Anahtar kelimeler: Esaskarar Fiilden Park Araca Limited Maliki Ankara Karara Yazilma Yoluna

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
: █████████ - ████████
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
26. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO
: █████████
KARAR NO
: ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: 18.10.2024
NUMARASI
: ████████ Esas ████████ Karar
DAVANIN KONUSU
: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ
: 08.05.2026
GEREKÇELİ KARAR
YAZILMA TARİHİ
: 04.06.2026
İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davalı ... Ticaret Limited Şirketi vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili dava dilekçesinde; 17.10.2022 tarihinde davacıya ait park halindeki araca, davalı şirketin maliki olduğu, davalı ... Sigorta Şirketi tarafından Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası ile sigortalanan aracın çarpması ile meydana gelen kazada, davacının aracının hasarlandığını, zararlarından davalıların sorumlu olduğunu ileri sürerek; fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak, 100,00 TL hasar bedeli, 100,00 TL değer kaybının davalılardan müştereken ve müteselsilen 100,00 TL ikame araç bedelinin ise davalı ... Ltd. Şti’den tahsilini istemiş, 15.07.2024 tarihli dava değerini arttırım dilekçesi ile hasar bedelini 30.118,80 TL, araç değer kaybını 13.708,50 TL, araç mahrumiyet zararını ise 3.000,00 TL olarak belirleyerek davalılardan tahsilini istemiştir
Davalı ... Sigorta Şirketi vekili cevap dilekçesinde; sorumluluklarının sigorta limiti kusur ve zarar ile sınırlı olduğunu, davacının davasını kanıtlaması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı ... Ticaret Limited Şirketi vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafından yer verilen iddialarında belirttiği gibi davalı şirkete ait aracın herhangi bir kazaya ve hasara sebebiyet vermediğini, davalı şirketin, global ve kurumsal bir şirket olduğunu, herhangi bir kaza meydana geldiği takdirde yasal olarak tüm prosedürleri yerine getireceğini, söz konusu kaza ile davalı şirketin bir ilgisi bulunmadığını, dosyaya sunulan kaza tespit tutanağının davacı beyanları doğrultusunda düzenlenmiş olduğundan objektif olmadığını, davacının hasar talebinin kabulünün mümkün olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, davanın, davalı sigorta şirketi tarafından ZMMS ile teminat altına alınan, davalı şirketin işleticisi olduğu aracın, davacının aracına park halindeyken çarpıp çarpmadığı, çarpması halinde kusur durumu, iddia olunan trafik kazası sonucu meydana gelen hasar ve değer kaybı zararının davalılardan ve araç mahrumiyet zararının araç işleticisinden tazmini gerekip gerekmediğine ilişkin olduğu; kusur ve hasar bilirkişisinden alınan raporda; davalıya ait araç sürücüsünün asli kusurlu ve kusur oranının %75 olduğu, davacıya ait araç sürücüsünün olayda tali kusurlu ve kusur oranının %25 olduğu, ... plakalı araçta 17.10.2022 olay tarihi itibariyle hasar miktarının 40.158,40 TL olduğu, davalıya ait araç sürücüsünün %75 kusur oranı dikkate alındığında talep edilebilecek hasar miktarının ortalama 30.118,80 TL olacağı, ... plakalı araçta 17.10.2022 olay tarihi itibariyle reel değer kaybının 18.278,00 TL olduğu, davalıya ait araç sürücüsünün %75 kusur oranı dikkate alındığında talep edilebilecek değer kaybı miktarının ortalama 13.708,50 TL olacağı, davacıya ait araç onarım süresinin 5 gün ve mahrumiyet bedelinin 4.000,00 TL olup, %75 