Anahtar kelimeler: Ölü Muris Vefat Başvurarak Mirasçısı Kesinlik Şartı Eksiklikleri Mirasçılarından Sayisi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 55. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ E., ███████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: İstanbul 40. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar davalı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacılar dava dilekçesinde; ..., ... ile ölü olan ..'ın 17.01.2019 tarihinde vefat eden muris ...'in mirasçısı olduklarını, diğer davacılardan ... ile ...'ın da 12.07.2021 tarihinde vefat eden ...'ın mirasçısı olduğunu, davalı ...'in İstanbul 12. Sulh Hukuk Mahkemesine başvurarak muris ...'in mirasçılarından olduğunu ileri sürerek 12.07.2019 tarih ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı mirasçılık belgesi aldığını ancak davalının 4721 sayıl Türk Medeni Kanunu'nun 497. maddesi uyarınca mirasçı olmadığını, bu nedenle İstanbul 12. Sulh Hukuk Mahkemesinin 12.07.2019 tarih ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı mirasçılık belgesinin iptalini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; davalının, murisin dayısı ...'ın çocuğu olması nedeniyle mirasçı olduğunu, sağ kalan eş ...'in mirasçılık sıfatı ve payına bir itirazlarının bulunmadığını, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; muris ...'in 17.01.2019 tarihinde çocuksuz olarak öldüğü, geriye eşi ..'in kaldığı, muris ölüm tarihinde birinci ve ikinci zümrede mirasçı bulunmadığı, üçüncü zümrede ise mirasçı olarak ... ve ..'in yer aldığı ve muris ...'in mirasçılarının, sağ kalan eş ..., ... ve ... olduğu; ancak daha sonrasında mirasçılardan ..'in ölümü ile onun yerini ... ve ...'ın aldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 4721 sayılı Kanun'un 497. maddesine göre sağ kalan eşin, miras bırakanın ölüm tarihinde sağ olan büyük ana ve büyük babaları ve onların çocukları ile birlikte mirasçı olabileceğinin düzenlendiği, bunların murisin ölüm tarihinde sağ olmamaları hâlinde büyük ana ve büyük babanın torunlarının sağ kalan eşle mirasçı olamayacakları, bu sebeple büyük ananın torunu olan davalının mirasçılık sıfatının bulunmadığı ve yargılama giderlerinde bir isabetsizlik olmadığı gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; 4721 sayılı Kanun'un 497 maddesine göre müvekkilinin mirasçı olmadığı şeklinde değerlendirmenin usul ve yasaya aykırı olduğunu, Kanun'un lafzında da sabit olduğu üzere miras bırakandan önce ölmüş olan büyük ana ve büyük babaların yerlerini her derecede halefiyet yoluyla kendi altsoylarının alacağı, somut dosyada da müvekkilin mirasçılığının bu kapsamda değerlendirilmesi gerektiğini, müvekkilinin babasının muristen önce ölmüş olmasının aleyhine yorumlanamayacağını, huzurdaki davanın açılmasına sebebiyet vermediği için yargılama giderlerinden sorumlu tutulamayacağını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık; mirasçılık belgesinin iptali ve yeni mirasçılık belgesi verilmesi istemine ilişkindir.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,08.01.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.