Anahtar kelimeler: Vakfına Sıfırlandığının Vakfında Nakille Cevapta Kıdeminin Genelindeki Yardımlaşma Yardımlar Geçiş

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davalı Vakıf vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 03.03.2009 tarihinde ...Yardımlaşma ve ... Vakfında çalışmaya başladığını, 24.03.2020 tarihinde ise ...Yardımlaşma ve ... Vakfına nakil yoluyla geçiş yaptığını, müvekkilinin geçiş üzerine ...Yardımlaşma ve ... Vakfına yaptığı başvuruya verilen cevapta nakille iş ilişkisi tasfiye edilmiş gibi değerlendirilerek kıdeminin sıfırlandığının bildirildiğini, yasal düzenlemeler gereği Türkiye genelindeki ... l Yardımlar Genel Müdürlüğüne bağlı, aynı işverene ait aynı işkolundaki işyerleri olduğunu, müvekkilinin de bu kapsamda aynı işletme içinde farklı bir işyerine yani bir vakıftan başka bir vakfa nakil olduğunu, iş ilişkisinin tasfiye edilmediğini ileri sürerek kıdem süresi ile birikmiş ve nakilden sonra hak kazanılan yıllık izin sürelerinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAP1. Taraf olmaktan çıkarılan davalı ... (Bakanlık) vekili cevap dilekçesinde; vakıfların özel hukuk tüzel kişiliğine sahip olduğunu, yasal düzenlemeler gereği işçilerin özlük hakları konusunda Bakanlığın yetkisinin olmadığını, Vakıfların her birinin ayrı işyeri olduğunu, birbirlerine veya Bakanlığa bağlı olmadıklarını, müvekkilinin taraf sıfatı bulunmadığını belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.2. Bozmadan sonra dava kendisine yöneltilen davalı Vakıf vekili cevap dilekçesinde; davanın öncelikle husumet, yetki, görev, kesin hüküm gibi ilk itirazlar ile zamanaşımı yönünden incelenerek reddi gerektiğini, davalı Vakfa nakil yoluyla geçtiği iddia edilen davacının iş sözleşmesinin ... Yardımlaşma ve ... Vakfında sona erdiğini, 24.03.2020 tarihinden itibaren ise ayrı bir tüzel kişiliği olan müvekkili ...Yardımlaşma ve ... yeni bir iş sözleşmesi kurulduğunu, her bir işyerinin özel hukuk tüzel kişilerine ait ayrı birer işyeri olduğu hususunda şüphe kalmadığını, davacının kamu işçileri için geçerli olan toplu iş sözleşmesinden yararlanmasının da mümkün olmadığını, yeni kurulan iş sözleşmesinde önceki kıdem sürelerinin birleştirilmesi mümkün olmadığı gibi rapordaki tespitlerin de hatalı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin 28.12.2021 tarihli kararı ile; 3294 sayılı ... ve ... Kanunu’nun (3294 sayılı Kanun) 7. maddesi dikkate alındığında çalıştığı işyerinden nakil yoluyla aynı alanda çalışan başka bir işyerine geçiş yapan davacının önceki hizmetleri yok sayılarak iş ilişkisinin tasfiye edilmiş gibi değerlendirilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin 28.12.2021 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesinin 12.05.2022 tarihli kararı ile; 3294 sayılı Kanun, Sosyal Yardımlar Genel Müdürlüğünün yapısı ve görevleri, ... Daire Başkanlığının görevleri ile 09.06.2017 tarihli ve 2016/3 Esas, 2017/4 Karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı ile ilgili açıklamalar yapıldıktan sonra davanın 7144 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun ile yapılan değişiklikten sonra açıldığı ve Bakanlıkça işyerlerinde uygulanmak üzere işletme toplu iş sözleşmesi bağıtlandığı dikkate alındığında Bakanlığa husumet yöneltilmesinin ve tespit davası açılmasının hukuka aykırı olmadığı, esasa yönelik olarak ise İlk Derece Mahkemesi kararının vakıa ve hukuki değerlendirme yönünden usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİBölge Adliye Mahkemesinin 12.05.2022 tarihli kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 29.09.2022 tarihli kararı ile; ... ve Dayanışmayı ... Fonundan ayrı birer özel hukuk tüzel kişisi olan ... ve ... vakıflarının kamu tüzel kişisi olduğu, somut olayda husumetin ... ve ... Hizmetler Bakanlığına yöneltilmesinin yerinde olmadığı gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.İlk Derece Mahkemesinin 02.03.2023 tarihli kararı ile; önceki gerekçeye ilaveten ... ve ... vakıflarının mali yapısı, gelir kaynakları ile vakıf çalışanlarına ilişkin yasal düzenlemelere değinildikten sonra vakıfların kamu işyeri mahiyetinde olduğu, bu nedenle vakıf çalışanları ile ilgili açılan davalarda Bakanlığa husumet yöneltilmesinde hukuken engel bulunmadığı vurgulanmak suretiyle önceki hükümde direnilmiştir.İlk Derece Mahkemesinin 02.03.2023 tarihli direnme kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 03.07.2024 tarihli kararı ile; ... ve ... vakıflarının ... ve ... Fonundan ayrı birer özel hukuk tüzel kişisi olduğu vurgulanarak bu nedenle husumetin davalı ... Bakanlığına yöneltilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle direnme kararının bozulmasına karar verilmiştir.İlk Derece Mahkemesinin 21.11.2024 tarihli kararı ile; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararı üzerine yapılan yargılama sonucunda; davacının talebi üzerine davanın ... ve ... Vakfına yöneltilmesi için davacıya süre verilmiş ve dava kendisine yöneltilen Vakıf yönünden yargılamaya devam edilerek davanın kabulüne karar verilmiştir.İlk Derece Mahkemesinin 21.11.2024 tarihli kararının davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece kısa karar gerekçeli karar arasında çelişki yaratılması, Bakanlığın taraf olmaktan çıkarılmaması, yargılama giderleri, vekâlet ücreti ve harçlara ilişkin kurulan hükmün hatalı olması gerekçeleriyle verilen karar bozulmuştur.İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiştir.VI. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı Vakıf vekili temyiz dilekçesinde; bütün vakıfların ayrı tüzel kişiliğe sahip işyerleri niteliğinde bulunduğunu, hizmet süresinin bir bütün olarak kabul edilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, davacının daha önce çalıştığı farklı sosyal yardım ve ... vakıflarında geçen sürelerin, davacının hizmet süresinin esas alınmasını gerektiren haklarının belirlenmesinde dikkate alınıp alınamayacağına ilişkindir.1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı Vakıf vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.2. Harç konusu kamu düzenine ilişkin olup yargı mercilerince resen dikkate alınır ve yargı harcından muafiyet 492 sayılı Harçlar Kanunu ile kurum veya kuruluşlarla ilgili yasal mevzuata göre belirlenir.Somut olayda, davalı Vakıf harçtan muaf olmamasına rağmen Mahkemece harçtan muaf tutulmasına karar verilmiştir. Belirtilen husus kamu düzeninden olmakla temyiz edenin sıfatına bağlı olmaksızın bozma sebebidir.Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/2 hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.VII. KARARAçıklanan sebeplerle;1. Davalı tarafın temyiz itirazlarının reddine,2. İlk Derece Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının (2) ve (3) numaralı bentlerin hükümden tamamen çıkartılarak yerine; "2- 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 TL karar ve ilâm harcından davacının yatırdığı 54,40 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 561,00 TL karar ilâm harcının davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına""3-Davacı tarafça yatırılan 108,80 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine," bentlerinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgilisine iadesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,11.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.