Anahtar kelimeler: Yalvaç Geldiklerini Ölümünden Akaryakıt Muris İstasyonunun Kardeşi Murisin Hisseleri Vefat
7. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  ████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi

SAYISI
: █████████ E., ████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Yalvaç 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalının müvekkillerinin kardeşi olduğunu, muris ..'ın 24.12.2009 tarihinde vefat etmesi ile murisin mallarında eşit olarak 1/6 hisseleri ile müştereken mirasçı durumuna geldiklerini, dava konusu taşınmazdaki akaryakıt istasyonunun 1957 yılında muris tarafından açıldığını ve murisin ölümünden itibaren akaryakıt istasyonunun davalı tarafından işletildiğini, müvekkillerinin taşınmazdan yararlanamadığını belirterek davalının dava konusu taşınmaza el atmasının önlenmesine ve fazlaya ilişkin tüm talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla geçmişe dönük 5 yıl için işlemiş ecrimisil bedelleri ile dava tarihinden sonra işleyecek olan ecrimisilin hesaplanarak şimdilik kısmi olarak 10.000,00 TL haksız işgal tazminatının ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
2. Davacılar vekili 13.11.2019 tarihli ıslah dilekçesi ile davacı ... için 5.000,00 TL olan dava değerini 20.929,72 TL'ye, davacı ... için 5.000,00 TL olan dava değerini, 45.929,72 TL'ye çıkarttıklarını beyan etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesi ile, intifadan men şartının gerçekleşmediğini, tesislerin davalı tarafından yapıldığını ve üçüncü kişilere kiralanmadığı ve kira geliri elde edilmediği için ecrimisil talep edilemeyeceğini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu taşınmazın 2/6'sının ... (Davalı), 1/6'sının ... (Dava Dışı), 1/6'sının ... (Davacı), 1/6'sının ... (Davacı) ve 1/6'sının ... (Dava Dışı) adına kayıtlı olduğu, tüm paylar üzerinde .. Petrolcülük Anonim Şirketi lehine 15 yıl müddetle (Başlama Tarihi: 12.09.2003) intifa hakkı bulunduğu, dava konusu taşınmaza ilişkin, eldeki dava dışında, davalı tarafça ortaklığın giderilmesi davası açılmış olduğu ve taraflar arasında dava konusu edilen akaryakıt istasyonunun aidiyeti ile ilgili muhtesatın adiyeti davası bulunduğu, davacılar tarafından dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan akaryakıt istasyonunun muris tarafından kurulmuş ve kullanılmış olduğunun ve intifadan men koşulunun sağlandığının ispat edilemediği; müdahalenin önlenmesi davasının iki paydaş tarafından açıldığı, diğer paydaşlar tarafından davalı aleyhine açılmış dava konusu edilen akaryakıt istasyonu yönünden müdahalenin önlenmesi davası bulunmadığı da nazara alınarak; müdahalenin önlenmesi davasının ve ecrimisil talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın paydaşlar arasında el atmanın önlenmesi ve ecrimisil istemine ilişkin olduğu, tarafların müşterek miras bırakanı ..’ın 24.12.2009 tarihinde vefatı ile geriye 2002 tarihinde ölen eşi ..’dan olma çocukları davacılar .., .., davalı ... ile dava dışı .., .. ve ..’i mirasçı olarak bıraktığı; miras bırakanın maliki olduğu davaya konu .., .., .. Mahallesi 48... parsel sayılı 1391 m²'lik bahçeli kargir bina niteliğindeki taşınmazın, 27.04.2010 tarihinde mirasçılarına miras hisseleri oranında paylı olarak intikal ettirildiği, aynı işlemde davalının, mirasçı ..’in payını temlik alması ile sonuçta davalının 2/6, davacıların da 1/6’ar paydaş oldukları, dava konusu taşınmazın niteliği, davalı tarafından akaryakıt istasyonu şeklindeki kullanma biçimi ve dosya kapsamına göre, davacıların taşınmazda kullandıkları ya da kullanabilecekleri bir bölümün olmadığı, taraflar ve davalı vekilinin duruşmadaki beyanları ile dosya kapsamından taşınmaz üzerindeki akaryakıt istasyonunun tarafların müşterek miras bırakanı tarafından kurulduğu, sonrasında yenilenmesi ve işletmesinin davalı tarafından yapıldığı anlaşıldığından somut olayda, intifadan men koşulunun istisnası gerçekleştiğinden anılan dava ön şartının aranmayacağı, aksi hâl kabul edilse dâhi, davalı tarafından duruşmada 8 yıldır kardeşlerine yıllık 5.000,00 TL kira bedeli verdiği beyanına göre, intifadan men koşulunun ecrimisil istenilen dönemden önce 2009 tarihinde oluştuğu anlaşıldığından, İlk Derece Mahkemesinin davanın reddi gerekçesine katılma olanağı bulunmadığı, davacıların davalarında haklı oldukları;
