Anahtar kelimeler: Davan Bam Esaskarar Başkan Açılmadan Yazim Katip İstenen İhtiyati Tedbir

T.C. .... BAM ..... HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: .../...-.../....
T.C.....BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A.... HUKUK DAİRESİ K A R A RDOSYA NO
: .../...KARAR NO
:.../...BAŞKAN
: ...........ÜYE
: ..........ÜYE
: .......KATİP
: ........İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: ... ...... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
: ..../...KARAR NO
:-KARAR TARİHİ
: .../....İSTİNAF BAŞVURU TARİHİ
:.....DAVACI
: .........VEKİLİ
: Av. .........DAVALI
: ........VEKİLİ
: Av. ......DAVANIN KONUSU
: AlacakB.A.M. KARAR TARİHİ
: ........KARAR YAZIM TARİHİ
:.................Davacı tarafından, davalı aleyhine açılan davan nedeniyle istenen ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbir talebinin reddine dair verilen karara karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan ön inceleme sonunda, incelemenin duruşma açılmadan karar verilmesi mümkün hallerden olduğu anlaşılmakla dosya incelendi.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dava dilekçesinde, taraflar arasında █████/2019 tarihli pazarlamacılık sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşme ile davacının davalı şirketin Marmara Bölge Koordinatörlüğü görevini üstlendiğini, █████/2019 tarihinde göreve başladığını, davalı şirketin bölge koordinatörlüğü görevi devam ettiği süre boyuncu davacıya 15.000,00.-TL aylık sabit ödeme + aylık KDV siz toplam cironun 500.000,00.-TL nin altında kalması halinde sabit 10.000,00.-TL, 750.000,00.-TL ye ulaşması halinde %2, 1.500.000,00.-TL ye ulaşması halinde %3 prim ödemeyi taahhüt ettiğini, davacının bu görevi 2019 yılı Ekim ayına kadar sürdürdüğünü, bu tarihte saha koordinatörlüğü görevine terfi ettiğini, saha koordinatörlerinin aylık ödemesinin 35.000,00.-TL olduğunu, saha koordinatörlüğü anlaşmasının yazılı olarak yapılmadığını, ancak terfi ettiğinin aylık 35.000,00.-TL ödeme yapılmasından anlaşıldığını, 2021 yılı Temmuz ayına kadar saha koordinatörü olarak çalıştığını, görevini gereği gibi yerine getirdiğini, davalının ise aylık ödemeleri düzenli olarak ödemediği gibi ciro üzerinden ödemesi gereken aylık primleri hiçbir zaman ödemediğini, davacının aylık ücret ve prim alacağının bilirkişi tarafından tespitini talep ettiklerini, ayrıca davalı şirketin sahibi ............’ a ait ............... plakalı araçların tüm bakımları vergi giderleri, HGS- OGS giderlerinin davacı tarafından yaptırıldığını, iş nedeniyle araçların kullanıma tahsis edilmesine rağmen davalı şirket sahibi tarafından gasp edildikleri şeklinde suç duyurusunda bulunduğunu, davalı şirket sahibinin kötü niyetli olduğunu, arabuluculuk görüşmelerinin anlaşma sağlanamaması şeklinde sonuçlandığını, farklı kişilerin davalı şirketten alacaklarının tahsil edemediklerini, davalı şirket aleyhine benzer mahiyette bir çok dava açıldığını, davalının borçlarının ödemediğini, mal kaçırmaya yönelik olarak işlemlere girişme olasılığının yüksek olduğunu, davalının mallarını kaçırması veya iflası halinde davacının alacaklarını tahsil edemeyeceğini, telafisi mümkün olmayacak şekilde mağdur olacağını, İİK 257 md gereğince davalı şirketin mal varlıklarına ihtiyati haciz kararı verilmesine, vadesi gelmiş alacak niteliğinde bulunduğunu, talebin reddi halinde HMK 389 vd md gereğince ihtiyati tedbir konulmasını talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde, asliye hukuk mahkemelerinin görevli olduğunu, davacının iddiasını ispatla yükümlü olduğunu, bir kısım ödeme dekontlarının dilekçe ekinde sunulduğunu, saha koordinatörü olduğu iddiasının doğru olmadığını, tanık dinlenmesine muvafakatlerinin bulunmadığını, tespit edilen cirolara hiç ulaşamadığından prim alacağının bulunmadığını, davacı sözleşmede üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmediği gibi sözleşmede yer alan münhasırlık bölgesi ve rekabet yasağı kurallarının ihlal ettiğini, aynı