Anahtar kelimeler: İşçisinin Bam Kazada Başkan Yazim Katip Açtığı Yaralandığını Üye Karara

T.C. ... BAM ...... HUKUK DAİRESİ
T.C.....BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ...... HUKUK DAİRESİDOSYA NO
: .../....KARAR NO
: .../....T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IBAŞKAN
: ... (...)ÜYE
: ... (...)ÜYE
: ... (...)KATİP
: ... (...)İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: .... .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: .....NUMARASI
: ..../...-.../...DAVACI
: ...VEKİLLERİ
: Av. ...-Av. ...DAVALILAR
: 1 -......VEKİLİ
: Av. ...: 2 -...: 3 -... .....VEKİLLERİ
: Av. ......Av. ...DAVANIN KONUSU
: AlacakİSTİNAF KARAR TARİHİ
: .....KARARIN YAZIM TARİHİ
: .......Mahkemece verilen karara karşı yapılan istinaf başvurusu üzerine dosya incelendi.İDDİA VE SAVUNMANIN ÖZETİ
:Davacı vekili asliye hukuk mahkemesine verdiği dava dilekçesinde, davalı ....... şirketi işçisinin meydana gelen kazada yaralandığını, işçinin açtığı davada iş mahkemesinin davacının asıl işveren, ....... şirketlerinin alt işveren olarak toplam % 80 oranında sorumlu olduğunu kabul ederek maddi ve manevi tazminata karar verdiğini, hüküm altına alınan alacakların icra dosyasına davacı şirket tarafından ödendiğini, davalıların ihtara rağmen ödeme yapmadığını, davalı ... şirketi ile yapılan istisna sözleşmesi gereğince davalı şirketin ve bu şirketi ise sigorta poliçesi yapan davalı ... şirketinin sorumlu olduğunu, davalı Ma-pi şirketinin istisna sözleşmesi gereğince sorumlu olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 88.218.45.-TL’nın ödeme tarihi olan █████/2013 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı ........vekili cevap dilekçesinde, davanın zamanaşımı süresi içinde açılmadığını, davacı ile diğer davalıların müşterek ve müteselsil sorumlu olduklarını,TTK’nun 1482.maddesine göre davanın zamanaşımı yönünden reddinin gerektiğini, ticaret mahkemesinin görevli olduğunu, davacının ödediği tüm bedeli isteyemeyeceğini, sigorta şirketinin 3.kişilere karşı sorumluluğunun sınırlı olduğunu, manevi tazminatın poliçe kapsamında olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.Davalı ...vekili cevap dilekçesinde, delil olarak dayanılan dosyada belirlenen kusur oranını kabul etmediklerini, sigorta şirketinin limiti dahilindeki zarar ve ferilerinden sorumlu olduğunu, işin ihalesinden sonra işin yapılması konusunda Ma-pi şirketi ile taşeronluk sözleşmesi yapılarak tüm sorumluluğun bu şirkete devredildiğinden tüm zarardan bu davalının sorumlu olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.Davalı Ma-pi İnşaat Mühendislik Taahhüt San.ve Tic. Ltd. Şirketi cevap dilekçesi vermemiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
:Mahkemece, davacının iş kazası nedeniyle hükmedilen tazminatı icra dosyasına ödediği, kesinleşen ilama göre kusur durumlarının tarafları bağlayacağı, ihbar olunan sigorta şirketinin de durumu göz önüne alınarak kusur durumlarının yeniden değerlendirildiği, aynı oranlar üzerinden karar verilmesinin bilirkişi heyetince ve mahkemece takdir olunduğu, 88.218,45.-TL tazminat tutarının belirlenen sorumlulukları oranında davalılardan rücuen tazmininin talep edilebileceği, davacının olayda %10 oranında kusurlu olması nedeniyle bu tutarın %10'u oranında mahkemece resen hesap edilen 8.821,84.-TL’nın bu tutardan düşülerek davacının rücuen tazminini talep edebileceği toplam tutarın 79.396,61.-TL olduğu, poliçe kapsamına göre sigorta şirketinin sadece maddi tazminattan sorumlu olacağı, iş mahkemesi ilamındaki maddi ve manevi tazminat tutarının toplamı olan 19.254,00.-TL toplam tazminat oranının yalnızca %48,06 oranındaki kısmından sigorta şirketinin sorumlu olacağının resen hesap edildiği, dava dışı işçinin kusuruna isabet eden %20'lik orana isabet eden 22.054,61.-TL 'nın de ilavesi ile %100 tazminat tutarı 110.273,06.-TL olarak bulunduktan sonra davalı ...Ş.'nin %35'lik kusuruna isabet eden tutarın 38.595,57.-TL,davalı ........ Şti'nin de %35'lik kusuruna isabet eden tutarın 38.595,57.-TL, toplam sorumluluk tutarının 77.191,14.