Anahtar kelimeler: Nakden Payını Sonlandırılıp Devrettiğini Noterliğinin Müdürü Devri Alarak Pay Yevmiye

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ Esas, ████████KararHÜKÜM
: Esastan RetİLK DERECE MAHKEMESİ
: Ankara 9. Asliye Ticaret MahkemesiSAYISI
: 2017/7 82... /266 KararBölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:KARARI. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; davalının şirkette kayıtlı bulunan 50 payını, .... Noterliği'nin 22.02.2016 tarih, ... yevmiye numaralı ...Pay Devri Sözleşmesi ile devir bedelini peşin ve nakden alarak ...'a devrettiğini, devir ile birlikte .... Noterliği'nin 22.02.2016 tarih ve ... numaralı kararı ile davalının şirket müdürlüğünün sonlandırılıp ...'ın şirket müdürü olarak görevlendirildiğini, şirketin mali müşavir onaylı defterlerinde yapılan inceleme sonucunda; davalıdan alacaklı olduğunu tespit ettiğini, borcun ödenmesi talep edildiği halde davalı tarafından ihtara cevap verilmediğini ileri sürerek şimdilik davalının şirket müdürlüğü yaptığı döneme ilişkin 50.000,00 TL tutarlı borcunun faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; 22.02.2016 tarihinde şirketin ortağı ve aynı zamanda müdürü olduğunu, dava dışı ortakla birlikte hisselerini, şirketin şu andaki hissedarlarına devrederek şirketten ayrıldıklarını, şirket müdürlüğü yaptığı dönem içerisinde ticari ilişkilere istinaden tüm fatura belge ve bilgilerin ticari defter ve kayıtlarına işlendiğini, bilgisi dışında şirketin ticari defterlerine işlenmemiş bir fatura, makbuz v.s. alacak borç görünmekte ise, tüm fatura, makbuz, belge ve kayıtların örneğinin kendisinde bulunup davacı şirkete şirket kayıtlarına işlenmek üzere sunulduğunu, buna rağmen şirket kayıtlarına işlenmemiş ise kusurun şirkete ait olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı şirketin, 2011, 2012, 2018 yıllarına ilişkin ticari defter ve kayıtlarına ödeme belgelerinin tam işlenmediği, davalının, ticari defter ve kayıtlara göre 747.000,00 TL borçlu görünmesine karşın, davalı tarafından, 11.01.2018 tarihinde noter kanalıyla şirkete gönderilen ödeme belgelerinden 459.574,00 TL'lik kısmının, 31.12.2016 tarihi itibariyle şirket yevmiye defterine kaydedilmesi sonrasında, davalının borcunun, davacı şirket kayıtlarına göre 287.826,06 TL'ye düştüğü, davalının sunduğu ancak davacı tarafından ödeme belgesi olarak kabul edilmeyen belgelerden, davacı şirket adına alçı sıva işçiliği, fayans işçiliği, kalıpçı ustası işçiliği, su sondaj işi, korkulukların merdivenlerinin zımparalanması, temizlenmesi ve boyanması işi, balkon ve pencerelerin küpeşte döküm işi, asansör kuyusu iskelesi kurulumu işi, küpeşteci, tanker ve su bedeli, kepçe çalışması, asansör kuyusu temizliği işi ile ilgili ödemelere ilişkin belgelerin, ... Kooperatifi binalarının yapım işini yüklenen davacı şirket tarafından yaptırılabilecek türden imalatlar olduğu, söz konusu imalatların yapılmadığı iddiasının davacı tarafça da ileri sürülmediği, özellikle birinci ek bilirkişi kurulunda davacı tarafından davacı şirket adına yapıldığının kabulü gerektiği ifade edilen bu tutarın 20.04.2020 tarihli ve sonrası inşaat mühendisi teknik bilirkişinin eklenmesi suretiyle aldırılan ek raporlarda teyit edildiği ve kalem kalem belirtildiği üzere toplam 292.630,00 TL olduğu, şirket kayıtlarında davalının, davacı şirkete olan borcunun 287.826,06 TL olması dikkate alındığında, davalının, şirket yetkilisi olduğu dönemde, davacı şirket adına yaptığı ancak kayıtlara intikal ettirilmeyen ödeme tutarının, şirket kayıtlarında yer alan borç tutarından daha fazla olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.IV. İSTİNAFBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.V. TEMYİZA. Dava ve Hukuki NitelendirmeDava, şirket yöneticisinin sorumluluğu nedeniyle uğranılan zararın tahsili istemine ilişkindir.B. Değerlendirme ve GerekçeYapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.VI. SONUÇ
: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 11.03.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.