Anahtar kelimeler: Konyaaltı Korumamış Davadavacı Kemer Mesafesini İstikametinden İstikametine Fiilden Hasarlı Seyir

T.C.
İSTANBUL1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████DAVA
: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2025KARAR TARİHİ
: █████/2026Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVA/Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin üzerine kayıtlı,sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı araç ile davalı ... üzerine kayıtlı bulunan davalı ...'nın sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı araç arasında █████/2025 tarihinde saat 13:45 sıralarında Konyaaltı istikametinden Kemer İstikametine doğru zincirleme maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, davalı ...'nın sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı araç sevk ve seyir halindeyken, takip mesafesini korumamış trafik yoğunluğu da göz önünde bulundurmaksızın trafik kurallarına aykırı hareket etmesi nedeni ile müvekkilinin üzerine kayıtlı ,sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı aracına çarpmış ve yaşanan kaza nedeni ile de müvekkil dava dışı ...'ın ... plakalı aracına çarptığı ve bu nedenle de müvekkilinin aracının hem ön bölgesinde hem de arka bölgesinde maddi hasar meydana geldiği, müvekkili kaza sonrasında hasara uğrayan aracını kendi imkanları ile götürememiş, çekici vasıtasıyla araba tamire götürülmüş olduğunu, meydana gelen kaza neticesinde müvekkilin aracı, değer kaybettiği ve tamirde kalan süre boyunca aracını kullanamadığını, taraflarında davalı sigorta şirketine iadeli taahhütlü mektup yolu ile de başvuru yapılmış, başvuru formu ... posta kodu aracılığıyla gönderildiği; ilgili başvuru sigorta şirketine █████/2025 tarihinde tebliğ edildiğini, iadeli taahhütlü mektup haricinde sigorta şirketine mail yolu ile yazılı başvuru yapıldığını, dava dilekçesi ekinde davalı sigorta şirketine █████/2025 tarihinde yazılı başvuru yapıldığına ilişkin başvuru dilekçesi ve ekleri yer aldığı ancak sigorta şirketi tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını, neticeten haklı davanın kabulü ile fazlaya ilişkin hak, alacak ve talepler saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100,00 TL hasar bedelinin █████/2025 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile tarafımıza ödenmesine karar verilmesini, 100,00 TL değer kaybı bedelinin █████/2025 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile tarafımıza ödenmesine karar verilmesini, 100,00 TL İkame araç bedelinin █████/2025 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalılar ..., ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile tarafımıza ödenmesine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.SAVUNMA/Davalı ... Sigorta A.Ş. cevap dilekçesinde özetle; derdest sigorta tahkim komisyonu başvurusu mevcut olduğunu, derdestlik sebebiyle huzurdaki davada dava şartı noksanlığı olduğu, HMK madde 115/2 uyarınca davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiği, araç mahrumiyet bedeli trafik poliçesi teminatı kapsamında olmadığını, kazanç kaybı gerçek zarar niteliğinde olmayıp, müvekkil sigorta şirketinin ... Poliçesi kapsamında herhangi bir sorumluluğu söz konusu olmadığı, başvuran tarafın müracaatı üzerine tespit edilen 29.029,00-TL hasar bedeli ödendiğini, başvuru konusu araçta meydana gelen hasar bedeli zararı karşılandığından işbu haksız başvurunun reddi gerektiği, değer kaybı tespitinde önceki hasarlarının olup olmadığının araştırılarak