Anahtar kelimeler: Arttığını Zmss Yolcu Tahkim Taraflı Karıştığı Araçta Heyeti Maluliyeti Maluliyetinin

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI
: ████████ Değişik İş - ████████ Kararİtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) ile teminat altına alınan aracın 25.03.2018 tarihinde karıştığı tek taraflı trafik kazası sonucunda araçta yolcu olan müvekkilinin yaralandığını, daha önce Sigorta Tahkim Komisyonuna yapılan başvuru üzerine müvekkilinin %13 maluliyeti üzerinden belirlenen tazminata hükmedildiğini, ancak müvekkilinin maluliyetinin arttığını belirterek 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 107. maddesi gereğince 22.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davacı vekili bedel artırım dilekçesi ile dava değerini 264.983,02 TL'ye yükseltmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; aynı olaya ilişkin davacının başvurusu üzerine ve ödemenin yetersizliği nedeniyle Sigorta Tahkim Komisyonuna yapılan başvuruda verilen kısmen kabul kararı üzerine müvekkili tarafından ödeme yapıldığını, hak düşürücü süre geçtikten sonra açılan davanın reddi gerektiğini, davacı tarafından sunulan maluliyet raporunun geçersiz olduğunu, hatır taşıması ve müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, müvekkilinin yasal faizden sorumlu olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARIUyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.IV. İTİRAZUyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile itirazın kabulüne, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına, başvurunun kabulü ile 264.983,02 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 18.10.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı vekili temyiz dilekçesinde; başvurunun kesin hüküm nedeniyle reddedilmesi gerektiğini, Uyuşmazlık Hakem Heyetince ruh sağlığı ve hastalıkları uzmanı bilirkişiden alınan raporda davacı tarafından sunulan raporun uygun olmadığının belirtildiğini, maluliyet oranındaki artışın somut olarak açıklanmadığını, hesaplamada teknik faiz oranlarının esas alınması gerektiğini, müterafik kusur indirim oranının az olduğunu ileri sürerek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını talep etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, davalı tarafından ZMSS poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı tek taraflı trafik kazası sonucunda araçta yolcu olup yaralanan davacının maluliyetinde gelişen durum olduğu iddiasına ilişkin sürekli iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir.1. Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir.Davacıya %13 iş göremezlik oranı üzerinden tazminat ödemesi yapan davalının hukuki durumunun, kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümleri uyarınca alınacak yeni bir raporda, artan maluliyet ile gelişen durum olup olmadığı sorunu çözüldükten sonra değerlendirilmesi gerekir. Gelişen durumun varlığı hâlinde gelişen durum yönünden yeniden dava açılabilmesi mümkündür.Gelişen durum; olay sonucu meydana geldiği hâlde, başlangıçta bilinen yaralanmalar dışında, sonradan ortaya çıkan veya gelişen, olaya bağlı vücut bütünlüğünü bozan sonuçlar olarak tanımlanabilir.Trafik kazası sonucu yaralanmalar nedeni ile ortaya çıkan zarar, kendi özel yapısı içerisinde, sonradan değişme eğilimi gösteriyor, zararı doğuran eylem veya işlemin doğurduğu sonuçlarda (zararın nitelik veya kapsamında) bir değişiklik ortaya çıkıyor ise artık “gelişen durum” ve dolayısıyla gelişen bu durumun zararın nitelik ve kapsamı üzerinde ortaya çıkardığı değişiklikler söz konusu olmaktadır. Böyle hâllerde zararın kapsamını belirleyecek husus, gelişmekte olan bu durumdur ve bu gelişme sona ermedikçe zarar henüz tamamen gerçekleşmiş sayılamaz. Gelişen durumun söz konusu olup olmadığı her olaya özgü olarak dosyaya sunulan delillere göre belirlenir.Dosyanın incelenmesinde; 11.03.2019 tarihli maluliyet raporunda meydana gelen trafik kazası sonucunda davacının sağ kolunda oluşan kırık nedeniyle %13 oranında iş göremez olduğunun tespit edildiği, anılan rapora istinaden davalı tarafından kısmi ödeme yapıldığı, davacı tarafından ödemenin yetersiz olduğu belirtilerek Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurulduğu ve Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun kabulüne karar verildiği, incelemeye konu davada ise başvuru sırasında sunulan 21.09.2021 tarihli maluliyet raporunda davacının sağ kolunda oluşan kırık ve yaygın anksiyete bozukluğu nedeniyle %35 oranında iş göremez olduğunun ve 11.03.2019 tarihli rapor ile aradaki farkın artan oran niteliğinde olduğunun belirtildiği görülmektedir.Davacının sürekli iş göremezliğinin dava konusu kaza sonucu oluştuğunun, yani haksız eylem ile illiyet bağı bulunduğunun belirlenmesi sorumluluk açısından zorunludur. Hükme esas alınan rapor kaza tarihinde geçerli yönetmelik hükümlerine göre düzenlenmiş ise de; raporda işlevselliği tedavi ile kısmen düzelen ifadesine yer verilmiş olup davacıda maluliyete neden olan arazın kalıcı olup olmadığı açıklığa kavuşturulmadığı gibi raporu düzenleyen heyette uzman hekim de bulunmamaktadır.Bu durumda, davacının fiziksel bulgularının yanında psikiyatrik tedavisine ilişkin tüm tedavi evrakı temin edildikten sonra, kaza tarihinde yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak yetkili sağlık kurulundan rapor alınmalıdır. Söz konusu raporda; özellikle kazadan sonra oluştuğu ve gelişen durum olduğu belirtilen “yaygın anksiyete bozukluğu” olarak nitelendirilen rahatsızlık nedeniyle davacıda sürekli iş göremezliğin oluşup oluşmadığı veya bu bulgunun, sürekli iş göremezlik oranını artırıp artırmadığı, gelişen durum olup olmadığı, kaza ile illiyet bağının bulunup bulunmadığı, ömür boyu sürüp sürmeyeceği, sürekli değilse ne kadar devam edeceği hususlarına yer verilerek içerisinde psikiyatri uzmanı bulunan yetkili sağlık kurulu tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak ve bizzat muayene edilerek düzenlenmelidir.Açıklanan nedenlerle; davacıdaki yaralanmanın gelişen durum olup olmadığı ve davaya konu kaza nedeniyle davacının artan maluliyetinin bulunup bulunmadığı hususlarında gerekçeli, denetime elverişli ve kaza ile illiyet bağının kurulduğu yeni bir rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi doğru görülmemiş ve kararın açıklanan nedenle bozulması gerekmiştir.2. Bozma nedenine göre davalının diğer temyiz itirazları bu aşamada incelenmemiştir.VI. KARAR1. Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,2. Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine,Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,09.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.