Anahtar kelimeler: Edimlerini Esaskarar Ödemediğini Yazim İfa Çeşitli Kurulduğunu Katip Borcunu Faturalar

T.C. ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ████████ Esas - ████████

T.C.
ANKARA
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████
KARAR NO
: ████████
GEREKÇELİ KARAR
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
HAKİM
: .....
KATİP
: .....
DAVACI
: .....
DAVACI VEKİLİ
: AV......
DAVALI
: .....
DAVA
: İtirazın iptali
DAVA TARİHİ
: █████/2025
KARAR TARİHİ
: █████/2026
KARAR YAZIM TARİHİ
: █████/2026
Davacı tarafından davalı hakkında açılan itirazın iptali davasının mahkememizde yapılan yargılaması sonunda ;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
TALEP ;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle davacı ile davalı arasındaki satış sözleşmesi kurulduğunu, davacının edimlerini ifa ettiğini, alacağı için çeşitli tarihli faturalar düzenlediğini, davalının kalan 289.702,72 TL borcunu ödemediğini, alacağın tahsili için ..... Esas nolu dosyası ile başlatılan icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptaline, icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP ;
Davalıya dava dilekçesi ile duruşma günü ve saati Tebligat Kanununa uygun olarak tebliğ edilmiş, davalı davaya cevap vermemiş, duruşmaya katılmamış ve kendisini vekil ile temsil ettirmemiştir.
DELİLLER ;
Davacı vekili dava dilekçesi ekinde davacının davalı adına düzenlediği dava konusu faturaları ve cari hesap ekstrelerini sunmuştur.
..... getirilen .....Esas nolu dosyasında davacı tarafından davalı hakkında █████/2025 tarihinde, çeşitli tarihli açık faturalardan kaynaklı cari hesap alacağı 289.703,72 TL alacağın takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsili talebi ile icra takibi başlatılmış, ödeme emri davalıya █████/2025 tarihinde tebliğ edilmiş, davalı █████/2025 tarihinde borca ve tüm ferilerine itiraz etmiştir.
Davalıya Hukuk Muhakemeleri Kanununun 222. maddesi gereğince ticari defter ibraz emri tebliğ edilmiş, davalı ticari defterlerini sunmamıştır.
Mali müşavir bilirkişi ... davacı ticari defterlerinin ve kayıtlarının incelenmesi sonrasında hazırladığı █████/2026 tarihli raporunda davacının ticari defter ve kayıtlarının usulüne uygun olarak tutulduğunu, davalı ticari defterlerini ibraz etmediğinden davalının ticari defterlerinin incelenemediğini, davacının satıcı, davalının alıcı olduğunu, davacının dava konusu icra takibi ve dava tarihi itibariyle davalıdan 289.703,72 TL alacaklı olduğunu bildirmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE ;
Dava, taraflar arasındaki satış sözleşmesine göre davalı tarafından ödenmesi gerektiği ileri sürülen faturalara ve cari hesaba dayalı olarak başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davasıdır.
Davacı, davalı ile aralarında satış sözleşmesi olduğu, bu sözleşmeden doğan edimlerini ifa ettiği, ifa ettiği edimlere karşılık doğan para alacağı için düzenlediği faturaların tutarının bir bölümünü davalının ödemediği vakıasını ileri sürmüş ve alacağın tahsili için başlattığı icra takibine davalının itirazının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ise, davaya cevap vermemiştir.
Davacı ile davalı arasındaki uyuşmazlık, satış sözleşmesi kurulup kurulmadığı, davacının dava konusu satış sözleşmesine göre alacağının doğup doğmadığı, icra takibine konu faturalardan dolayı alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise miktarı ve bunun sonucuna göre itirazın iptali koşullarının oluşup oluşmadığı hususlarındadır.
Türk Medeni Kanununun 6. maddesi gereğince kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.
Hukuk Muhakemeleri Kanununun 190. maddesine göre ispat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.
İspat yükü ilk önce kural olarak davacıya düşer, davacı davasını dayandırdığı olguları ispat etmelidir.
Davacı ve davalı arasında uyuşmazlık konusu olan vakıalara göre genel kurala uygun olarak satım sözleşmesini, edimini sözleşmeye uygun olarak ifa ettiğini ve alacaklı olduğunu ispat yükü davacıdadır.
