Anahtar kelimeler: Sektörde Yapımını İlinde Yapımı Sektöründe Mallar İşinin Üstlendiğini Doğal Yazildiği

T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2025
KARAR TARİHİ
: █████/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin İstanbul ilinde inşaat sektöründe faaliyet gösterdiğini, davalı şirketin de aynı sektörde faaliyet gösterdiğini ve .....'da yapılacak olan ......yapımını üstlendiğini ve bu inşaatın dış cephe/mantolama işinin yapımı konusunda müvekkili şirketle anlaşma yapıldığını, müvekkili şirketin söz konusu işi tamamladığını ve vermiş olduğu mallar ve hizmetler neticesinde de doğal olarak davalı şirkete █████/2024 tarihli ve 5.700.000,00-TL bedelli ve █████/2025 tarihli ve 3.784.020,00-TL bedelli olmak üzere iki adet ticari fatura kestiğini, toplam 9.484.020,00 TL borcun 7.849.000,00 TL'lik kısmının davalı şirket tarafından ödendiğini ancak 1.635.000,00 TL borç kaldığını, bahse konu faturaların davalı yanca uzunca bir vakit ödenmemesinin akabinde taraflarınca davalı şirkete karşı 1.635.000,00 TL asıl alacak ve 145.000,00 TL temerrüt faizi olmak üzere toplam 1.780.000,00 TL üzerinden Büyükçekmece İcra Dairesinin .......... Esas numaralı takip dosyasında icra takibi başlatıldığını, davalı şirket tarafından borcun 1.035.000,00 TL kısmına ve 145.000,00 TL temerrüt faizine kötü niyetli olarak itiraz edildiğini ve bu miktarlar yönünden takibin durduğunu, bu vakte kadar verilmiş olan mallar ve hizmetlerin nitelikleri ve niceliklerinin ticari kayıtlar bünyesinde ve faturalarda bulunduğunu, her ne kadar davalı tarafın borca itiraz dilekçesinde, borcun takip başlatılan miktar kadar olmadığını iddia etmiş ise de, bahse konu bu iddianın herhangi bir somut veri ile desteklenmediğini ve dolayısı ile de soyut bir iddiadan öteye gidemediğini, davalı tarafın faturadaki bedellere neye göre itiraz ettiğinin taraflarınca anlaşılamadığını, yapılacak olan inceleme sonucunda da işbu hususun açıklığa kavuşacağını iddia ederek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik, davalının Büyükçekmece İcra Dairesinin .......... esas sayılı dosyasına vaki itirazının iptali ile takibin devamına, alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Dava dilekçesi davalı şirkete usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, davalı tarafından davaya karşı yazılı cevap dilekçesi ibraz edilmemiş, davalı adına duruşmalara katılan olmamıştır.
YARGILAMANIN ÖZETİ, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, davacı tarafça fatura alacağına dayalı olarak başlatılan icra takibine davalı borçlu tarafından yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkememizce taraflara usulüne uygun davetiye tebliğleri yapılarak taraf teşkili sağlanmış ve davanın esasına başlanmıştır.
Uyuşmazlığın; taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacı tarafça cari hesap ve fatura alacağına dayalı olarak başlatılan icra takibine davalı borçlu tarafından yapılan kısmi itirazın haklı olup olmadığı, davacının itirazın iptali ile icra inkar tazminatı taleplerinin kabul edilip edilemeyeceği hususlarından kaynaklandığı tespit edilmiştir.
Büyükçekmece İcra Müdürlüğünün .......... Esas sayılı takip dosyası UYAP Bilişim Sistemi üzerinden celp edilmiş olmakla incelenmesinde; alacaklısının ..., borçlusunun ... olduğu, cari hesap alacağından kaynaklı alacak borç sebebi gösterilerek 1.635.000,00-TL asıl alacak, 145.000,00-TL faiz alacağı olmak üzere toplam 1.780.000,00-TL'nin tahsili için icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalı borçluya █████/2025 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu vekilinin █████/2025 tarihli dilekçesi ile icra takibine 1.035.000,00-TL asıl alacak ve 145.000,00-TL faize yönelik kısmi olarak itiraz ettiği, davalı borçlu vekilinin itirazı üzerine █████/2025 tarihinde icranın 1.035.000,00-TL asıl alacak ve 145.000,00-TL faiz yönünden durdurulması, kararı verildiği, işbu itirazın iptali davasının yasal 1 yıllık süre içerisinde açıldığı görülmüştür.
İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğünden; davalı şirketin sicil kayıtları celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır.
İkitelli ve Büyükçekmece Vergi Dairelerinden; taraf şirketlerin 2024 ve 2025 yıllarına ait BA/BS formları celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır.
Patnos .......... . Asliye Hukuk Mahkemesinden; .......... Esas sayılı dosyanın Uyap Bilişim Sistemi üzerinden celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır.
Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığından; .......... sayılı soruşturma sayılı dosyasının Uyap Bilişim Sistemi üzerinden celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır.
Büyükçekmece İcra Müdürlüğünden; .......... Esas sayılı dosyada dava tarihi olan █████/2025 tarihi itibariyle kapak hesabı UYAP sistemi üzerinden celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır.
Mahkememiz dosyası, davacının iddiaları, savunma (inkar), sunulan ve toplanan deliller, takip dosyası, BA/BS formları, dosya kapsamındaki belgeler ve tüm dosya kapsamına göre TARAFLARIN TİCARİ DEFTERLERİ İNCELENEREK; tarafların ticari defterlerinin usulüne uygun tutulup tutulmadığı, lehlerine delil niteliğinde olup olmadığı, defter kayıtlarının birbirini doğrulayıp doğrulamadığı, taraflar arasında ticari ilişki bulunup bulunmadığı, bulunması halinde tarafların ticari ilişkiyi hangi hesaplarla izlediği, defterler arasında fark bulunması halinde farkın sebebi, dava ve takip konusu faturaların davalı ticari defterlerinde kayıtlı olup olmadığı, BA formlarında bildirilmiş olup olmadığı hususları ile takip ve dava tarihi itibari ile davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise alacağın miktarı hususlarında rapor düzenlenmek üzere SMMM bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından .......... tarihli rapor tanzim edilerek mahkememiz dosyasına ibraz edilmiş;
.......... tarihli bilirkişi raporunun incelenmesinde özetle; ''...Davacı tarafın 2024-2025 yılına ait yasal defterlerini usulüne uygun tuttuğu ve sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, davalı tarafın .......... tarihli defter inceleme günü gelmediği, yerinde inceleme talebinde bulunmadığı, bu nedenlerle davalı tarafın ticari defterleri üzerinden inceleme yapılamadığı, bu husustaki değerlendirmenin Mahkemenin takdirine bırakıldığı, takibe konu cari hesaba ilişkin davacı tarafın davalı tarafa düzenlediği 2024-2025 yılına ait toplam 2 adet ve KDV dahil 9.484.020,00 TL/KDV hariç 7.903.350,00 TL tutarlı faturanın olduğu, davacı tarafın 9.484.020,00 TL tutarlı faturanın 1.635.000,00 TL tutarı üzerinden takibe geçtiği, faturaların açıklama kısmına mal hizmet bilgilerinin yazıldığı, miktar ve birim fiyatlarının belirtildiği, faturaların e-fatura olduğu ve teslim eden ile teslim alan kısımlarının olmadığı, iş bu faturaların davacı tarafın yasal defterlerine usulüne uygun olarak işlendiği, davalı tarafın yasal defterlerine işlenip işlenmediğinin tespit edilemediği, takibe konu cari hesaba ilişkin davacı tarafın davalı tarafa düzenlediği 2024-2025 yılına ait toplam 2 adet ve KDV dahil 9.484.020,00 TL/KDV hariç 7.903.350,00 TL tutarlı faturanın olduğu, iş bu faturaların tamamının taraflarca karşılıklı olarak BS-BA Formu ile beyan edildiği, davacı tarafın davalı taraf ile olan cari hesap ilişkisinin 26.08.2024 tarihli ve 313.000,00 TL tutarlı kayıt işlemi ile başladığı, 20.05.2025 tarihinde davacı tarafın davalı taraftan 4.598.020,00 TL alacaklı olduğu, 18.10.2025 tarihinden itibaren davacı tarafın davalı taraftan 4.022.020,00 TL alacaklı olduğu, davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarında takip tarihi itibariyle davalı taraftan 4.598.020,00 TL alacaklı olduğu, davalı tarafın ticari defter ve kayıtlarını incelemeye sunmadığı, borcu olmadığını ispat etmesi gerektiği, netice itibariyle, davacı tarafın davalı taraftan takip tarihi itibariyle 1.635.000,00 TL asıl alacağı talep edebileceği, davacı tarafın takip tarihi itibariyle 145.000,00 TL işlemiş faiz talebinin olduğu ancak davalı tarafın takip tarihinden önce temerrüde düştüğünün/düşürüldüğünün ispat edilmesi gerektiği" değerlendirme ve tespitlerinin yapıldığı anlaşılmıştır.
Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiş, davacı vekili tarafından bilirkişi raporuna karşı beyan ve itirazlarını içerir dilekçe sunulmuştur.
Davalı tarafça, verilen kesin süre içerisinde uyuşmazlık dönemine ilişkin ticari defter ve kayıtları Mahkememize sunulmamış, defter ve kayıtların nerede olduklarına dair beyanda bulunulmamıştır.
İİK'nun 67. maddesinde "Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir." hükmüne yer verilmiştir.
İcra ve İflas Kanunu'un 67/2.maddesinde "Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." hükmüne yer verilmiştir.
6102 sayılı TTK'nin 21/2 maddesinde "Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır." hükmü yer almaktadır.
"Faturanın tebliği şekle bağlı değildir, yazılı veya sözlü herhangi bir şekilde yapılabilir. Muhatap hazır ise kendisine elden verilmesi, değil ise herhangi bir şekilde gönderilmesi mümkündür. Ancak, uyuşmazlık halinde ispat kolaylığı açısından, fatura tebliğinin noter aracılığıyla ya da imza karşılığı elden tebliğ yolu ile ya da telgraf, teleks yolu ile veya .......... aracılığıyla ya da faks çekilmesi yahut güvenli elektronik imza ile elektronik posta gönderilmesi şeklinde yapılması uygundur. Faturaların borçluya tebliğ edilip edilmediği, itiraza uğrayıp uğramadığı belirlenmeli, faturaların tebliğ edilmiş ve 8 günlük itiraz süresi içerisinde itiraz edilmemiş olduğunun tespiti halinde faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunun alacaklı tarafça kanıtlanmış olduğu ve sadece fatura içeriğinin kesinleştiği, bunun aksinin yani faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığının ve kesinleşmediğinin kanıt yükünün bu kez borçluya geçtiği kabul edilmelidir. Faturaların tebliğ edildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanamaması ya da kanıtlanıp da süresinde iade edildiğinin borçlu tarafça kanıtlanması halinde, borçlu taraf alacaklının hizmet vermediğini savunmakta ise, faturaya konu hizmetin verildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanması; borçlunun faturaları tebliğ alıp süresinden sonra iade etmesi halinde de faturanın alacaklı tarafça gönderilmesi şeklindeki icabı, borçlunun (faturayı defterine kaydetmemek ve hizmet almadığını savunmak suretiyle), kabul etmemesi ya da borçlunun faturayı kendi defterine kaydetmekle birlikte süresinde itiraz ve iade etmesi halinde hizmetin verildiğini yine alacaklının kanıtlaması gerekeceğinden, bu doğrultuda alacaklının delillerinin toplanıp değerlendirilmesi, şayet borçlunun faturaları kendi defterlerine kaydetmesi halinde alacaklının HMK'nın 222. (6762 sayılı TTK'nın 84. ve 85.) maddesi uyarınca alacağını ispatladığının kabul edilmesi gerektiği gözetilmelidir..." Yargıtay .......... . Hukuk Dairesi'nin .......... tarihli .......... E. .......... K. sayılı, Yargıtay .......... . Hukuk Dairesi'nin .......... tarihli .......... E. .......... K. sayılı, Yargıtay .......... . Hukuk Dairesi'nin .......... tarihli .......... E. .......... K. sayılı, Yargıtay .......... . Hukuk Dairesi'nin █████/2016 tarihli .......... E. .......... K. sayılı ilamları da aynı mahiyettedir.
