Anahtar kelimeler: Çetesi Tabela İsmiyle Satımdan Operasyon Edimleri İlaç Hasıl Atanan Kesildiğini

T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████DAVA
: Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2025KARAR TARİHİ
: █████/2026GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH
: █████/2026Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ile müvekkili firmanın ilaç satışına dayalı ticari ilişkisi bulunduğunu, bu ticari iş sebebiyle müvekkili üzerine düşen tüm edimleri eksiksiz yerine getirdiğini ve karşılığında davalı adına fatura kesildiğini, davalı borcunu ödemediğini, bunun üzerine başlatılan arabulucuk süreci de olumsuz sonuçlandığında mahkemeniz nezdinde dava açma zorunluluğumuz hasıl olduğunu, davalı şirketin, yeni doğan çetesi ismiyle bilinen operasyon sebebiyle kayyım atanan hastanelerden olduğunu, davalı "................." tabela unvanı ile faaliyet gösteren bir şirket olduğunu, davalı hastaneye .................merkezli yapılan operasyonda, özel hastanelerin yenidoğan yoğun bakım ünitelerinde usulsüz sevk, sahte evrak düzenleme, SGK dolandırıcılığı, ilaç satışı ve ihmali davranışlarla ölüme sebebiyet gibi suçlamalarının yer aldığının cezai işlem yapıldığını, Bakırköy .................. Ağır Ceza Mahkemesi'nde yargılamanın halen devam etmekte olduğunu, davanın derdest durumda olduğunu, bu süreçte öncelikle hastanelerin ruhsatlarının askıya alınmış olduğunu, akabinde .................Tarihli .................Diş Sayılı Diğer Kararı Büyükçekmece .................. Sulh Ceza Hâkimliği'nin .................Tarihli Ve ................. Değişık İş Sayılı Kararıyla, suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama suçuyla alakalı olarak şirket işlerinin yönetilmesi amacıyla şube hakkında; CMK 133. maddesi gereğince kayyım tayinine, yönetim organının yetkileri ile birlikte ortaklık payları veya menkul kıymetler idare yetkilerinin tümüyle kayyıma verilmesine karar verildiği hususunun tescil ve ilan edildiğini, davalı şirketin ticaret sicil kayıtlarında terkin edilmediğini, bu durum karşısında şirketin tüzel kişiliği devam ettiğinden, borçtan sorumluluğu tartışmasız olduğunu, davalı şirketin dava ehliyetine sahip olduğunu, salt olarak yönetim yetkisinin kayyıma devredildiğini, müvekkilinin üzerine düşen tüm edimleri eksiksiz ve ayıpsız olarak yerine getirdiğini, müvekkili şirketin ticari hayatta uzun süredir yer alan , ticari işlerini kanuna ve teamüllere uygun bir şekilde yerine getiren deneyimli ve başarılı bir şirket olduğunu, nitekim davalı ile olan ticari işlerde de üzerine düşen edimleri eksiksiz ve ayıpsız bir şekilde yerine getirmiş olduğunu, mail ile sipariş geçilen malları ayıpsız ve eksiksiz olarak hastane eczanesine teslim etmiş olduğunu ve karşılığında usulüne uygun olarak fatura kesildiğini, davalının kendisine teslim edilen faturaları 8 gün içinde itiraz etmemiş olduğunu ve kabul ettiğini, davanın kabulü ile fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile müvekkilinin şimdilik 149.442,84 TL alacağa işleyecek en yüksek faiz oranı üzerinden hesaplanacak faizi ile birlikte davalı yandan tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı yan üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının tüm taleplerinin zaman aşımına uğradığını, Büyükçekmece .................. Sulh Ceza Hâkimliğinin .................tarih .................Değişik İş sayılı kararıyla Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF/Fon) toplam 13 Hastaneye kayyım olarak atandığını, fon Kurulunun ................. tarih, .................sayılı kararı ve ................. tarih, ................. sayılı kararı ile anılan Hastanelerin hastane yöneticiliklerine atamalar yapıldığını, akabinde aralarında davalı müvekkili şirketin maliki olduğu .................Hastanesinin de bulunduğu 10 adet hastanenin ruhsatları iptal edilmiş ve ilgili hastane binaları mühürlendiğini, Davacı şirketin, dava dilekçesi ekinde cari hesap adı altında bir belge paylaşmış olsa da taraflar arasında cari hesap sözleşmesi olduğuna dair bir yazılı sözleşme dosyaya sunulmadığını, buna ek olarak, davacı tarafından tanzim edilen faturalar ve düzenlenen faturaların müvekkili şirkete tebliğ edildiğine dair evrak da dava dosyasına sunulmadığını, davacı şirket tarafından