Anahtar kelimeler: İsanık Olursa Adlî Olsun İhlali Beş Görüşü Ret Yeri Suçlar
2. Ceza Dairesi         ██████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi

SAYISI
: ████████ E., █████████ K.
SUÇLAR
: Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli
HÜKÜMLER
: İstinaf başvurusunun esastan reddine
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Ret, onama
I-Sanık hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde
... Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin, 12.09.2023 tarihli ve ████████ E., █████████ K. sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/2-a. maddesinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık müdafiinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE,
II- Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanık müdafiinin temyiz isteminin, hırsızlık suçunun işlendiği yerin sağlık ocağı olması nedeniyle iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçunun oluşmayacağına, hırsızlık konusu eşyaların teslim edildiğine, üst sınırdan ceza verildiğine, cezada hafifletici sebeplerin uygulanmadığına, hırsızlık suçunun unsurlarının oluşmadığına, sanığın hırsızlık kastının bulunmadığına, kararın sanık lehine bozulmasına ve ortadan kaldırılmasına olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Dosya kapsamına göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak;
Dairemizce de benimsenen ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.03.2013 tarihli, 2012/6-1232 Esas, ████████ Karar sayılı içtihadında belirtildiği üzere, çalınan malın 3. kişiye satılması hâlinde; 5237 sayılı Kanun’un 168. maddesinin uygulanabilmesi için hırsızlık suçunun failinin, sattığı yeri veya kişiyi söyleyerek çalınan malın, hırsızlık suçunun mağduruna iadesini sağlaması yeterli olmayıp, failin bizzat pişmanlık göstererek, satın alan iyiniyetli ise; aynen geri verme veya tazmin suretiyle satın alanın zararını da gidermesi, kötü niyetliyse; satın alandan elde ettiği para veya sağladığı menfaati, kazanç müsaderesine konu edilmek üzere soruşturma makamlarına teslim etmesi gerektiği ve tüm dosya içeriğine göre de; soruşturma aşamasında sanığın yer göstermesi üzerine suça konu laptopun emaneten bıraktığı ...'dan, temyiz dışı diğer sanık ...'in yerini göstermesi üzerine de suça konu televizyon, bilgisayar kasası ve monitörü satın alan ...'tan alınarak iadelerini sağladıkları ve sanığın alınan savunmasında ''müştekinin zarar varsa gidermek isterim'' şeklinde beyanda bulunarak etkin pişmanlık iradesini açıkça ortaya koyduğu somut olayda; söz konusu televizyon, bilgisayar kasası ve monitörü satın alan 3. kişi ... hakkında soruşturma yürütülüp yürütülmediği araştırılarak, iyiniyetli ise zararının giderilip giderilmediği, kötüniyetli ise paranın kazanç müsaderesine konu edilip edilmediği hususları tespit edildikten sonra sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 168. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerektiği gözetilmeden eksik kovuşturma sonucu yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun'un 304/2-a. maddesi uyarınca .... Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!