Anahtar kelimeler: Granür Derisinin Yırtıldığını Kırıldığını Makinasında Eli Götürüldüğünü Sakarya Kocaeli Eğitimin

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: Kocaeli 2. İş MahkemesiSAYISI
: ███████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalıya ait iş yerinde çalışmakta iken daha önce hiçbir eğitimin verilmediği ve görevi ile ilgilisi bulunmayan granür makinasında görevlendirildiğini ve 13.08.2011 tarihinde iş kazası geçirdiğini, kaza nedeni ile davacının sağ eli kırıldığını ve derisinin yırtıldığını, kaza sonrasında davacının ... Hastanesine götürüldüğünü, ancak kayıtlara iş kazası olarak girilmediğini, iş kazasının tespiti amacıyla Kuruma müracaat ettiklerini ve Kurumun herhangi bir araştırma yapmadan reddettiğini, meydana gelen kazanın davalı işverenliğin işçi sağlığı ve iş güvenliği kurallarına aykırı davranmasından dolayı gerçekleştiğini belirterek, davacının davalıya ait iş yerinde iş kazası geçirdiğinin tespiti ile söz konusu kaza nedeniyle davacının sürekli iş göremezlik oranının tespitine karar verilmesini talep etmiş, Mahkemece 29.03.2019 tarihli celsede; iş kazasının tespitine ilişki kesinleşmiş bir mahkeme kararı veya Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından yapılmış bir tespit olmadıkça, Mahkemece sürekli iş göremezlik oranı belirlenemeyeceğinden, davalılar aleyhine açılan sürekli iş göremezlik oranının tespitine ilişkin davanın tefrik edilerek huzurdaki dosyadan yargılamasına devam olunmuştur.II. CEVAP1- Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, davacının iş kazası geçirdiğini iddia ettiğini, söz konusu olay ile ilgili olarak iş kazası bildirimi, olayın iş kazası olduğuna dair tutulmuş herhangi bir tutanak, hastane tarafından düzenlenmiş adli muayene formu vs. bulunmadığını, davacının iddialarının aksine 13.08.2011 tarihinde gerçekleşen olayda elinin kırılmadığını, bu durumun hastane kayıtları ile sabit olduğunu, Kurumun resen olayın iş kazası olduğuna dair karar vermesinin mümkün olmadığını beyanla davanın reddini istemiştir.2- Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; davacının davayı açmadan önce Kuruma başvuru yapıp yapmadığının araştırılması gerektiğini, başvuru yapılmamış ise davanın reddi gerektiğini, davaya konu taleplerin zamanaşımına uğradığını, davacının granür makinasında çalışmakta iken makinenin merdanesine dikkatsizlik sonucu parmağını sıkıştırması ve sıkışan parmağını geri çekmesi esnasında parmak derisinde yüzeysel soyulma meydana geldiğini, ... Hastanesinde tedavisinin yapıldığını, parmakta herhangi bir kırık olgusuna rastlanmadığının çekilen grafiden anlaşıldığını, davalı şirketin olayda hiç bir kusurunun bulunmadığını, davacı kendi dikkatsiz ve iş güvenliğine aykırı davranışları ile olaya sebebiyet verdiğini, iş yerinde iş güvenliğine ilişkin önlemlerin alındığını beyanla davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne; davacının 13.08.2011 tarihinde geçirmiş olduğu iş kazası ile illiyetli geçici iş göremezlik süresi sonundan itibaren E cetveline (yaşına) göre %14,1 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağına karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalılar tarafından yapılan istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Sebepleri1- Davalı şirket vekili temyiz dilekçesinde; davaya konu taleplerin zamanaşımına uğradığını, müvekkili şirkette meydana gelen olayda davacının elinde herhangi bir kırık olgusu bulunmadığını, dolayısı ile küçük bir sıyrıkla meslekte kazanma gücü kaybı mümkün olmadığından davacının haksız ve hukuka aykırı davasının reddi gerektiğini, husumetli ve davacının yakın akrabası olan yeğeninin beyanları esas alınarak hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, davacı işçi için düzenlenen sağlık raporunda belirtilen %14,1'lik maluliyet oranının müvekkili şirketten kaynaklı olması fiilen mümkün olmadığını, Adli Tıp Kurumu 2. Üst Kurulundan rapor alınmadan eksik inceleme neticesinde karar verilmiş olduğunu beyan etmektedir.2- Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; sigortalının kırık olduğu yönündeki iddialarının gerçek dışı olduğunu, meydana gelen olayda davacının elinde herhangi bir kırık olgusu bulunmadığını, dolayısı ile küçük bir sıyrıkla meslekte kazanma gücü kaybı mümkün olmadığını, kaldı ki elinde kırık olan davacının 2014 yılına kadar çalışmasının da mümkün olamayacağını, Adli Tıp Kurumu 2. Üst Kurulundan rapor almadan karar verilmesinin hatalı olduğunu beyan etmektedir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, davacının iş kazası sebebiyle sürekli iş göremezlik oranının tespiti istemine ilişkindir.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekilleri tarafından temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgiliye yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,25.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.