kusur oranı dikkate alındığında talep edilebilecek mahrumiyet bedeli ortalama 3.000,00 TL olacağı, dava konusu araçta 17.10.2022 hasar tarihi itibariyle toplam zarar miktarı ortalama 62.436,40 TL olacağı, %75 kusur oranı dikkate alındığında talep edilebilecek toplam zarar miktarı ortalama 46.827,30 TL olacağı rapor edildiği, raporu karar vermeye elverişli olduğu, davacının zararını kusuru oranın da davalılardan talep edebileceği gerekçesiyle; "Davanın kabulü ile; 30.118,80TL hasar bedeli ve 13.708,50 TL değer kaybı tazminatının davalı ... .... Şti'd kaza tarihi olan 17.10.2022, davalı sigorta şirketinden ise 28.04.2023 tarihinden itibaren işleyecek avansı faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine; 3.000,00 TL araçtan mahrumiyet tazminatının davalı ... .... Ştİ. kaza tarihi olan 17.10.2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsili ile davacıya verilmesine,” karar verilmiş hüküm davalı ...…..Ltd Şti vekili tarafından istinaf edilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı ... Ticaret Limited Şirketi vekili istinaf başvuru dilekçesinde; davalıya ait aracın herhangi bir kazaya karışmadığını, bu nedenle davalıya kusur izafe edilmesinin hatalı olduğunu, keza dosyada dinlenen tanıkların da böyle bir kazaya karışmadıklarını beyan ettiklerini, bilirkişi video görüntülerinden bahsederek kusur izafe etmiş ise de, bu delillerin hukuka uygun olarak elde edilip edilmediğinin değerlendirilmesi gerektiğini, mahkemece bu yönde bir araştırma yapılmadığını, kazayı kabul etmemekle birlikte, kusur oranlarının da uygun olmadığını, davacının aracının duraklamanın yasak olduğu yerde durması neticesinde kazanın meydana geldiğini, buna göre davalıya verilen kusur oranın düşük belirlendiğini, hesaplanan zarar miktarlarının da farazi olup kabulünün mümkün olmadığını, bilirkişinin fotoğraftan anlaşıldığı kadarıyla bir belirleme yaptığını, fotoğraftaki hasarın kazadan kaynaklandığının da ispata muhtaç olduğunu, belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Mahkemece verilen kararda kamu düzenine aykırılıklar gözetilerek istinaf edenin sıfatına göre ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak HMK'nın 355. maddesi gereğince yapılan inceleme neticesinde;
Dava, trafik kazasından kaynaklanan araç hasarı nedeniyle, hasar bedeli, ikame araç bedeli ve araçta meydana gelen değer kaybının tazmini istemidir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş hüküm davalı ... Ticaret Limited Şirketi vekili tarafından istinaf edilmiştir.
1-Davalı vekili, davalıya ait aracın davacıya ait araca çarpmadığını, ayrıca davacının dayandığı kamera kayıtlarının da ne şekilde elde edildiği tespit edilmediğinden bahisle davada delil olarak kullanılmayacağını ileri sürmüş ise de; davacının delil olarak sunduğu kamera kayıtlarının kamuya açık alana yönelik kamera kayıtları olmasına, kamera görüntülerinin davada delil olarak kullanılmasının usul ve yasalara aykırı olmamasına göre davalının delillerin hukuka uygunluğu açısından değerlendirme yapılmayarak eksik inceleme ile karar verildiğine yönelik istinaf sebepleri yerinde görülmediği gibi, davalının maliki olduğu aracın kazaya karışmadığına yönelik istinaf sebepleri de kamera görüntülerinde davalıya ait kapalı kasa, kasasında "..." yazılı kamyonun seyri sırasında park halinde davacıya ait araca temasının açıkça görülmüş olmasına göre davalının işleteni olduğu aracın kazaya karışmadığına yönelik istinaf sebepleri de yerinde görülmemiştir.
