Anahtar kelimeler: Japonyada Pet Makinaları Meblağ Aşkın Bugün Sınai Ambalajlama İstemli Fikri

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ Esas, ████████ KararHÜKÜM
: Esastan retİLK DERECE MAHKEMESİ
: Bakırköy 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava konusu meblağ 816.000,00 TL'nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 369/2 hükmü gereğince duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:KARARI. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin Japonya’da ..., 1978 yılında kurulmuş ve bugün pet ..., ambalajlama vs. makinaları üretiminde, 30 yılı aşkın deneyimi ile sektöründe tanınmış, lider, saygın ve köklü bir kuruluş olduğunu, müvekkili şirketin dünyanın birçok ülkesinde ve ülkemizde de yetkili distribütörü "...ve ...Sanayi ve ... Şirketi" aracılığıyla ticari faaliyetlerde bulunduğunu, bu bağlamda "..." ibareli markanın TÜRKPATENT nezdinde 99/... tescil numarası ile müvekkili adına tescilli olduğunu, davalı firmanın müvekkili markasına tecavüz eder nitelikteki ilk kullanımının bir fuarda tespit edildiğini, bu noktadan hareketle devam ettirilen araştırmalar neticesinde davalı firmanın, işyerinde ... ve ... alan adlı internet sitesinde, müvekkil markasına tanınan hukuki koruma ile 07. sınıfta yer alan emtia ürünleri üzerinde tekel hakkına sahip olduğu "..." markasını, 07. sınıfta yer alan bir takım ürünler (enjeksiyon ve elektrikli enjeksiyon makinaları, kırma makinaları, fırınlar vb.) için izinsiz ve hukuka aykırı bir biçimde kullandığının tespit edildiğini, bunun üzerine davalı firmaya 07.12.2015 tarihinde müvekkili şirketin markasal haklarına karşı gerçekleştirdiği tecavüzü sona erdirmesi talepli ihtarname gönderildiğini, davalı firma tarafından gönderilen cevabi ihtarnamede "..." markalı ürünlerin satışını yapmayacakları ile birlikte "..." markasının herhangi bir ürün, iş ve tanıtım evraklarında kullanılmayacaklarını beyan ve taahhüt ettiklerini, davalı firma cevabi ihtarname ile müvekkili markasına karşı gerçekleştirdiği tecavüzü ikrar etmesine karşın, taahhüt altına girdiği eylemleri bu tarihe kadar yerine getirmediğini, söz konusu eylemlerin müvekkilinin markadan doğan haklarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürerek, davalı eyleminin müvekkilinin tescilli markasından doğan haklarına tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, men'ine, ref'ine, aynı zamanda haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, men'ine, davalıya ait ... alan adının iptaline, davalı unvanından "..." ibaresinin terkinine, şimdilik 60.000,00 TL maddi, 10.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsili ile verilecek hüküm özetinin ilanına karar verilmesini talep etmiş, 20.04.2018 tarihli ıslah dilekçesi ile maddi tazminat talebini 74.846,67 TL'ye yükseltmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin ..., ...ve ... tarafından kurulmuş olup, şirketin ticaret unvanı ve markası belirlenirken de şirket ortaklarının isimlerinin baş harflerinden esinlenilerek her türlü plastik enjeksiyon makineleri, ... ve ... makineleri ve benzeri alanlarda imalat, ithalat ve ihracatını yaptığını, müvekkili şirketin gerek ticaret unvanının tercih edilmesinde ve gerekse de marka tespitinde herhangi bir firmanın fikri hakkını ihlal etme ya da bundan yararlanma niyetiyle hareket etmediğini, müvekkilinin tescil başvurusunda bulunduğu ve kullandığı markaların emtiası ile davacıya ait markanın sınıflarının birbirlerinden tamamen farklı olduğunu, müvekkili şirketin satış ve pazarlamasını yaptığı ürünlerin müvekkilinin distribütörü olduğu ... firmasına ait olduğunu, müvekkilinin davacıya ait marka hakkına yönelik herhangi bir tecavüz teşkil eden bir eylemi bulunmadığını, davacı iddialarının haksız ve mesnetsiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı tarafın davacı adına tescilli önceki tarihli 1999/... tescil numaralı "..." ibareli markanın 7. sınıftaki "ahşap, metal, cam ve plastik malzeme işlemek için makinalar, takım tezgahları; tornalar, frezeler, planyalar, testereler, zımpara