Müvekkilimin rizikonun gerçekleşmesinde bir kusuru olmadığı arı kovanlarının bulunduğu bahçedeki yapının çatısının dahi uçtuğu,hasarın meydana gelmesinin hemen sonrasında müvekkilimin komşuları ... ve kendisi de arıcı olan ... tarafından TTKnın 1448 madedsi uyarınca zararın önlenmesi azaltılması artmasına engel olunması kapsamında süratle arılara müdahale ettiklerini ,rizikonun gerçekleştiğine ilişkin bildirimin geç yapılması, ödenecek tazminatta bir artışa neden olmadığı,geç bildirimin sebebi davalı tarafın müvekkilime sigorta poliçesi verilmemiş ve aydınlatma yükümlülüğü yerine getirilmemesi olduğu ,Eksper olarak görevlendirilen kişinin arıcılık konusunda hiçbir bilgisi olmadığını ,hasarın tespitinde kovanların içinin açılıp kovanın içinde kalan arının miktarı ve arı kolonisinin yaşamını devam edebilmesi için olmazsa olmaz olan ana (kraliçe) arının yaşayıp yaşamadığının tespit edilmesi gerektiğini, eksper sadece kovanların kapaklarını açtırıp kabaca kovanın içine bakarak tespit yaptığını, bu beyanla davalı sigorta şirketi rizikonun meydana geldiğini kabul ettiği, eksper önyargılı hareket etmiş fırtınadan arıların zarar gördüğüne inanmadığını, arı kovanlarının üzerindeki plakalar eksperin tespiti sırasında kovanların üzerinde bulunduğunu ,hasar tespit raporunda kovan plakalarına göre tesbit yapıldığını,bu beyan eksperin yaptığı tespitlerin hatalı yapıldığını gösterdiğini, Tarım ve Orman Bakanlığı'nın ilgili yönetmeliği kapsamında bütün arı kovanlarının plakalandırıldığı, hasar tarihinin 26.11.2023 olduğunu, kovanlar arı kolonisiyle birlikte sigortalanmasına rağmen bu şekilde bir tespitin kötü niyetli olduğunu, kovanın içindeki arı miktarı ve ana(kraliçe) arının varlığı arı kolonisinin akıbetini belirlediğini, ana arısı olmayan arı kolonisi belirli bir süre sonra yok olduğunu, ana arının en önemli görevi yumurtlayarak koloniye yeni bireylerin katılımını bu sayede koloninin gelişmesini devamlılığını sağlamak ve salgıladığı feromanlarla koloni içerisindeki düzeni ve birlikteliği devam ettirdiği, bal arısının ömrü 6-7 hafta olup, kovanın içinde ana arısız kalan bal arıları 6-7 hafta daha yaşamını sürdürecek sonra yok olacağını, sigorta eksperi bütün bu bilgilerden bihaber olduğundan ve önyargılı davranarak müvekkilimi zarara uğrattığını, 26 arı kovanından 21 adedinin içindeki arı kolonisi söndüğünü,sigorta poliçesinin kovan sigorta bedeline kovan, arı kolonisi ve bal dahil olduğunu, tazminat hesabında poliçede yazılı olan arılı kovanın sigorta bedeli esas alınacağını, arılı kovan sigorta bedelinin %30'u kovan bedelini, %55 koloni sigorta bedelini %15 bal sigorta bedelini ifade ettiği, kovanlar tarafımızca onarıldığı, ancak 21 kovanın içindeki arı kolonisi fırtınanın etkisiyle kraliçe arısı öldüğü için koloni söndüğünü, telef olan 21 adet arı kolonisini yerine koyamamış ve 2024 yılı sezonda elde edeceği üründen (bal, balmumu ve propolis) mahrum kaldığını, ...Birliği'ne müzekkere yazılarak 2024 yılında 21 arı kovanından elde edilecek bal miktarı ve bu ürünün ortalama satış bedelinin sorulmasına, 21 arı kolonisinin ölmesi veya sönmesi nedeniyle oluşmuş hasar tazminatının ve sigorta şirketinin bu hasarı tazmin etmemesi nedeniyle ortaya çıkan 2024 yılına ait 21 arı kolonisinin elde edeceği bala ilişkin tazminatın tespitine karar verilmesini talep etmiştir.CEVAP
