Anahtar kelimeler: Ağrı Olurları İçme İnşaatları Yedek Alımları Alımlar Alımlarda Suyu İhalesi

MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI
: ████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: Ağrı Sulh Hukuk MahkemesiSAYISI
: 2011/ 64... /256 KararBölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; ... Köy Hizmetleri İl Müdürlüğünce ihalesi yapılan ve davacı kurum tarafından ödeneği karşılanan içme suyu inşaatları ile yedek parça ve sarf malzemeleri alımları yapıldığını, yapılan ihale ve alımlar sonucu bir kısım davalıların olurları ile müvekkili kurum tarafından ödemeler yapıldığını, sonrasında bahse konu alımlarda herhangi bir usulsüzlük olup olmadığı hakkında müfettiş incelemesi yaptırıldığı ve sonuç olarak Bakanlık müfettişlerince tanzim edilen raporda fazla ödemeler yapıldığının tespit edildiğini, fazla ödemelere ilişkin Ağrı 2. Asliye Hukuk Mahkemesinde dava açtıklarını, açılan davada 5286 sayılı Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğünün kaldırıldığı ve Özel İdareyle birleştirildiği için ve ilgili kanun yürürlüğe girmeden davanın İl Özel İdaresi adına açıldığı gerekçeleriyle husumet yönünden davanın reddedildiğini, davanın reddi üzerine eldeki davanın açıldığını ve davalılara fazladan ödenmiş olan 6.000.00 TL'nin fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile davalılara ödendiği tarihten itibaren işleyecek yasal faiziyle beraber müştereken ve müteselsilen ödenmesine, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı ... cevap dilekçesinde; davada zamanaşımının dolduğunu, ihalelerde her zaman en uygun olan fiyatların tercih edildiğini, piyasa araştırması sonucu yeterli teklif alındığını, çevre illerden alım yapılmasının maliyetli olduğunu, zamanı verimli kullanmak için de doğru olmadığını, kamu zararının oluşmadığını, yapılan işlemlerin hukuka uygun olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.Davalı ... cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımı süresi dolduktan sonra açıldığını, yapılan işlemlerin hukuka ve mevzuata uygun olarak yapıldığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.Davalı ... cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımı süresi dolduktan sonra açıldığını, yapılan işlemlerin hukuka ve mevzuata uygun olarak yapıldığını, davalının olayda bir kusurlu işleminin olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.Davalı ... cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımı süresi dolduktan sonra açıldığını, kurum zararının oluşmadığını, davalıya isnat edilen iddianın yersiz olduğunu, Ağrı'da yerel piyasada temin etme şeklinde alım yapıldığını, başka illerle karşılaştırma yapmanın doğru olmadığını, davalı hakkında soruşturma izni verilmediğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.Davalı ... cevap dilekçesinde; davalının içme suyu alımı ile ilgisinin olmadığını, bir kısım yedek parça alımında ise en düşük teklifin değerlendirildiğini, herhangi bir kamu zararının oluşmadığını, yapılan karşılaştırmaların hukuka aykırı olduğunu, coğrafi uzaklık nedeni ile nakliye, depo ve benzeri farklardan dolayı fiyat farkının olmasının normal olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerin incelenmesi sonucunda, talimat yoluyla alınan bilirkişi raporlarına göre üretim araçları, üretim yöntemleri, hammadde maliyetleri, enerji ve işgücü giderleri gibi bir ürünün maliyetinde önemli etkiye sahip olan parametrelerin değişimi, alımı yapılan yedek parçaların teknik özellikleri ve markalarının belirsiz olması nedeni ile ürünlerin alım tarihi itibari ile piyasa fiyatlarının belirlenmediği, idare tarafından zarar, kusur, hile ispat edilmediği için davalıların sorumluluğu olmadığı, geriye dönük zarar tespiti yapmanın da mümkün olmadığı, ancak öncelikle talep konusunun zamanaşımına uğradığı, sebepsiz zenginleşmeye konu alacağın 18.05.1999 tarihinde ortaya çıktığı, alacağa konu davanın ise 31.01.2011 yılında açıldığı, yukarıda belirtilen madde gereğince hak sahibinin geri isteme hakkına dair 2 yıllık ve zenginleşmenin gerçekleştiği tarihten başlayarak 10 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamında yapılan incelemeler ve alınan bilirkişi raporları gereği, malın yerelde temini ile oluşan nakliye, ambar, ticari arz oranı, sürüm azlığı veya çokluğu gibi nedenlerle fiyatların şehirden şehre değişmekte olduğu, Erzurum ilindeki fiyat ile İstanbul ilindeki fiyatlar da birbirine benzemediği, bu neden ile kendi içinde bir değerlendirme yapmak gerektiği, böyle yapılamadığı zaman her ilin fiyatı coğrafi şartlar, iklim, nakliye, ambar, depo ve ticari işlem kapasitesi gibi