-TL olduğu, davalıların bu miktardan sorumlu oldukları, sigorta şirketinin davalı ...Ş.'nin %35 sorumluluğuna isabet eden 38.595,57.- TL'nın poliçe kapsamında ilam ile hüküm altına alınan maddi tazminat tutarına oranlanılarak denk düşen %48,06 oranında 18.549,03.-TL tutarında kısmından sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 77.191,14.-TL’nın (davalı ... şirketi bu tutarın 18.549,03.-TL’ndan sorumlu olmak kaydıyla) 13.817,21.- TL’sına █████/2013 ödeme tarihinden itibaren, bakiyesine ise █████/2014 ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar..........(münfesih .......) den müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
:Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, eser sözleşmesi hükümleri gereğince sigorta şirketinin de maddi- manevi tazminat ve icra dosyası kapsamında yapılan ödemelerden sorumlu olduğunu, bilirkişinin red yönündeki değerlendirmesinin sözleşme ile TTK ve sigorta hukukuna aykırı olduğunu, icra dosyasına ödeme yapıldığını, bilirkişiler tarafından davalıların sorumlu olduğu miktarın düşük hesaplandığını, davanın tümden kabulünün gerektiğini belirterek mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, sigortalı işyerine verilen kusur oranını kabul etmediklerini, mahkemece neye dayanarak kullanıldığı anlaşılmayan hesaplama yöntemi sonucu verilen kararın yanlış olduğunu, davalının maddi tazminat yönü ile sorumlu olduğu miktarın tespitinin ve hesabının tamamıyla hatalı olduğunu, rapor ve ek raporda davalının sorumluluğunun % 10 muafiyet tenzili yapılması ile 8.328,60.-TL olacağının tespit edildiğini, ek bilirkişi raporunda iş mahkemesi davasının davalıya ihbar tarihine göre yapılan hesaplamaya göre ise 15.364,75.-TL olarak tespit edilmesine rağmen mahkemece hangi hesaplama yöntemi kullanılarak ulaşıldığı anlaşılmaz olan 18.549,03.-TL üzerinden hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına göre hakimin kendisini bilirkişi yerine koyarak özel veya teknik bilgi gerektiren konularda şahsi bilgisine başvuramayacağını, mahkemece bilirkişi raporundaki tespitler değerlendirilmeden karar verildiğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
:HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın rücuen davalılardan tahsili istemine ilişkindir.Taraflar arasında, davacı iş sahibi idare ile davalı yüklenici Gintaş şirketi arasında 10/9/1999 tarihinde yağmur suyu, kanalizasyon ve içme suyu şebekesinin rehabilitasyonu işine ilişkin eser sözleşmesi yapıldığı, yüklenicinin sözleşme gereğince davalı ... şirketine sigorta yaptırdığı, yüklenici şirketin idareden yüklendiği edimi 25/4/2001 tarihli taşeronluk sözleşmesi ile diğer davalı alt yüklenici Ma-pi şirketine devrettiği, sözleşme konusu işin yapılması sırasında meydana gelen iş kazası nedeniyle taşeron şirket işçisi Celal Atikkan’ın yaralandığı, dava dışı işçinin davacı idare ile davalı yükleniciler aleyhine ..... ..... İş Mahkemesi’nde açtığı tazminat davasında yapılan yargılama sonucunda 18/7/2013 tarih ve ...../....-.../...( bozma öncesi ..../...-....) sayılı karar ile davanın kısmen kabulü ile 9.254,04.- TL maddi tazminatın ve 10.000,00.- TL manevi tazminatın faiziyle davalılardan müştereken müteselsilen tahsiline karar verildiği, dava dışı işçinin ilama dayalı alacağının tahsili için Bursa 9. İcra Müdürlüğü’nün █████████ Esas sayılı dosyasında başlattığı takip sırasında davacının icra dosyasına toplam 88.218,45,-TL ödediği hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, eser sözleşmesinin ifası sırasında gerçekleşen kaza nedeniyle işçiye ödenen tazminattan kimin ne oranda sorumlu olduğu hususundadır.Davacı ile davalı yüklenici arasındaki sözleşmenin yüklenicinin riskleri başlıklı 13.maddesinde başlangıç tarihinden itibaren hata düzeltme belgesinin verilişine kadar işverenin risk sorumluluğunda bulunmayan şahısların yaralanması, ölmesi veya malın kaybı, zarar görmesi( hiçbir sınır olmaksızın işler,tesis, malzeme ve ekipman dahil ) risklerinin yüklenicinin sorumluluğunda olduğu, teknik şartnamenin 8-l(L).maddesinde de yüklenicinin yeterli emniyet tedbirleri almaması dolayısıyla gerek inşaatta ve