dikkate alınması gerektiği, der durumda değer kaybı bedeli belirlenirken aracın somut özelliklerinin dikkate alınması gerekeceği, her halükarda değer kaybı hesaplamasının ... genel şartlara göre yapılması gerektiği, itirazlar baki kalmak kaydıyla; hasar bedelinin genel şartlara göre hesaplanması gerektiği, müvekkili şirketin temerrüdünden bahsedilemeyeceğinden başvuran tarafın kaza tarihinden itibaren faiz taleplerinin reddi gerektiği, ... sigortası kapsamında müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğu sigortalısının kusuru oranında olduğu, müvekkil sigorta şirketinin yargılama masrafı ve vekâlet ücretinden sorumluluğu bulunmadığı, tüm bu nedenlerle; derdestlik sebebiyle davanın usulden reddine her halde değer kaybı bedelinin ve hasar bedelinin tespit edilebilmesi için konusunda uzman bilirkişi aracılığıyla inceleme yaptırılmasını, fazlaya , ikame araç bedeline ve faize ilişkin taleplerin reddini, ekspertiz, baro pulu ve vekalet harcı ücreti talebinin reddine, her durumda müvekkil şirketin temerrüde düşmediği dikkate alınarak müvekkil şirketin yargılama giderleri ve vekâlet ücretinden sorumlu tutulmamasına karar verilmesini talep etmiştir.Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; kazanın meydana gelmesinde aracın sevk ve idaresini sağlayan ...'ya atfedilen kusuru kesinlikle kabul etmedikleri, müvekkili, aracın sevk ve idaresini sağladığı sırada düşük hızda olmasına karşın maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kazanın oluşumunda davalıya atfedilen kusura itiraz ettikleri mahallinde yapılacak keşif ve bilirkişi incelemesi yapıldığında zincirleme şeklinde gerçekleşen kazada müvekkilin kusur oranının bu denli olmadığı ortaya çıkacağı, zira davacı önündeki araçla arasındaki mesafeyi koruyamadığı ve zincirleme kazanın meydana gelmesine sebebiyet verdiği; davacının kendi önündeki araca çarpmasından kaynaklanan zararların müvekkile yükletilmemesi gerektiği, davacının maddi zararlarının oluşup oluşmadığının tespiti gerektiği, davacının hasar bedeli ... tarafından poliçe limiti dahilinde karşılanmış olup bu talep yönünden davanın reddi gerektiği, davacının aracı yaşı ve km itibariyle değer kaybı oluşmadığı, değer kaybı var ise bilirkişi marifetiyle tespit edilip sigorta tarafından karşılanması gerektiği, davacının araç mahrumiyetine ilişkin zararı da oluşmadığını, araç mahrumiyeti varsa ise bilirkişi marifetiyle tespit edilip sigorta tarafından karşılanması gerekeceği, hesaplanacak bedelden araç kullanılsaydı yapılması gerekecek zorunlu giderler ile tasarruf edilen miktarlar tazminat bedelinden düşürülmeli, ayrıca aracın tamirde kaldığı sürenin “makul süre” olup olmadığı incelenerek tamir için gereken “makul süre” bilirkişice tespit edilmeli ve parça temini vs sebeplerle gecikilen tüm süre müvekkilinden den talep edilemeyeceği, sonuç olarak izah etmek gerekirse, davaya konu olayın meydana gelişindeki özellikler, söz konusu trafik kazasının kasıtla meydana gelmemesi, istenmediği halde meydana gelmesi, zararın oluşmasında tüm kusurun müvekkilinde olmaması sebebiyle davacının taleplerinin reddi gerekeceği, kesinlikle kabul anlamına gelmemek kaydıyla eğer müvekkiline bir sorumluluk yüklenecekse de kusur durumları dikkate alınarak Yüksek mahkemenin istikrar kazanan içtihatlarıyla belirlenen yukarıda arz ettiğimiz ilkeleri doğrultusunda makul bir rakamın belirlenmesi gerekeceği, bu nedenle müvekkilleri yönünden haksız ve yasal dayanaksız davanın reddine, yargılama giderlerinin de davacılara tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLER VE GEREKÇE/Dava, haksız fiilden kaynaklanan tazminat davasıdır.Dava konusu uyuşmazlığın, davacıya ait ... plakalı araç ile davalı Mehmet Metin adına kayıtlı davalı İsmail Hakkı'nın sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı araç ile █████/2025 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davacının aracında meydana gelen hasar bedelinin; değer kaybı bedelinin ve İkame araç bedelinin davalılardan talep edilip edilemeyeceği; talep edilebiliyorsa miktarının tespitine ilişkin olduğu anlaşılmıştır.Mahkememiz █████/2026 tarihli ara karar ile değer kaybı ve ikame araç bedeli yönünden dosyanın kusur bilirkişisine ve makine mühendisi bilirkişi heyetine tevdii ile rapor düzenlenmesinin istenilmesine karar verilmiştir.Bu kapsamda makine mühendisi ... ve kusur bilirkişi...'dan alınan █████/2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle; ... plakalı araç sürücüsü ... maddi hasar ile neticelenen dava konusu trafik kazasında %100 (yüzde yüz) oranında asli derecede kusurlu olduğu, ... plakalı araç isü ...'ın maddi hasar ile neticelenen dava konusu trafik kazasında kusursuz olduğu, ... plakalı dava dışı sürücü ...'ın maddi hasar ile neticelenen dava konusu trafik kazasında kusursuz olduğu kanaatini bildirir rapordur. Dava konusu kaza ve hasar durumunun uyumlu olduğu, dosya muhteviyatına sunulmuş olan tarihsiz ... ... imzalı Ekspertiz Raporunda dava konusu araçta KDV hariç işçilik dahil 300.054,81 TL hasar meydana gelmiş olduğu yönündeki tespitin kabulü ile dava konusu aracın onarımının araçta ağır hasar olması nedeni ile ekonomik olamayacağı, dava konusu aracın onarım maliyetinin araç piyasa rayiç değerinin %50'sine çok yakın /geçmiş olması nedeni ile pert total olarak değerlendirilmesi gerektiği, bu kapsamda söz konusu Eksper tarafından bizzat araç üzerinde inceleme yapılmış olduğunun ve dosya muhteviyatındaki fotoğrafların dava konusu araca ait olması durumunda ( Söz konusu fotoğrafların dava konusu araca ait olup olmadığı fotoğraflardan anlaşılamamaktadır.) kabulü ile dosya muhteviyatına sunulmuş olan Eksper Raporundaki hasar tespitine yönelik görüş ve kanaatler ile aynı fikirde olduğumu, dava konusu araçtaki gerçek zararın 438.000,00 TL - 238.000,00 TL = 200.000,00 TL olduğu, bu kapsamda davalı sigorta şirketi tarafından 29.029,00 TL hasar ödemesi yapılmış olduğunun kabulü ile davacının bakiye 200.000,00 TL - 29.029,00 TL = 170.971,00 TL hasar alacağının bulunduğu, dava konusu aracın pert total olması nedeni ile gerek teknik olarak gerekse Yargıtay içtihatları gereği pert total olan bir araçta değer kaybı oluşmayacağı, bu kapsamda yeniden araç edinme sürecinde aracın kullanılamayacak olmasından kaynaklı kaza tarihi itibariyle 25 ( yirmibeş) iş günü x 1.750,00 TL ( Muadil Araç kiralama bedeli günlük) ..., ..., ..., ..., ...ortalamasıdır.) = 43.750,00 TL araçtan mahrum kalma / ikame araç bedeli oluşacağı, Pert kasko ödeme süresi eksperin kazaya ilişkin raporu teslim ettikten sonra başlar ve genellikle uygulamada en geç 10 ( on) iş günü içinde ödeme yapılmas gerekmektedir. Sigorta şirketi bu süreye uymakla yükümlüdür. Kalan 15 ( onbeş) gür ise azami yerine koyma / araç temin süresidir. Nihai taktiri ve Hukuki değerlendirmesi Sn. Mahkemede olmak üzere aracın Ekonomik ömrünün 10 (on) yıl olarak kabul edilmesi ile; dava konusu Aracın Yıpranma Payı Değeri Yıllık “ Aracın Maliyet Değeri / aracın ömrü söz konusu aracın günlük olarak 25 (yirmi beş) iş günü