2-Davalı vekili tarafından kusur oranına da itiraz edilmiştir. Mahkemece hükme esas alınan raporda kaza anına ilişkin görüntülerde incelenmek suretiyle, davalıya ait aracın seyrettiği taşıt yolu üzerinde, davalının seyir yönüne göre yolun solunda, kavşak noktasına yakın şekilde park halinde duran davacıya ait araca, davalıya ait aracın kavşaktan sağa dönüş yaptığı sırada aracının sol yan kısımı ile davacının aracının sol yan kısmına çarpması ile trafik kazasının meydana geldiği tespit edilerek, kazanın meydana gelmesinde sağa dönüş sırasında KTK ve Yönetmelik hükümleri gereğince dar bir kavisle dönmesi gereken davalıya ait araç sürüsünün geniş bir kavisle dönüş yaparak seyir yönüne göre yolun solunda park halinde bulunan davacıya ait araca çarpması nedeniyle asli %75 oranında kusurlu olduğu, davacının ise
Karayolları Trafik Yönetmeliği 113. maddesinde - "Taşıt yolu üzerinde; “d)
Kavşaklar, tüneller, köprüler ve bağlantı yollarında ve buralara, yerleşim birimleri
içinde 5 metre ve yerleşim birimleri dışında 100 metre mesafede, Duraklamak
yasaktır.” Kuralını ihlal ettiğinden tali %25
kusurlu olduğunun tespit edildiği görülmüştür. Meydana gelen kazanın görüşe açık yol üzerinde meydana gelmiş olmasına kazanın davalı araç sürücüsünün, davacıya ait aracı görmemesinde değil, kavşak üzerinde manevrasını kısıtlayacak şekilde park etmesinin etkisinin bulunmasına, bu durumda dahi davalının yol durumunu nazara alarak aracını KTK ve Yönetmelik hükümlerine uygun kullanmakla yükümlü olmasına göre, dönüşü kısıtlayan park halindeki aracı fark etmesine rağmen dönüş manevrasını kurallara uygun yerine getirmemesi nedeniyle kazanın meydana gelmesinde asli kusurlu kabul edilmiş olması, oluşa uygun olduğundan, davalının kusur raporuna yönelik istinaf sebepleri de yerinde görülmemiştir.
3-Davalı vekili tarafından araç hasarı, değer kaybı ve araç mahrumiyetine yönelik zararlara da itiraz ederek raporun uygun olmadığını ileri sürmüş ise de: araç hasarına ilişkin tespitin kazaya nedeniyle meydana gelen hasar çerçevesinde kaza tarihindeki onarım bedeli çerçevesinde değerlendirilerek tespit edilmiş olmasına, hasar ve araç mahrumiyetine ilişkin değerlendirmenin Yargıtay 4. Hukuk Dairesi tarafından benimsenen ilke ve yöntemler çerçevesinde yapılmış olmasına göre davalının hasar bedeline ve makul onarım süresine yönelik istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.
Davalının araçta oluşan değer kaybının uygun olmadığına yönelik istinaf sebeplerine gelince; araç değer kaybı; Yargıtay uygulamalarına göre kazalı aracın modeli, markası, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, kullanım amacı, kullanım süresi, yıpranma payı, önceye ait hasarları, davaya konu kaza nedeniyle aracın gördüğü hasarın ağırlığı ve hasara uğrayan bölgeleri, hasarın giderilmesinde kullanılan parçaların niteliği gibi hususlar ile emsal satışlar da araştırılmak suretiyle, aracın olay tarihindeki ikinci el rayiç değeri ile kazadan sonra onarılmış hâldeki ikinci el rayiç değeri arasındaki farka göre belirlenmesi gerekir. Dolayısı ile araçta oluşan değer kaybı, araç gereği gibi onarılsa dahi meydana gelen kazanın kişilerin araç alım satımındaki tercihlerine etkisi çerçevesinde belirlenir. Bu nedenle meydana gelen kazanın aracın mevcut durumu nazara alındığında kişilerin alım satım tercihleri üzerinde etkisi olmayacağı ya da sınırlı olacağı durumda araçta değer kaybı oluştuğundan söz edilemez. Aracın mevcut durumuna göre araçta değer kaybının oluşma ihtimalinin bulunmadığı durumda, davacı somut deliller ile meydana gelen kazanın aracında değer kaybı meydana getirdiğini kanıtlamakla yükümlüdür.
