Anahtar kelimeler: Esaskarar Çalışmış Yapmaya Akdedilmiş Yazildiği Emekliliğe Ayrıldığını Katip Kapsayan Dönemlerini

T.C. ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ████████ Esas - ████████

Türk Milleti Adına Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili
ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
HAKİM
:.....
KATİP
:.....
DAVACI
: .....
VEKİLİ
: Av. .....
DAVALI
: ...
VEKİLİ
: Av. .....
DAVA
: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2025
KARAR TARİHİ
: █████/2026
KARARIN YAZILDIĞI TARİH
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle
: Davalı Şirket arasında ..... için 01.08.2019 -31.10.2019 dönemlerini kapsayan Hizmet Alım Sözleşmesi akdedilmiş olduğunu, Davalı nezdinde çalışmış olan dava dışı ...'ın emekliliğe ayrıldığını, Davacı tarafından 332.766,48 TL Kıdem Tazminatı ödemesi yapılmış olduğu ve Davalının kendi çalıştırdığı dönemden doğan sorumluluğu nedeniyle Davalı şirketten 7.652,13 TL Kıdem Tazminatı asıl alacağı talep edilmiş olduğunu, yapılan yazılı ihtarlara cevap alınamaması nedeniyle ödeme gününden işletilen faizleri ile birlikte takip başlatıldığı, .....E. Sayı numaralı dosyası kapsamında avans faizle birlikte asıl alacak ve faiz toplamı 9.997,93 TL tutarında alacak için ilamsız icra takibi yoluna başvurulduğu, Davalı Şirketin bahse konu takibe 14.11.2024 tarihinde itiraz ettiği, ilgili itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesi yanı sıra dava değerinin % 20' sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle
: Zamanaşımı, yetki, husumet itirazında bulunduklarını, dosyada iş akdinin fesih nedeni ve kıdem tazminatı hakkı doğup doğmadığı hususunda denetime elverişli bir bilirkişi raporu bulunmadığını, bu tespit yapılmadan davalı şirket aleyhine hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, rücu taleplerinde öncelikle dava dışı işçinin kıdem tazminatına hak kazanıp kazanmadığının belirlenmesi gerektiğini, sözleşmede yüklenicinin bu kalemden sorumlu olduğuna dair açık bir hüküm bulunmadığını, ihale bedeline dahil edilmeyen yükleniciye ödenmeyen kıdem tazminatı kaleminin davalı şirketten rücuen talep edilmesinin hukuken ve hakkaniyet gereği mümkün olmadığını belirtmiş ve bu nedenlerle davanın reddini talep etmiştir.
Dava, asıl işveren tarafından dava dışı işçiye ödenen işçilik alacaklarının davacı ile davalılar arasında imzalanan hizmet alım sözleşmeleri kapsamında davalı alt işverenlerden rücuen tahsili istemi ile başlatılan icra takibine vaki itirazın iptaline ilişkindir.
Usulüne uygun dayanılan deliller, davaya konu hizmet sözleşmeleri ile eki şartnameler celbedilmiş, bilirkişi raporu alınmıştır.
Dosya bilirkişiye tevdi olunmuş bilirkişi █████/2025 tarihli raporunda: Nihai inceleme ve hukuki yorum mahkemeye ait olmak üzere dava dışı işçi için, her bir şirketin sorumlu olabileceği miktarlar davacı tarafından ödenen işçilik alacaklarına ilişkin olarak dosya kapsamında davalı dışındaki şirketlerin ihale evraklarının ve davacının hangi verilere göre kıdem tazminatı hesabı yaptığının bulunmadığı, hesaplamanın yalnızca ... kayıtları ve ödeme belgeleri esas alınarak yapıldığını belirtmekle, 7.654,64- TL - ... San. ve Tic. Ltd. Şti. olarak hesaplandığı bildirilmiştir.
Tarafların itirazları üzerine dosya ek rapor alınmak üzere tekrar bilirkişiye tevdi olunmuş bilirkişi █████/2026 tarihli ek raporunda: 29.01.2026 tarihli Resmi Gazete uyarınca davalının kıdem tazminatından sorumluluğunun ilgili tarihler arasında olmadığı kabul edilirse, kalan tarihler için sorumlu olduğu tutar 1.345,87- TL olduğu bildirilmiştir.
Dava konusu hizmet alım sözleşmeleri ile eki şartnamelere göre; davacının asıl işveren olduğu, davalıların alt işverenler olduğu, bu haliyle davalıların çalıştırılan dava dışı işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğunun bulunmadığı, dolayısıyla asıl ve alt işverenler arasındaki hukuki ilişkinin niteliği, asıl işveren ile alt işverenlerin, İş Kanunu'na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmalarına rağmen, rücu ilişkisinde taraflar arasındaki sözleşme hükümlerinin uygulanmasının, sözleşme hukukunun en temel ilkelerinden olması, işçilik alacakları asıl işveren tarafından ödenen işçinin, alt işveren yüklenicilerin işçisi olduğu, sözleşme bedeline işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olduğu, asıl işveren ve alt işverenler arasındaki sözleşmede, "asıl işverenin, işçilik alacaklarından sorumlu olacağına" dair bir hüküm bulunduğunun da iddia ve ispat edilmemiş olması dikkate alındığında, davacı asıl işverenin, ödemiş olduğu işçilik alacakları ve ferilerinin tamamını, işçiyi çalıştıran alt işverenlerden işçi çalıştırdıkları dönemle sınırlı olarak talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekmiştir.