dosyaya sunulmuş herhangi bir mal ve hizmet teslimine ilişkin teslim formu vs bulunmadığını, mal ve hizmetin teslim edildiğine dair ispat yükü davacıda olmasına rağmen davacı tarafın bu yükümlülüğü yerine getiremediğini, müvekkili şirkete davacı şirket tarafından tebliğ edilmiş herhangi bir fatura da bulunmadığından davacı tarafın temerrüt faizi talep edebilme imkanı da bulunmadığını, zira müvekkili şirketin temerrüde düşürülmüş olmadığını, davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:Dava, ticari satımdan kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklanan davacının davalıdan alacağı bulunup bulunmadığı, varsa alacak miktarının tespiti davasından ibaret olduğu anlaşılmıştır.Tarafların 2023-2024-2025 yıllarına ait BA ve BS formlarının ilgili vergi dairesi müdürlüklerinden dosyamız arasına celp edildiği anlaşılmıştır.Mahkememiz duruşma ara kararı ile tarafların iddia ve savunmaları, sundukları deliller, dosya kapsamı belgeler ve her iki tarafa ait ticari defter ve kayıtlar incelenmek sureti ile; tarafların ticari defterleri incelenerek; HMK'nun 273. Maddesi gereğince tarafların ticari defterlerinin usulüne uygun tutulup tutulmadığı, açılış ve kapanış tasdiklerinin yapılıp yapılmadığı, 6335 sayılı yasayla değişik 6102 sayılı yasanın 64. maddesinin 3. fıkrası gereğince ticari defterlerin elektronik ortamda tutulup tutulmadığı, elektronik ortamda tutulan defterlerle ilgili açılış ve kapanış onaylarının Gümrük ve Ticaret Bakanlığı ve Maliye Bakanlığınca müştereken çıkartılacak tebliğe uygun olup olmadığı, sahibi lehine delil olma özelliği taşıyıp taşımadığı, taraflar arasında ticari ilişki bulunup bulunmadığı, bulunması halinde davacının ve davalının ticari ilişkiyi hangi hesaplarla izlediği, defter kayıtlarının birbirini doğrulayıp doğrulamadığı, defterler arasında fark bulunması halinde farkın sebebi hususları ile taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacının davalıdan alacağı bulunup bulunmadığı, varsa alacak miktarının tespiti hususlarında bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş olmakla, mali müşavir .................'ın █████/2026 tarihli raporunda özetle; Davacını ticari defterlerinde ise, dava tarihi itibariyle davalıdan olan bakiye alacağının 149.442,84 TL olarak kayıtlı olduğu, bu haliyle de, davacının defterleri davalının defterlerine göre davalı lehine kayıt içerdiğinden / davacının defterlerinde davalının borcu daha düşük tutarda kayıtlı olduğundan, davacının defterlerine itibar edilebileceği, Mahkemenizce davacının defterlerine itibar edilebileceğinin kabul edilmesi halinde, dava tarihi itibariyle davacının davalıdan 149.442,84 TL alacaklı olduğunun kabul edilebileceği hususlarında takdirin mahkemenize ait olduğu, somut olayda, davacının davalıyı dava tarihinden önce temerrüde düşürdüğüne ilişkin herhangi bir belge sunulmadığı; bu haliyle de, davacının huzurdaki davada, dava tarihinden itibaren işlemiş faiz talep edebileceğinin değerlendirmesinin mahkemeniz takdirinde olduğu, taraflar tacir olup, alacak da borçlunun ticari işletmesi ile ilgili olduğundan, Mahkemece sabit görülecek asıl alacak miktarına takip tarihinden itibaren 3095 s.K.nun 2/2.maddesi uyarınca ticari faiz (avans faizi) işletilebileceği hususunun değerlendirmesinin mahkeme takdirinde olduğu, davalı vekilinin sunduğu cevap dilekçesinde "davacı şirket, müvekkili şirket tarafından Mayıs/2025'de miadı dolmamış ilaçları almak için davet edilmiş olsa da iadeyi kabul etmediği ve Eylül/2025'de kısmi iadeyi kabul ederek arada geçen süre zarfında miadı dolan ilaçlar nedeniyle müvekkili şirketi zarara uğrattığı, alacağın varlığını kabul anlamına gelmemek ve her türlü dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla, davacı tarafın alacağına ilişkin bir hesap yapılacaksa da müvekkili şirketin iade talebini zamanında kabul etmeyerek müvekkili şirketi uğrattığı zararın tespit edilmesini ve davacı şirketin alacağından mahsup edilmesini talep ettikleri," belirtilmiş olmakla birlikte, bu hususlara ilişkin herhangi bir belge sunulmadığından, herhangi bir tespit ve hesap yapılamadığı, cevap dilekçesinde ayrıca "davacı şirket, dava dilekçesi ekinde cari hesap adı altında bir belge paylaşmış olsa da taraflar arasında cari hesap sözleşmesi olduğuna dair bir yazılı sözleşmenin dosyaya sunulmadığı, buna ek olarak, davacı tarafından tanzim edilen faturaların ve düzenlenen faturaların müvekkili şirkete tebliğ edildiğine dair evrakın da dava dosyasına sunulmadığı," belirtilmiş olmakla birlikte, davacının sunduğu davalıya ait cari hesap ekstresinde / muavin kayıtları dökümünde yer alan, davacının davalı adına tanzim ettiği tüm faturaların (ve bu faturalara istinaden davalının cari hesap ilişkisi kapsamında nitelendirilebilecek şekilde kısmi ve düzensiz dönemlerde yaptığı tüm ödemelerin) davalının defterlerinde de kayıtlı olduğu; dolayısıyla davacının alacağına dayanak sunduğu davalıya ait muavin kayıtlarında yer alan tüm faturaların davalıya tebliğ edilmiş olduğu ve bu faturaların davalı tarafından kabul edilip ticari defterlerine de kaydedilmiş olduğu görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davanın taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklı alacak istemine ilişkin olduğu, davada basit yargılama usulünün uygulandığı, taraflarca delil olarak ticari defterlere dayanıldığından TTK'nun 83 ile 85 ve HMK'nun 222'nci maddeleri uyarınca tarafların ticari defter ve belgeleri ile dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verildiği, denetime uygun ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporunda; davacı tarafın 2024-2025 yıllarına ait yasal defterlerini usulüne uygun tuttuğu ve sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, davalı tarafın defter incelemesi için sunduğu flash bellek içerisinde davalı şirkete ait 2024 ve 2025 yıllarına ait defter-i kebir ve yevmiye defterlerinin excel dökümlerinin yer aldığı, 2024 yılı yevmiye defteri dökümünün ise █████/2024 tarihinden itibaren sunulduğu, defterlerin açılış kapanış tasdiklerine ilişkin bilgi - belgelerin sunulmadığı, bu nedenle lehine delil niteliği taşımadığı, tarafların ticari defter kayıtlarının karşılaştırmasında farkın, davalı defterinde kayıtlı olan, davacı defterinde ise kayıtlı olmayan █████/2024 tarihli hesap düzeltmesi açıklaması ile davacı borcuna kaydedilen 10.754,65-TL tutarlı kayıt olduğunun anlaşıldığı, bu kayda dayanak belgeye rastlanmadığından tek taraflı kayıt olduğu, davalı defterlerinin lehine delil niteliği bulunmadığı, bu nedenle bu tek taraflı kaydın hesaba dahil edilemeyeceği, bu durumda davalı defterlerinde dava tarihi itibariyle davacının bakiye alacağının 149.486,78-TL olacağı, davacı ticari defterlerinde ise dava tarihi itibariyle davalıdan bakiye alacak miktarının 149.442,84-TL olarak kayıtlı olduğu, denetime uygun ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu dikkate alınarak ticari defter kayıtları ile alacağın varlığının ispatlandığı, dava dilekçesinde 149.442,84-TL talep edildiği, taleple bağlılık ilkesi uyarınca 149.442,84-TL'yi davalıdan talep edebileceği sonuç ve kanaatine varılarak; davacının davasının kabulü ile, 149.442,84-TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davacının davasının KABULÜ ile, 149.442,84-TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE,2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gerekli 10.208,44-TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 2.552,12-TL harcın mahsubu ile bakiye 7.656,32-TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,3-Arabuluculuk sonuç tutanağı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan tarifeye göre tahakkuk eden 4.700,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,4-Davacı tarafından ödenen 615,40-TL başvurma harcı, 2.552,12-TL peşin harç, 12.605,00-TL tebligat ve bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 15.772,52-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,5-Davacının kendisini bir vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 45.000,00-TL ücreti vekaletin davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,6-Karar kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının (5.000,00-TL Bilirkişi Ücreti Hariç Olmak Üzere) HMK m.333 hükmü gereği ilgilisine İADESİNE,7-HMK'nın uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara TEBLİĞİNE,Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin ( e duruşma yolu ile) yüzüne karşı, davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026Katip .................¸e-imzaHakim .................¸e-imza