Anahtar kelimeler: Zds Depremde Apt Sıf Sok Meydan Deprem Elazığ Mah Konutun

MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ Esas - █████████ KararİLK DERECE MAHKEMESİ
: Elazığ 5. Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mah. Sıf)SAYISI
: ████████ Esas - ████████ KararBölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; müvekkiline ait "... Mah. ... Sok. ... Apt. No:█████ D:10 .../Elazığ" adresinde bulunan konutun davalı nezdinde zorunlu deprem sigortası (ZDS) ile teminat altına alındığını, 24.01.2020 tarihinde meydan gelen depremde taşınmazın hasar gördüğünü ve orta hasarlı olduğunun tespit edildiğini, sonrasında 30.03.2020 tarihinde sigorta poliçesinin yenilendiğini, 30.03.2020 tarihinden sonra devam eden artçı sarsıntılar nedeni sigortalı konutun ağır hasarlı olarak tespit edildiğini ve konutun yıkıldığını, davalıya başvuru yapılmış ise de davalı tarafından ödenen tutarın eksik olduğunu, muafiyet indiriminin hatalı yapıldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davacı vekili ıslah dilekçesi ile dava değerini 140.182,63 TL'ye yükseltmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili tarafından davacının hasar talebinin eksper raporlarındaki tespitlere göre değerlendirdiğini, meydana gelen depremde sigortalanan taşınmazın taşıyıcı kolonlarının hasarlanmadığını ve rizikodan önceki haline onarım ile getirilmesinin mümkün olduğunu, binanın yapısal sorunları nedeniyle yıkılıp yeniden yapılmasının iyileştirme niteliğinde olup zorunlu deprem sigortası kapsamında olmadığını, poliçedeki teminat miktarının müvekkilinin sorumluluğunun üst sınırını teşkil ettiğini ve zararın meydana geldiği tarihteki serbest piyasa birim fiyatlarına göre hasar bedelinin belirlenmesi gerektiğini, sigorta poliçesindeki teminatın amacının deprem nedeniyle oluşan gerçek zararın giderilmesi olduğunu, rizikonun yapım eksikliğinden kaynaklanıp kaynaklanmadığının tespiti gerektiğini, taraflar arasındaki sözleşmenin ticari iş niteliğinde olmaması nedeniyle avans faizi istemenin hukuka aykırı olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, 140.182,63 TL tazminatın 13.07.2020 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı vekili temyiz dilekçesinde; sigortalı konutun tapuda müvekkili adına kayıtlı olduğunu, ayrıca müvekkilinin tek ortaklı şirket ortağı ve yetkilisi olduğunu, şirket adına ipotek alacaklısı bankadan kullanılan ticari krediler nedeniyle müvekkilinin adına kayıtlı olan dava konusu konuta ipotek tesis edildiğini, ZDS poliçesinin banka tarafından düzenlendiğini, poliçeyi düzenleyen bankada tapu ve şirkete ilişkin belgelerin mevcut olduğunu, poliçede sigortalı olarak müvekkilinin ortağı ve yetkilisi olduğu şirketin yazılmasının maddi hatadan kaynaklandığını, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 1454. maddesi gereğince de müvekkilinin poliçeden kaynaklı olarak tazminat talep edebileceğini ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, davalı tarafından ZDS poliçesi ie teminat altına alınan konutun depremde hasara uğramasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.1. Dosyanın incelenmesinde; dava konusu konuta ilişkin düzenlenen ZDS poliçesinde sigorta ettiren ve sigortalının ..... San ve Tic Ltd Şti olduğu, ancak tapu kaydına göre sigortalı konutun malikinin davacı olduğu, Bölge Adliye Mahkemesince davacının sigorta sözleşmesinin tarafı olmadığı, sigorta sözleşmesi gereğince taleplerin sözleşmenin taraflarınca ileri sürülebileceği, davacının aktif husumetinin olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1454. maddesine göre sigorta ettiren, üçüncü bir kişinin menfaatini, onun adını belirterek veya belirtmeyerek, sigorta ettirebilir. Sigorta sözleşmesinden doğan haklar sigortalıya aittir. Sigortalı, aksine sözleşme yoksa, sigorta tazminatının ödenmesini sigortacıdan isteyebilir ve onu dava edebilir.Somut olayda da; dava konusu olan sigortalı konut tapuda davacı adına kayıtlıdır. Kaldı ki ZDS poliçesinde taraf olan dava dışı şirketin tek ortağı da davacıdır. 6102 sayılı Kanun'un 1454. maddesi de gözetildiğinde davacının ZDS poliçesi gereğince eldeki davayı açmakta aktif husumeti mevcuttur.Şu durumda Bölge Adliye Mahkemesince; davacının aktif husumeti bulunduğu gözetilerek davanın esasının incelenmesi gerekirken yanılgılı gerekçeyle yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi doğru görülmemiştir. Kararın açıklanan nedenle bozulması gerekmiştir.2. Bozma nedenine göre davacı vekilinin diğer temyiz itirazları bu aşamada incelenmemiştir.VI. KARAR1. Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,2. Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,09.02.2026 tarihinde oy birliyle karar verildi.