Anahtar kelimeler: Karışmış Zmss Malul Yolcu Poliçesi Heyeti Göremezlik Kazasında Kalmak Temerrüt

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI
: ████████ Değişik İş, ████████ Kararİtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde, davacının içinde yolcu olarak bulunduğu dava dışı araç ile davalıya Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi ile sigortalı aracın karışmış olduğu 05.07.2021 tarihli trafik kazasında davacının malul kaldığını, sigorta şirketine usulüne uygun başvuru yapıldığını ancak ödeme olmadığını beyanla, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik belirsiz alacak olarak 50,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, talebini 06.08.2024 tarihli talep artırım dilekçesi ile 430.000,00 TL'ye yükseltmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; mevzuata uygun olarak alınan bir maluliyet raporu sunulmaksızın yapılan başvuru geçerli bir başvuru olmadığından ve eksik evrak ile başvuru yapıldığından başvurunun öncelikle usulden reddi gerektiğini, maluliyet raporunun yönetmelik hükümlerine açıkça aykırı olduğunu, öncelikle sigortalı araç sürücüsünün kusur oranının ispatlanması gerektiğini, tüm evraklarla birlikte dosyanın kusur tespiti için Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'ne gönderilmesi gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla tazminat hesabının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve % 1,65 teknik faiz oranına göre hesaplanması gerektiğini, davacı emniyet kemeri takmadığından ve içinde bulunduğu araç sürücüsünün sürücü belgesi olmadığından dolayı %20 müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, usulüne uygun başvuru olmadığından tahkime başvuru tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi gerektiğini, hükmedilecek vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan ücretin 1/5'i olması gerektiğini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARIUyuşmazlık Hakem Heyeti'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; başvurunun reddine karar verilmiştir.IV. İTİRAZUyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile itirazın kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılarak yeniden hüküm tesisine, başvurunun kabulü ile 430.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 19.10.2023 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı vekili temyiz dilekçesinde; mevzuata uygun olarak alınan bir maluliyet raporu sunulmaksızın yapılan başvuru geçerli bir başvuru olmadığından ve eksik evrak ile başvuru yapıldığından başvurunun öncelikle usulden reddi gerektiğini, maluliyet raporunun yönetmelik hükümlerine açıkça aykırı olduğunu, yeni bir rapor alınması gerektiğini, uzman mütalaa raporu ile çelişkili olduğunu, kusur oranına itiraz edildiğini, tüm soruşturma evrakları eklenerek Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nden kusur raporu alınması gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla tazminat hesabının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve % 1,65 teknik faiz oranına göre hesaplanması gerektiğini, davacı emniyet kemeri takmamış olması ve içinde bulunduğu araç sürücüsünün sürücü belgesi olmadığından dolayı %20 müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, temerrüt tarihinin hatalı tespit edildiğini, usulüne uygun başvuru olmadığından, tahkime başvuru tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi gerektiğini beyanla İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık; davacının içinde yolcu olarak bulunduğu dava dışı araç ile davalıya ZMSS poliçesi ile sigortalı aracın karışmış olduğu 05.07.2021 tarihli trafik kazasında davacının yaralanması nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir.1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.2. Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir.11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 ilâ 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 ilâ 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 ilâ 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik ve 20.02.2019 tarihinden sonra ise Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yürürlükte olduğundan kaza tarihinde geçerli mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu düzenlenmelidir.Somut olayda; davacının Sigorta Tahkim Komisyonu'na yaptığı başvuru sırasında sunduğu ... ... Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından düzenlenen 26.07.2023 tarihli sağlık kurulu raporunda, davacının sürekli iş göremezlik oranının % 8 olarak hesaplandığı ancak Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından alınan 19.04.2024 tarihli raporda ise davacının sürekli iş göremezlik oranının % 0 olarak hesaplandığı ve Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından bu raporun hükme esas alınarak davanın reddine karar verildiği, İtiraz Hakem Heyeti tarafından ise davacı tarafından dosyaya sunulan ... ... Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından düzenlenen 26.07.2023 tarihli sağlık kurulu raporunun esas alınarak davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmaktadır. Ancak davacının maluliyet oranları göz önüne alındığında raporlar arasında çelişki oluştuğu ve İtiraz Hakem Heyeti tarafından çelişki giderilmeden karar verildiği aynı zamanda İtiraz Hakem Heyeti tarafından hükme esas alınan 26.07.2023 tarihli sağlık kurulu raporunda davacının trafik kazasına bağlı arazının yüzde sabit iz niteliğinde skar olduğu belirtilmesine rağmen davacının vücudunda oluşan yara izlerinin yönetmelikte belirlenen vücut yüzeyinin yüzde birinden fazla alanı kaplayıp kaplamadığı hususunun belli olmadığı görülmüştür.Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince; davacıda oluşan yara nedbesinin (skar) keloid veya hipertrofik skar niteliğinde olup olmadığı ve vücut yüzeyinin yüzde birinden fazla alanı kaplayıp kaplamadığı hususlarına dikkat edilerek davacının kazaya ilişkin tüm tedavi evrakları ile (eksik varsa temini ile) dosyada bulunan maluliyet irdelenmek ve davacı bizzat muayene edilmek suretiyle kaza tarihinde yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri esas alınarak, dava konusu kaza ile maluliyet arasında illiyet bağını anlatacak şekilde Adli Tıp Kurumu veya başka bir Üniversite Hastanesinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümünden içerisinde dermatoloji uzmanı veya plastik cerrahi uzmanı hekimin de bulunduğu heyetten gerekçeli, denetime elverişli rapor alınması için davacıya süre verilip (kararın davacı tarafından temyiz edilmediği göz önüne alındığında davalının usuli kazanılmış hakları da gözetilerek) sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.VI. KARAR1-Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,2-Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,Peşin alınan harcın istek halinde davalıya iadesine,Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,16.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi...