Anahtar kelimeler: Senesine Evrakların Ortağı Paylaşılmadığını Olağan Ret Toplantısının Anadolu Kurul Eski
11. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi

SAYISI
: ████████ Esas, ████████ Karar
HÜKÜM
: Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ
: İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., █████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı şirketin ortağı olduğunu, davalı şirketin 2019 senesine ilişkin olağan genel kurul toplantısının 14.12.2020 tarihinde yapılacağının müvekkiline bildirildiğini, bunun üzerine şirketin ekonomik durumuna ilişkin evrakların müvekkili ile paylaşılmadığını, müvekkilinin davalı şirketin eski yönetim kurulu başkan vekili olduğunu, diğer ortağın hukuka aykırı işleri sebebiyle İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ E. sayılı dosyası üzerinden ortaklıktan çıkma ve çıkarılma davası ikame ettiğini, bu davayı ikame etmesi ile çoğunluk hisseye sahip ... tarafından müvekkilinin yönetim kurulu başkan vekilliği görevine son verildiğini, 14.12.2020 tarihli genel kurulda müvekkilinin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 420. maddesine istinaden erteleme talebinde bulunduğunu, gündemin 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 11... . maddelerinin finansal tabloların müzakeresi ve buna bağlı konular dahilinde olduğu belirtilerek bu maddelerin görüşülmesinin ertelendiğini, ancak gündemin 10. maddesi olan denetçi seçiminin görüşülmesinin ertelenmediğini, bu hususa müvekkilinin itiraz ederek muhalefet şerhini toplantı tutanağına eklediğini, 10. madde kapsamında alınan kararın hukuka ve dürüstlük kurallarına aykırı olduğunu, İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesindeki davada müvekkilinin davalı şirketin yönetim kurulu başkanı ...'nun usulsüzlüklerini açıkladığını, bu nedenle bağımsız denetçinin oy çoğunluğuna sahip ... tarafından seçilemeyeceğini, denetim raporlarının gerçeği yansıtmadığını, öte yandan genel kurulun birinci maddesinde toplantı başkanlığına ...'nin seçildiğini, müvekkilinin olumsuz oy verdiğini, çünkü bu kişinin ...'nun yakın arkadaşı olduğunu ileri sürerek 14.12.2020 tarihli genel kurul kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; anılan genel kurulun usul ve yasaya uygun olduğunu, davacı pay sahibi ile davalı şirket arasında bir buçuk senedir devam eden önemli hukuki ihtilâflar bulunduğunu, bu nedenle hiçbir yasal zorunluluk olmadığı halde genel kurul toplantısına bakanlık temsilcisi davet edildiğini, toplantının açılışında davacının itirazlarının TTK'nın 420/1 hükmü kapsamında değerlendirilerek bağımsız denetçi seçimi ile ilgili gündem maddesinin haricindeki diğer maddelerin görüşülmesinin ertelendiğini, müvekkili şirketin mevzuat gereği bağımsız denetime tabi olduğunu, şirketin sonraki yıl için bağımsız denetçisi olmadan faaliyet göstermesinin yasaya aykırılık teşkil ettiğini, denetim şirketi seçiminin 2019 yılı finansal tabloların müzakeresi ile bir ilgisinin bulunmadığını, bu sebeple gündemin 10. maddesi gereği olan bağımsız denetçi seçiminin görüşülmeye açıldığını, üç bağımsız denetim şirketinin teklif verdiğini, bu tekliflerin pay sahiplerinin değerlendirilmesine sunulduğunu, yapılan oylama neticesinde en düşük hizmet bedelini teklif eden ... ve ... Şirketi'nin oy çokluğuyla seçildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu genel kurulda sadece, gündemin 10. maddesi gereğince bağımsız denetim şirketinin seçimi ile ilgili hususun görüşüldüğü, genel kurula davacının asaleten katıldığı, toplantı nisabının sağlandığı, anılan kararın oy çokluğu ile alındığı, Yasa'da ve ana sözleşmede ağırlaştırıcı bir nisap öngörülmediği, denetçinin görev yapacağı faaliyet dönemi 2020 senesi olup, seçimin de 14.12.2020 tarihinde yapıldığı, daha fazla gecikmesinin mümkün olmadığı, bağımsız denetçi seçimine ilişkin kararın, kanuna veya esas sözleşme hükümlerine ve özellikle dürüstlük kurallarına aykırı yönü bulunmadığı, en uygun teklifi veren şirketin seçildiği, toplantı başkanının atanmasına ilişkin 1. maddede ise oylamanın söz konusu olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu genel kurulda alınan 1 numaralı kararın iptale tabi olmadığı, her ne kadar davacı taraf, davasını genel kurul kararının iptali davası olarak açıklamış ise de hukuki nitelendirmenin mahkemeye ait olduğu, eldeki davanın, TTK'nın 399/4 hükmü uyarınca açılmış, denetçinin görevden alınması davası olarak nitelendirileceği, buna göre denetçi seçimi kararının ...Sicil ...'nde 18.12.2020 tarihinde yapılan ilanından itibaren dava açmak için gerekli üç haftalık hak düşürücü sürenin, dava tarihi olan 13.03.2021 tarihi itibariyle sona erdiği, davanın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 114/2 hükmü, uyarınca usulden reddine karar verilmesi gerekirken Mahkemece davanın reddine karar verilmesinin sonucu itibariyle doğru olduğu gerekçesiyle istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davalı ... şirketin 14.12.2020 tarihinde yapılan genel kurulunda alınan kararların iptali istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ
: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 11.03.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!