Anahtar kelimeler: İrmik Kargir Kırıkkale Asaleten Vasıflı Payın Borcuna Fabrikası Firmasının Şubesine
7. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  ████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

SAYISI
: █████████ E., ████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Kırıkkale 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: ███████ E., ███████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... vekili Avukat ... tarafından davalılara vekâleten kendi adına asaleten temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekzçesinde, Bankanın .. Şubesine borcu olan .. Gıda San. Tic. Ltd. Şti. firmasının borcuna karşılık 41 15... parselinde kayıtlı arsa ve kargir un ve irmik fabrikası vasıflı taşınmazda ██████████ payın, Kırıkkale 3. İcra Müdürlüğünün ████████ Talimat sayılı dosyası üzerinden müvekkili Bankaya satışının yapılarak 15.10.2001 tarihinde tescilinin yapıldığını, paydaşlardan ... tarafından taşınmazla ilgili ortaklığın giderilmesi davası açıldığını ileri sürerek, dava konusu 41 15... parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan fabrika binası ve müştemilatının müvekkili Bankaya ait olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkili İdarenin imar uygulaması sebebiyle paydaş olduğunu, davacının mülkiyet iddiasına bir itirazları bulunmadığını, müvekkili İdarenin yargılama gideri ve vekâlet ücretinden sorumlu tutulmamasına karar verilmesini talep etmiştir.
2. Diğer davalılar vekili cevap dilekçesinde; açılan davanın usul ve yasaya uygun olmadığını, davacı Bankanın borçlu .. payını cebr-i icra yolu ile satın aldığını, satın aldığı tarihte taşınmazın borçlu ..'ın babası ..’a ait olduğunu, ayrıca davanın süresinde açılmadığını, davacı mülkiyeti cebr-i icra yolu ile kazandığından diğer paydaşlara karşı dava açmasının usulen mümkün olmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazı cebr-i icra yolu ile satın almış olan davacının, satış dosyasına göre taşınmazı üzerindeki muhdesat ile birlikte satın aldığı gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili ile davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... vekili Avukat ... tarafından davalılara vekâleten kendi adına asaleten istinaf başvurusunda bulunması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ... İdaresinin istinaf başvurusunun kabulüyle yeniden hüküm kurularak davanın kabulüne, diğer davalıların istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... vekili Avukat ... tarafından davalılara vekâleten kendi adına asaleten sunduğu temyiz dilekçesinde; istinaf başvurusunda ileri sürdüğü dava açılmasına sebebiyet vermediklerine ilişkin gerekçeye ek olarak, taşınmazın satışına ilişkin Kırıkkale 3. İcra Müdürlüğünün ████████ Talimat sayılı dosyasının ve Ankara 22. İcra Müdürlüğünün █████████ Esas sayılı dosyasının incelenmediğini ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; muhdesatın tespiti istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalılar tarafından işin esası istinafa getirilmediğinden temyiz aşamasında ileri sürülemeyeceğine göre temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
12.01.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!