Somut olayda, davacıya ait araç ... 2005 model, araç olup. Kaza tarihi 17 yıllık bir araç olduğu anlaşılmaktadır. Öte yadan, davacının davaya konu trafik kazasından önce 8 adet kazası meydana gelmiş olup, 17 yaşında olan aracın orjinal ve hasarsız olmadığı anlaşılmaktadır. Bununla birlikte kaza sonrasında davacının aracının km'si tespit edilmemiş ise de, 2012 yılında davaya konu kazadan 10 yıl önce karıştığı başka bir kaza tarihinde dahi dahi 155.392 Km'de olduğu kasko ekpertiz raporundan anlaşılmaktadır. Bu durumda, davacıya ait aracın kaza tarihindeki yaşı, kaza tarihinden önceki hasar kayıtları, davacıya ait aracın kaza öncesinde orijinal ve hasarsız olmaması da nazara alındığında, öncesinde meydana gelen 8 kaza sonrasında meydana gelen 9. Kazasının kişilerin alım satım tercihlerinde önceki 8 kazaya rağmen yine de değer kaybı oluşturacağı kanıtlanamadığından araç değer kaybına yönelik talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, aracın önceki hasar kayıtları, km'si, modeli, kullanım amacını ve kullanılmışlık düzeyi nazara almaksızın araçta değer kaybı tespit eden ve aracın mevcut durumuna nazara alındığında araç değer kaybı yönünden karar vermeye elverişli olmayan rapora göre davanın değer kaybına yönelik olarak kabulüne karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle; davalı vekilinin sair istinaf sebeplerinin reddine, araç değer kaybına yönelik istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince kaldırılmasına, davanın esası hakkında istinaf eden davalı şirket lehine olacak şekilde yeniden hüküm tesisine, buna göre; kararın davacılar ve davalı ... Sigorta Şirketi tarafından istinaf edilmemiş olması nedeniyle sigorta şirketi yönünden ilk derece mahkemesi kararında kesinleşen yönler korunarak, istinaf eden davalı yönünden; davacının hasar ve araç mahrumiyetine yönelik taleplerine ilişkin ilk derece mahkemesindeki kabulde isabetsizlik görülmediğinden, ilk derece mahkemesinde kabul edilen miktarlar üzerinden bu taleplerin kabulüne, araç değer kaybına yönelik olarak ise aracın kaza tarihindeki yaşı, kullanım amacı, kaza tarihinden önce en az 8 adet kazası olan davacı aracın kaza öncesinde orijinal ve hasarsız olmaması nedeniyle değer kaybı oluşmayacağı açıkça anlaşılmış olması karışında dava değeri nazara alındığında sırf bu nedenle yeniden bilirkişi raporu alınmasının HMK'nın 30. maddesinde düzenlenen "usul ekonomisi ilkesine" uygun olmayacağı da gözetilerek, davacının, davalı işleten hakkındaki araç değer kaybına yönelik talebinin reddine karar verilerek ilk derece mahkemesi kararında kesinleşen yönler korunarak aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle,
I-Davalı ... Ticaret Limited Şirketi vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının KALDIRILMASINA,
HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca esas hakkında YENİDEN KARAR VERİLMESİNE,
Buna göre;
1-Davalı ... Sigorta hakkındaki davanın KABULÜ, Davalı ... Ticaret Limited Şirketi hakkındaki davanın ise kısmen kabulü ile;
-30.118,80TL hasar bedeli tazminatının (sigorta şirketinin poliçe limiti kapsamında kalmak kaydıyla) davalı ... .... Şti'den kaza tarihi olan 17.10.2022, davalı sigorta şirketinden ise 28.04.2023 tarihinden itibaren işleyecek avansı faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
2-13.708,50 TL değer kaybı tazminatının davalı sigorta şirketinden 28.04.2023 tarihinden itibaren işleyecek avansı faizi ile birlikte tahsili ile davacıya verilmesine,
Davalı ... Ticaret Limited Şirketi 'den değer kaybına yönelik talebinin REDDİNE,
