Anahtar kelimeler: Diktiğini Katın Üstüne Yapıyı Dükkan Yarı Yapının Samsun Ağaçları Yıllarında
7. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  ████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi

SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Samsun 4. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ███████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleştirilen davalarda davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Asıl davada davacı ... dava dilekçesinde; 17 55... parsel sayılı taşınmaz satın alındığında üzerinde yarı inşaat hâlindeki yapının bulunduğunu, dükkân üstüne isabet eden birinci katın davalı ...'e ait olduğunu, yapıyı 1980 yılında kendisinin tamamlattırdığını ve taşınmaz üzerindeki ağaçları 1980 yıllarında kendisinin diktiğini ileri sürerek, 17 55... parselde kayıtlı taşınmaz üzerindeki yapının ...’e ait kat hariç kalanının ve ağaçların kendisine ait olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
2. Birleştirilen davada davacı ... dava dilekçesinde; 17 55... parsel sayılı taşınmaz üzerindeki dört katlı yapının birinci katının .. tarafından 25 yıl önce babası ..’e devredildiğini, 3 yıl önce de ..’ten kendisinin devraldığını ileri sürerek, birinci katın kendisine ait olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacının anayol cephesindeki dükkân ve 3. kattaki bağımsız bölüme ilişkin muhdesat iddiası haricinde diğer muhdesat iddialarına bir itirazı bulunmadığını belirterek, davanın kısmen kabul kısmen reddini savunmuştur.
2. Dahili davalılar ..., ..., ..., ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkillerinin davacının muhdesat iddiasını kabul ettiklerini, davaya taraf yapılmalarının doğru olmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; asıl davada dahili davalılar ..., ..., ..., ... aleyhine açılan davanın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/1-(h) hükmü gereği hukuki yarar dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, asıl davada yapıya ilişkin davanın davalı ... yönünden davalının kabulü nedeni ile diğer davalılar yönünden dosya kapsamı itibariyle kısmen kabulüne, 17 55... parsel sayılı taşınmazda bulunan binanın çatı katı ile altındaki 4. katının davacı ... tarafından meydana getirildiğinin tespitine, fazlaya ilişkin talebinin reddine, asıl davada ağaçlara ilişkin davanın davalı ... yönünden davalının kabulü nedeni ile diğer davalılar yönünden dosya kapsamı itibariyle kabulüne, 17 55... parsel sayılı taşınmazda bulunan 1 adet incir, 1 adet zeytin, 1 adet ayva, 1 adet turunç, 2 adet karayemiş, 3 adet limon, 1 adet üzüm, 1 adet dut, 1 adet kumkat, 1 adet yeni dünya ağaçlarının ağaçlarının davacı ... tarafından dikildiğinin tespitine, birleştirilen davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili, davalılardan ... tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemece asıl davada kabul edilen dava değeri hatalı belirlenerek davalılar aleyhinde fazla harca hükmedilmesi ve yine dava kabul ve ret oranı gözetilmeden yargılama giderlerinden sorumluluğun belirlenmesinin usul ve kanuna aykırı olduğu, hükmün bu yönlerden düzeltilmesi gerektiği açıklanarak, istinaf başvurusunun kabulü ile İlk derece Mahkemesinin kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurularak; asıl davada dahili davalılar ..., ..., ..., ... aleyhine açılan davanın hukuki yarar dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, asıl davada yapıya ilişkin davanın davalı ... yönünden kabul nedeni ile diğer davalılar yönünden kısmen kabulüne, 17 55... parsel sayılı taşınmazda bulunan binanın çatı katı ile altındaki 4. katının davacı ... tarafından meydana getirildiğinin tespitine, fazlaya ilişkin talebinin reddine, asıl davada ağaçlara ilişkin davanın davalı ... yönünden kabul nedeni ile, diğer davalılar yönünden kabulüne, 1 adet incir, 1 adet zeytin, 1 adet ayva, 1 adet turunç, 2 adet karayemiş, 3 adet limon, 1 adet üzüm, 1 adet dut, 1 adet kumkat, 1 adet yeni dünya ağaçlarının ağaçlarının davacı ... tarafından dikildiğinin tespitine, birleştirilen davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Asıl davada davacı ... ve birleştirilen davada davacı ... vekili temyiz dilekçesinde; zemin katın kaba inşaat hâlinde iken müvekkili ... tarafından tamamlandığını, 1. katı müvekkili ...’in 25 yıl önce babasından devraldığını, Mahkemenin ret gerekçesinin yerinde olmadığını, 2. katın müvekkili ... tarafından kendi imkanlarıyla yapıldığını, bu iddia tanık beyanları ile desteklendiği hâlde Mahkemece değerlendirilmediğini, delillerin takdirinde isabetsizlik bulunduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, asıl ve birleştirilen davalarda muhdesatın tespiti istemine ilişkindir.
