Anahtar kelimeler: Yanıt Malul Yolcu Karıştığı Olumlu Göremezlik Heyeti Kazasında Kalmak Yaralandığını

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI
: ████████ Değişik İş ████████ Kararİtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; 13.05.2022 tarihinde davacının yolcu olduğu ve davalı ... tarafından zorunlu mali sorumluluk sigortası yapılan aracın karıştığı trafik kazasında davacının yaralandığını ve malul kaldığını, davalı ... şirketine yapılan başvuruya olumlu yanıt verilmediğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 7.500,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 500,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 8.000,00 TL tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, sürekli iş göremezlik tazminatı talebini 500.000,00 TL, geçici iş göremezlik tazminatı talebini 22.195,28 TL olarak ıslah etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; usulüne uygun maluliyet raporu ile sigorta şirketine başvuru yapılmadığından talebin usulden reddi gerektiğini, raporun iyileşme süreci dolmadan hazırlandığını, heyetin maluliyet nedenine uygun branşlarda uzmanlardan oluşmadığını, maluliyet raporunun, davacının bizzat muayenesi yapılmadan, güncel muayene bulgularına yer verilmeden, maluliyetin sürekli olduğuna ilişkin bir tespit içermeden, kaza tarihinde yürürlükte bulunan yönetmelik hükümlerine aykırı şekilde hazırlandığını, hükme esas alınamayacağını, medikal firma raporu ile çelişkiler içerdiğini skar izinin maluliyet oluşturacak boyutta olmadığını, geçici iş göremezlik tazminatı isteminin poliçe kapsamında olmadığını, geçici bakıcı gideri talebinin poliçe kapsamında olmadığını, askerlik döneminde gelir elde etmeyeceğinin raporda değerlendirilmesi gerektiğini, tedavi giderlerinden Sosyal Güvenlik Kurumunun (SGK) sorumlu olduğunu, rapor ücretinin sigorta şirketinin sorumluluğunda olmadığını, sigorta şirketinin zarardan sorumluluğunun kusur oranı ile sınırlı olduğunu bu nedenle kusur yönünden bilirkişi incelemesi yaptırılması gerektiğini, emniyet kemeri takılmamış olması sebebiyle müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, temerrüt oluşmadığından faiz talep edilemeyeceğini, aksi kanaatte dahi Komisyona başvuru tarihinden itibaren yasal faize karar verilebileceğini, aleyhe hüküm kurulacak olması halinde davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne (AAÜT) göre belirlenen rakamın 1/5'i oranında olması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARIUyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne, 500.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 09.11.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, geçici iş göremzelik tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.IV. İTİRAZUyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından itiraz başvurusunda bulunulması üzerine; itirazın sonucu değiştirmemesine rağmen hatır indirimi yapılması gerektiği ve vekalet ücreti yönünden kısmen kabulüne, vekalet ücretinin maktunun altında kalmayacak şekilde AAÜT'ye göre belirlenecek rakamın 1/5'i oranında düzeltilmesine, diğer itirazların reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı vekili temyiz dilekçesinde; davacı devlet memuru olduğundan nakdi tazminat ödenip ödenmediği aylık gelir bağlanıp bağlanmadığının araştırılması gerektiğini, bağlanmış ise tazminat hesabından düşülmesi gerektiğini, pasif dönem için asgari ücretten daha fazla gelir ile hesap yapılmasının yerinde olmadığını, sigorta şirketine mevzuatta tanımlanan şekilde müracaat edilmemiş olması sebebiyle talebin usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, sunulan maluliyet raporunun davacı bizzat muayene edilmeden, güncel bulgulara yer verilmeden, kaza ile oluşan maluliyetin sürekli olduğu belirlenmeden, kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine aykırı şekilde düzenlendiğini, hükme esas alınamayacağını, medikal inceleme raporu ile çeliştiğini, çelişki giderilmeden karar verilemeyeceğini, kusur raporunun ATK'dan alınması gerektiğini, adli tıp uzmanlarının sağlık kurulu raporu düzenleme yetkisi bulunmadığını, raporun iyileşme süresi beklenmeden hazırlandığını, kişinin arazları ile ilgili branş uzmanlarının raporu düzenleyen heyette bulunmadığını, skar dokunun maluliyet oluşturacak boyutta olmadığını, gelir getirici bir işte çalışmayan davacının geçici iş göremezlik tazminatı talep hakkı bulunmadığını, askerlik döneminin sürekli