sektörde rakip olacak şekilde faaliyet gösterdiğini, alacağı bulunmadığını beyanla davanın usulden ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davacı vekili 07.09.2022 tarihli dilekçesinde, davalının şirkete ait olan taşınmazları elden çıkarmaya başlamış olup bu kapsamda davacının kullanımında .......... plakalı aracı sahibinden.com isimli siteden satışa çıkardığını, davanın sonunda hakkına kavuşmasının engellenmeye çalışıldığını, davalının davacı ile aynı pozisyonda çalışan üçüncü şahısları da benzer şekilde mağdur etmiş olup bu şahısları da maddi zarara uğrattığını, mağdurlardan birinin şikayeti üzerine ..... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın .../.... Soruşturma sayılı dosyası üzerinden soruşturma yapılmış olup şirket yöneticisi ........... .... ...... Asliye Ceza Mahkemesi'nin.../.... esas sayılı dosyası üzerinden yargılandığını, satış ilanında aracın plakasını gizleyerek paylaşmasının dahi kötü niyetli olarak mal kaçırma iradesiyle hareket ettiğini gösterdiğini, davalı şirketin mülkiyetinde bulunan ........... plakalı araç üzerine ve davalının diğer mal varlıkları üzerine 6100 sayılı HMK'nun 389 vd. maddeleri uyarınca teminatsız olarak ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesini, ihtiyati tedbir taleplerinin reddi halinde ise 2004 sayılı İİK'nun 257. maddesi uyarınca davalının mal varlığı hakkında teminatsız olarak ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.Mahkemece, araç dava konusu edilmediğinden tedbir talebinin reddine, davacının alacağın varlığı ve muacceliyeti hususu görünüşte haklılığını ispat edecek ölçüde delil ibraz edemediği , alacak miktarı dikkate alındığında ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesinde, ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi için alacağın yaklaşık olarak ispat edilmesinin yeterli olduğunu, ibraz edilen sözleşme gereğince davalının üstlendiği edimleri yerine getirmediğini, mallarını kaçırmaya başladığını, aracı satışa çıkardığını, aynı pozisyonda çalışan üçüncü şahısları da benzer şekilde mağdur etmiş olup bu şahısları da maddi zarara uğrattığını, mağdurlardan birinin şikayeti üzerine Adana Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ██████████ Soruşturma sayılı dosyası üzerinden soruşturma yapılmış olup şirket yöneticisi......... .... ..... Asliye Ceza Mahkemesi'nin .../.... esas sayılı dosyası üzerinden yargılandığını, davalının iflası halinde alacaklarına hiçbir zaman kavuşamayacağını beyanla ara kararın kaldırılmasını, ............plakalı araç ve davalının menkul, gayrimenkul malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları hakkında ihtiyati haciz kararı verilmesini, bu talebin reddi halinde davalının menkul ve gayrimenkul malları hakkında üçüncü kişilere devri önleyici mahiyette teminatsız ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde, uyuşmazlık konusu üzerine ihtiyati tedbir konulabileceğinden ihtiyati tedbir talebinin soyut iddialardan öteye geçemeyen beyanlar doğrultusunda yaklaşık ispat şartı gerçekleşmediğinden ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin kararların yerinde olduğundan davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini istemiştir.Dava, pazarlamacılık sözleşmesinin tarafları arasında ücret, prim alacağı ve tazminat istemine ilişkin olup; talep, davalının araç ve diğer menkul ve gayrimenkul malları hakkında üçüncü kişilere devri önleyici mahiyette teminatsız ihtiyati tedbir kararı verilmesi, bu talebin reddi halinde davalının araç ve diğer menkul, gayrimenkul malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları hakkında ihtiyati haciz kararı verilmesi istemidir.