Anahtar kelimeler: Bileti Uçak Acentesi Kurumsal Otel Bam Turizm İçi Firmalara Yazim

T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: ████████
KARAR NO
: ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2026
NUMARASI
: ████████ Esas ███████ Karar
DAVA
: İTİRAZIN İPTALİ
BAM KARAR TARİHİ
: █████/2026
KARAR YAZIM TARİHİ
: █████/2026
Davacı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Mahkemece yapılan açık yargılama sonucunda; ''...İDDİA VE SAVUNMA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; "Müvekkil şirketin turizm acentesi olarak kurumsal firmalara yurt içi ve yurt dışı tur, otel, uçak bileti rezarvasyon ve satışı konusunda ticari faaliyetini sürdürdüğünü, davalı firmanın müvekkil şirketten uçak bileti, konaklama satışı konusunda hizmet aldığını, bu kapsamda 6-10 Mayıs 2025 tarihinde Almaya Münih için uçak bileti ve otel rezervasyonu konusunda müvekkil şirketten hizmet talebinde bulunduğunu, davalı yanın, söz konusu rezervasyona ilişkin, EFA2025000000001 No.lu 28.04.2025 tarihli 227.850,00-TL bedelli ve SF42025000002518 No.lu 09.05.2025 Tarihli 77.034,69-TL VE bedelli iki adet faturayı yasal süresinde ödemediğini, davalı firma aleyhine, İzmir 20. İcra Müdürlüğü █████████ E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, fakat davalı yanın takibe haksız olarak itiraz ettiğini belirterek itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini" talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; "görev itirazları olduğunu, davacı tarafın, cayma beyanı üzerine ilk etapta gerekli işlemlerin yapılacağını belirttiğini ve problem çıkarmadığını, akabinde ise iptal haklarının bulunmadığını ve bu sebeple otel ücretinin tamamının ödenmesi gerektiğinin müvekkile bildirdiğini, müvekkilin ise bu duruma itiraz ettiğini, davacının somut olayda haksız kazanç elde etmeye çalıştığını belirterek davanın reddine karar verilmesini" talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:
Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.
01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 6335 sayılıKanun ile değişik 4. maddesinde ticari davalar tanımlanmıştır. Buna göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile maddenin devamı fıkralarında belirtilen davalar ticari dava olarak nitelendirilmiştir. Yine aynı Kanunu'un 5/3. maddesinde “Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır” hükmüne yer verilmiştir.
Anılan yasal düzenlemeler karşısında, Asliye Ticaret Mahkemelerinin özel mahkeme niteliğinde bulunduğu, bu niteliği gereği görev alanının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre belirleneceği ve genel mahkemeler ile arasındaki ilişkinin önceki kanunun aksine görev ilişkisi olduğu açıktır. Asliye Ticaret Mahkemelerinin çekişmeli yargıdaki görev alanının TTK’de ve diğer özel kanunlarda ticari dava olduğu belirtilen davalarla sınırlı olduğu kuşkusuzdur.
Öte yandan, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 6335 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesinde ticari davaların; mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olarak iki gruba ayrıldığı anlaşılmaktadır. Mutlak ticari davalar, tarafların sıfatına veya bir ticari işletme ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın kanun gereği ticari sayılan davalar olup TTK’nin 4/1. maddesinin b, c, d, e, f fıkralarında ve özel kanunlarda düzenlenmiştir. Nispi ticari davalar ise, tarafların tacir sıfatına haiz olduğu ve her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili uyuşmazlıklardan doğan davalardır. Bir başka ifade ile bu davalar ya bir ticari işletmeyi ilgilendirmeli ya da iki taraf için de ticari sayılan hususlardan doğmaları halinde ticari dava olarak nitelendirilebilirler.
Gerek mutlak ve gerekse nispi ticari davaların Asliye Ticaret Mahkemelerinde görüleceği açıktır.
6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunu'nun " Paket Tur Sözleşmeleri" başlıklı 51. Maddesi" (1) Paket tur sözleşmesi, paket tur düzenleyicileri veya aracıları tarafından aşağıdaki hizmetlerden en az ikisinin birlikte, her şeyin dâhil olduğu fiyatla satıldığı veya satımının vaat edildiği ve hizmetin yirmi dört saatten uzun bir süreyi kapsadığı veya gecelik konaklamayı içerdiği sözleşmelerdir:
a) Ulaştırma
b) Konaklama
c) Ulaştırma ve konaklama hizmetlerine bağlı olmayan başka turizm hizmetleri"
" MADDE 51 - (9) Ticari veya mesleki faaliyetleri çerçevesinde paket tur hizmetinden faydalanan kişiler de tüketici olarak kabul edilir. " hükmüne yer verilmiştir.