makinaları, endüstriyel bile makinaları, keski makinaları, plastik enjeksiyon makinaları, diş açma makinaları, pet işleme makinaları, polikarbonat işleme makinaları, polipropilen ve plastik işleme makinaları," emtiaları yönünden herhangi bir tescilinin bulunmadığı, her ne kadar Ankara BAM 20. Hukuk Dairesi kararı ile 35. sınıftaki mağazacılık yönünden YİDK kararı iptal edilerek tescile karar verilmiş ise de, bu tescilin 7. sınıftaki emtia yönünden doğrudan kullanım hakkı vermediği, buna rağmen davalının bilirkişi raporunda da görsellerine yer verildiği üzere 35. sınıfı aşar şekilde doğrudan davacı markası koruma kapsamında 7. sınıftaki makinalar üzerinde etiketi yapıştırılmak suretiyle "..." ibaresinin markasal olarak kullanıldığı, bu eylemin dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 29. maddesi anlamında davacının markadan doğan haklarına tecavüz teşkil ettiği, davacının belirttiği maddi tazminat seçeneği ve bilirkişi raporuna göre dava tarihi itibariyle davacının isteyebileceği maddi tazminat tutarının 74.846,67 TL olduğu, davalının bu eylemi aynı zamanda davacının markadan doğan manevi haklarını da ihlal ettiğinden, ihlalin niteliği, süresi, manevi tazminatın amacı, dava tarihindeki paranın alım gücü gözetilerek davacı yararına 10.000,00 TL manevi tazminat takdir edildiği, maddi ve manevi tazminat talepleri yönünden faiz talebi bulunmadığından taleple bağlılık kuralı gereği faize hükmedilmediği, davacı vekili, eylemin aynı zamanda haksız rekabet teşkil ettiğini iddia ile haksız rekabet yönünden de talepte bulunmuş ise de, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin █████████ E, █████████ K. sayılı, 14.03.2022 tarihli kararında; "... markaların kendi özel yasası niteliğindeki 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (mülga 556 sayılı Marka KHK) hükümleriyle korunması ve 6102 sayılı TTK’nın 55/1-a-4 maddesindeki düzenleme karşısında, Dairenin bu konudaki eski içtihatlarını sürdürme imkanı kalmadığından, Bölge Adliye Mahkemesince, davacının tescilli markasının benzerinin, tescil kapsamındaki ilaç emtiasında kullanılması şeklindeki davalı eyleminin TTK’nın 55/1-a-4.maddesi uyarınca aynı zamanda haksız rekabet teşkil ettiğine ilişkin gerekçesi yerinde görülmediğinden, hükmün bu kısım yönünden temyiz eden davalı yararına bozulması..." şeklindeki gerekçe ile açıklandığı üzere; somut uyuşmazlıkta, davacının haksız rekabet iddiasının marka hakkına dayandığı, bu durumda 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı TTK) 55/1-a-4 hükmü gereğince aynı zamanda haksız rekabetin oluştuğundan söz edilemeyeceği, yine, davacı vekili davalıya ait ... alan adının iptalini istemiş ise de, davalı şirketin unvanının "..." ibaresini içermesi, keza yukarıda değinilen mahkeme kararları gereği davalının 35. sınıftaki hizmetler ve başkaca emtialar yönünden tescilli markası bulunması karşısında bu alan adı hakka dayalı olduğundan, iptal koşulları oluşmadığı, ayrıca davalı unvanının terkini de talep edilmiş ise de, davacının Türkiye'de tescilli bir unvanının bulunmaması, unvanların farklı olması, davalı savunmasına göre unvan seçiminin şirket ortaklarının adlarının baş harflerinden oluşup, kötü niyetli bir tescilin söz konusu olmaması ve özellikle davalı şirketin ticari faaliyet alanına dahil davacı tescili kapsamı dışındaki emtia ve hizmet sınıfları yönünden kesinleşmiş mahkeme kararları ile kullanım hakkı elde ettiği tescilli markası bulunması karşısında 6102 sayılı TTK'nın 52. maddesi kapsamında terkin koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının davacı adına tescilli "..." esas unsurlu marka tescili kapsamındaki "ahşap, metal, cam ve plastik malzeme işlemek için makinalar, takım tezgahları; tornalar, frezeler, planyalar, testereler, zımpara makinaları, endüstriyel bile makinaları, keski makinaları, plastik enjeksiyon makinaları, diş açma makinaları, pet işleme makinaları, polikarbonat işleme makinaları, polipropilen ve plastik işleme makinaları," emtialarının üzerinde "..." ibaresini markasal olarak kullanmak suretiyle davacının bu marka tescilinden doğan haklarına tecavüz ettiğinin tespitine, bu tecavüzün önlenmesine ve kaldırılmasına, davalı tarafça yukarıda belirtilen makinalar üzerinde "..." ibaresinin davalı ürünlerinden ve bu ürünlerin tanıtımında kullanılan evraklardan çıkarılmasına, çıkarılması mümkün olmadığı takdirde toplatılarak imhasına, toplam 74.846,67 TL maddi tazminat ve 10.