: Davalı vekili; davacı müvekkili kuruma hasar ihbarını geç yaparak hasar tespit işleminin sağlıklı şekilde yapılmasını engellediğini, hasar tespiti esnasında 'Kovan Plakaları' tespit edilememiş ve hasarlı kovanların sigortalanan kovanlar olup olmadığının kanıtlanamadığı, başvuru konusu ... numaralı ...sigorta poliçesi 05.07.2023-05.07.2024 tarihleri arası 45.500-TL toplam sigorta bedeli üzerinden düzenlendiği, davacı tarafından 06.12.2023 tarihinde fırtına sebebiyle müvekkil kuruma hasar ihbarında bulunulduğu,yapılan hasar tespit işleminde hasarın 26.11.2023 tarihinde olduğu sigortalı il dışında olduğu için komşularının müdahale edip kovanları düzelttiği, fotoğraflar çekip sigortalıya gönderdikleri beyan edilmiş ve sigortalının olaydan 15 gün sonra Tokat'a dönmesi sonrası hasar ihbarında bulunduğu beyan edildiği, 06.12.2023 tarihinde eksper tarafından yapılan tespitte kovanların düzeltildiği,komşularının çektiği fotoğraflarda plakalarda okunmadığından hasarın tesbit edilemediği, sigortalı tarafından verilen beyanda kovanların hangisinin hasarsız olduğu kendisi tarafından dahi tespit edilemediği, Devlet Destekli Arı Poliçelerinde Hasar Tespit İşlemi esnasında kovan plakasının teyit edilebilmesi şart olduğunu,kovanların aktif, pasif olduğunun dahi tespit edilemediği, kabul manasına gelmemekle birlikte hasarlandığı iddia edilen kovanlarda arı bal yahut ürün olduğu ve bunların hasarlandığına ilişkin dahi bir kanıt bulunmadığını, teminat kapsamında olmayan zarara ilişkin davanın reddini talep etmiştir..İLK DERECE MAHKEME KARARI
: Mahkemece; alınan bilirkişi raporunda sigorta teminatı kapsamında riskin gerçekleşmesi ile 21 adet kovan zarar gördüğü 21 adet kovan için sigorta bedeli ilk ateş sigortası prensiplerince 36.750-TL olup %10 poliçe muafiyeti sonrası ödenecek tazminat tutarının (36.750.-TL x %90) 33.075-TL olduğu hesaplandığı, teminat kapsamında riskin gerçekleşmesi nedeni ile davalı sigortadan 33.075-TL hasar tazminatı alacaklısı olduğunu, davalı tarafından hasarın teminat dahilinde olmadığı ileri sürüldüğünden olaydaki ispat külfeti mevcut durumun aksini iddia eden sigortacı üzerinde bulunduğu zararın teminat kapsamında olduğu dikkate alınarak, davalının davacının gerçek zararın gidermekle yükümlü olduğundan, alınan bilirkişi raporları ile tespit edilen 33.075-TL tazminatın dosya kapsamına uygun olduğunu, temerrüt tarihinin sigortaya başvuru tarihinden itibaren bir ay sonrası 15.04.2024 tarihi kabul edilerek, davacı tarafça her ne kadar munzam zarar talebinde bulunulmuş ise de TBK nın 122 maddesinde öngörülen sorumluluğun bir kusur sorumluluğu olduğu,davalı temerrüdünün kusura dayandığı söylenemeyeceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne , 33.075-TL hasar bedeli tazminatının █████/2024 tarihinden itibaren yasal faiz işletilerek davalıdan tahsiline ,fazla istemin reddine karar verilmiştir.İSTİNAF SEBEPLERİ
: Davalı vekili; yapılan hasar tespit işleminde hasarın 26.11.2023 tarihinde olduğu sigortalı il dışında olduğu için komşularının müdahale edip kovanları düzelttiğini, fotoğraflar çekip sigortalıya gönderdikleri beyan edilmiş ve sigortalının olaydan 15 gün sonra Tokat’a dönmesi sonrası hasar ihbarında bulunduğu beyan edildiği, davaya konu arı kovanlarında plaka tespit edilemediğini, sigortalı tarafından verilen beyanda kovanların hangisinin hasarlı hangisinin hasarsız olduğu kendisi tarafından dahi tespit edilemediğini, kovanlar plaka numarasına göre sigortalandığını, hasar almış olan poliçesiz kovanlar için plakaların sökülerek fırtına hasarı kapsamında öne sürülebileceğinin dikkate alınması gerektiğini, Devlet Destekli Arıcılık Sigortası Genel Şartlar B.5. (1) "Tazminat hesabında, poliçede yazılı olan kovanın sigorta bedeli esas alınır. Çerçeveler ve petekler teminat kapsamında değildir.(3) Ödenecek tazminat tutarı, Tarım Sigortaları Havuzu eksperinin raporunda belirtilen veya rapor içeriğine atfen belirlenen kusur oranı düşüldükten sonra ödenir. "şeklinde olduğunu, Tarife ve Talimatların 2. (1)maddesinde Tazminat hesabında, poliçede yazılı olan kovanın sigorta bedeli esas alınır. Kovan sigorta bedelinin; unsur (kovan, arı kolonisi ve bal) bazında ayrımı poliçe üzerinde belirtilir. Çerçeve ve petekler teminat kapsamında değildir." denildiğini; bilirkişi tarafından itirazları doğrultusunda hazırlanmayan, mevzuat kapsamında değerlendirme yapılmayan ve hüküm kurmaya elverişsiz rapor üzerinden verilen kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.GEREKÇE
