Anahtar kelimeler: Ferisinden Holding Muhtelif Ziyaı Muhasebecilik Katma Emrinin Alınamayan Sunduğu Anonim

T.C.
D A N I Ş T A YÜÇÜNCÜ DAİREEsas No
: █████████Karar No
: █████████TEMYİZ EDEN (DAVALI)
: ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/...VEKİLİ
: Av. ...KARŞI TARAF (DAVACI)
: ...VEKİLİ
: Av. ...İSTEMİNKONUSU
: ...... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi .... Vergi Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.YARGILAMA SÜRECİ
:Dava konusu istem
: Davacının, muhasebecilik hizmeti sunduğu ... Holding Anonim Şirketinden alınamayan 2013 ve 2014 yıllarının muhtelif dönemlerine ait katma değer vergisi, gecikme faizi, vergi ziyaı cezası ve fer'isinden oluşan kamu alacağının tahsili amacıyla müteselsil sorumlu sıfatıyla düzenlenen ... tarih ve...takip numaralı ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.İlk Derece Mahkemesi kararının özeti
: 213 sayılı Kanun'un mükerrer 227. maddesine göre şirket beyannamelerini imzalayan serbest muhasebeci mali müşavirlerin sorumluluğunun, imzaladıkları beyannamelerde yer alan bilgilerin defter kayıtlarına ve bu kayıtların dayanağını oluşturan belgelere uygun olmamasından kaynaklanan bir sorumluluk olduğu, bu yönde bir saptama bulunmaksızın ziyaa uğratılan vergiden müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulması suretiyle davacının takibinin hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle dava konusu ödeme emirleri iptal edilmiştir.Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti
: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
: Ödeme emrine itiraz sebeplerinin sınırlı olarak belirlendiği, davacı adına düzenlenen ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
: Savunma verilmemiştir.DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ
: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:HUKUKİ DEĞERLENDİRME
:Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.KARAR SONUCU
:Açıklanan nedenlerle;1. Temyiz isteminin reddine,2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA,3.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, █████/2025 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.(X)-KARŞI OY
:Yürüttükleri hizmetlerin kamusal yönü (AYM, E:1996/5, K:1996, █████/1996) bulunan mesleklerden biri olan serbest muhasebeci mali müşavirlik mesleğinin konusu ve yetkileri 3568 sayılı Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanun'unda belirtilmiş; mali sorumlulukları ise 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nda düzenlenmiştir. Kanun’un mükerrer 227. maddesinde, beyannamelerin meslek mensupları tarafından imzalanması mecburiyetini getirme hususunda Maliye Bakanlığına yetki verilmiş, beyannameyi imzalayan meslek mensuplarının müştereken ve müteselsilen sorumluluğu düzenlenmiştir. Yetki veren bu kuralın Anayasa'ya aykırı olduğu iddiasıyla iptali istemiyle Anayasa Mahkemesi'ne başvurulmuş; istem reddedilmiştir (AYM, E:1996/5, K:███████, █████/1996). Yetki kapsamında, en son, "4 Sıra No'lu Vergi Beyannamelerinin Serbest Muhasebeci Ve Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlerce İmzalanması Hakkında Genel Tebliğ"i çıkarılmıştır. Tebliğin 3568 sayılı Kanuna aykırı olduğu ileri sürülerek iptali istemiyle, bu kez de, Danıştay'da dava açılmış; sorumluluğa ilişkin olarak "Tebliğin IV numaralı bölümünde, meslek mensuplarının sorumluluklarının çalıştıkları alanlara göre sahip olması gereken veya sahip oldukları kabul edilen bilgi ve tecrübeye göre değerlendirilip, düzenlenmesinde mükerrer 227. maddede belirtilen sorumlulukları aşan bir yön yoktur" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir (Dördüncü Daire, E:█████████, K:█████████, █████/1998). Karara karşı temyiz başvurusu da reddedilmiştir (VDDK, E:████████, K:████████, █████/1999).Bu duruma göre, temyize konu kararda belirtildiği gibi, "serbest muhasebeci mali müşavirler, imzaladıkları beyannamelerde yer alan bilgilerin defter kayıtlarına ve bu kayıtların dayanağını teşkil eden belgelere uygun olması ve bilerek kullandıkları veya harici araştırmayı gerektirmeden sahte veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı olduğu anlaşılabilen belgelerden ve miktar veya tutar itibarıyla işletmenin faaliyet konusu veya iş hacmiyle mütenasip olmayan belgeler ile ticari örf ve teamüle uygun olmayan belgelerden sorumlu"dur. Karara göre; davacının, "kendisine verilen mal alış-satış belgelerinin gerçek olmadığını bildiğine dair bir tespit yapılmadığı gibi, muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı olduğu anlaşılabilen belge, miktar veya tutar itibarıyla iş yerinin faaliyet konusu veya iş hacmiyle mütenasip olmayan belge, ticari örf veya teamüle uygun olmayan belgenin beyanlara yansıtıldığıyla ilgili bir tespit de bulunmamaktadır". Ancak, muhasebecilik hizmeti sunduğu pek çok mükellefin sahte belge düzenlemesi veya kullanması eylemlerinden kaynaklanan SMMM Mali Sorumluluk Raporu bulunan davacının, adı geçen mükellefe sunduğu hizmetten kaynaklı Sorumluluk Raporunda sorumluluk için yeterli tespit bulunduğu anlaşılmaktadır.Bu bakımdan, diğer yönlerden de inceleme yapılarak karar verilmek üzere, temyize konu kararın bozulması gerektiği görüşüyle karara katılmıyorum.