Anahtar kelimeler: Yozgat Eylemden Kayseri Davacıkarşı Sayisi Hmknın Adliye Esastan Manevi Haksız
4. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ
: Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Yozgat 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
Taraflar arasındaki asıl davada haksız eylemden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat, karşı davada haksız şikayetten kaynaklanan manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın reddine, karşı davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı/ karşı davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı/karşı davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince 02.05.2024 tarihli ek karar ile Bölge Adliye Mahkemesi kararı 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olarak verildiğinden davacının temyiz talebinin reddine karar verilmiştir.
Ek karar davacı/karşı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle ek kararın asıl dava ve karşı dava yönünde ayrı ayrı incelenmesi gerekmiştir.
1.Ek kararın karşı dava yönünden incelenmesinde;
Dosya içeriğine göre, asıl davada davacı/karşı davalının 300.000,00 TL maddi tazminat ile 300.000,00 TL manevi tazminat olmak üzere toplam 600.000,00 TL üzerinden davasını açtığı, davanın reddedildiği gözetildiğinde temyiz eden davacı/karşı davalı yönünden temyize konu edilen ve reddedilen miktar temyiz kesinlik sınırının üzerinde kalmakla kararın asıl dava yönünden temyize tabi olduğu, karşı davada ise, davalı/karşı davacının 5.000,00 TL manevi tazminat talep ettiği, kısmen kabul kararı verilerek 500,00 TL manevi tazminata hükmedildiği, şu halde karşı davanın değeri ve temyiz eden davacı/karşı davalı aleyhine hüküm altına alınan miktar (500,00 TL) gözetildiğinde temyiz kesinlik sınırının altında kaldığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle İlk Derece Mahkemesi tarafından kararın kesin olması nedeniyle temyiz talebinin reddine dair verilen 02.05.2024 tarihli ek karar karşı dava yönünden isabetli olmakla, davacı/karşı davalının karşı davaya yönelik temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2. Ek kararın asıl dava yönünden incelenmesinde ise;
Asıl davada davacı/karşı davalının 300.000,00 TL maddi tazminat ile 300.000,00 TL manevi tazminat olmak üzere toplam 600.000,00 TL üzerinden davasını açtığı, asıl davanın reddedildiği gözetildiğinde temyiz eden davacı/karşı davalı yönünden temyize konu edilen ve reddedilen miktar temyiz kesinlik sınırının üzerinde kalmakla kararın asıl dava yönünden temyize tabi olduğu anlaşılmakla, asıl dava yönünden ilk derece mahkemesinin 02.05.2024 tarihli ek kararının kaldırılmasına ve işin esasının ve asıl kararın temyiz incelemesine geçilmiştir.
I. DAVA
Davacı/ karşı davalı asıl dava dilekçesinde; davalının avukat olduğunu, Yozgat 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ████████ Esas ve 2019/8 Karar numaralı dosyadan dava dışı ...'ya karşı davacının açtığı maddi manevi tazminat davasında ... 'nın avukatı olarak görev yaptığını, bu davanın davacı aleyhine reddedildiğini, istinaf aşamasında davalı vekil tarafından davacı ile ilgili gerçeğe aykırı beyanlarda bulunulduğunu, dosyada davalı ...'ın haksız olduğunu, davalının bu durumu bilerek savunma yaptığını, davacı hakkında iftira attığını ve bu şekilde mahkemeleri yanılttığını, davalı hakkında şikayetçi olduğunu, maddi ve manevi olarak yıprandığını, 300.000,00 TL maddi tazminat ile 300.000,00 TL manevi tazminatın davalı/karşı davacıdan tahsili isteminde bulunmuştur.
Davalı/karşı davacı karşı dava dilekçesinde; davacının kendisini haksız yere şikayet ettiğini, avukatlık mesleğinin gereğine göre savunma yaptığını, davalı/karşı davacının mesleki olarak yıprandığını belirterek 5.000,00 TL manevi tazminatın davacı/karşı davalıdan tahsili isteminde bulunmuştur.