: Dava, Devlet Destekli Arıcılık Sigorta Poliçesi kapsamında meydana gelen hasarın tazmini talebine ilişkindir.Davacıya ait bulunan 26 adet arı kovanı Devlet Destekli Arıcılık Sigorta Poliçesi yürürlükte iken hasar tarihi olan 26.11.2023 tarihinde kovanların bulunduğu fırtınada hasar gördüğü ileri sürülerek hasar sonrası çekilen fotoğraflar davacı ve davalı tarafça dosyaya sunulmuştur. Davalı hasarın davacı tarafından geç ihbar edildiğini,fotoğraflarda plakalar okunamadığından hasarlı kovanların sigortalı kovanlar olup olmadığının tesbit edilemediğini savunmaktadır. Hasar tarihi itibariyle ;rüzgar hızının fırtına düzeyinde bulunduğu bilirkişi raporunda tesbit edilmiştir.Hasar ihbarı akabinde; davalı tarafça yaptırılan eksper raporunda 26.11.2023 tarihinde ki fırtınada arılı kovanların fırtınanın etkisiyle birçoğu devrilmiş ve kapağı açılmış, kendileri il dışında olduğundan komşuları tarafından müdahale edildiği, kovanları düzeltip gerekli müdahaleyi yapmışlar. Fotoğrafları çekip işletme sahibine göndermişler, olaydan 15 gün sonra döndüklerinde ihbarda bulundukları mahallinde yapılan incelemede kovanların düzeltildiği ve toparlanmıştı, ancak sigortalının hangi kovan aktifti ve fırtınada hasar gördü veya hangi kovan aktifti ayırt edemediğini söylediğini, olayın üzerinden iki hafta kadar zaman geçmesi, hasarlı olanların düzeltilmiş olması, komşuların çektiği fotoğraflarda kovanlarda plaka okunmaması ve tarafınca hasarın tesbiti edilememesi sebebiyle kovanların hasarsız olarak kabul edildiği, arı bal hasarı için kovanların öncesinde aktifmi, pasifmi olduğu bilinmediğinden herhangibir hasar girişi yapılmadığını belirtmiş ise de: rapor içeriği listede kovan plaka numaralarına göre pasif kovanların tesbit edildiği; 4 adet kovanın pasif içinde arı-yok olarak belirtildiği anlaşılmaktadır.Kalan plaka numaralar ise aktif-arı var olarak değerlendirilmiştir. Fotoğraflardan ise fırtınada dağılan kovanların toplandığı eksper tarafından tesbit edilmiştir. Ne var ki fırtınada dağılan kovanların içinde canlı arıların bulunduğu ve kovanın aktif olarak içinde arı olduğu kabul edilmesine rağmen kraliçe arının varlığı veya aradan geçen zamana göre koloninin ne durumda olduğu tesbit edilmeden kovanın aktif-arı var olarak belirlendiği halde hasar olmadığının tesbitinin yapılması sürece uygun bir tesbit değildir.Eksper raporunda içinde arı bulunmayan kovanlar pasif-arı yok denilerek plaka numaralarıyla rapora yazılmıştır. Eksperin hasar yok tesbitinin somut duruma uygun olmadığı anlaşılmaktadır.Bir taraftan fotoğraflarda plaka okunamadığından söz ederken diğer yandan mahallinde yapılan incelemede plaka numaralarına göre içinde koloni bulunan kovanların listelendiği halde hasarın tesbit edilememesinin somut bir gerekçesi yoktur. Fırtınada kapağı açılıp etrafa dağılan arıların hasar görmeden tekrar kovanda toplanacağını beklemek mümkün değildir.Bu halde hasardan evvel 4 kovanın pasif olduğu(hasardan evvel arı olmadığı) eksper tarafından belirlendiği ,davacı ise bu tesbitten daha az sayıda kovanın hasar gördüğünü ileri sürdüğüne göre fırtınada dağılarak etrafa dağılan koloninin zayi olduğunun kabulü gerekir.Eksper tarafından 26 