Anahtar kelimeler: Afyonkarahisar Saatte Gününün Olmadı Geldiler Davetiye Asli Müdahil Sözlü Konya

MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: Afyonkarahisar 2. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: ███████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... ile asli müdahil ... ve ... vekilleri tarafından temyiz edilmiş, incelemenin duruşmalı olarak yapılması davalı ... ve asli Müdahil ... vekili tarafından istenilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 10.02.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.Belli edilen gün ve saatte davacı vekili Avukat ... ile asli müdahil ... vekili Avukat ... geldiler, davalı adına gelen olmadı. Tarafların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 10.02.2025 (gününde) Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; 07.11.2015 tarihinde müvekkili davacı ... 'in içerisinde bulunduğu, dava dışı sürücü ...'in sevk ve idaresindeki araç ile seyir halinde olduğu esnada sürücünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi üzerine 3 metre yükseklikteki şarampole yuvarlanması sonucunda gerçekleşen trafik kazasında davacı müvekkilinin ağır şekilde yaralandığını, geçici ve kalıcı iş göremezliğe maruz kaldığını, trafik kazası sebebiyle Afyonkarahisar 2. Asliye Ceza Mahkemesinin ████████ Esas numaralı dosyası ile ceza yargılaması yapıldığını, dava konusu trafik kazasına karışan aracın kaza tarihi itibariyle Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası bulunmaması sebebiyle maddi zararların Güvence Hesabından (teminat limiti ile sınırlı olmak üzere) tahsili ile müvekkili davacıya ödenmesine karar verilmesi talebiyle HMK'nın 107. maddesi uyarınca belirsiz alacak davası niteliğinde olmak üzere şimdilik 20.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 07.11.2015 tarihinden itibaren işleyecek değişik oranlarda avans faizi ile birlikte ve teminat limiti ile sınırlı olmak kaydıyla davalı ... Hesabından tahsiline karar verilmesini talep etmiş, talep açıklama dilekçesi ile taleplerinin belirsiz alacak davası olarak 5.000,00 TL geçici iş göremezlik, 15.000,00 TL sürekli iş göremezlik zararına ilişkin olduğunu beyan etmiş, 13.03.2019 tarihli bedel artırım dilekçesi ile maddi tazminat talebini 319.333,09 TL'ye yükseltmiş, 09.12.2020 tarihli ıslah dilekçesi ile fazlaya ilişkin her türlü dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla 5.000,00 TL talep ettiği geçici iş göremezlik zararını 5.392,98 TL artırarak toplam 10.392,98 TL'ye 15.000,00 TL talep ettiği sürekli iş göremezlik zararını 200.835,55 TL artırarak 215.835,55 TL olmak üzere toplam 226.228,53 TL'nin olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.Asli müdahil ... vekili dilekçesi ile asli müdahil talebinde bulunan ... ile davacı arasında ..... Noterliğinin 04.10.2019 tarih, ... yevmiye nolu temliknamesine konu bir borç ilişkisi olduğunu ve bu borç ilişkisine binaen de asli müdahale talebinde bulunulduğunu beyan etmiştir.Asli müdahil ... vekili dilekçesi ile; müvekkili ile davacı ... arasında 08.10.2019 tarihinde temlikname imzalandığını, asli müdahil olarak temlikname doğrultusunda, müvekkili lehine tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili kurumun Sigortacılık Kanunu'nun 14. maddesi ve ... Yönetmeliği'nin 9/b maddesi gereğince hak sahibine ödeme yapmak ile yükümlü bulunduğunu, ... Yönetmeliği'nin 16. maddesi ile müvekkili Güvence Hesabına yasada belirtilen nedenlerle yaptığı ödemeler için zarara neden olanlara (aracın işletenine, sürücüsüne, diğer sorumlulara ve mirasçılarına) rücu etme hakkının tanındığını bu nedenle kaza tarihinde sigortasız olduğu iddia edilen aracın sürücüsü ...'e ve aracın işleteni ...'e HMK'nın 61. maddesi uyarınca davanın ihbar edilmesini talep ettiklerini bu nedenle haksız ve mesnetsiz açılan davanın reddine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davacı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI1. İlk Derece Mahkemesinin ilk kararı ile davanın kısmen kabulüne, bilirkişi tarafından hesaplanan 319.333,09 TL tazminatın %20 müterafik kusur ve %20 hatır taşımacılığı indirimi nedeniyle 204.273,17 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine karar verilmiştir.2. Davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesinin █████████ Esas, ███████ Karar numaralı kararı ile davacının yaralanmasına neden olan kaza 07.11.2015 tarihinde meydana geldiğinden davacının maluliyet raporunun Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerektiği anlaşılmakla adı geçen yönetmelik hükümleri baz alınarak yeniden rapor alınması, mahkemece hangi alacak kalemi için ne miktar istenildiği konusunda talep sonucunu açıklanması için davacı vekiline süre verilmesi, hesaplamada TRH 2010 Yaşam Tablosu ve 1,8 teknik faiz hesabının kullanılması için kararın kaldırılmasına karar verilmiştir.3. