Anahtar kelimeler: Alınıncaya Hisseli Kurduklarını Binada Açılış Katlı Ağustos Atandığını Fiilden İzinlerin

T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ███████KARAR NO
: ████████DAVA
: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2017KARAR TARİHİ
: █████/2026Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,DAVA;Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkil ... ile davalı ...'in 06.06.2008 tarihinde ---- hisseli olarak kurduklarını, davalı ...'in aksi bir karar alınıncaya kadar 10.06.2008 tarihinde şirket müdürü olarak atandığını, şirket kurulduktan sonra Milli Eğitim Bakanlığı, Sosyal Güvenlik Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığı ile diğer ilgili bakanlık ve kuruluşlardan gerekli izinlerin alınarak,-----Rehabilitasyon Merkezi'ni ve şirketin bulunduğu yer olan ----- İlçesi -----adresinde 3 katlı binada Milli Eğitim Bakanlığından çalışma izni ve çalışma ruhsatı alarak Ağustos 2008 tarihinde faaliyete geçirdiklerini, müvekkil ve davalı tarafından merkezin açılış ve ruhsatlandırılması için gerekli donanım ve İnşaai faaliyetler için yaklaşık 450.000,00 TL masrafa yaptıklarını, tüm prosedürler tamamlandığında ayda ortalama 220-250 engelli bireye hizmet verebilecek hale geldiği ve aylık 120.000,00 TL - 150.000,00 TL ödenek alır hale geldiğini, davalının, müvekkili mümkün olduğu kadar şirket faaliyetlerinden uzak tuttuğunu, müvekkiline hiçbir hesap vermediğini, şirketin sürekli zarar ettiğini, davalıya gönderilen 20.10.2016 tarihli---- Noterliğinin ------ yevmiye numaralı ihtarnamesi ile şirket faaliyetlerini ve harcama ve kazançlarını rapor halinde bildirilmesini talep ettiklerini ve görülen lüzum üzerine kendisine şirket müdürlüğünden azlettiklerini bildirdiklerini, davalının, ----- Merkezi'ni, diğer davalı olan ...'ın kurduğu ... ---- ortağı olan müvekkile danışmadan, muvafakatini almadan, ortaklar kurulundan alınan bir karar olmadan, müdürlük görev ve yetkisini aşarak ve kötüye kullanarak müvekkilinden mal kaçırarak, merkezin devir ya da satışını yaptıklarını öğrendiklerini, yapılan satış/devir işlemimde bedelin düşük gösterildiğini, emsal değerin altında gösterildiğini, rehabilitasyon merkezinin gerçek satış veya devir bedelinin tamamının şirket müdürü ... tarafından diğer davalılardan alındığını, davalının müvekkile ait payı vermediğini, devir sonrasında şirket adresini başka yere naklettiğini, davalının bu devir ile eş zamanlı olarak ---- Şubesini kurduğunu, muvazaalı ve hileli olarak yapılan satış ve devirin piyasa rayiç değerlerine göre 1.500.000,00 TL civarında olduğunu, TTK 553. maddesi gereği şirket müdürünün ortaklara karşı sorumlu olduğunu, yeni TTK ile limited şirket müdürleri hakkında açılacak davalarda müdürün kusurlu hareket ettiklerini de ortaya koymaları gerektiğini, satış işleminin hileli ve müdürün sorumluluğunu, görev ve yetkisini de aşan bir şekilde, şirket karar defterinde ve ilgili evraklarında müvekkilinin de onayı, imzası ve bilgisi olmadığı için bu devrin iptalini talep ettiklerini, davalının yapmış olduğu muvazaalı işlerin müdürlük görevini kötüye kullanarak işlediği suçun dolandırıcılık olduğunu belirterek; ortaklık ve şirket müdürlüğü görev ve yetkisini aşarak şirkete ait olarak faaliyet gösteren ve para kazanan işletmeyi müvekkili olan ortağından mal kaçırma amacıyla muvazaalı - hileli bir şekilde yapılan devir ya da satış işleminin iptaline karar verilmesine, iptal talebi kabul edilmediği