Anahtar kelimeler: Abonman Emtia Emtianın Blok Aşye Ruhsat Anadolu Poliçesi Taşıma Maliki

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: ████████
KARAR NO
: ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
:İSTANBUL ANADOLU 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2022
NUMARASI
: ████████ Esas - ████████ Karar
DAVA
: İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ
: █████/2020
İSTİNAF KARAR TARİHİ
: █████/2026
Davanın kabulüne ilişkin kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
: Davacı vekili; müvekkilince davalılar aleyhine İstanbul Anadolu 4. İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, davalıların takibe itiraz ettiklerini, müvekkilince emtia blok abonman sigorta poliçesi ile sigortalanan dava dışı ... ...AŞ'ye ait emtianın davalı ...'ın ruhsat ve maliki olduğu ve davalı ...'nın sevk ve idaresindeki araç ile taşınması sırasında █████/2018 tarihinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kazanın oluşumunda araç sürücüsünün kusurlu olduğunu, kaza sebebiyle emtianın hasara uğradığını, olayda oluşan hasardan davalı fiili taşıyıcının sorumlu olduğunu, hasara ilişkin olarak müvekkilince dava dışı sigortalı ...'a 09.08.2018 tarihinde 205.780,89-TL ödeme yapıldığını, müvekkilinin bu ödeme ile sigortalının haklarına halef olduğunu, olayda ağır kusurlu olan davalı taşıyıcının sınırlı sorumluluktan yararlanamayacağını belirterek, davalıların itirazının iptali ile davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
CEVAP
: Davalılar davaya cevap vermemiş, yargılama sırasında davalılar vekilleri davanın reddini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
: Mahkemece; davacı sigorta şirketince sigortalanan dava dışı ...'a ait emtianın, davalı gerçek kişi ...'ın maliki olduğu, dava dışı sürücü ...'nın sevk ve idaresindeki araç ile taşınması sırasında 22.07.2018 tarihinde meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası sonucunda yola dökülerek hasara uğradığı, davacı şirketçe hasar bedelinin dava dışı sigorta ettiren ... şirketine 203.723,08-TL olarak ödendiği, davalıların süresi içinde cevap dilekçesi vermeyerek davayı inkar ettikleri, kazaya neden olan aracın davalı sigorta şirketince zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalandığı, dolayısıyla davalı sigorta şirketinin diğer davalı işletenin ve eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin verdiği zarardan sorumlu tutulacağı, ekspertiz raporunun kaza sonrası zarar gören emtianın miktarını ve zararı ortaya koyduğu ve bilirkişi raporunda zararın ödenen tazminattan çok daha fazla olduğunun tespit ve tayin edildiği, bu nedenle ekspertiz raporu ve ikinci bilirkişi raporunun değer yönünden hükme esas alınabileceği, dosyada mevcut kaza tespit tutanağı ve fotoğraflar birlikte değerlendirildiğinde, kazanın tamamen sürücünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesine bağlı tek taraflı kaza nedeniyle asli ve tam kusuru sonucunda meydana geldiği, taşıyıcının eylemlerinden sorumlu olduğu sürücü hatası nedeniyle yükün kazaya bağlı olarak devrildiği, yükün yola dökülerek tamemen zayi olduğu anlaşıldığından, istifleme ve sabitlemeye ilişkin TTK'nin 878. maddesi kapsamında gönderene atfı kabil bir kusur bulunmadığı, olayda davalıların sorumluluktan kurtulma hallerine ilişkin bir durum tespit edilemediği, alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne, davalıların takibe itirazının iptaline, icra takibinin asıl alacağa (203.723,08-TL) takip tarihinden itibaren yıllık %9 oranında yasal faizi işletilerek devamına, koşulları oluşmadığından davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ
: Davalı ... Sigorta vekili; müvekkili ile davacı arasındaki protokol hükümlerine rağmen davacının müvekkil şirkete başvuru yapmadan yargı yoluna gitmesinin protokole aykırı olduğunu, bilirkişi raporu ile belirlenen hasar ve işçilik bedelleri fahiş olup, müvekkilinin sorumluluğu dahilinde olmadığını, davanın zamanaşımına uğradığını, KTK'nın 97. maddesi uyarınca davacının dava yoluna gitmeden müvekkiline başvuru yapması gerektiğini, davacı tarafça müvekkiline bir başvuru yapılmadığından, davacının dava açma hakkı bulunmadığını, kusur oranlarının tespiti için ATKdan rapor alınması gerektiğini, davacının gerçek zararının tespiti gerekmekte olup, davacı tarafça sunulan fatura üzerinden karar verilmesinin mümkün olmadığını, hasarın malların sabitlenmemiş olması nedeniyle meydana geldiğini, bu nedenle müvekkili şirkete sigortalı aracın kusurunun bulunmadığını