malzemede olabilecek zarar ve ziyandan, gerekse meydana gelebilecek kazalardan yüklenicinin bizzat sorumlu olacağı, yüklenicinin hasarı gidermek veya tazmin etmek veya sonuçlarına katlanmak zorunda olduğu düzenlenmiştir. Davacı sözkonusu hükümlere dayanarak icra dosyasına ödediği alacağın tamamını asıl yüklenici ile alt yüklenici şirketten ve sorumluluğu oranında sigorta şirketinden tahsilini istemektedir.Bilirkişi rapor ve ek raporunda rücu alacağına konu tutarın tamamından yüklenici ile alt yüklenici şirketin sorumlu olduğu açıklanıp sigorta şirketinin sorumlu olduğu miktar da belirlenmiş, en son düzenlenen ek rapora davacı ile davalı yüklenici Gintaş şirketi itiraz etmiş, mahkemece rapora ve ek rapora itibar edilmeyerek mahkemece belirlenen kusur oranına göre hesaplama yapılmış, sigorta şirketi yönünden de sorumluluk miktarı yeniden belirlenmiştir.Uyuşmazlık eser sözleşmesi sırasında meydana gelen kaza nedeniyle ödenen tazminatın rücu istemine yönelik olduğundan tarafların sorumluluğunun taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine göre belirlenmesi gerekmektedir. Yukarıda da belirtildiği üzere 10/9/1999 tarihli sözleşmenin 13.maddesi ile sözleşmenin eki olan genel teknik şartnamenin 8-l(L).maddesine göre yüklenici meydana gelen kazadan sorumlu olup sözkonusu hükümlerde davacı işsahibinin sorumluluğuna ilişkin bir açıklama bulunmadığından sözkonusu hükümler davacı yönünden sorumsuzluk anlaşması niteliğindedir. 6098 sayılı TBK’nun 115.maddesine göre sorumsuzluk anlaşması gereğince iş sahibinin sorumlu tutulmaması için, tazminata konu olayın iş sahibinin ağır kusuru veya hilesinden meydana gelmemiş olması gerekmektedir. Dosya kapsamına göre zararın oluşmasında davacı iş sahibinin ağır kusuru veya hilesi olduğunun belirlenmemesine rağmen mahkemece davacıya iş mahkemesi dosyasında verilen kusur oranı miktarınca kusur verilip alacak miktarının mahsup edilerek karar verilmesi sözleşme hükümleri ile kanuna aykırıdır.( Yargıtay 6. HD’nin ████████ - ████████ s.k.)Yargıtay 15. HD’nin █████████ -█████████ sayılı kararında da açıklandığı üzere eser sözleşmesinden kaynaklanan uyuşmazlıklar ve rücu davalarında kusurun ve buna dayalı olarak yapılan tazminat hesabının 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesi hükümlerine göre araştırılıp, değerlendirilmesi gerekmekte olup tarafların kusurunun SGK ve işçi sağlığı ile iş güvenliği mevzuatına göre belirlenmesi mümkün olmadığındandavacıya kusur verilmesi, davalı yüklenicilerin de sadece iş mahkemesi dosyasında verilen kusur oranından sorumlu tutulmaları doğru olmamıştır.Dava dilekçesinde davalı alt yüklenicinin ünvanı “ ......” olarak gösterilmiş, dilekçede gönderilen adrese dava dilekçesi tebliğ edilememiş, asliye hukuk mahkemesi tarafından görevsizlik kararı verilmesinden sonra yargılamanın asliye ticaret mahkemesinde devamı ettiği sırada “.............” vekili tarafından verilen 24/3/2017 havale tarihli dilekçede tebligat evrakının “.........i” yerine kendilerine sehven tebligat yapıldığı, müvekkili şirketin dosyadaki taraflarla bağlantısının olmadığı bildirilmiş, bu dilekçeden sonra davacı vekili 11/7/2017 tarihli dilekçesi ile davalı alt yüklenicinin dava dilekçesinde gösterilen ünvanın “...............” olarak düzeltilmesini istemiştir. Bu dilekçeden sonra yapılan 18/7/2017 tarihli duruşma sırasında da davacının gösterdiği ünvana göre davalıya tebligat yapılmasına karar verilmiştir. Alt yüklenici şirkete, 24/3/2017 havale tarihli dilekçede tebligata itiraz eden vekilin gösterdiği adrese doğrudan 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 35.maddesine göre tebligat yapılmış ise de bu adrese ( …........ Tebligat Kanunu hükümlerine uygun şekilde davetiye tebliğ edilmeden doğrudan 7201 sayılı TK’nun 35.maddesine tebligat yapılması hatalı olduğu gibi, komşuya haber verilmeden yapılan tebligat da geçersiz olmasına rağmen bu hususun dikkate alınmaması da hatalıdır. Sözkonusu tebligattan sonra davalı şirket adına iki farklı adrese yine davetiye gönderilmiş, davacı vekilinin sunduğu iş mahkemesi kararındaki şirket vekilinin adresi olan Kadıköy adresine tebligat yapılmış, davacının sunduğu vekaletnamede yer alan şirket müdürünün adresine gönderilen davetiye ise bila tebliğ dönmüştür. Sözkonusu adreslerin davalı şirket ile ilgisinin olup olmadığı mahkemece değerlendirilmemiştir. Bilirkişi raporu ise daha önce tebligatı 24/3/2017 havale tarihli dilekçe ile kabul etmeyen vekilin bildirdiği adrese yapılmış, ancak bu tebligatta da dilekçede gösterilen adres olan 85 numaralı daire yerine sözkonusu dilekçe ekindeki vekaletnamede şirket temsilcisinin adresi olarak gösterilen aynı yer ( … ......... 87 numaralı daire adresinde daimi çalışan adına tebligat yapılmıştır. Ek rapor da aynı şekilde 87 numaralı daire adresi ile binası kentsel dönüşüm nedeniyle yıkıldığı belirlenen ticaret sicil adresine 7201 sayılı TK’nun 35. maddesine göre ayrı ayrı tebliğ edilmiştir. Gerekçeli kararın tebliği ise binanın yıkıldığı bildirilen ticaret sicil adresine yine 7201 sayılı TK’nun 35.maddesine göre yapılmış, davacının istinaf dilekçesi de şirket temsilcisinin adresi olarak gösterilen 87 numaralı daire adresinde 7201 sayılı TK’nun 35. maddesine göre yapılmıştır.Davalı ........Şirketi’ne yapılan tebligatlar incelendiğinde aynı işlem için aynı tarihte farklı adreslere tebligat gönderildiği, şirketin ticaret sicil adresinde yazılı adresin yıkıldığının bildirilmesine rağmen bir kısım tebligatların bu adrese 7201 sayılı TK’nun 35.maddesine göre yapıldığı, bir kısım tebligatların ise şirket temsilcisi veya başka dosyada şirket vekili olan kişi adresine gönderildiği dikkate alındığında dosya kapsamı ile davalı şirketin adresinin neresi olduğunun ve hangi adrese yapılan tebligatın geçerli olduğunun belirlenmesi mümkün değildir. Davalı şirkete 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine uygun şekilde tebligat yapılıp taraf teşkili sağlanmadan karar verilmesi de usul ve yasaya aykırı olmuştur.Mahkemece öncelikle davalı .......... Şirketi’ne dava dilekçesinin tebliğ edilerek usule uygun şekilde taraf teşkili sağlandıktan ve davalıya savunma hakkı tanındıktan sonra yukarıda açıklandığı şekilde eser sözleşmesi kapsamında iş sahibi davacı ile davalı asıl yüklenicinin sözleşme ve teknik şartname gereğince sorumsuzluk anlaşması yaptığı da gözetilerek davacı iş sahibinin tazminata esas kazada kusurunun bulunup bulunmadığının belirlenmesi için konusunda uzman bilirkişi heyetinden sözleşme ve teknik şartname hükümleri ile 6098 sayılı TBK’nun115. maddesi hükmü de dikkate alınarak ayrıntılı ve denetime elverişli rapor alınmalıdır. Oluşacak sonucu göre tarafların sorumlu olacakları tazminat miktarları belirlenip davalı ... şirketinin istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazları da gözetilerek karar verilmelidir. Kamu düzeni de gözetilerek davacı vekili ile davalı ... şirketinin istinaf talepleri açıklanan nedenlerle yerinde olduğundan mahkeme kararının HMK’nun 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına, dairemiz kararı gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm verilmiştir.HÜKÜM
:Yukarıda açıklanan gerekçe ile;1-Davacı vekili ile davalı ... şirketi vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile, .... ....... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .....tarih, .../...-.../.... sayılı kararının KALDIRILMASINA,Gerekçede yapılan açıklamalar göz önünde bulundurularak yargılama yapılmak üzere dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,2-Davacı ... davalı ... şirketi tarafından yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talep halinde yatırana iadesine,3-İstinaf kanun yoluna başvuran taraflarca yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yapılacak yargılama sırasında dikkate alınmasına,4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından istinafa başvuran yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,5-Karar tebliğ ve harç iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 353/1-a. maddesi uyarınca kesin olmak üzere █████/2022 tarihinde oy birliği ile karar verildi....Başkan...¸e-imzalıdır...Üye...¸e-imzalıdır...Üye...¸e-imzalıdır...Katip...¸e-imzalıdır