takdirde, müvekkilin ortaklık hissesine karşılık satış veya devir bedelinin şimdilik 10.000,00 TL alacak miktarının davalı-davalılardan müştereken ve müteselsilen faizi ile tahsiline, davalı ...'in şahsi mal varlığına ve aynı işletme konulu----- hissesine tedbir konulmasına, diğer davalı ... ------ tedbir konulmasına, ayrıca bu işletmenin İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü ve İlçe Özel Öğretim Şube Müdürlüğündeki İşletme Ruhsatı'na dava sonuçlanıncaya kadar 3. kişilere devir ya da satışının engellenmesi için tedbir konulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalılardan ... ve ..----- vekili tarafından verilen cevap dilekçesinde özetle; davaya konu kuruma müvekkilinin 05.05.2016 tarihinde ------ Şirketinin yetkilisi ...'den devraldığını, söz konusu devri işlemi gerçekleşmeden ---- Noterliği ----- Yevmiye sayılı karar metnine dayanarak satın aldığını, ilgili kararda şirket ortağı olan ...'ın ...'e “... şirketimizle ilgili kurum açma, kurum kapatma, açılmış kurumları devralma ve devretme, Milli Eğitim Müdürlükleri ve ile ilgili her türlü iş ve işlemleri yürütmesi konusunda aksi karar alınıncaya kadar münferit imzası ile yetki verilmesi oy birliği ile karar verilmiştir” ibarelerinin yer aldığını, yapılan devir işleminin muvazaalı olmadığını, müvekkilin şirket karar metnindeki yetkiye dayanarak davaya konu kurumu devraldığını, davacının 20.10.2016 tarihli ihtarname ile diğer davalı ...'i azlettiklerini belirttiği ancak devir işleminin daha önce 05.05.2016 tarihinde yapıldığını ve hukuka uygun olduğunu bu sebeple davanın reddi gerektiğini, davacının müvekkilinin basiretli tacir gibi davranmadığı yönündeki iddiasına ilişkin olarak aksine, müvekkilin basiretli tacir gibi davranıp şirket yetkilisi ...'den karar metnini talep ettiğini ve metindeki yetkiye dayanarak rehabilitasyon merkezini devraldığını, TTK 630/2 maddesine göre her ortağın, haklı sebeplerin varlığında yöneticilerin yönetim hakkının ve temsil yetkilerinin kaldırılması veya sınırlandırılmasını mahkemeden isteyebildiğini, davacının böyle bir hamlesi olmadığını ve noterden azlettiğini öne sürmesinin hukuka aykırı olduğunu ve müvekkil açısından bağlayıcılığı olmadığını belirterek açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalılardan ... vekili tarafından verilen cevap dilekçesinde özetle; davaya konu kurumu müvekkilinin 05.05.2016 tarihinde ...'a devrettiğini, 04.07.2008 tarihli karar metninde şirket ortağı olan davacı ...'ın, ...'e, “Şirket ortaklarımızdan ve şirket müdürü olarak halen münferit imzası ile her türlü konuda temsil ve ilzam eden ... TC kimlik numaralı ...'e şirketimizle ilgili kurum açma, kurum kapatma, açılmış kurumları devralma ve devretme, Milli eğitim Müdürlükleri ve ile ilgili her türlü iş ve işlemleri yürütmesi konusunda aksi karar alınıncaya kadar münferit imzası ile yetki verilmesi oy birliği ile karar verilmiştir” ibarelerinin yer aldığını, ilgili metinden de anlaşıldığı üzere davacının iddia ettiği gibi muvazaalı bir durumun mevcut olmadığını, davacının 20.10.2016 tarihli ihtarname ile diğer davalı ...'i azlettiklerini belirttiği ancak devir işleminin daha önce 05.05.2016 tarihinde yapıldığını ve ilgili devrin hukuka uygun olduğunu bu sebeple davanın reddi gerektiğini, TTK 630/2 maddesine göre her ortağın, haklı sebeplerin varlığında yöneticilerin yönetim hakkının ve temsil yetkilerinin kaldırılması veya sınırlandırılmasını mahkemeden isteyebildiğini, davacının böyle bir hamlesi olmadığını ve noterden azlettiğini öne sürmesinin hukuka aykırı olduğunu ve müvekkil açısından bağlayıcılığı olmadığını davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.