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Asıl davaya ilişkin temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
2. Birleştirilen davaya ilişkin temyiz itirazına gelince, miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Kanun'un 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352/1-(b) hükmü uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Birleştirilen davada dosya içeriğine göre reddedilen ve temyize konu edilen dava değeri 506.031,50 TL olup Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 544.000,00 TL’nin altında kalmaktadır.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Bölge Adliye Mahkemesinin asıl davaya ilişkin kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
2. Birleştirilen davada davacı ...'in temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,
Peşin alınan temyiz karar harcının birleştirilen dava yönünden davacıya istek hâlinde iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
12.01.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy çokluğuyla karar verildi.
K A R Ş I O Y
Asıl ve birleştirilen dava muhdesatın tespiti istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince asıl davanın kabulüne, birleştirilen davanın reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf istemi esastan reddedilmiştir. Hükmün her iki taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine; Dairenin Sayın Çoğunluğu tarafından asıl davada hükmün onanmasına, birleştirilen davada dava değeri olarak belirlenen 506.031,50 TL'nin Bölge Adliye Mahkemesince kararın verildiği 2025 yılı itibariyle kesinlik sınırı olan 544.000,00 TL'nin altında kaldığı gerekçesi ile temyiz isteğinin değerden reddine karar verilmiştir.
24.11.2016 tarihli ve 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 44. maddesiyle 6100 sayılı Kanun'a eklenen ve 02.12.2016 tarihinde yürürlüğe giren "Parasal sınırların artırılması" başlıklı Ek 1. madde hükmü uyarınca, 362. maddedeki parasal sınırların her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılacağı ve parasal sınırların uygulanmasında hükmün verildiği tarihteki miktarın esas alınacağı belirtilmiştir.
04.06.2025 tarihli ve 7550 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 20. maddesiyle 6100 sayılı Kanun'un "parasal sınırların artırılması" başlıklı Ek 1. maddesinin 2. fıkrasında yer alan "hükmün verildiği" ibaresi "davanın açıldığı" şeklinde değiştirilmiş, değişiklik Kanunun Resmî Gazete'de yayımı tarihi olan 04.06.2025 tarihinde yürürlüğe girmiştir.
Somut olayda; davanın açıldığı 2023 yılında temyiz sınırı 238.730 TL'dir. 6100 sayılı Kanun'un "Zaman bakımından uygulanma" kenar başlıklı 448. maddesinde yer alan "Bu Kanun hükümleri, tamamlanmış işlemleri etkilememek kaydıyla derhâl uygulanır." hükmünün, bu değişikliğin yapıldığı tarihten sonraki kararlara uygulanabilirliği görüşüne katılmak mümkün değildir. Zira, paranın alım gücündeki düşüşte gözetilerek davanın her iki tarafı için de güvence olan üst yargı denetimini sağlamak amacıyla, maddenin değişiklikten önceki ilk metniyle ilgili Anayasa Mahkemesi tarafından hak arama özgürlüğü temel amaç olmak üzere iptal kararı verildikten sonra, kanun koyucu tarafından hüküm tarihi yerine dava tarihini öncelenmiş ve mevcut değişiklik yapılmıştır. Bu göz ardı edilemez bir gerçektir. Yürürlük tarihinden önceki kararlar yönünden tamamlanmış işlem yorumu yapmak, hak arama özgürlüğünü zedeleyen, hakkın özünü yargısal denetimden uzak tutan bir yaklaşımdır. Yargısal uygulamalarla açığa çıkan "kazanılmış hak " ilkesini, mevcut değişiklikle daha adil ve sağlıklı sonuçlar elde edilmesine vesile olabilecek üst mahkeme denetiminin önüne almak, hak arama özgürlüğünün sınırlandırılmasıdır ve adalete güven temel kuramını da etkilemektedir. Dairemiz tarafından denetim yapıldığı tarih itibariyle 6100 sayılı Kanun'un parasal sınırlara ilişkin Ek 1. maddesinin 2. fıkrası yürürlüktedir. Bu itibarla, temyiz incelemesinin de yürürlüğe girmiş olan bu kanun maddesine göre "dava tarihi" esas alınmak suretiyle yapılması gerekmektedir.
Açıklanan gerekçeyle, asıl davada onama yönünde oy birliği bulunmakla birlikte, birleştirilen davada miktar yönünden dava tarihi itibariyle temyiz incelemesi mümkün olduğundan işin esasının incelenmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle temyiz isteminin miktar yönünden reddine ilişkin Sayın Çoğunluğun kararına katılmıyorum.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!