İhtiyati tedbir öğretide "...kesin hükme kadar devam eden yargılama boyunca, davacı veya davalının (dava konusu ile ilgili olarak) hukuki durumunda meydana gelebilecek zararlara karşı öngörülmüş geçici nitelikte, geniş veya sınırlı olabilen hukuki korumadır." şeklinde tarif edilmiştir (Medeni Usul Hukuku 12.Baskı Sh.714-Prof. Dr. Hakan Pekcanıtez, Prof. Dr. Oğuz Atalay, Prof. Dr. Muhammet Özekes). Anılan tariften de anlaşılacağı üzere ihtiyati tedbirin diğer fonksiyonları yanında davanın devamı sırasında ve verilecek hükmün kesinleşmesine kadar olan süreç içerisinde dava konusu şey üzerinde yeni bir takım ihtilafların çıkmasını da önleyici niteliği itibariyle geçici bir hukuki korumadır.HMK’ nun 389. maddesinde, meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da tamamen imkânsız hâle geleceği veya gecikmesinde sakınca bulunması yahut ciddi bir zararın ortaya çıkacağı endişesi bulunan hâller, genel bir ihtiyatî tedbir sebebi ve şartı olarak kabul edilmiştir. Mahkemece, ihtiyatî tedbir yargılamasının gerektirdiği inceleme ve ispat kuralları dikkate alınarak, yapılan incelemeden sonra, bu sakınca veya zararı ortadan kaldıracak tedbire karar verilmesi mümkün olacaktır. İhtiyati tedbir kararı ancak uyuşmazlık konusu hakkında verilebilir.Somut olayda, davacı, taraflar arasında pazarlamacılık sözleşmesi imzalandığını, bölge koordinatörü olarak çalışırken saha koordinatörlüğüne terfi ettirilmesi nedeniyle ücretinde artış olduğunu, ücret ve prim alacaklarının ödenmediğini beyanla alacak talebinde bulunmuş, davalı ise iddiaların doğru olmadığını beyanla davanın reddini talep etmiştir. Alacak istemine ilişkin davada, dava konusu edilmeyen davalının mal varlığına HMK 389. madde gereğince tedbir konulması mümkün olmadığından talebin reddine dair ilk derece mahkemesinin kararı usul ve yasaya uygun olup davacının istinaf nedenleri yerinde değildir.İhtiyati haczin şartları ve etkileri 2004 sayılı İİK’nun 257 ve devamı maddelerinde düzenlemiş olup, 257. maddenin birinci fıkrasında vadesi gelmiş borçlar için ihtiyati haciz talep etme koşulları; ikinci fıkrada ise vadesi gelmemiş borçlar için ihtiyati haciz istenebilecek haller düzenlenmiştir.Gerek birinci, gerekse ikinci fıkra hükümleri dikkate alındığında, ihtiyati haciz talep edebilmek için, öncelikle ortada bir para borcunun bulunması, bir diğer deyişle ihtiyati haciz talep eden kişinin talep konusu borcun alacaklısı sıfatına sahip olması gerekir.Maddenin birinci fıkrasına göre ihtiyati haciz isteyebilmek için, alacağın kural olarak vadesinin gelmiş olması gerekir. Vadesi gelmiş borçlar için ihtiyati haciz istenebilmesinin diğer bir şartı ise alacak rehin ile temin edilmemiş olmalıdır. Rehin ile temin edilmiş olan bir alacak teminata haiz olduğu için ihtiyati hacze gerek yoktur.Davacının işinde terfi edip etmediği, maaş ve prim alacağı bulunup bulunmadığı yargılama neticesinde belirleneceğinden alacağın varlığı ve muacceliyeti hususunda görünüşte haklılığını ispat edecek ölçüde delil ibraz edemediği gerekçesi ile ihtiyati haciz talebin reddi kararı usul ve yasaya uygun olup davacının istinafı yerinde değildir.HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf yoluna başvuranın sıfatına ve istinaf konusu yapılan nedenlere ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda, ilk derece mahkemesi kararı usul ve yasaya uygun olduğundan davacı vekilinin istinaf talebinin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-.... .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ......... tarih ve .../..... sayılı ara kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından HMK 353/1-b-1 hükmü gereğince davacı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun ESASTAN REDDİNE,2-İstinaf kanun yoluna başvuran tarafından yatırılması gereken istinaf karar harcının peşin alınmış olması nedeniyle bu konuda yeniden karar verilmesine yer olmadığına,3-Karar tebliğ işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,5-İstinaf yargılama giderinin başvuru yapan taraf üzerinde bırakılmasına,Dair, duruşma açılmadan dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, 6100 sayılı HMK'nun 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere ........... tarihinde oy birliği ile karar verildi.........Başkan..................Üye................Üye...............Katip..........