belirterek, kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili; araca çekebileceği yükten fazla yük yüklendiğini, römorkun azami yüklü ağırlığı 35.000 kg iken çekicinin katar ağırlığının 40.000 kg olduğunu, aracın yüklenmeden ve yüklendikten sonra davacının sigortalısı tarafından kantara sokulduğunu ve aracın yüksüz ağırlığının 13.600 kg, yüklü ağırlığının 39.880 kg, yükün net ağırlığının ise 26.280 kg olduğunun söylendiğini, ancak bu fişin gerçeği yansıtmadığını, oysa sevk irsaliyesinden de anlaşılacağı üzere yükün tahmini ağırlığının 26 tonu aştığını, aracın yüklü ağırlığının 39.880 kg olduğunun kabulü halinde dahi aracın katar ağırlığına sadece 120 kg kaldığını, bu durumda sıvı ve cam gibi kırılmaya çok müsait bir yükün üstü açık bir kuru yük römorkuna azami çekebileceği sınırları zorlayarak yüklenmesinde davacının sigortalısının kusurlu olduğunu, bu nedenle olayda TTK'nın 878. maddesi hükümlerinin uygulanması gerektiğini, zararın sabitleme yapılmamasından kaynaklandığını, mahkemece alınan ikinci bilirkişi raporunda kazanın yükleme, sabitleme ve istiflemeden kaynaklanmadığı, aracın kırılan kapakları sebebiyle malların zayi olduğunun belirtildiğini, oysa kaza tutanağında ve ekspertiz raporunda kırık kapağa dair herhangi bir bulgu olmadığını, kapak kırılmış olsa bile sebebinin kaza olmayıp,yeterince sabitlenmeyen yükün kayması ve dağılması olduğunu belirterek, kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
: Dava, davacı tarafça emtia blok abonman sigorta poliçesi ile sigortalı emtianın, taşıma sırasında meydana gelen tek taraflı trafik kazası sonucunda hasara uğraması nedeniyle oluşan zararın rücuen tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davaya konu taşıma güzergahının Türkiye sınırları içerisinde bulunması nedeniyle, somut uyuşmazlığın çözümüne 6102 sayılı TTK hükümleri esas alınacaktır.
TTK'nın 1472. maddesi uyarınca; sigortacının, sigortalısının haklarına halefiyet hakkının gerçekleşebilmesi için sigortacının hukuken geçerli bir sigorta poliçesi teminatı kapsamında sigortacısına tazminat ödemiş olması ve sigortalının zarar sorumlusuna karşı dava hakkına sahip olması gerekir. Sigortacı; ancak, sigortalısının meydana gelen zarardan dolayı üçüncü kişilere karşı dava hakkı varsa bu hakka ödediği bedel oranında halef olacaktır.
6102 sayılı TTK'nın 875 ve 879. maddeleri uyarınca taşıyıcı, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde, eşyanın zıyaından, hasarından veya teslimindeki gecikmeden doğan zararlardan; kendi adamlarının, taşımanın yerine getirilmesi için yararlandığı kişilerin görevlerini yerine getirmeleri sırasındaki fiil ve ihmallerinden, kendi fiil ve ihmali gibi sorumludur. Diğer yandan sınırlı sorumluluk halleri TTK'nın 882. maddesinde düzenlenmiş olup, TTK'nın 886. maddesi hükmüne göre, zarara, kasten veya pervasızca bir davranışla ve böyle bir zararın meydana gelmesi ihtimalinin bilinciyle işlenmiş bir fiilinin veya ihmalinin sebebiyet verdiği ispat edilen taşıyıcı, kanunda öngörülen sorumluluktan kurtulma hallerinden ve sorumluluk sınırlamalarından yararlanamaz. Yine TTK'nın 882. maddesi hükmüne göre gönderinin tamamının ziya veya hasarı halinde taşıyıcının sorumluluğu, gönderinin brüt ağırlığının kilogram başına 8,33 özel çekme hakkı ile sınırlıdır.
Somut olayda; davacının sigortalısına ait bira emtiasının davalı fiili taşıyıcıya ait araç ile taşınması esnasında, 22.07.2018 tarihinde araç sürücüsünün neden olduğu tek taraflı trafik kazası sonucunda hasara uğradığı, davacı tarafından yaptırılan ekspertiz raporu ile 205.780,89-TL olarak belirlenen hasar bedelinden 2.057,81-TL muafiyet tenzili sonucu 203.723,08-TL olarak belirlenen hasar bedelinin davacı tarafından sigortalıya 27.08.2018 tarihinde ödendiği, davacı tarafça bu tutarın fiili taşıyıcı ve taşıma aracının zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olan davalılardan tahsili için ilamsız takip başlatıldığı, davalıların süresinde borca itirazı üzerine işbu davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda; kaza tespit raporunda hasarın römorkun sol yan kapaklarının açılması sonucu yükün yola devrildiği tespiti mevcut olup, dosyaya sunulan fotoğrafta da bu durumun açıkça gözüktüğü, bu veriler ışığında hasarın nedeninin istifleme veya araç üzeri sabitleme olamayacağı, hasarın nedeni aracın kaza sonucu kırılan yan kapakları olduğundan müterafık kusurun söz konusu olamayacağı, hasara uğrayan emtia ağırlığına göre hasar tutarının sorumluluk üst sınırının altında olduğu bildirilmiştir.
