Anahtar kelimeler: Balım Canım Tacizle Alıntı Suçlandığını Mısın Restaurant Sohbetlerden Bekar Suçlu
9. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Hukuk Dairesi

SAYISI
: █████████ E., █████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: İstanbul 34. İş Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı asıl tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı asıl dava dilekçesinde; çalışmış olduğu " ..." isimli davalı işveren Şirkete ait restaurant işyerinde, gelen müşterilere "canım, balım, bekar mısın?" gibi sözler söylediği iddia edilerek tacizle suçlandığını, ancak hiçbir müşteri ile böyle bir konuşmanın geçmediğini, işyerinde çalışan arkadaşlar arasında dinlenme alanında geçen sohbetlerden alıntı yapılıp suçlu duruma düşürülmeye çalışıldığını, sözlü savunma yaptığını fakat yazılı savunmasının alınmadığını ileri sürerek Sosyal Güvenlik Kurumuna (46) kod numarası ile bildirilen işten çıkarılma sebebinin düzeltilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava dilekçesinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 119. maddesinde sayılan unsurları taşımadığını bu nedenle davanın öncelikle usulden reddi gerektiğini, davacının yeme içme sektöründe faaliyet gösteren davalı işyerinde 30.11.20 23... .11.2024 tarihleri arasında restaurant müdürü olarak çalıştığını, işyerine uygun olmayan davranış ve beyanları ile çalışma ortamında rahatsızlıklara sebebiyet vererek iş akışını aksatması nedeniyle iş sözleşmesinin 4857 sayılı İş Kanunu’nun (4857 sayılı Kanun) 25/II-(e) hükmü uyarınca haklı nedenle feshedildiğini, işyerinin üç ayrı çalışanı tarafından yapılan bildirimlerde işçinin çalışma arkadaşlarına "aşkım, canım" gibi sözler sarf ettiği, fiziksel temasta bulunmak suretiyle kendi eli ile içecek içirmeye çalıştığı, restauranta gelen bir kısım müşteriler hakkında “evlilik düşünürler mi?” diye uygunsuz sözler sarf ettiği, çalışanların işyerine ziyarete gelen yakınları ile ilgili “bekar mı?” “bana ayarlar mısın?” şeklinde rahatsızlık verici tarzda konuştuğu, ikaz edildiği hâlde konuşmalarını sürdürdüğü, davacının davranışlarının doğruluk ve bağlılığa uymadığını, muhatabını rahatsız edecek nitelikte olduğunu, çalışanların şikâyetlerinin yazılı tutanak altına alındığını ve davacıdan savunmasının istendiğini, davacının savunma talebine ilişkin bildirimi imzalamaktan imtina ettiğini, bunun üzerine iş sözleşmesinin 4857 sayılı Kanun’un 25/II-(e) hükmü uyarınca haklı nedenle feshine karar verildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının, davalı işveren tarafından Kuruma verilen işten ayrılış bildirgesinde kod (46) "4857 sayılı Kanun Madde 25 /II-e: İşçinin, işverenin güvenini kötüye kullanmak, hırsızlık yapmak, işverenin meslek sırlarını ortaya atmak gibi doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışlarda bulunması" olarak gösterilen işten çıkış kodunun değiştirilmesini talep ettiği, dinlenen tanık beyanları ile sabit olduğu üzere davacının iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı asıl tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının davalı işyerinde restoran müdürü olarak çalıştığı sırada çalışanlara yönelik söz ve davranışları, işyerinde asistan müdür olarak çalışan A.K'nin, restoran müdürü olarak görev yapan S.K'nin ve tutanak tanığı A.U.T’nin davalı Şirket yönetimine vermiş oldukları yazılı şikâyet içeriğine göre; davacının A.K’ya yönelik söz ve davranışlarının, işyerine gelen çalışanların yakın ve akrabalarını kastederek sarf etmiş olduğu söz ve davranışlar ile yine işyerine gelen kadın müşterileri kastederek sarf etmiş olduğu söz ve davranışların birlikte değerlendirilmesinde; davacının söylem ve tavırlarının, davalının diğer çalışanlarına yönelik sataşma ve taciz boyutuna vardığı ve haklı fesih nedeni oluşturduğu, davalı işveren tarafından davacının iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğinin kabulü gerektiği gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı asıl temyiz dilekçesinde;
1.Mahkeme kararlarının mağdur olmasına neden olduğunu,
2.Davalı tarafın iddialarının gerçek durumu yansıtmadığını ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, işten çıkış kodunun düzeltilmesi gerektiğinin tespitine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı asıl tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
12.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!