Anahtar kelimeler: Analist Aralıksız Ekim Programcı Döneminde Net Kesintisiz Kesinlik Şartı Eksiklikleri
9. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi

SAYISI
: █████████ E., █████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: İstanbul 30. İş Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin, davalılara ait işyerinde 12.07.2010-11.02.2022 tarihleri arasında aralıksız ve kesintisiz olarak analist programcı olarak çalıştığını, Ekim 2021 döneminde müvekkiline net 10.884,12 TL ödeme yapıldığını, davalı ... Personel Yönetim (...) AŞ ile ... Belediye ve Genel ... (...) Sendikası arasında 01.01.2020-31.12.2022 yürürlük süreli toplu iş sözleşmesi imzalandığını, müvekkilin de sendika üyeliği 26.03.2021 tarihinde gerçekleştirildiğini ve davalı Şirketlere bu durum bildirilmiş olmasına rağmen toplıı iş sözleşmesi hükümlerinden faydalandırılmadığını, iş sözleşmesini haklı nedenlerle feshettiğini ileri sürerek kıdem tazminatı, sosyal yardım, yakacak yardımı, ücret zammı, ikramiye, çocuk yardımı, bayram harçlığı alacaklarının davalılardan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ... (Belediye) vekili cevap dilekçesinde; davacının talep ettiği alacakların zamanaşımına uğradığını, davacının kendi işçileri olmadığını, ... ile ... AŞ firmalarının çalışanı olduğunu, husumet itirazlarının bulunduğunu, davacının tüm taleplerinin haksız ve mesnetsiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2. Davalı ... AŞ vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının tüm alacak taleplerine karşı zamanaşımı def'inde bulunduklarını, davacının 01.04.2018-25.02.2022 tarihleri arasında müvekkili Şirkette ... ile ... arasında imzalanan “... Bilgi İşlem Hizmeti Doğrudan Hizmet Alım İşi” doğrudan hizmet alım sözleşmesi kapsamında "Analist Programcı" olarak görev yaptığını, davacının tüm ödemelerinin tam ve eksiksiz olarak yapıldığını, kıdem tazminatı hakkına haiz olmadığını, davacının yalnızca 01.04.2018-25.02.2022 tarihleri arasında müvekkili bünyesinde çalıştığını, 2022 Ocak itibarıyla toplu iş sözleşmesi kapsamında sayıldığını, buna istinaden de davacıya 2022 Ocak itibarıyla sendikal haklarının ödendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ... AŞ ile ... Sendikası arasında 01.01.2020-31.12.2022 yürürlük süreli toplu iş sözleşmesi imzalandığı, davacının 26.03.2021 tarihinde sendika üyesi olduğu, davacının sendika üyesi oldukta sonra toplu iş sözleşmesinden ... alacakların davalı işveren tarafından ödendiğinin ispat edilemediği, davacının iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiği, davalı Belediyenin asıl işveren olduğu, davalı Şirketin işyeri devri hükümleri gereğince davacının tüm çalışmasından sorumlu olduğu, belirlenen faiz başlangıç tarihlerinde hata olmadığı, İlk Derece Mahkemesinin kararının dosya kapsamına uygun olduğu belirtilerek davalılar vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde;
a. Zamanaşımı def'inin dikkate alınmadığını,
b. Belirsiz alacak davası açılamayacağını,
c. Husumet nedeniyle davanın reddi gerektiğini,
d. Davacının kıdem tazminatına hak kazanmadığını,
e. Davacının, herhangi bir alacağının bulunmadığını ileri sürmüştür.
2. Davalı ... AŞ vekili temyiz dilekçesinde;
a. Belirsiz alacak davası açılamayacağını,
b. Husumet nedeniyle davanın reddi gerektiğini,
c. Davacının çalıştığı sürede tüm hak ve alacaklarının kanun ve iş sözleşmesi hükümlerine uygun şekilde hesaplanarak ödendiğini,
d. Davacının müvekkili Şirket bünyesinde 01.04.2018 tarihinde çalışmaya başladığını, müvekkili Şirketin 01.04.2018 öncesi tazminat sorumluluğunun bulunmadığını,
e. Bilirkişi raporunun hatalı olduğunu,
f. Faiz türü ve başlangıç tarihlerinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, husumet, davacının talep ettiği alacaklara hak kazanıp kazanmadığı, alacakların hesabı, zamanaşımı, faiz türü ve başlangıç tarihlerine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekillerince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
12.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!