onarımda olduğu süre için Yargıtay kararları kapsamında davacı lehine tasarruf edilen giderlerin ve amortisman payının yaklaşık %8 civarında olacağı, bu kapsamda ikame olarak kullanılacak aracın yakıtının davacı tarafından doldurulacağı dikkate alındığında hesaplaması yapılmış olan amortisman payının Yargıtay içtihatları gereği dikkate alınması ve değerlendirilmesi sonucunda davacının 43.750,000 x %8 3.500,00 TL = 43.750,00 TL- 3.500,00 TL= 40.250,00 TL Araçtan Mahrum Kalma Tazminatı/ İkame Araç Bedeli Oluşacağı, değer Kaybı ve Araç Mahrumiyet Tazminatına yönelik ödeme/kısmi ödeme yapılmış olduğuna dair dosya muhteviyatında bilgi, belge, doküman, dekont bulunmadığı tespit edilmiştir.Davacı vekili █████/2026 tarihli ıslah dilekçesinde özetle 100,00 TL hasar bedelinin █████/2025 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile tarafımıza ödenmesine karar verilmesini, 100,00 TL değer kaybı bedelinin █████/2025 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile tarafımıza ödenmesine karar verilmesini 40.250 TL ikame araç bedelinin █████/2025 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalılar ..., ... 'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile tarafımıza ödenmesine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.... 18. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2026 tarih ...Esas ve ...karar sayılı dosyası mahkememizin işbu dosyası ile birleştirilmesine karar verilmiştir.Mahkememizin █████/2026 tarihli duruşma ara kararı ile Mahkememizin birleşen ... 18.ATM'nin... Esas sayılı dosyası yönünden tarafların yasal sürelerinin dolmaması nedeniyle işbu dosyanın tefriki ile mahkememizin başka bir esasına kaydedilmesine karar verilmiştir.Tüm dosya kapsamında yapılan değerlendirmede, 12.07.2025 günü davalı ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracının davacıya ait ve davacının kullanımında olan ... plaka sayılı araca çarpması sonucu meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası kapsamında davacının davalı araç maliki, sürücüsü, zmss kapsamında sigortalısından hasar tazminatı, değer kaybı ve ikame araç bedelinin tazmini için iş bu davanın açıldığı anlaşılmıştır.Haksız fiil, bir kimsenin hukuka aykırı ve kusurlu bir davranışla diğer bir kimseye zarar vermesidir. Bu tanıma göre haksız fiilinin unsurları; fiil (davranış), zarar, kusur, fiil ile zarar arasında illiyet bağı ve hukuka aykırılıktır. Bir fiilin tazminat borcu doğurabilmesi için en önemli unsur zarardır. Haksız fiilden kaynaklanan tazminat davalarında kural olarak gerçek zarar ilkesi geçerli olup, zararın kanıtlanması davacı tarafa, hükmedilecek tazminatın miktarının belirlenmesi ise hakime aittir. Türk Borçlar Kanunu'nun 49 ve devamı maddelerine göre, kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür.Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler. KTK 85/1 maddesi gereğince bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar. Bilindiği üzere; sürücünün trafik kazasının oluşmasında kusurlu bulunması durumunda zarar gören 6098 Sayılı TBK'nun 49.maddesi gereğince sürücüye, 2918 Sayılı Kanunun 85. maddesi gereğince motorlu araç işletenine ve motorlu aracın zorunlu trafik sigortacısına karşı dava açabilir.6098 Sayılı TBK'nun 50/1.fıkrası gereğince zarar gören zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Dava, trafik kazası nedeni ile açılan tazminat davası olup, KTK.nın 88.maddesi gereğince “Bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur.” Yani kaza sonucu araç