Anahtar kelimeler: Yanıt Malul Karıştığı Olumlu Heyeti Göremezlik Kazasında Açtığı Kalmak Sevk
4. Hukuk Dairesi         ██████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

SAYISI
: █████████ Değişik İş – █████████ Karar
İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 12.05.2023 tarihinde davacının sevk ve idaresindeki araç ile davalı sigorta şirketi tarafından zorunlu mali sorumluluk sigortası yapılan aracın karıştığı trafik kazasında davacının yaralandığını ve malul kaldığını, davalı sigorta şirketine yapılan başvuruya olumlu yanıt verilmediğini ileri sürerek açtığı belirsiz alacak davasında fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 240.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; sigorta şirketine usulüne uygun düzenlenmiş maluliyet raporu ile başvuru yapılmadığından dava şartı yokluğundan talebin usulden reddi gerektiğini, maluliyet raporunun Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun düzenlenmemesi sebebiyle hükme esas alınamayacağını, maluliyet raporunun yetkili sağlık kuruluşu tarafından düzenlenmediğini, maluliyet oranının olması gerekenden yüksek belirlendiğini, hesaplamanın TRH-2010 Yaşam Tablosu ve %1,65 teknik faiz ile yapılması gerektiğini, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, sigorta şirketi temerrüde düşürülmediğinden temerrüt faizi talebinin yerinde olmadığını, aleyhe hüküm kurulacak olması halinde davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne (AAÜT) göre belirlenen rakamın 1/5'i oranında olması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte bulunan yönetmelik hükümlerine uygun olmadığından hükme esas alınamayacağı, bu nedenle maluliyet hususunda bilirkişi incelemesi yaptırılması gerektiği belirlenerek bilirkişi ücreti yatırılmasına dair ara karar verildiği, davacı tarafından talep edilen bilirkişi ücreti yatırılmadığı gerekçesi ile davanın usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından itiraz başvurusunda bulunulması üzerine; itirazın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; Uyuşmazlık Hakem Heyeti ve İtiraz Hakem Heyeti kararlarında kaza tarihinde yürürlükte bulunan yönetmelik hükümlerine uygun alınmış maluliyet raporunun hükme esas alınmamasının hatalı olduğunu, hekim olmayan hakem heyetince tıbbi değerlendirme yapılarak raporun uygun olmadığının belirlenmesinin mümkün olmadığını, raporun davacı bizzat muayene edilerek kaza ile illiyeti gösterir şekilde, uzman hekimlerce kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde düzenlenmiş bir rapor olduğunu, karara esas alınmamasının hatalı olduğunu, aksi kanaatte usule uygun rapor getirilmesi için süre verilmesi gerektiğini, skar dokunun göz ardı edilemeyecek kadar büyük ve sürekli maluliyete neden olacak boyutta olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; davalı sigorta şirketi tarafından zorunlu mali sorumluluk sigortası yapılan aracın karıştığı trafik kazasında yaralanıp malul kalan davacı sürücünün sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.
Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir.
Dosyanın incelenmesinde; davacı tarafça dosyaya sunulan .... Üniversitesi ... Eğitim Araştırma Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 06.01.2024 tarihli raporda davacının kazadan kaynaklanan hipertrofik skar ve keloid nedeni ile Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre %5 oranında maluliyeti olduğu tespit edilmiştir.
Uyuşmazlık Hakem Heyetince davacı tarafça sunulan raporda skarın vücut yüzey alanının ne kadarını kapladığının belirtilmediği, maluliyet raporunun usulüne uygun biçimde hazırlanmadığı gerekçesiyle maluliyet konusunda rapor alınması için kurulan ara kararda belirtilen bilirkişi ücretinin yatırılmaması nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiş, karara davacı vekilince itiraz edilmesi üzerine İtiraz Hakem Heyeti tarafından itiraz reddedilmiştir.
Dosya kapsamına göre, davalı sigorta şirketine usulüne uygun maluliyet raporu ile başvuru yapılmadığı gerekçesi ile dava şartı yokluğundan başvurunun usulden reddine karar verilmişse de, hakeme başvuru sırasında sunulan maluliyet raporu usule uygun olduğundan esasa girilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş olması doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekir.
VI. KARAR
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacıya iadesine,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,17.02.2026 tarihinde Üye ... ve Üye ...'ün karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün onanması görüşünde olduğumuzdan sayın çoğunluğun bozma kararına katılmıyoruz.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!