Anahtar kelimeler: Süreç Kılma Görüşü İstemlerinin Kişiyi Yağma Hürriyetinden Edenlerin Suçlar Neticesinde

MAHKEMESİ
:Ceza DairesiSAYISI
: █████████ E., ████████ K.SUÇLAR
: Nitelikli yağma, kişiyi hürriyetinden yoksun kılmaHÜKÜMLER
: İstinaf başvurusunun esastan reddi kararıTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanmasıYapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:I. HUKUKİ SÜREÇA. İlk Dereceİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Ceza Dairesinin 24.05.2023 tarihli ve ████████ Esas, █████████ Karar sayılı bozma kararı üzerine, İstanbul 41. Ağır Ceza Mahkemesinin 28.12.2023 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile;1. Sanık ... Hakkında;Nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 149/1-a-c-d, 168/3, 62, 53... . maddeleri uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 109/2, 109/3-a-b, 62, 53... . maddeleri uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, mükerrerlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve hak yoksunluklarına,2. Sanık ... Hakkında;Nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 149/1-a-c-d, 168/3, 62, 53... . maddeleri uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 109/2, 109/3-a-b, 62, 53... . maddeleri uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, mükerrerlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir.B. İstinafİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Ceza Dairesinin 26.03.2024 tarihli ve █████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanıklar müdafilerinin istinaf başvurularının, 5271 sayılı Kanunun 280/1-a. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.II. TEMYİZA. Temyiz Sebepleri1.Sanık ... Müdafinin Temyiz İstemiYağma suçunun unsurlarının oluşmadığına, katılanın dahi "makasla zorla hürriyetin yoksun bırakıldığına" dair bir iddiası yok iken, somut olayda olmayan bir durum üzerinden haksız bir şekilde ceza verildiğine, somut olayda herhangi bir silah olmadığı gibi mahkemenin haksızca gerekçede yazdığı şekliyle, makasla da bir zor kullanma durumunun bulunmadığına, mahkemenin müvekkilin beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.2. Sanık ... Müdafinin Temyiz İstemiİlk derece mahkemesinin katılanın soyut beyanlarda bulunduğuna, somut olayda bir silahın kullanılmadığına, mahkemenin kabulüyle sabit olduğu, mahkemenin müvekkillerinin beraatine karar vermesi gerekirken bunun üzerine, tamamen soyut olgular ile verdiği cezada arttırım yapmasının da kabul edilebilir olmadığına, mahkemenin hesap hareketlerini bankalardan celp ettirmesiyle, katılanın huzurdaki dosyada şikâyete konu ettiği parayı elinde bulundurmadığının ispatlandığına, kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.B. Değerlendirme ve GerekçeYargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıklar müdafilerinin temyiz istemi yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.III. KARARGerekçe bölümünde açıklanan nedenle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Ceza Dairesinin kararında, sanıklar müdafileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun'un 2 88... . maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucundahukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak yağma suçu açısından oy birliğiyle, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu yönünden oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMLERİNİN ayrı ayrı ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İstanbul 41. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,04.05.2026 tarihinde karar verildi.KARŞI OY
:Katılan ile sanıkların bir şekilde önceden birbirlerini tanıdıkları, katılanın uyuşturucu sattığını düşünen ve ileri süren sanıkların olay günü katılanı dışarıda gördükleri ve katılana silah tevcih edip tehdit ederek katılanı zorla ikametine götürdükleri, katılan ile sanıkların katılana ait ikamete girdikleri, sanıkların katılandan tahsilat adı altında para istedikleri "paran yoksa seni vururuz" diyerek tehdit ettikleri, katılanın parasının olmadığını söylemesi üzerine sanıkların evi arayarak kabule göre; ...'nin masada duran makası aldığı ve katılana ait telefonu sanık ...'in zorla aldığı sanıkların ifadesi ile de sabit olmakla diğer sanık ...'nin sanık ... ile iştirak iradesi içerisinde hareket ederek katılana ait cep telefonunu zor kullanarak aldığı, sanıkların üzerlerine atılı olan ve sabit kabul edilen yağma ve hürriyeti tahdit suçlarını işledikleri daha sonra sanıkların katılanı ikameti olan olay yerinde bırakarak ayrıldıkları katılanın ikametinden çıkarak durumu kolluk kuvvetlerine haber vererek sanıkların yakalanmasını sağlaması şeklinde gerçekleşen olayda;Sanıkların katılanı TCK'nin 110. maddesinde belirtilen şekilde soruşturmaya başlanmadan önce katılanın şahsına zararları dokunmaksızın, onu kendiliğinden güvenli bir yer olan ikametinde serbest bıraktıkları anlaşılmakla sanıklar hakkında TCK'nin 110. maddesinde belirtilen etkin pişmanlık hükümlerin uygulanması gerektiği, sanıklara TCK'nin 109/2, 109/3-a-b, 62/1. maddesi gereğince, ayrı ayrı 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına yönelik hükmün bozulması gerektiği görüşü ile çoğunluğun bu husustaki onama düşüncesine iştirak edilmemiştir.