sürücüsü, işleten ve sigorta şirketi ve varsa başka sorumlular müteselsilen sorumludur. Müteselsil sorumluluk "dış ilişkide" TBK 61.maddesinde; “Birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır.” şeklinde düzenlenmiştir. Buna göre, araç işletenin sorumluluğunun dayanağı 2918 sayılı KTK.nın 85.maddesi, sigorta şirketinin sorumluluğu aynı kanunun 91.maddesi ve sürücünün sorumluluğu ise ise TBK'nın 49.maddesidir ve aralarındaki ilişki; aynı zarardan çeşitli nedenlerden dolayı sorumlu olma halidir. Zarar gören, zarar miktarının tamamının veya bir kısmının ifasını, dilerse borçluların tamamından, dilerse yalnız birinden isteyebilecektir.Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi gereğince kasten veya taksirle başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. Gerçek zarar, zarar gören şeyin eski hale getirilebilmesi için gereken onarım ve işçilik giderlerini kapsar. Davalı sigorta şirketi gerçek zarardan sorumlu olup araç hiç tamir edilmemiş olsaydı dahi zarar gören kişinin gerçek zararına göre tazminat miktarı hesaplanması gerekmektedir. Zira, zarar görenin çıkma ve eşdeğer parçalarla aracı tamir etmesi beklenemeyeceği gibi gerçek zarar ancak aracın onarımında tamamen orijinal parçalar kullanılmak suretiyle karşılanır. Hasar bedeli tespit edilirken davalı sigorta şirketiyle servis arasında yapılan anlaşma vb nedenlerle yedek parça ve işçilik bedellerinin değerinde indirim uygulanması da doğru değildir. (Yargıtay 17 HDB'nın 15.12.2011 tarih ... E. ... K., 28.03.2016 tarih ... E....K., 04.04.2016 tarih ... E. ...K., 17.03.2014 tarih ... E.... K. Sayılı ilamları )Dosya kapsamında trafik kaza tespit tutanağı ve kusur raporu bir arada değerlendirildiğinde davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracı ile seyri sırasında yola gereken dikkatini vermediği, meskun mahal hız sınırları üzerinde seyri ile olay mahalline yaklaştığı, önünde aynı istikamette doğru seyrini sürdüren ve trafik nedeni ile yavaşlayan aracı yakın mesafeden takip ettiği, takip mesafesini ihlal ederek sevk ve idare hatası sonucu arkadan çarptığı, çarpma sonucu da bu aracın ötelenerek yine önünde aynı istikamette doğru seyrini sürdüren ve trafik nedeni ile duraklama halinde bulunan araca arkadan çarpmasına sebebiyet verdiği, dikkat ve özen yükümlüğüne aykırı hareket ettiği, 2918 Sayılı KTK m. 84/d maddesini ( arkadan çarpma) kuralını ihlal ettiğinden olayda asli derecede kusurlu olduğu; davacı araç sürücüsünün mevcut şartlarda olayı önlemek bakımından alabileceği bir önlem ve tedbir bulunmadığından dolayı olayda atfı kabil kusuru olmadığı tespit edilmekle iş bu kaza kapsamında meydana gelen zararların tazmini talep edebileceği anlaşılmıştır.Davacının hasar tazminatı talebi yönünden yapılan değerlendirmede, davacı tarafından iş bu dava açılmadan önce hasar tazminatı yönünden Sigorta Tahkim Komisyonu'na başvuru yapıldığı ... Esas sayılı başvuru dosyası üzerinde yapılan incelemede, "1. Başvuru sahibinin talebinin kısmen kabulüne; 300.000,00-TL hasar tazminatı bedelinin █████/2025 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak başvuruna verilmesine, fazlaya ilişkin 34.060,00 TL hasar tazminat talebinin reddine," karar verildiği; kararın itiraz yasa yolu açık olarak verildiği anlaşılmıştır. İtiraz üzerine verilen karar yönünden itirazın reddine karar verildiği; Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti tarafından verilen kararın, kararı saklamakla görevli mahkemeye gönderilmediği henüz kesinleşmediği