Davalı tarafça her ne kadar davanın konusuz kaldığı ileri sürülmüştür.
█████/2026 tarihinde Resmi Gazetede yayınlanan ... numaralı Bazı Kanunlarda Ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 6 maddesi "MADDE 6- 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanununa aşağıdaki geçici madde eklenmiştir. “GEÇİCİ MADDE 12- 10/9/2014 tarihli ve 6552 sayılı İş Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması ile Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına Dair Kanunun 8 inci maddesinin yürürlüğe girdiği 11/9/2014 ile █████/2019 tarihi arasında (bu tarihler dahil) 4734 sayılı Kanunun 62 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi uyarınca imzalanan ihale sözleşmeleri kapsamında alt işverenler tarafından çalıştırılan işçilere kamu kurum ve kuruluşları tarafından yapılan kıdem tazminatı ödemelerinden alt işverenlere rücuya konu tutarların söz konusu ihale sözleşmeleri kapsamında geçen kısmının tahsilinden vazgeçilir." düzenlemesi bulunmaktadır. Dava dışı işçinin davalının bünyesindeki kıdem tazminatına esas çalışma sürenin █████/2019-█████/2019 olarak tespit edildiğinden, █████/2019 tarihine kadar olan alacak yönünden dava konusuz kalmamıştır. Ancak █████/2019-█████/2019 tarihleri arasındaki kıdem tazminatının değişiklitk kapsamında kalmadığından bu döneme isabet eden miktar yönünden (84,1169059656218 TL * 16 gün = 1.345,87) davaya devam edilmesi gerekmektedir.
Tüm dosya kapsamı, mahkememizce aldırılan ve hükme esas alınan bilirkişi raporu ile birlikte değerlendirildiğinde; █████/2026 tarihinde Resmi Gazetede yayınlanan ... numaralı Bazı Kanunlarda Ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 6 maddesi "MADDE 6- 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanununa aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.
“GEÇİCİ MADDE 12- 10/9/2014 tarihli ve 6552 sayılı İş Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması ile Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına Dair Kanunun 8 inci maddesinin yürürlüğe girdiği 11/9/2014 ile █████/2019 tarihi arasında (bu tarihler dahil) 4734 sayılı Kanunun 62 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi uyarınca imzalanan ihale sözleşmeleri kapsamında alt işverenler tarafından çalıştırılan işçilere kamu kurum ve kuruluşları tarafından yapılan kıdem tazminatı ödemelerinden alt işverenlere rücuya konu tutarların söz konusu ihale sözleşmeleri kapsamında geçen kısmının tahsilinden vazgeçilir.
Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla birinci fıkra kapsamında kamu kurum veya kuruluşları tarafından alt işverene rücu edilmek üzere yürütülen davalarda, birinci fıkra uyarınca tahsilinden vazgeçilen kısım için ihtilafın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmedilir, yargılama gideri ve vekâlet ücreti taraflar üzerinde bırakılır. İcra takiplerinde tahsilinden vazgeçilen kısma ilişkin olarak harç alınmaksızın düşme kararı verilir, takip giderleri ile vekâlet ücreti taraflar üzerinde bırakılır. Ancak, bu kapsamda alt işverene rücu edilerek takip ve tahsil edilmiş olan tutarlar, alt işverenler lehine hiçbir şekilde alacak hakkı doğurmaz ve tahsil edilmiş tutarlar iade edilmez.” düzenlemesi mevcut olup, taraflar arasındaki sözleşme tarihinin █████/2019 olduğu anlaşılmakla, sözleşmenin bu madde kapsamında kaldığı değerlendirilerek karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiş, davacının dava tarihi itibariyle davasını açmakta haklı olduğundan yargılama gideri ve vekalet ücreti davalı üzerinde bırakılarak aşağıdaki şekilde hüküm oluşturulmuştur.
HÜKÜM
:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,
Dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına,
2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince hesaplanan 732,00 TL harçtan peşin alınan 615,40 TL peşin harcın mahsubu ile eksik alınan 116,60 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Davacı vekille temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 13/2 maddesi uyarınca takdir olunan 9.997,93 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL peşin harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 615,40 TL başvurma harcı, 785,00 TL posta masrafı, 5.000,00 TL bilirkişi ücreti toplamı olan 6.400,10 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Arabuluculuk bürosu tarafından yapılıp..... tarafından karşılanan 3.800,00 TL arabuluculuk giderinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
7-HMK'nın 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının yatırana iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda miktar itibarı ile kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026
Katip .....
e-imzalı
Hakim .....
e-imzalı

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!