adet kovanda 4 kovan pasif tesbiti yapılmış ise de davacı ;21 kovanın kolonisinin tükendiğini ileri sürdüğünden 21 kovanın fırtına nedeniyle zayi olduğunun kabulü gerekir.Bilirkişi raporunda her bir kovana düşen bedelden %10 muafiyet düşülerek zarar 33.075-TL hesaplanmıştır. Ne var ki; sigorta bedelinin %30 u kovana, %55 i koloniye , %15 ide bala tahsis edilmiş olup koloninin fırtınada zayi olmasının bal zararına tekabül eden miktardan çok daha fazlası zarar olduğu hesaplanmış olup kovanlarda (dış aksam) bir zarar tesbit edilmediği, davacı tarafçada kovanların komşular tarafından toplandığı belirtildiğine göre tazminat miktarından %30 una tekabül eden kısım bakımından davanın reddine karar verilmek gerekirken kovan bedeline de hükmedilmesi yerinde görülmemiş, ödenecek tazminattan kovan bedelleri (%30) düşülerek kalan miktara hükmedilmesi gerekirken daha fazla zarara hükmedilmesi doğru bulunmamıştır.Açıklanan nedenlerle; genel şartlarda belirlenen sürede ihbar yapılmamış ise de “İhbar süresinin geçirilmesi, sigortacının tazminatı reddetmesine tek başına yeterli olmayıp; gecikme nedeniyle inceleme yapılamadığı ispatlanması gerektiği; fırtınadan sonra ki iki hafta sonra arıların akıbetinin tesbit edilebileceği ,zira aktif kovanların tesbitinin yapılıdğı,aradan geçen zamana göre hasar tesbitinin yapılamayacağının kabul edilemeyeceği 21 adet kovanın koloni ve bal zararına hükmedilmesi gerektiği halde kovan zararına da hükmedilmesi doğru bulunmamış, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne kararın kaldırılmasına yapılan hata nedeniyle yeniden yargılama yapılmasına gerek olmadığından yeniden karar verilerek, 23.152,50-TL hasar bedelinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, fazla istemin reddine karar verilmiştir.HÜKÜM
:Yukarıda açıklanan nedenlerle:Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2026 Tarih ████████ Esas - ████████ Karar sayılı kararının HMK'nın 353(1)b-2 maddesi gereği KALDIRILMASINA;"Davanın Kısmen Kabulüne; 23.152,50-TL hasar bedeli tazminatının █████/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazla istemin reddine,"İlk derece yargılamasına ilişkin olarak ;"Alınması gereken 1.581,54-TL karar harcından peşin alınan 427,60-TL harç ve 556,30-TL ıslah harcının toplamı olan 983,90-TL'nin mahsubu ile kalan 597,64-TLharcın davalıdan tahsiliyle Hazineye ödenmesine,Davacı tarafından yatırılan 983,90-TL peşin harçların davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Davacı vekili için takdir olunan 23.152,50-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Davalı vekili için takdir olunan 10.022,50-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,Davacı tarafından yapılan 10.000-TL bilirkişi ücreti ve 1.098,50-TL posta gideri olmak üzere toplam 11.098,50-TL yargı giderinden kabul-red oranına göre belirlenen 7.750-TL yargı giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,kalanın davacı üzerinde bırakılmasına,Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600-TL arabuluculuk ücretinin davanın kabulü oranında hesaplanan 2.515-TL'sinin davalıdan, 1.085-TL'sinin davacıdan alınarak Hazineye ödenmesine,"Yatırılan 732-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde davalıya iadesine,Davacı tarafından yapılan 75-TL istinaf yargı giderinin davanın kabulü oranında hesaplanan 55-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalanın davacı üzerinde bırakılmasına,Davalı tarafından yapılan 340-TL istinaf yargı giderinin davanın reddi oranında hesaplanan 10-TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, kalanın davalı üzerinde bırakılmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. █████/2026