II. CEVAP
Davalı/ karşı davacı cevap dilekçesinde; davanın reddi gerektiğini, davacının iddialarının asılsız olduğunu, davalının mesleğinin gereklerine göre hareket ettiğini, vekili olduğu taraf ile ilgili beyanda bulunduğunu beliterek davanın reddi gerektiğini belirtmiştir.
Davacı/karşı davalı cevap dilekçesinde; davacının şikayetinde haklı olduğunu, davalı avukatın kasten mesleğini kötüye kullandığını, kendisine iftira attığını ve mahkemeleri yanılttığını, talep edilen manevi tazminatın fahiş miktarda ve haksız olduğunu belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı/karşı davacı davacı/karşı davalının kendisi hakkında idare mahkemesine dava açtığını, kendisini durmadan şikayet ettiğini, kendisinin avukatlık görevini yerine getirdiğini beyan ederek manevi tazminat talebinde bulunduğu, Yozgat CBS'nin █████████ soruşturma sayılı dosyası incelendiğinde asıl davanın konusu olan 2019/8 esas sayılı dosyasında yaptığı savunmadan ötürü görevi kötüye kullanma suçundan şikayette bulunduğu, dosyada davalı/karşı davacı hakkında soruşturma izni verilmediğinden kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildiği, Yozgat 9. İdare Mahkemesinin ████████ Esas sayılı dosyası ile Adalet Bakanlığı tarafından davalı hakkında soruşturma izni verilmemesi nedeniyle yapılan işleme iptal davası açtığı, açılan davanın reddedildiği ve kararın kesinleştiği, tüm bu dosyalar dikkate alındığında davacı/karşı davalının davalı/karşı davacı hakkında asılsız iddialarda bulunduğu, şikayet hakkının sınırı şikayeti haklı gösterecek bazı emare ve olguların zayıf ve dolaylı da olsa varlığını gerektirdiği, olayda davacı asilin, davalı olan avukatın şahsına yönelik bir eylemi olmadığı halde sadece görevini ifa ederken söylediği davanın haksız açıldığı, belgenin sunulmadığı gibi ifadeleri kullanması sebebiyle görevi kötüye kullandığını belirterek davalıyı şikayet etmesi şeklinde olduğu, bu durumda davacı asilin şikayet hakkının sınırlarını aştığının kabulü gerektiği, tarafların sosyal ekonomik durumu, olayın oluş şekli, manevi tazminatın zenginleşme aracı olmayışı da dikkate alınarak bir miktar manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği, asıl dava yönünden ise, davacı asilin davacı olduğu davalının ise dosyada davalı olan ...'nın vekili olduğu, davalı avukatın beyanlarında davacı asile yönelik mesleği gereği yapması gereken beyanları dışında herhangi bir ithamının bulunmadığı, vekil olan davalının davayla ilgili hukuki olarak savunma yaptığı, mahkemeyi yanıltma gibi bir eyleminin bulunmadığı tespit edildiğinden davalının eylemleri haksız fiil olarak değerlendirilmemesi gerektiği gerekçesiyle, asıl davanın maddi ve manevi tazminat talepleri yönünden ayrı ayrı reddine, karşı davanın kısmen kabulü ile 500,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ilk derece mahkemesi kararının yerinde olduğu gerekçesiyle, davacının istinaf taleplerinin Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı temyiz dilekçesinde; kararın hatalı olduğunu, davalının kusurlu hareketi ile davacının haksız eyleme maruz kaldığını, davacı hakkında iftiralarda bulunduğunu, vekil olduğu dosyada davacı hakkında asılsız iddiaları olduğunu, mahkemeyi yanılmaya yönelik söylemleri olduğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Gerekçe
Uyuşmazlık, asıl davada haksız fiilden kaynaklanan maddi ve manevi zararların tazmini istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kurallarına göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1-Davacı/karşı davalının karşı dava yönünden ek karara yönelik temyiz itirazlarının REDDİNE,
2-Davacı/karşı davalının asıl davanın esasına yönelik tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacı-karşı davalıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,17.02.2026 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!