Somut olayda, davacının, davalı şirkettin satın almış olduğu paket tatil hizmetine ilişkin faturaları ödemediğinden bahisle alacağın tahsili icra takibi yapıldığı, davalının takibe itiraz ettiği, davacının itirazın iptali istemi ile eldeki davayı açtığı, davacı tarafın sunduğu hizmetlerin hem konaklama hem de ulaştırmayı kapsadığı için taraflar arasında akdedilen sözleşmenin paket tur sözleşmesi olduğu, uyuşmazlığın 6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun ve 14.01.2015 Tarihli Paket Tur Sözleşmeleri Yönetmeliği hükümleri gereğince çözümlenmesi gerektiği, mesleki amaçla hareket eden tacirlerin de 6502 sy. K. M.51/9. Maddesi gereği tüketici sayıldığı anlaşıldığından dava konusu uyuşmazlığa bakma görevinin tüketici mahkemesine ait olduğu ve İzmir ilinde ayrı bir tüketici mahkemesi bulunduğu..." gerekçesi ile; Davacının dava dilekçesinin 6100 sayılı HMK'nun 114/1-c ve 115/2. maddeleri uyarınca dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE, Görevli mahkemenin İzmir Nöbetçi Tüketici Mahkemesi olması nedeniyle mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE karar verilmiş, verilen bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ
:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin turizm acentesi olarak kurumsal firmalara yurt içi ve yurt dışı tur, otel, uçak bileti rezarvasyon ve satışı konusunda ticari faaliyette bulunduğunu, faaliyet konularından ayrı ayrı yararlanabilindiğini, davalı firmanın müvekkili şirketten uçak bileti, konaklama satışı konusunda hizmet aldığını, ancak söz konusu uçak bileti ve konaklama hizmetinin birbirinden bağımsız hizmetler olduğunu, her hangi bir şekilde peket tur hizmeti kapsamında olmadığını, davalı firmanın, 6-10 Mayıs 2025 tarihinde Almanya'nın Münih şehrinde gerçekleşecek fuara katılmak üzere, kendilerinin talep ettiği lokasyonda bir otelden rezervasyon yaptırılması ve konaklama hizmeti satın alınmasını talep ettiklerini, davalı şirketin müvekkili şirkete gönderdiği 16.04.2025 tarihli e mailde, ".... Oteline yakın" bir otel olmasını istediğini, müvekkili şirketin satış temsilcisinin, davalı şirket yetkilisine 3 adet otel ismi ve fiyat teklifi ilettiğini, davalı şirketin içlerinden bir tanesini seçtiğini, davalının seçmiş olduğu otelden rezervasyonun onaylandığını ve konaklama hizmetinin davalı şirket çalışanları adına satın alındığını, söz konusu satış sürecinde müvekkili şirket tarafından davalı şirkete, bu konaklama hizmetinin Satın alındıktan sonra iptal-iade hakkı olmadığı bilgisinin defalarca kez verildiğini, davalı şirketin iptal-iade hakkı olmadığını bilerek konaklama hizmetinin satın alınmasını yazılı olarak onayladığını, onay sonrasında müvekkili şirketin davalının istemiş olduğu otelden, talep etmiş olduğu kişiler adına, talep edilen günler için oda satın aldığını ve davalı şirkete Voucher (Konaklama) Belgesini 22.04.2025 tarihinde e mail ile gönderdiğini, mahkemeye sunulan tüm rezervasyon ve satın alma sürecinin taraflar arasında kurumsal e mail hesapları üzerinden yapıldığını, davalı firmanın satın alma işlemi tamamlandıktan sonra 25 Nisan 2025 tarihinde satın alma işlemini iptal etmek istediğini belirttiğini, bunun üzerine iptal hakkının söz konusu olmadığı bilgisinin kendilerine verildiğini, buna rağmen aracı firma ile irtibat sağlanarak iptal talebinin iletildiğini ancak karşı taraf (aracı firma ve otel) iptal hakkının söz konusu olmadığını ileterek konaklama bedellerinin ödenmesini talep ettiklerini, buna ilişkin tüm yazışmaların da delillerinde sunulduğunu, müvekkili şirketin ilgili konaklama bedellerini ödediğini ancak davalı firmanın EFA2025000000001 No.lu 28.04.2025 Tarihli 227.850,00 TL bedelli ve SF42025000002518 No.lu 09.05.2025 Tarihli 77.034,69 TL ve bedelli iki adet faturayı yasal süresinde ödemediğini, bunun üzerine yasal sürecin başlatıldığını, dava konusu uyuşmazlığın iki