3-3.000,00 TL araçtan mahrumiyet tazminatının davalı ... .... Şti'den kaza tarihi olan 17.10.2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsili ile davacıya verilmesine,
4-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince araç hasar bedeli, araç değer kaybı ve ikame araç bedeli üzerinden hesaplanan 3.198,77 TL (2.057,42 TL'sinden davalılar müştereken ve müteselsilen, 936,43 TL'sinden sigorta şirketi tek başına, 204,92 TL'si ile davalı ... Ticaret Limited Şirketi tek başına sorumlu olacak şekilde,) harçtan peşin alınan 179,90 TL ve 800,00 TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 2.218,87 TL'nin ("ilk derece mahkemesi kararında sigorta şirketi yönünden kesinleşen miktar olan 2074,16 TL sorumluluğunu aşmamak üzere" 1.141,43 TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen, 932,73 TL'sinin davalı sigorta şirketinden tek başına, 144,71 TL'sinin ise davalı ... Ticaret Limited Şirketinden tek başına sorumlu olacak şekilde, ) davalılardan alınarak hazineye irat kaydına;
5-a)Davacı vekille temsil olunduğundan Dairemiz karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 13/2 maddesi uyarınca takdir olunan 45.000,00 TL vekalet ücretinin (davalı ... Sigorta şirketi 28.043,47 TL ile sınırlı olacak şekilde, müştereken ve müteselsilen sorumlu olmak üzere) davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
b)Davalı ... Ticaret Limited Şirketi kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, Dairemiz hüküm tarihinde yürürlükte bulunun AAÜT'ye göre reddedilen miktar üzerinden hesap ve takdir edilen 13.708,50 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak, adı geçen davalıya verilmesine.
6-Davacı tarafından yatırılan 179,90 TL peşin harç ve 800 TL ıslah harcı toplamı olan 979,90 TL'nin, ("ilk derece mahkemesi kararında sigorta şirketi yönünden kesinleşen miktar olan 915,99 TL sorumluluğunu aşmamak üzere" 639,27 TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen, 276,72 TL'sinin davalı sigorta şirketinden tek başına, 63,91 TL'sinin ise davalı ... Ticaret Limited Şirketinden tek başına sorumlu olacak şekilde, ) alınarak davacıya verilmesine,
7-Davacı tarafından yapılan 3.000,00 TL bilirkişi masrafı, 179,90 TL başvurma harcı ve 1.955,00 TL posta masrafı toplamı olan 5.134,90 TL yargılama giderininden (ilk derece mahkemesi kararı ile davalı sigorta şirketi yönünden kesinleşen yönler korunarak) 3.202,71 TL'sininin davalılardan müştereken ve müteselsilen, 1.597,29 TL'sinin davalı ... Sigorta Şirketinden tek başına, 334,90 TL sinin ise davalı ........ Şti'den tek başına alınarak davacıya verilmesine,
8-6325 Sayılı Kanunun 18/A-14 maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanacak olan 3.200,00 TL arabuluculuk giderinin 2058,20 TL'sinin tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen, 933,10 TL'sinin davalı ... Sigorta Şirketinden, 208,70 TL sinin ise davalı ........ Şti'den alınarak hazineye irat kaydına,
9-HMK'nın 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının davacıya iadesine,
II-İSTİNAF HARÇ VE YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN:
1-Davalı ... Ticaret Limited Şirketi tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde istinaf eden davalıya iadesine,
2-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan 1.169,40 TL İstinaf Başvuru Harcı ve 238,00-TL tebligat ve posta giderleri olmak üzere toplam 1.407,40 TL'nin davacıdan alınarak davalı ... Ticaret Limited Şirketine verilmesine,
3-HMK'nın 333.maddesi gereğince kullanılmayan istinaf gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
4-Kararın tebliği ve harç iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 08.05.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!