Anahtar kelimeler: Oteldeki Getirerek Teminine Bam Esaskarar Başkan Yazim Katip Taahhütünü Eser

T.C. .... BAM ....... HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No:.../...-.../...
T.C....BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ...... HUKUK DAİRESİDOSYA NO
: ../....KARAR NO
:.../....T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IBAŞKAN
: .......ÜYE
: ...........ÜYE
: ........KATİP
: .........İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: ...... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: .......NUMARASI
: ...../.....-.../...DAVACI
: .........VEKİLİ
: Av. ......DAVALI
: .........VEKİLİ
: Av.........DAVANIN KONUSU
: AlacakİSTİNAF KARAR TARİHİ
:.....KARARIN YAZIM TARİHİ
: .........Mahkemece verilen karara karşı yapılan istinaf başvurusu üzerine dosya incelendi.İDDİA VE SAVUNMANIN ÖZETİ
:Davacı vekili dava dilekçesinde, taraflar arasında düzenlenen eser sözleşmesi gereğince davacının davalıya ait oteldeki bazı inşaat işlerinin yapılması ve bazı malzemelerin teminine ilişkin taahhütünü yerine getirerek işi teslim ettiğini, geçici kabulün yapılarak davacı tarafından hakkediş hesabının hesaplandığını, davacının borçlarını gereği gibi ifa etmesine rağmen davalının hakkedişlerin bir kısmını ödediğini, bir kısmını ise ödemediğini, davalının halen 57.931,23.-TL borçlu olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere alacağın hesaplanacak aylık ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde, davacının yaptığı işin ayıplı olduğunu, alacak miktarının küsuratı ile birlikte hesaplanmış olması nedeniyle belirsiz alacak davası açılamayacağını, faiz oranının yanlış olduğunu, davalının borcunun bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
:Mahkemece, davanın belirsiz alacak davası türünde açılabilmesi için davanın açıldığı tarih itibariyle uyuşmazlığa konu alacağın miktar veya değerinin tam ve kesin olarak davacı tarafça belirlenememesinin gerektiği, davacının dava dilekçesinde davalıdan alacaklı olduğumiktarı net olarak belirttiği, bu alacağın ödenmesi için davadan önce davalıya ihtarname keşide ettirdiği,davalının alacağın var olmadığını iddia etmesinin alacağı belirsiz hale getirmeyeceği, tacir olan davacının, sözleşme gereği ödenmeyen bakiye alacağının tahsili davasında 1.000,00.-TL bedel bildirerek belirsiz alacak davası açmasında hukuki yararı bulunmadığı gerekçesiyle davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
:Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, verilen kararın Anayasa’nın 36.maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkını ihlal ettiğini, Anayasa Mahkemesi’nin ██████████ başvuru numaralı kararında şartları oluşmadan açılan belirsiz alacak davasının dava şartı yokluğundan reddedilmesinin başvurulabilecek son çare olmadığının değerlendirildiğini, mahkemece alacak miktarının netleştirilmesi ve dava değerine göre HMK'nın 119. maddesinin 2. fıkrası uyarınca eksik harcın tamamlatılması amacıyla süre verilmesi gerektiğini belirterek mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.Davalı vekili davacının istinaf başvurusuna karşı verdiği cevap dilekçesinde, davacının alacağın miktarını belirterek ihtarname keşide etmesi gerçeği karşısında mahkeme kararının hukuka uygun olduğunu, koşulları oluşmadan belirsiz alacak davası açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, davacıya süre verilerek hukuki yarar noksanlığının giderilmesinin mümkün olmadığını, belirli bir alacak için belirsiz alacak davası açılması halinde bunun sonradan tamamlanmasının mümkün olmadığının doktrinde ifade edildiğini, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararlarının da bu yönde olduğunu belirterek davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini istemiştir.İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
:HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan bakiye alacağın tahsili istemine ilişkindir.Davacı vekili taraflar arasındaki eser sözleşmesine dayanarak bakiye iş bedelinden ödenmeyen tutarın 1.000,00 TL’nın tahsilini istemiş, davalı davacının ayıplı iş yaptığını savunmuş, mahkemece dava dilekçesinde davacının davalıdan alacaklı olduğu miktarı net olarak belirttiği, sözleşme gereği ödenmeyen bakiye alacağının tahsili davasında 1.000,00.-TL bedel bildirerek belirsiz alacak davası açılmasında hukuki yarar bulunmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.Davacı vekili dava dilekçesinin başlığında davanın konusunu “eser sözleşmesinden kaynaklanan belirsiz alacak davasıdır” şeklinde açıklanmış, dava değerini ise “şimdilik 1.000,00.-TL” olarak göstermiş ise de dava dilekçesindeki alacağın miktarına ilişkin anlatım, davalının halen 57.931,23.-TL borçlu olduğunun açıklanması ve fazlaya ilişkin hakların saklı tutulması dikkate alındığında dava dilekçesinin belirsiz alacak davası niteliğinde olmayıp kısmi dava şeklinde hazırlandığı anlaşılmakta olup sadece dilekçenin başlık kısmında “belirsiz alacak davasıdır” yazılmasının davanın niteliğinin belirsiz alacak davası olarak kabulünü gerektirmemektedir. Yargıtay 15. HD’nin █████████ - █████████ sayılı kararında da ayrıntılı olarak açıklandığı üzere 6100 sayılı HMK’nun 33. maddesi gereğince hukuki niteleme hakime ait olduğundan davalının ayıplı iş yapıldığı şeklindeki savunması da gözetilerek davacının tartışmalı olan alacağının bir kısmını isteyerek açtığı davanın 6100 sayılı HMK'nun 109. maddesinde düzenlenen kısmi dava olarak kabulü gerekmekte olup mahkemenin aksine kararı doğru olmamıştır. Kaldı ki davacı vekilinin istinaf başvuru dilekçesinde dayandığı Anayasa Mahkemesi’nin ██████████ başvuru numaralı kararı ile bu karara atıfta bulunan Yargıtay 10. HD’nin █████████-█████████ sayılı kararı da dikkate alındığında belirsiz alacak davası olarak açılan davanın kısmi alacak davası olarak değerlendirilip davanın esasına ilişkin uyuşmazlığın incelenmesi gerektiğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun bu yönden isabetli olması nedeniyle mahkeme kararının HMK’nun 353/1-a-4 maddesi gereğince kaldırılmasına, dairemiz kararı gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm verilmiştir.HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan gerekçe ile;1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ..... tarih, ..../...-.../.... sayılı kararının KALDIRILMASINA,Davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,2-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ilk derece mahkemesince davacıya idesine,3-İstinaf kanun yoluna başvuran tarafca yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yapılacak yargılama sırasında dikkate alınmasına,4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından istinafa başvuran yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,5-Karar tebliğ ve harç iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak █████/2022 tarihinde oybirliği ile karar verildi.......Başkan.....¸e-imzalıdır.................¸e-imzalıdır......Üye....¸e-imzalıdır.......Katip.............¸e-imzalıdır