Ecrimisil talebi yönünden kısmi dava olarak açılan iş bu davada; keşfen aldırılan ve davacılardan sadece ..'ın itirazda bulunduğu 15.04.2019 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda davacılar vekilinin, 13.11.2019 tarihli dilekçesi ile ecrimisil talebini ıslah yoluyla artırdığı, bundan sonraki ıslah taleplerinin ise 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 176/2 maddesindeki "Aynı davada taraflar ancak bir kez ıslah yoluna başvurabilir" hükmü ve davalı vekilinin 17.11.20 21... .08.2022 tarihli dilekçelerinde açıkça karşı koyması nedeniyle usule uygun olmadığından dikkate alınamayacağından, 15.04.2019 tarihli bilirkişi raporunda belirlenen ve uyuşmazlık konusu olmayan davacı ...'e her yıl davalı tarafından ödenen 5.000,00'er TL'nin her dönem ecrimisil bedelinden mahsup edilmek suretiyle 13.11.2019 tarihli ıslah ile talep edilen ecrimisil bedellerinin kabulüne karar verilmesi, asıl alacak için açılan davada; faize ilişkin hakkın saklı tutulmamış olması, daha sonra faiz için ayrı bir dava açılmasına veya ıslah ile faiz talep edilmesine engel teşkil etmeyeceğinden, davacılar tarafından dava dilekçesinde faiz talep edilmemiş olsa da, davacılar vekili yukarıda anılan 13.11.20119 tarihli ıslah dilekçesinde talep ettiği kademeli faize hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf talebinin kısmen kabulü ile; Yalvaç Asliye Hukuk Mahkemesinin 13.10.2022 tarih ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararının 6100 sayılı Kanun'un 353/1-b-2 hükmü gereğince ortadan kaldırılmasına, paya vaki el atmanın önlenmesi davasının kabulü ile; davalının, tarafların paydaşı olduğu tapunun .., .., .. Mahallesi 48... parsel sayılı taşınmazda, davacıların payları oranında el atmasının ayrı ayrı önlenmesine, ecrimisil davasının kısmen kabulü ile; davacı ... yönünden toplam 20.929,72 TL'nin, davacı ... yönünden toplam 45.929,72 TL'nin her dönemin tahakkuk tarihleri olan sonuçlarından başlayarak kademeli şekilde yasal faizi ile birlikte ayrı ayrı davalıdan alınarak, ayrı ayrı davacılara verilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
1. İntifadan men koşulunun gerçekleşmediğini,
2. Akaryakıt istasyonunun dava konusu parsel ile birlikte 138, 72... parsel sayılı taşınmazlara kurulduğunu, diğer 3 tane taşınmazın malikinin davalı olduğunu ve tesisteki tüm yapı ve eklentilerin davalı tarafından yapıldığını,
3. İstasyondan kira geliri elde edilmediğini,
4. Davalının iyiniyetli olduğunu,
5. Birden fazla ıslah dilekçesi bulunduğunu ve dava dilekçesinde faiz istenmemesine karşın ıslah dilekçesi ile faiz istenmesi ve faize hükmedilmesinin hatalı olduğunu,
6. Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yapılan ecrimisil hesabının neye göre yapıldığının anlaşılamadığını,
7. Vekâlet ücretinin yüksek olduğunu ve her bir davacı için ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu,
8. Payından az yer kullanan davacının ortaklığın giderilmesi davası açması gerektiğini, sadece iki paydaşın el atmanın önlenmesi davası açamayacağını ileri sürerek hükmün bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, el atmanın önlenmesi ve ecrimisil istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
08.01.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!