anlaşılmıştır. (İstanbul BAM 8. HD ... Esas ... Karar sayılı ilamı)Sigorta Tahkim Komisyonu kararı ile eldeki davanın taraflarının, dava sebebinin ve davanın konusunun aynı olduğu anlaşılmakla İstanbul BAM 40. HD ... Esas ... Karar sayılı ilamı da dikkate alındığında " Davanın açılmasının usul hukuku bakımından ortaya çıkardığı sonuçlardan biri de davanın görülmekte olmasıdır. Aynı konuda, aynı taraflar arasında, aynı dava sebebine dayanarak daha önce bir dava açılmış ve bu dava görülmekte (derdest) ise aynı konunun (uyuşmazlığın) yeni bir dava konusu yapılma olanağı bulunmamaktadır. Çünkü aynı konuda iki dava açılmasında davacının hukuken korunmaya değer bir çıkarı bulunmamaktadır. Dava şartlarını düzenleyen HMK'nin 114. maddesinin 1. fıkrasının (ı) bendinde "Aynı davanın, daha önceden açılmış ve hâlen görülmekte olmaması" biçiminde ifade edilen derdestlik dava şartlarındandır. Buna göre önceden açılmış bir dava devam etmekte iken aynı konuda yeniden dava açılamaz. Buna rağmen açılırsa yeni dava usulden reddedilir. Derdestlikten söz edilebilmesi için, daha önce açılmış olan davanın tarafları ile konusunun ve dava sebebinin aynı olması gerekmektedir." davacının hasar tazminatı talebinin HMK m. 114/1-ı uyarınca derdestlik nedeniyle usulden reddine karar vermek gerekmiştir.Davacının değer kaybı tazminat talebi yönünden yapılan değerlendirmede, davacının aracında meydana gelen değer kaybı yönünden, kazalı aracın modeli, markası, özellikleri, hasarı, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, kullanım amacı, kullanım süresi, hasarın giderilmesinde kullanılan parçaların niteliği (orijinal olup olmadığı), tramer kayıtlarına göre araçta meydana gelen hasarlar irdelenerek, emsal satışlar da araştırılmak suretiyle, aracın kaza tarihindeki 2. el rayiç değeri ile kazadan sonra onarılmış haldeki 2. el rayiç değeri arasındaki farkın ortaya konularak yapılan değerlendirmede, ... Eksperi ...imzalı Ekspertiz Raporunda dava konusu araçta KDV hariç+ işçilik dahil 300.054,81 TLhasar meydana gelmiş olduğu yönündeki tespitin kabulü ile dava konusu aracın onarımının araçta ağır hasar olması nedeni ile ekonomik olamayacağı, dava konusu aracın onarım maliyetinin araç piyasa rayiç değerinin % 50 sine çok yakın /geçmiş olması nedeni ile pert total olarak değerlendirilmesi gerektiği, dava konusu araçtaki gerçek zararın 438.000,00 TL – 238.000,00 TL= 200.000,00 TL olduğu, davalı sigorta şirketi tarafından 29.029,00 TL hasar ödemesi yapılmış olduğunun kabulü ile davacının bakiye 200.000,00 TL – 29.029,00 TL = 170.971,00 TL hasar alacağının bulunduğu, davacının aracın pert total olması nedeni ile gerek teknik olarak gerekse Yargıtay içtihatları gereği pert total olan bir araçta değer kaybı oluşmayacağı anlaşılmakla davacının değer kaybı tazminat talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.Davacının ikame araç bedeli talebi yönünden yapılan incelemede,araçta meydana gelen hasarın ağırlığı, aracın tamirini ekonomik kılmaz ve araç pert/total işlemine tabi tutulursa zarara uğrayanın talep edebileceği tazminat miktarı, aracın kaza tarihindeki piyasa rayiç değerinden pert total değerinin mahsubu ile bulunacak gerçek zarar ile benzer nitelikteki bir aracı temin edebileceği makul bir süredeki ikame araç bedeli/kazanç kaybından ibarett olduğu; aracın onarımının ekonomik olmamasına rağmen zarar gören onarım yaparak kullanmış olsa bile pert-total uygulaması ile belirlenen zarardan fazlasını isteyemeyeceği gibi, böyle bir araç için değer kaybı