Davalı ... Sigorta vekilince yargılama sırasında yasal süresinde zamanaşımı defi ileri sürülmemiş olmakla, HMK'nın 357. maddesine göre ilk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen bu savunmanın istinaf aşamasında ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak davalı ... Sigorta, fiili taşıyıcıya ait çekicinin zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olup, Karayolları Motorlu Araçlar ZMMSGenel Şartlarının A.6.e bendi gereğince, zarar görenlerin beraberinde bulunan bagaj ve benzeri eşya dışında, sigortalı araçta veya bu araç vasıtasıyla çekilen römorkta/yarı römorkta taşınan eşyanın uğrayacağı zararlardan dolayı sigortalıya karşı ileri sürülecek talepler sigorta teminatı dışındadır. Bu nedenle somut olayda taşıma sırasında meydana gelen hasardan davalı sigorta şirketinin sorumlu tutulamayacağından, davalı ZMMS sigortacısı aleyhine açılan davanın reddi gerekirken kabulüne karar verilmesi yerinde olmamıştır.
Diğer davalı ... ise fiili taşıyıcı niteliğini haiz olup, taşıma sırasında meydana gelen hasardan sorumludur. Araca ait kantar fişine göre aracın istiap haddinin aşılmadığı sabit olduğu gibi, hasara aracın davalı taşıyıcı sürücüsünün tek taraflı trafik kazasında devrilmesinin neden olduğu sabittir. Yine hükme esas alınan bilirkişi raporunda da tespit edildiği üzere, hasarın nedeni aracın devrilmesi sonucu kırılan yan kapaklar olup, istifleme veya sabitlemenin hasara neden olmasının mümkün olamayacağı tespit edilmiş olmakla, göndericinin kusurundan söz edilemez. Yine hasarın tek taraflı trafik kazası sonucunda aracın devrilmesi sonucu meydana gelmiş olması nedeniyle, hasarın aracın üstü açık olmasının bir etkisi olmadığından, davalı taşıyıcı bakımından TTK'nın 878. maddesinde düzenlenen sorumluluktan kurtulma halleri mevcut değildir. Bu nedenle davalı taşıyıcı vekilinin ileri sürdüğü istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle; davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı ... Sigorta aleyhine açılan davanın reddi gerekirken kabulüne karar verilmesi doğru değil ise de, yapılan hata/eksiklik yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davalı ... Sigorta vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın HMK'nın 353/(1)b-2 maddesi uyarınca kaldırılarak "davalı ... Sigorta aleyhine açılan davanın reddine, davalı ... aleyhine açılan davanın kabulüne" karar verilmiştir.
HÜKÜM
:Yukarıda açıklanan nedenlerle:
Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2022 Tarih ████████ Esas ████████ Karar sayılı kararın HMK'nun 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA;
"Davalı ... Sigorta AŞ aleyhine açılan davanın reddine, davalı ... aleyhine açılan davanın kabulüne, bu davalının İstanbul Anadolu 4. İcra Dairesinin ... esas sayılı icra takibine itirazının iptaline, takibin 203.723,08-TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren davacının takipteki talebiyle bağlı kalınarak yıllık %9 oranını aşmamak üzere yasal faizi işletilmesine,
Koşulları oluşmadığından davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine."
İlk derece yargılamasına ilişkin olarak ;
Alınması gereken 13.916,32-TL nispi ilam harcından mahkeme veznesine yatırılan 2.460,47-TL ve 572,48-TL tamamlama harcı, icra veznesine yatırılan 1.018,62-TL olmak üzere toplam 4.051,57-TL harcın mahsubu ile kalan 9.864,75-TL'nin davalı ...'dan alınarak Hazineye gelir kaydına,
Davacı tarafça yatırılan 4.105,97-TL peşin harçların davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine,
Davacı tarafından yapılan aleyhindeki dava red edilen davalı hakkında yapılan giderler ayrık tutularak hesaplanan 1.300-TL bilirkişi ücreti ve 177,95-TL tebligat-posta masrafı olmak üzere toplam 1.477,95-TL yargı giderinin davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine,
Davacı lehine taktir olunan 31.521,23-TL vekalet ücretinin davalı ...'dan alınarak davacıya ödenmesine,
Davalı ... Sigorta AŞ lehine taktir olunan 45.000-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak bu davalıya ödenmesine,
Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320-TL arabuluculuk ücretinin davalı ...'dan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
Alınması gereken 13.916,32-TL istinaf karar harcından davalı ... tarafından peşin yatırılan 3.480-TL harcın mahsubu ile kalan 10.436,32-TL harcın bu davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
Davalı ... Sigorta AŞ tarafından yatırılan 3.480-TL peşin istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve istek halinde bu davalıya iadesine,
Davacı tarafından yapılan 99-TL istinaf yargı giderinin davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine,
Davalı ... Sigorta AŞ tarafından yapılan 100-TL istinaf yargı giderinin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine,
Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine,
HMK'nın 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. █████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!