Anahtar kelimeler: Kotancı Devrim Aşamalı Buraya Bilinen Adres Yöntem Adresi Muhatabın Müdafileri

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI
: █████████ E., █████████ K.SUÇ
: HırsızlıkHÜKÜMLER
: İstinaf başvurusunun esastan reddine, mahkûmiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Onama... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 30.10.2019 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararının sanıklar müdafileri ile sanıklar Devrim Kotancı, ... ve ... tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü;1. 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10/2. maddesinin, “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” hükmü ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsenmiş olması karşısında, önce bilinen en son adres (bilinen bir adres yoksa ya da bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise MERNİS adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adres) esas alınarak, Tebligat Kanunu'nun 21/1. maddesine göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi hâlinde, aynı Kanun’un 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, bu adrese tebliğ yapılması gerekirken, katılan ...'ın yokluğunda verilen kararın en son bildirdiği adresten farklı olan MERNİS adresinde doğrudan Tebligat Kanunu’nun 21/2. maddesi gereğince tebliğ edildiği ve bu şekilde yapılan tebliğ işleminin geçersiz olduğunun anlaşılması karşısında; ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin 31.10.2019 tarihli kararı ile temyiz dilekçelerinin usulüne uygun olarak katılan ...'a (öncelikle bilinen en son adresine tebliğ yapılması, bu adresinde tebligat yapılamaması hâlinde güncel MERNİS adresine tebliğ yapılmak suretiyle) tebliği ile buna ilişkin belge ve sunulması hâlinde temyiz dilekçesi de eklendikten sonra bu konuda ek Tebliğname düzenlenmesi,2. Bölge Adliye Mahkemesi kararının sanık ... müdafiine usûlüne uygun şekilde tebliğ edildiği, suça sürüklenen çocuk ... müdafiinin de yüzüne karşı usulüne uygun şekilde tefhim edildiği, sanık ... ile suça sürüklenen çocuk ... müdafiilerinin temyiz yoluna başvurmadıkları, adı geçen sanık ve suça sürüklenen çocuğun kendisine ise kararın tebliğ edildiğine dair evraka rastlanmadığı, Ceza Genel Kurulunun 24.02.2022 tarih, ███████-573 Esas ve ████████ Karar sayılı kararında “Ceza yargılamasında adil yargılanma hakkının bir parçası olarak etkin başvuru yolu, İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi'nin (İHAS) 13. maddesi ve CMK'nın 34. maddesinin ikinci fıkrası, Tebligat Kanunu'nun 11. maddesinin son cümlesi ile CMK'nın 35. maddesinin 2. fıkrasındaki düzenlemeler ve müdafii ile vekil arasındaki farklılıklar da gözetildiğinde; sanığın ve müdafisinin yokluğunda verilen hükmün müdafiden başka, kamu davasının tarafı, süjesi, cezanın sorumlusu kısacası ilgilisi olan sanığa da ayrıca tebliğ edilmesi gerekmektedir.” şeklindeki kabul ve ilkeler göz önüne alındığında, gerekçeli kararın sanık ... ile suça sürüklenen çocuk ...'ya da tebliğ edilmesi gerektiği anlaşılmakla; gerekçeli kararın adı geçen sanık ve suça sürüklenen çocuğa tebliğ edildiğine ilişkin evrakın varsa dosyaya eklenmesi, aksi takdirde gerekçeli kararın sanık ... ile suça sürüklenen çocuk ...'ya (cezaevinde olmaları hâlinde 5271 sayılı Kanun'un 263. maddesi ihtarını içerecek şekilde ve aynı Kanun'un 35/3. maddesi gereğince okunup anlatılmak suretiyle cezaevinde tebliği, aksi hâlde son ifadelerinde bildirdikleri son bilinen adreslerine kararın tebliği, bu adreslere de tebliğ yapılamaması hâlinde güncel MERNİS adreslerine tebliğ yapılmak suretiyle) tebliği ile, tebliğ - tebellüğ evraklarının ve haklarındaki hükümleri temyiz etmeleri durumunda temyiz dilekçelerinin dava dosyasına eklenmesi ve bu durumda ileri sürülen yeni temyiz istemleri hakkında ek Tebliğname düzenlenmesi,3. Sanık ... hakkında katılan ... ile şikâyetçi ...'ya yönelik hırsızlık suçlarından kurulan hükümlerin sanık ve müdafii tarafından temyiz edildiği, ancak Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 17.06.2022 tarihli Tebliğnamesi ile yalnızca sanık müdafiinin temyiz istemi ile ilgiligörüş bildirildiği anlaşılmakla; sanık ...'ın hakkında katılan ... ile şikâyetçi ...'ya yönelik hırsızlık suçlarından kurulan hükümlere yönelik 01.11.2019 tarihli temyiz istemi ile ilgili ek Tebliğname düzenlenerek Dairemize gönderilmesi için dosyanın incelenmeksizin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.