da söz konusu olmayacağından sadece muadil bir aracın yeniden satın alınması için geçen süre bakımından ikame araç bedeli istenilebileceğinden (İzmir BAM 4. HD ... Esas ... Karar sayılı ilamı) pert kasko ödeme süresi eksperin kazaya ilişkin raporu teslim ettikten sonra başlayıp ve genellikle uygulamada en geç on iş günü içinde ödeme yapılması gerektiği; sigorta şirketi bu süreye uymakla yükümlü olduğu, kalan onbeş gün ise azami yerine koyma / araç temin süresi olup ikame olarak kullanılacak aracın yakıtının davacı tarafından doldurulacağı dikkate alındığında hesaplaması yapılmış olan amortisman payının Yargıtay içtihatları gereği dikkate alınması ve değerlendirilmesi sonucunda davacının 43.750,000 x % 8 = 3.500,00 TL olup 43.750,00 TL – 3.500,00 TL = 40.250,00 TL ikame araç bedeli talep edebileceği anlaşılmakla kısmi dava olarak açılan iş bu davada iş bu zarar yönünden davalı araç maliki ve sürücüsünün sorumluluğu bulunduğu anlaşılmakla Davacının ikame araç bedeli yönünden 100,00 TL'nin █████/2025 tarihinden; 40.150,00 TL'nin ıslah tarihi olan █████/2026 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile bilirkte davalı ... ve ...'dan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;Davacının davasının kısmen kabulüne,1-Davacının hasar tazminatı talebinin HMK m. 114/1-ı uyarınca derdestlik nedeniyle usulden reddine,2-Davacının değer kaybı tazminat talebinin reddine,3-Davacının ikame araç bedeli yönünden 100,00 TL'nin █████/2025 tarihinden; 40.150,00 TL'nin ıslah tarihi olan █████/2026 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile bilirkte davalı ... ve ...'dan alınarak davacıya verilmesine,4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 2.749,48 TL karar harcının, peşin yatırılan 615,40 TL harç ve 690,00 TL ıslah harcından mahsubu ile noksan kalan 1.444,08 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,5-Davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 40.250,00 TL vekalet ücretinin davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine,6-Davalılar lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddedilen miktar üzerinden hesaplanan 200,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılara verilmesine,7-Davacı tarafından yapılan toplam 16.938,20 TL yargılama giderinden davanın kabul red miktar ve oranı göz önüne alınarak hesaplanan 16.854,45 TL yargılama giderinin ve 615,40 TL peşin harç, 690,00 TL ıslah harcı ve 615,40 TL başvurma harcı toplamı 18.775,25 TL'nin davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine,8-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m.18/A gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.700,00 TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul ret oranına göre hesaplanması sonrası 4.676,76 TL'nin davalılardan, 23,24 TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, tahsilat ve gereği için Mahkeme Yazı İşleri Müdürlüğünce ilgili vergi dairesine müzekkere yazılmasına,9-Taraflarca yatırılan bakiye gider avansının kararın kesinleşmesi halinde yatırana iadesine,Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı HMK'nun 341/1 vd. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine istinaf dilekçesi sunulmak ve istinaf başvurma ve karar harcı ile istinaf gider avansı yatırılmak suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesince incelenmesi için tarafların istinaf kanun yoluna başvuru hakkı açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı . █████/2026Katip Hakim¸e-imzalıdır e-imzalıdır