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince istinaf edilmiştir.IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARIBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Mahkemece davalının kullanımlarının davacının marka hakkına tecavüz teşkil ettiğinin tespitine karar verilmesinin ve hükmedilen maddi tazminatın yerinde olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine, davacının 99 ... tescil numaralı "..." markasının 07. sınıfta "Ahşap, metal, cam ve plastik malzeme işlemek için makinalar, takım tezgahları: Tornalar, ferzeler, planyalar, testereler, zımpara makinaları, endüstriyel biley makinaları, keski makinaları, plastik enjeksiyon makinaları, diş açma makinaları, pet işleme makinaları, polikarbonat işleme makinaları, polipropilen ve plastik işleme makinaları" için tescilli olduğu, davalının marka kullanımının da bu mallarla benzer ve bağlantılı mal ve hizmetlerde olduğu, davalı şirketin iştigal konuları arasında benzer hizmetlerin mevcut olduğu alınan bilirkişi raporları ve davalıya ait ticaret sicil kaydı ile tespit edildiği, SMK'nın 29/1-a hükmü ile yapılan yollama gereği 7/3-e hükmünde yer alan "işaretin ticaret unvanı ve işletme adı olarak kullanılması" hükmünün işaretin markasal kullanılması durumunda uygulanabileceği, zira aynı Kanun'un 7/3 hükmünde işaretin ticaret alanında kullanılması halinde yasaklanabileceğinin hükme bağlandığı, marka hukuku kapsamında işaretin ticaret alanında kullanılması ifadesi ile kastedilenin işaretin markasal olarak kullanılması olduğu, 2015/... sayılı .... Marka Yönergesi'nin 3. maddesinde yer alan hükme ve Yönerge'nin genel gerekçesinin 19. bendindeki açıklamalara göre, ticaret unvanının ancak tescilli bir markanın tescili kapsamındaki mal ve hizmetler yönünden ayırt ediciliği sağlayıcı bir işaret olarak kullanılması halinde, marka hakkına tecavüz oluşturacağı açıklaması karşısında, kanun koyucunun amacının ticaret unvanının tescilli marka ile karıştırılmaya yol açacak şekilde kullanılması halinin marka hakkına tecavüz olarak kabul edilmesi gerektiğinin anlaşıldığı, davalının ticaret unvanının da bu şekilde kullanıldığı tespit edildiğinden, davacı şirket Türkiye’de tescilli olmasa dahi, tescilli marka hakkına dayanarak davalının ticaret unvanından "..." ibaresinin terkinini talep edebileceği halde, Mahkemece dosya içeriğine uygun olmayan gerekçelerle ticaret unvanının terkini talebinin reddine karar verilmesinin doğru olmadığı, davacı vekilinin davalıya ait alan adının terkinine ilişkin istinaf talebinin incelenmesinde; davalının 22.10.2015 tarihinde adına tahsis ettirdiği ... alan adında davacının "..." markasına aynen yer verdiği, internet sitesi içeriğinde de ticaret unvanının "..." ibaresini büyük harflerle yazarak ön plana çıkarmak suretiyle markasal olarak kullandığı gibi sunduğu makine satış hizmeti ve bir kısım makineler üzerinde de ticari etki yaratacak şekilde markasal olarak "..." ibaresini kullandığı, bu durumun SMK’nın 7/3-d hükmü uyarınca davacının marka haklarına tecavüz teşkil ettiği ve haksız bir kullanım olduğu anlaşılmakla Mahkemece alan adının iptali talebinin reddine karar verilmesinin de doğru olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile kararın kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.V. TEMYİZA. Dava ve Hukuki NitelendirmeDava, marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, alan adının iptali, ticaret unvanının terkini, maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir.B. Değerlendirme ve Gerekçeİlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.VI.SONUÇ
: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 11.03.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.