iş göremezlik hesabından dışlanmamasının hatalı olduğunu, geçici bakıcı gideri talebinin poliçe kapsamında olmadığını, tedavi giderlerinden SGK'nın sorumlu olduğunu, rapor ücretinden sigorta şirketinin sorumluluğu bulunmadığını, emniyet kemeri takılı olmadığından müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, hatır indirimi yapılması gerektiğini, hesaplamanın TRH-2010 Yaşam Tablosu ve %1,65 teknik faiz ile yapılması gerektiğini, başkaca kişilerin dava açıp açmadığı araştırılarak garemeten paylaştırma yapılması gerektiğini, temerrüt oluşmadığından faiz talebinin reddi gerektiğini, uzlaşma olup olmadığının araştırılması gerektiğini, vekalet ücretinin hatalı belirlendiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık; davalı ... tarafından zorunlu mali sorumluluk sigortası yapılan aracın karıştığı trafik kazasında yaralanıp malul kalan davacı yolcunun sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.2. Sürekli iş gücü kaybı tazminatının belirlenmesinde, davacının son gelir durumu ile birlikte muhtemel yaşam süresinin ve bu sürenin ne kadarında aktif çalışma hayatının devam edeceği, ne kadarında pasif dönemde bulunacağının tespiti önem arzetmektedir. Çalışma hayatının, aktif çalışma dönemi ve emeklilik dönemi olan pasif devre olarak ayrılması ve özel yasalarında çalışma süreleri ayrık olarak belirtilmemiş (asker, polis vb. gibi) kişiler yönünden 60 yaşın aktif çalışma devresini, bakiye yaşam süresi varsa kalan sürenin de pasif çalışma dönemini oluşturduğu; sürekli iş gücü kaybı nedeniyle tazminatın hesabında, pasif devrede de zararın oluşacağı ve bu zararın asgari ücret düzeyinde bir zarar olacağının kabulü gerektiği Dairenin yerleşmiş içtihatlarındandır.Özel yasaları gereği çalışma süreleri ayrık olarak düzenlenenler dışında kalan kişiler yönünden, aktif-pasif devre ayrımı anılan şekilde yapılmakla birlikte; asker, polis gibi özel yasaları ile çalışma süreleri farklı belirlenen kişiler için sürelerin bu yasalardaki düzenlemelere göre belirlenmesi gerekmektedir. Somut olayda; davacı sözleşmeli er olup, kazadaki yaralanması sonucu iş gücü kaybına uğramıştır. Sigorta Tahkim Komisyonu tarafından hükme esas alınan aktüer raporunda, davacının 60 yaşına kadar çalışacağı ve aktif devresinin devam edeceği; 60 yaşı ile muhtemel bakiye ömür süresi sonu arasındaki dönem için de pasif devrede olacağı kabul edilerek hesaplama yapılmıştır. Oysa, yukarıda açıklandığı üzere, kendi özel yasaları gereği daha erken emekli olma (aktif devresi sona erme) imkanı bulunan meslek gruplarından birinde yer alan davacı için, herhangi bir araştırma yapılmadan, 60 yaş sonunun aktif devre sonu olarak kabulü mümkün değildir.3.Yukarıda açıklandığı üzere pasif devrede de zararın oluşacağı ve bu zararın asgari ücret düzeyinde bir zarar olacağının kabulü gerektiği Dairenin yerleşmiş içtihatlarındandır. Bu nedenle hesaplamada pasif dönem ücretinin aktif dönem ücreti olarak belirlenen asgari ücretin 2,06 katının %70'i kadar olacağının kabulü hatalıdır. Pasif dönem için hesap yapılırken asgari ücretin esas alınması gerekir.4.Dairemizin yerleşik uygulamasına göre; TRH-2010 Yaşam Tablosu’na göre kaza tarihindeki yaşı esas alınarak davacının muhtemel bakiye ömür süresi ile işleyecek aktif ve pasif dönemlerin, hesaplamaya esas olacak şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Somut olayda ise; muhtemel bakiye ömür süresi davacının hesap tarihindeki yaşı esas alınarak belirlenmiş ve bu doğrultuda işleyecek/bilinmeyen dönem hesabı yapılmıştır. Varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir.Bu durumda; İtiraz Hakem Heyetince, davacı tarafından kararın temyiz edilmediği göz önüne alındığında davalının usuli kazanılmış hakları gözetilerek TRH-2010 Yaşam Tablosu’na göre davacının kaza tarihindeki yaşı esas alınıp bakiye ömür süresi belirlenerek (hesap tarihindeki yaşına göre değil, kaza tarihindeki yaşına göre saptanacak bakiye ömür süresi), aktif ve pasif dönem başlangıç ve bitiş tarihleri ile süreleri gösterilmek suretiyle daha önce rapor düzenleyen bilirkişiden denetime elverişli ek rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.VI. KARAR1-Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,2-Yukarıda (2), (3) ve (4) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,Peşin alınan harcın istek halinde davalıya iadesine,Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,17.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.