şirket arasındaki ticari ilişkiden kaynaklı fatura bedellerinin ödenmemesi sebebi ile yapılan icra takibine ilişkin itirazın iptali istemine ilişkin olduğunu, taraflar arasındaki ilişkinin hiç bir yönden Paket Tur Sözleşmesine ilişkin olmadığını, taraflar arasında imzalanmış bir Paket Tur Sözleşmesinin bulunmadığını, yerel mahkeme kararında taraflar arasında sözleşme akdedildiği belirtilmiş olsa da, somut olayda akdedilen sözleşmenin bulunmadığını ve niteliklerini taşımadığını, yerel mahkemenin 6502 Sayılı Kanuna atıf yapmış olsa da görüldüğü üzere, yasada belirtilen şartların dava konusu olaya uygulanmasının hukuken mümkün olmadığını, Kanunun açık hükmünde her şeyin dahil olduğu fiyat ile satıldığı ibaresinin Paket Tur Sözleşmesinin geçerlilik şartı olduğunu, tüketicinin birden fazla alanı kapsayan bir hizmeti her şey dahil fiyata satın aldığını, ancak somut olayda bu şekilde "her şey dahil" bir fiyatlandırmanın söz konusu olmadığını, davalı şirketin ".... ...Otel'ine yakın otel talebinde bulunduğunu, müvekkilinin önerdiği 3 otelden birini davalı firmanın seçtiğini ve satın almanın buna göre yapıldığını, müvekkilinin konaklama+ulaşım için her şey dahil bir fiyatlandırma yapmadığını, somut olayın özelliğinin buna uygun olmadığını belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılması gerektiğini istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE:
Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.
Paket tur sözleşmesi, TKHK'nın 51.maddesinde düzenlenmiş ve "Paket tur sözleşmesi, paket tur düzenleyicileri veya aracıları tarafından aşağıdaki hizmetlerden en az ikisinin birlikte, her şeyin dâhil olduğu fiyatla satıldığı veya satımının vaat edildiği ve hizmetin yirmi dört saatten uzun bir süreyi kapsadığı veya gecelik konaklamayı içerdiği sözleşmelerdir: a)Ulaştırma b)Konaklama c)Ulaştırma ve konaklama hizmetlerine bağlı olmayan başka turizm hizmetleri." şeklinde tanımlanmıştır.
Somut olayda, taraflar arasında her şeyin dahil olduğu fiyat ile satıldığı ve paket tur sözleşmesi olarak nitelendirilecek bir sözleşme bulunmadığı, ulaşım tarihleri, konaklama tarihleri ve otel lokasyonunun davalının taleplerine ve seçimine göre belirlendiği görülmekle taraflar arasındaki sözleşme, TKHK'nın 51. maddesinde düzenlenen paket tur sözleşmesi niteliğinde değildir.
Açıklanan nedenlerle, mahkemece, işin esasına ilişkin uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, görevsizlik kararı verilmesi doğru kabul edilemeyeceğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne ve ilk derece mahkeme kararının HMK 355 ve 353/1a-3 maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın davanın yeniden görülmesi için mahkemesine iadesine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun KABULÜNE; İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin █████/2026 tarihli, ████████ Esas ███████ Karar sayılı kararının HMK'nın 355. ve 353/1-a-3 maddeleri uyarınca KALDIRILMASINA,
2-HMK 353/1-a-3 maddesi gereğince dosyanın görevli İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine,
3-İstinaf eden davacı vekilinin yatırmış olduğu;
a-732,00 TL istinaf karar harcının istemi halinde ilk derece mahkemesi tarafından davacıya ödenmesine,
b-2.002,00 TL istinaf kanun yolu başvuru harcının ilk derece mahkemesi tarafından yargılama giderlerinde değerlendirilmesine,
4-Kararın 6100 sayılı HMK'nın 359-3 maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğine,
5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
6-İstinaf edenler tarafından yatırılan istinaf avansından kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi uyarınca; karar kesinleştikten sonra ilk derece mahkemesince istinaf eden ilgilisine iadesine,
Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/1-a-3 ve 362/1-c maddesi uyarınca kesin olmak üzere █████/2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!