Mahkememizce yapılan yargılama, iddia, savunma (inkar), sunulan ve toplanan deliller, yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler, Büyükçekmece İcra Müdürlüğünün .......... Esas sayılı takip dosyası, BA/BS formları, .......... tarihli bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacı tarafından cari hesaptan/faturadan kaynaklı alacaklı olduğu iddia edilerek davalı hakkında icra takibine girişildiği, davalı tarafça borca ve ferilerine kısmi olarak itiraz edilmesi üzerine işbu itirazın iptali istemli davanın açıldığı, delil olarak ticari defterlere dayanıldığından TTK'nun 83 ile 85 ve HMK'nun 222'nci maddeleri uyarınca tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verildiği, davalı tarafça ihtara rağmen ticari defter ve kayıtların Mahkemeye sunulmadığı ve yerinin de bildirilmediği, █████/2026 tarihli bilirkişi raporunda; davacı tarafın 2024-2025 yılına ait yasal defterlerini usulüne uygun tuttuğu ve sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, takibe konu cari hesaba ilişkin davacı tarafın davalı tarafa düzenlediği 2024-2025 yılına ait toplam 2 adet ve KDV dahil 9.484.020,00 TL/KDV hariç 7.903.350,00 TL tutarlı faturanın olduğu, davacı tarafın 9.484.020,00 TL tutarlı faturanın 1.635.000,00 TL tutarı üzerinden takibe geçtiği, iş bu faturaların tamamının taraflarca karşılıklı olarak BS-BA Formu ile beyan edildiği, davacı tarafın davalı taraf ile olan cari hesap ilişkisinin 26.08.2024 tarihli ve 313.000,00 TL tutarlı kayıt işlemi ile başladığı, davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarında takip tarihi itibariyle davalı taraftan 4.598.020,00 TL alacaklı olduğu hususlarının tespit edildiği; takip ve dava konusu olan alacağa dayanak faturaların davalının BA formunda bildirilmiş olduğu, bu durumda davalının BA formu uyarınca dava ve takip konusu olan faturaları vergi dairesine bildirmiş olduğu nazara alındığında davalının artık fatura konusu malları/hizmeti teslim almış olduğunun kabulü gerektiği, fatura konusu malların/hizmetin davalıya tesliminin kanıtlandığı, davalı tarafça ihtara rağmen ticari defter ve kayıtların Mahkemeye sunulmadığı ve yerinin de bildirilmediği, davalının ticari defterlerini sunmayarak davacının ticari defter kayıtlarının HMK'nın 222/3. maddeye göre lehine delil oluşturup oluşturmadığının tam olarak incelenebilmesine 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu 2. maddesi ile 6100 sayılı HMK' nın 29. maddesi kapsamında dürüstlük-hakkaniyet ilkesine aykırı bir şekilde engel olduğu anlaşılmakla; denetime uygun ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu dikkate alınarak davacının ticari defter kayıtları ve BA/BS formları ile taraflar arasındaki ticari ilişkinin ve alacağın varlığının ispatlandığı, cari hesaptan/faturadan kaynaklı borcun ödenmediği, davacının icra takibi başlatmakta haklı olduğu, davacının davalıyı takipten önce temerrüde düşürdüğünü ispat edemediği gibi, taraflar arasında ödeme günü kararlaştırıldığı da ileri sürülmediğinden davacı alacaklının icra takip tarihinden önceki dönem için temerrüt faizi talebinde bulunamayacağı sonuç ve vicdani kanaatine varılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde tüm hususları içerir hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
Davanın KISMEN KABULÜ ile;
Davalının, Büyükçekmece İcra Dairesinin .......... Esas sayılı icra sayılı dosyasına vaki kısmi itirazının 1.035.000,00-TL asıl alacak yönünden İPTALİNE, takibin kısmi itiraza konu 1.035.000,00-TL asıl alacak üzerinden davacının takip talebindeki miktarı aşılmamak üzere takip tarihinden itibaren avans faiz uygulanmak suretiyle DEVAMINA, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,
İcra takibine konu alacağın davalı tarafından bilinebilir, hesaplanabilir ve likit olması sebebiyle itirazın iptaline konu asıl alacak miktarının %20'si oranında (207.000,00-TL) icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 70.700,85-TL harçtan peşin alınan 11.251,45-TL peşin harç ile icra dosyasına yatırılan 8.900,00-TL peşin harcın mahsubu ile noksan kalan 50.549,40-TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
Davacı tarafça yatırılan 11.251,45-TL peşin harç ile icra dosyasına yatırılan 8.900,00-TL peşin harç ve 615,40-TL başvurma harcı olmak üzere toplam 20.766,85-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Arabuluculuk aşamasında Devlet Hazinesinden karşılanan 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanıp takdir olunan 4.034,75-TL'sinin davalıdan, 565,25-TL'sinin davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
Davacı tarafça yapılan ve ayrıntıları UYAP'ta belirtilen posta, tebligat ve bilirkişi ücretinden oluşan toplam 14.380,40-TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 12.613,32-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmının kendi üzerinde bırakılmasına,
Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 161.250,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Davacı tarafça yatırılan gider avansının karar tebliğ işlemleri tamamlandıktan ve karar kesinleştikten sonra kullanılmayan kısmının davacı tarafa resen iadesine,
HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,
Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin huzurda yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026
Katip ...
¸¸
Hakim ...
¸¸

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!