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile TRH 2010 Yaşam Tablosunun esas alınması suretiyle aktüerya alanında uzman bilirkişiden rapor aldırılmış olup hükme esas alınmaya elverişli bilirkişi raporları ile davacı ve asli müdahillerin talepleri nazara alınarak hesaplanan maddi tazminattan davacının alkollü olduğunu bindiği sürücünün aracına binmiş olması nedeniyle %20 müterafik kusur ve % 20 hatır taşıması indirimi yapılması suretiyle davanın kısmen kabulüne, 6.474,55 TL geçici iş göremezlik ve 286.222,82 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 292.697,37 TL maddi tazminatın davalıdan dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile alınarak 250.000,00 TL'sinin asli müdahil ...'a, 30.000,00 TL'sinin asli müdahil ...'a, kalan 12.697,37 TL'nin davacıya verilmesine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kısmen kabulü ile bilirkişi tarafından hesaplanan 11.202,17 TL geçici iş göremezlik ve 308.131,12 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 319.333,09 TL tazminatın %20 müterafik kusur indirimi ve %20 hatır taşımacılığı indirimi nedeniyle 7.169,39 geçici iş göremezlik ve 197.203,92 TL sürekli iş göremezlik tazminatının davalıdan dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı vekili temyiz isteminde bulunmuş, Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesinin 26.01.2023 tarihli "kararın temyiz edilmemiş sayılmasına" dair ek kararı ile davacı ... vekili tarafından (temyiz harç ve giderlerdeki eksikliklerin tamamlaması için verilen kesin süre içerisinde) harç ve giderler tamamlanmadığından temyiz dilekçesinin reddine karar verilmiştir.Davalı vekili temyiz dilekçesinde; maluliyet raporunda, kaza tarihinde geçerli olan yönetmeliğe göre belirlenmiş maluliyet oranı mevcut olsa da yerel mahkemece bu oran esas alınarak karar verilmediğini, tazminat hesabında kullanılan hesaplama yönteminin hatalı olduğunu, bilirkişi raporunda belirlenen tutarların teminatı aşması sebebiyle; teminat limiti üzerinden hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, yargılama sırasında iki defa ıslah yoluna başvurulmuş ve yerel mahkemece ikinci ıslaha göre karar verilmiş olmasının haksız olduğunu beyan etmektedir.Asli müdahil ... vekili temyiz dilekçesinde; kural olarak kanunların yürürlüğe girdikleri tarihten sonraki olaylara uygulanacaklarını, kanunların geriye yürümezliği ilkesi uyarınca 7251 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği 28.07.2020 tarihinden önce yapılan temliknamelerin yürürlükte bulunduğu kanunlar değerlendirilmek sureti ile karar verilmesi gerektiğini, 8251 sayılı Yasa'nın yürürlük tarihinden önceki olay ve işlemlere uygulanamayacağı sabit olup temlik alan ...'ın noterden alınmış .... Noterliğinin 04.10.2019 tarih, ... yevmiye nolu temliknamesinin Yasa'nın yürürlük tarihi olan 22.07.2020 tarihinden önce olması nedeni ile temlik alan müvekkilinin hak ve alacaklarının tahsiline karar verilmesi gerektiğini, dosyada mübrez temliknameler açısından temlik tarihi gözetilmek sureti ile asıl alacak hakkında hüküm kurulması gerektiğini, hesplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemi gözetilmek sureti ile yapılması gerektiğini, 07.11.2015 tarihli trafik kazasına ilişkin olarak maluliyet tespitinin Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmekte olup işbu terditli rapordaki Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre belirlenen maluliyet tespitinin dikkate alınmasını, kamu düzeni gereği hüküm tarihinde bilinen ve artışı sağlanan en güncel asgari ücret olan 2022 yılı asgari ücreti üzerinden davacı yanın emsal geliri olan 2.11 kat üzerinde asgari ücret kazancı elde edebileceği hususu da dikkate alınarak tazminat hesaplaması yapılarak hüküm tesis edilmesinde hukuki zorunluluk bulunduğunu, hesaplanacak maddi tazminatta limitten hatır ve müterafik kusur indirimi yapılmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu beyan etmiştir.Asli müdahil ... vekili temyiz dilekçesinde; müvekkili ile davacı arasında tamamen özgür iradeyle ve resmi şekilde noterde düzenlenen temlikname mevcut olduğunu, bu temliknamenin tarihinin 08.10.2019 olup müvekkilinin asli müdahale talebinin reddedilme gerekçesi yapılan kanunun yürürlük tarihinin ise 22.07.2020 olduğunu, dolayısıyla söz konusu Kanun'un resmi şekilde kurulan temlik ilişkisinden sonra yürürlüğe girdiğini beyan etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, ZMSS poliçesi bulunmayan aracın yaptığı trafik kazası sonucu yaralanan davacı yolcunun sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere davacının maluliyetinin belirlenmesine dair kaza tarihi 07.11.20 15... .06.2015-20.02.2019 tarihleri arası Genel Şartlar Ek 6. maddesine göre 30.03.2013 tarihli Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik geçerli olsa da Bölge Adliye Mahkemesince kamu düzeni yönünden yapılan incelemede Anayasa Mahkemesince verilen iptal kararı sonrası düzenlenecek maluliyet raporlarında 01.06.2015 tarihinden itibaren uygulanan Genel Şartlarla belirlenen Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik ile Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğinin uygulama imkanı kalmadığı gerekçesiyle Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği'ne göre mahkemenin 03.07.2019 tarihli kararından önce Anayasa Mahkemesi kararına uygun olarak alınmış bulunan raporların hükme esas alınması gerektiğine dair gerekçesi hatalı olsa da dosya kapsamında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği ve Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik kapsamında alınan tüm raporlarda davacının %57 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağının belirlenmiş olduğunun anlaşılmış olmasına göre davalı vekilinin tüm ve asli müdahil ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.2. Asli müdahil ... vekilinin ve asli müdahil ... vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;Hukuki bir işlem (tasarrufi işlem) olan alacağın temliki sonrasında alacak üçüncü kişiye intikal etmektedir. Bu andan itibaren üçüncü kişi, borçlu karşısında alacaklı sıfatını kazanmaktadır. Niteliği itibariyle alacağın temliki, alacaklının tasarruf işlemidir. Temlik, alacağın tamamı için yapılabileceği gibi bir kısmı için de yapılabilir. Tam temlikte alacağın aslı ve fer’ileri temlik alana geçmekte olup alacaklı borç ilişkisinde taraf olmaktan çıkar. Temlik alan, temliki ve alacağın varlığını ispat ederek borçludan talepte bulunur. Temlik ile birlikte temlik alan, alacağın aslı ve fer’ileriyle birlikte, alacağa bağlı rüçhan haklarını da iktisap eder. Dolayısıyla temlik konusu alacak itibariyle dava ve takip hakkı da temlik alana geçer. Alacağın temlikinde esasen borç değişmez, sadece onu talep edecek taraf değişmiş olur.28.07.2020 tarihinde yürürlüğe giren 7251 sayılı Kanun’un 57. maddesi ile 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’na eklenen Ek Madde 6.’da “(1) Bu Kanun uyarınca sigortacılık yapan kurum veya kuruluşlardan ya da Hesaptan talep edilecek tazminat alacağı ancak;a) Alacaklı tarafından bizzat,b) Alacaklının kanuni temsilcisi veya kanuni temsilcinin bizzat vekâlet verdiği avukat vasıtasıyla,c) Alacaklının bizzat vekâlet verdiği eşi, çocukları, annesi, babası, kardeşleri veya avukatı vasıtasıyla, takip edilebilir. Takip yetkisi, sigortacılık yapan kurum veya kuruluşlar ya da Hesap nezdinde yapılacak işlemleri kapsar.(2) Tazminat alacağı, sadece hak sahibine veya avukatına ödenir ve birinci fıkrada belirtilen kişiler de dâhil olmak üzere hiç kimseye devredilemez.(3) Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumunca belirlenir.” şeklinde düzenleme yapılmıştır.Şu halde; 28.07.2020 tarihinde yürürlüğe giren 7251 sayılı Kanun’un 57. maddesi ile 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’na Ek Madde 6'nın eklendiği, bu maddenin temlik yasağına ilişkin olduğu, ancak davaya konu asli müdahil ...'ın temliknamesinin düzenlenme tarihinin 04.10.2019 tarihi ve ...'ın temliknamesinin düzenlenme tarihinin de 08.10.2019 tarihi olduğu, 7251 sayılı Kanun’un 57. maddesinin yürürlük tarihinin ise 28.07.2020 olduğu, kanunların geriye yürümezliği ilkesi gereği mevcut değişikliğin işbu olaya uygulanmasının mümkün olmadığı, bu nedenle temliknamelerin geçerli olduğu gözetilerek ve yukarıdaki açıklamalar ışığında alacağın temliki göz önünde tutularak temlik konusu ile davacıların alacağı için aktif husumet ehliyeti konusunda değerlendirme yapılarak sonucuna göre bir karar verilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir.VI. KARAR1. Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davalı vekilinin tüm, asli müdahiller vekillerinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE2. Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan sebeplerle asli müdahil ... vekilinin ve asli müdahil ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalı ...'na yükletilmesine,Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde asli müdahiller ... ve ...'a iadesine,40.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ...'ndan alınarak duruşmada vekille temsil olunan asli müdahillere verilmesine,Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,10.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.