Anahtar kelimeler: Devraldığını Tan Zilyedine Başvurduğunu Devrettiğini Babası Tanınması Antalya Nun Zilyetliğinin
7. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  ████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi

SAYISI
: █████████ E., █████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Antalya 8. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; dava konusu 265 65... parsel sayılı taşınmazın zilyetliğinin müvekkilinin babası olan ...’nun dava dışı ...'tan 1997 yılında devraldığını ve 2014 yılında müvekkiline devrettiğini, müvekkilinin taşınmazın zilyedine mülkiyet hakkı tanınması yönündeki yasal düzenlemeden yararlanmak için belediyeye başvurduğunu, ancak davalı ...’nun da zilyetliğe dayalı hak talebinde bulunması nedeniyle başvurusunun sözlü olarak reddedildiğini, davalı ile yapılan görüşme sonrasında davalının .. . Noterliğinin 10.05.2018 tarihli ... yevmiye numaralı taahhütnamesi ile taşınmaz üzerindeki haklarından gayri kabili rücu olarak vazgeçtiğini, müvekkilinin bu taahhütnameyi de belediyeye sunduğunu ancak belediye tarafından taahhütnameden rücu edildiği gerekçesiyle işlem yapılamayacağının sözlü olarak bildirildiğini, davalının feragat beyanının geriye dönülmez nitelikte olduğunu, taahhütnameden rücu beyanının taahhütnamenin geçerliliğini etkilemeyeceğini ileri sürerek, .. . Noterliğinin 10.05.20 18... yevmiye numaralı taahhütnamesinin geçerliliğinin tespitine, terditli olarak dava konusu taşınmazın zilyetliğinin müvekkiline ait olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ... Belediyesi vekili cevap dilekçesinde; müvekkili İdare aleyhine açılan davanın pasif husumet nedeni ile reddi gerektiğini, davacının belediyeye verdiği herhangi bir emlak beyan kaydının bulunmadığını, dava konusu taşınmaz Hazineye ait iken 2003 yılında müvekkili belediye tarafından 4706 sayılı Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun hükümleri gereği kullanılmak üzere bedeli karşılığında devralındığını, ... ve ... tarafından tapu talebi ile belediyeye müracaat edildiğini, gecekondunun sadece su aboneliği bulunduğunu, su aboneliğinin 4 kez el değiştirdiğini ve halen kimin üzerinde olduğunun bilinmediğini, gecekondunun hak sahipliği sağlayabilmesi için yapılmış bitirilmiş, içinde oturulabilir iskan edilebilir bir yapının mevcut olması gerektiğini, ancak yapının numarataj kaydı ve elektrik aboneliği olmadığı için gecekondu hak sahipliği hakkı vermeyeceğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.
2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin dava konusu taşınmaz içerisindeki gecekonduyu babası ...'dan devraldığını, ...'nun 2002 yılında taşınmazın içerisinde yer alan iki adet gecekonduyu kardeşi ...'dan parasını ödeyerek satın aldığını, aynı taşınmazdaki iki gecekondunun birbirine komşu olduğunu, bir gecekonduda ikamet ettiğini, diğer gecekonduyu da depo olarak kullandığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ispat edilemeyen davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalının bu taahhütnamesinde herhangi bir lehtar göstermediği gibi taşınmazdaki zilyetlik haklarını davacıya devrettiğine dair bir belge de olmaması karşısında, davalının tek taraflı olarak taşınmazdaki haklarından vazgeçtiğine yönelik bu belgenin varlığının davacının taşınmazdaki zilyetliğini ispata yarar bir belge olarak kabul edilemeyeceği ve bu nedenle bu belgenin geçerliliğinin tespitinin davacıyı 4706 sayılı Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi Hakkındaki Kanun kapsamında hak sahibi yapmayacağı; dava konusu taşınmazın davacının zilyetliğinde olduğunun ise davacı tarafça ispatlanamadığı gerekçeleriyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; Bölge Adliye Mahkemesinin İlk Derece Mahkemesi gerekçesinden farklı gerekçelerle istinaf başvurusunu reddettiğini, asıl talep yönünden karar vermeden terditli talep hakkında gerekçe oluşturduğunu, davalının gayrıkabili rücu olarak verdiği taahhüdünden rücu etmesinin geçersiz olduğunu, bu hususun Mahkemece değerlendirilmediğini, terditli talep yönünden tanık beyanlarının değerlendirilmesinde hataya düşüldüğünü ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, taahhütnamenin geçerliliğinin tespiti, terditli olarak zilyetliğin tespiti istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, özellikle Bölge Adliye Mahkemesi tarafından benimsenen davalının tek taraflı olarak taşınmazdaki haklarından vazgeçtiğine yönelik bir belgenin varlığının davacının taşınmazdaki zilyetliğini ispata yarar bir belge olarak kabul edilemeyeceği ve bu nedenle bu belgenin geçerliliğinin tespitinin davacıyı 4706 sayılı Kanun kapsamında hak sahibi yapmayacağı olguları yerinde olduğundan temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
12.01.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!