Mahkememizce yapılan yargılama ve toplanan delillerden davacı ile davalı arasında satış sözleşmesi kurulduğu, davacının sözleşmeden doğan edimini ifa ettiği, davacının doğan para alacağı için dava konusu icra takibinin dayanağı olan faturaları düzenlediği, davalının borcunun bir bölümünü ödemediği, davacının dava konusu icra takip tarihi itibarı ile davalıdan 289.703,72 TL TL alacağının olduğu, davacının alacağının tahsili talebi ile ..... Esas nolu dosyası ile ilamsız icra takibi başlattığı, davalının süresi içinde borca ve ferilerine itiraz etmesi üzerine icra takibinin durduğu, davacının İcra ve İflas Kanununun 67. maddesinin 1. fıkrasındaki süre içinde itirazın iptalini talep ettiği, ispat yükü kendisinde olan davacının Hukuk Muhakemeleri Kanununun 222. maddesine göre icra takibine konu alacağının varlığını kendi ticari defterleri ile ispatladığı, davalının icra takibine itirazının haksız olduğu sonucuna varılmıştır.
Hukuk Muhakemeleri Kanununun 222. maddesinin 2. fıkrası gereğince ticari defterlerin ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır, 3. fıkrası gereğince ise ikinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir.
Davacının dayandığı vakıayı ve alacağını lehine delil olma koşullarını taşıyan ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme sonrasında hazırlanan bilirkişi raporu ile ispatlayarak ispat yükünü yerine getirmesi, davacı davalı ile arasındaki cari hesap sözleşmesine değil, satış sözleşmesine dayandığından davacı ile davalı arasında Türk Ticaret Kanununun 89. maddesinde düzenlendiği şekilde yazılı bir cari hesap sözleşmesi bulunup bulunmadığının araştırılmasına gerek olmaması, davacı ile davalı arasındaki satış sözleşmesine dayanan ilişkinin açık hesap ilişkisi olması, davacının Türk Borçlar Kanununun 121. maddesi gereğince icra takibinden itibaren faiz ve davalı tacir olduğu için avans faizi talep etmesinin olanaklı olması nedenleri ile davanın kabulüne, faturalı olan dava konusu alacağın miktarının likit olması nedeni ile hükmolunan asıl alacağın % 20'si oranında hesaplanan icra inkar tazminatının İcra ve İflas Kanununun 67. maddesinin 2. fıkrası gereğince davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesi gerektiği gerektiği sonuç ve kanaatine varılmış, davalının kötüniyet tazminatı talebi bulunmadığından bu konuda bir karar verilmemiş, aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;
1-Davanın KABULÜNE,
Davalının ..... nolu dosyasına yapmış olduğu itirazın İcra ve İflas Kanununun 67. maddesinin 1. fıkrası gereğince İPTALİNE, icra takibinin DEVAMINA,
Hükmolunan asıl alacağın % 20'si oranında hesaplanan 57.940,74 TL icra inkar tazminatının İcra ve İflas Kanununun 67. maddesinin 2. fıkrası gereğince davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
2-Harçlar Kanunu 2026 yılı Harçlar Tarifesinin 1 sayılı Yargı Harçları Tarifesinin A,III/1-a maddesi gereğince alınması gereken 19.789,66 TL karar ve ilam harcının davacı tarafından yatırılan 3.498,90 TL peşin harçtan mahsubu ile alınması gereken 16.290,76 TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak Hazine'ye gelir KAYDINA,
3-Davacı tarafından yapılan başvurma harcı 615,40 TL, peşin harç 3.498,90 TL, 1 adet vekalet harcı 87,50 TL, 1 adet vekalet pulu 138,00 TL, dosya-posta gideri 100,00 TL ve bilirkişi ücreti 6.000,00 TL olmak üzere toplam 10.439,80 TL yargılama giderinin Hukuk Muhakemeleri Kanununun 326. maddesinin 1. fıkrası gereğince davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine YER OLMADIĞINA,
5-Davacı tarafından yatırılan avansın kullanılmayan kısmının Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra İADESİNE,
6-Davacı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Kanununun 168. maddesinin son fıkrası gereğince hüküm verildiği tarihte geçerli olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13. maddesinin 1. fıkrasına ve 2. kısmına göre kabul edilen miktar dikkate alınarak hesaplanan 46.352,60 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
7-Arabuluculuk bürosu tarafından yapılıp ..... tarafından karşılanan, Uyap'a eklenen, sarf kararı bulunmayan arabuluculuk dosyasında arabulucuya ödenen ücret belirlenemediğinden tarifeye göre en düşük ücret olan 2.300,00 TL arabuluculuk giderinin Hukuk Muhakemeleri Kanununun 326. maddesinin 1. fıkrası ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 13. ve 14. fıkraları gereğince davalıdan alınarak Hazine'ye gelir KAYDINA,
Davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda, Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341. maddesinin 1. fıkrasının a bendi ve 345. maddesinin 1. fıkrası gereğince gerekçeli kararın tebliğinden başlayarak iki haftalık süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile ..... Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesine istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.█████/2026
Katip .....
e-imza
Hakim .....
e-imza

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!