nedenlerle hiçbir ilin şartları diğerine benzemediği, fiyatların hangi ile göre esas alınacağı, hangi il kriter olacağı, diğer bir deyimle diğer tüm iller bir ili esas aldığında hepsinin zarara sebebiyet vermiş olarak kabul edilmek zorunda kalınacağı, bundan dolayı Erzurum İlinin fiyat değeri ile Ağrı ilinin fiyat değerinin farklı olacağı, bu hususun serbest piyasa ekonomisinin zorunlu kaçınılmaz sonucu olduğu, bütün bu nedenlerle davalıların burada kusurları ve hukuka aykırı davranışlarının tespit edilemediğinin belirtilmiş olduğu, 20.02.2017 tarihli raporda; dosya kapsamındaki belgelerden davacının iddia ettiği şekilde kamu zararı oluşup oluşmadığına dair geriye dönük olarak tespit yapılmasının mümkün olmadğı, bu sonuca göre kusura ilişkin değerlendirme yapılamadığının belirtilmiş olduğu, Ağrı Köy Hizmetleri İl Müdürlüğünce ihalesi yapılan ve kurum tarafından ödeneği karşılanan içme suyu malzemeleri ile alınan yedek parçaların müfettiş raporları ile fazla ödemeler yapıldığı hususu ileri sürülmüş ise de ihale ve temin sonucu alınan ürünlerin tarihleri göz önüne alındığında ve davacı kurumca açılan Ağrı 2.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ███████ E - ████████ K saylı dava dosyasında davanın açıldığı tarih itibariyle Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü'nün kaldırılmadığı gerekçesiyle husumet yokluğundan davanın reddine karar verildiği, anılan dosyanın zamanaşımını kesmeyeceği, zamanaşımı süresinin işlemeye devam ettiği, bu nedenle kararın usule uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353-(1)/b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı vekili temyiz dilekçesinde; kararın hatalı olduğunu, zamanaşımının başlangıç tarihinin hatalı değerlendirildiğini, davacı kurumun alacağını geri almaya hakkı olduğunu öğrendiği tarihten itibaren zamanaşımının işlemeye başlayacağını, bu nedenle zamanaşımının davacı kurum tarafından açılan ve husumetten reddedilen davanın karar tarihinden itibaren işlemeye başlaması gerektiğini, davacının il özel idaresinin taraf sıfatını haiz olduğunu 15.04.2010 tarihinde öğrendiğini, bu tarihten itibaren de henüz zamanaşımı dolmadan eldeki davayı açtığını, bu durumda zamanaşımı süresinin dolmadığını belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.B.GerekçeUyuşmazlık, kurum zararından kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.2.Davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesinde;Zamanaşımı hukuki niteliği itibariyle maddi hukuktan kaynaklanan bir def'i olup usul hukuku anlamında ise bir savunma aracıdır. Zamanaşımı def'i, davalının aslında var olan bir borcunu özel bir nedenle yerine getirmekten kaçınmasına olanak veren bir haktır. Bu hakkı kullanıp kullanmamak tamamen borçluya kalmıştır. Diğer bir anlatımla, davalı tarafından zamanaşımı def'i ileri sürülmedikçe, o hak ve alacak için yasanın öngördüğü zamanaşımı süresi dolmuş olsa bile hâkim bunu kendiliğinden göz önüne alamaz.Zamanaşımı, hakimin re'sen dikkate alabileceği borcu sona erdiren itiraz sebeplerinden farklı olarak sadece ileri süren taraf lehine uygulama alanı bulur. (BK m. 140, TBK m. 161)Dosyanın incelenmesinde, davalılardan bir kısmının cevap dilekçesinde zamanaşımı definde bulunduğu, bir kısmının cevap dilekçesi sunmadığı, bir kısmının ise cevap dilekçesi sunduğu ancak zamanaşımı definde bulunmadığı, ilk derece mahkemesince tüm davalılar yönünden zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verildiği, bölge adliye mahkemesi tarafından ise davacı vekilinin istinaf itirazlarının esastan reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.Bu bilgiler ışığında, mahkemece zamanaşımı müessesesinin hukuki mahiyeti nedeniyle zamanaşımı def'ini yasal cevap süresi içinde ileri sürmeyen davalıların zamanaşımından yararlandırılamayacağı, her bir davalı yönünden zamanaşımı savunmasının (cevap dilekçelerinin süresinde olup olmayışı ve definin usule uygun ileri sürülüp sürülmediği de dikkate alınarak) ayrı ayrı değerlendirilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile tüm davalılar yönünden zamanaşımı nedeniyle red kararı verilmesi doğru görülmemiş, bu nedenle bölge adliye mahkemesinin esastan redde yönelik kararının kaldırılarak ilk derece mahkemesi kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.VI. KARAR1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,2.Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,3. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine,Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye mahkemesine gönderilmesine,17.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.