İLK KARAR;Mahkememizce 08.06.2022 tarih ve ---- esas ve ---- sayılı kararı ile; devir işleminin muvazaa nedeniyle iptaline ilişkin davanın reddine, davalı ... aleyhine açılan sorumluluk davasının koşulları oluşmadığından reddine, davacının davalı ... ve ... ------ Şirketi aleyhine açılan sorumluluk davasının pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.İSTİNAF KALDIRMA KARARI---- Bölge Adliye Mahkemesi ----. Hukuk Dairesinin 19.01.2026 tarih ve ---- esas , --- sayılı kararı ile ;Davanın reddine ilişkin karar istinaf aşamasındayken davacı --- █████/2024 tarihinde vefat ettiğini, mirasçıların başvurusu üzerine --- SHM'nin ---- esas ve ----- karar sayılı dosyasındaki █████/2025 tarihli kararla, davacının en yakın yasal mirasçıları tarafından mirasın reddedildiğinin tespitine karar verildiğini, kararın ██████/2024 tarihinde kesinleştiğini, TMK'nın 612. maddesine göre terekenin iflas hükümlerine göre tasfiyesi için aynı mahkemeye ihbarda bulunulduğunu, aynı mahkemenin ----Tereke sayılı dosyasındaki █████/2025 tarihli tensip zaptında murisin terekesinin miras hükümlerine tasfiyesine, tasfiye memuru atanmasına,tasfiye işlemlerinin İİK'nın 208-256. maddelerine göre yapılmasına karar verildiğini, HMK'nın 114. maddesi gereğince taraf ve dava ehliyeti dava şartı niteliğinde olup, yargılamanın her aşamasında mahkemece resen gözetilmek zorunda olduğunu,Davacının ölüm nedeniyle taraf ehliyeti sona erdiğinden, tereke tasfiye memuru davaya katılımı sağlanarak yargılamaya devam edilmesi davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile esasa ilişkin istinaf nedenleri incelenmeksizin kararın kaldırılarak, dava yeniden görülmek üzere dosyanın mahkememize iadesine karar verilmiştir.İNCELEME VE GEREKÇE
:Dava ; davalı şirkete ait işletmenin muvazaalı - hileli bir şekilde yapılan devir ve satış işleminin iptaline aksi halde, davacının ortaklık hissesine karşılık satış veya devir bedelinin tahsili ile davalıya ödenmesine ilişkindir.Mahkememizce verilen kararın istinaf edilmesi üzerine --- Bölge Adliye Mahkemesi ---- Hukuk Dairesinin 19.01.2026 tarih ve ----- sayılı kararı ile kaldırılmış,Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları resen belirlenerek, kanıtlar toplanmak suretiyle sonuçlandırılmıştır.Davacı ---- 29.04.2024 tarihinde vefat ettiği, mirasçıların başvurusu üzerine ---- Sulh Hukuk Mahkemesinin 05.09.2025 tarih ve --- esas ----- sayılı kararı ile davacının en yakın yasal mirasçıları tarafından mirasın reddedildiğinin tespitine karar verildiği, kararın 21.08.2025 tarihinde kesinleştiği,TMK.nun 612 maddesine göre terekenin iflas hükümlerine göre tasfiyesi için aynı mahkemeye ihbarda bulunulduğu, aynı mahkemenin -----Terese dosyasından 12.09.2025 tarihli tensip ara kararı ile murisini terekesinin miras hükümlerine tasfiyesine, tasfiye memuru atanmasına, tasfiye işlemlerinin İİK.nun 208-256 maddelerine göre yapılmasına karar verildiği,Mahkememizce düzenlenen 30.01.2026 tarihli tensip ara kararı ile tasfiye memuru ----- daha önce verilen 08.06.2022 tarihli gerekçeli kararı, davacı ... vekili Av.----- tarafından sunulan 12.07.2022 tarihli istinaf başvuru dilekçesi ve ---- Bölge Adliye Mahkemesi ----- Hukuk Dairesinin 29.02.2026 tarih ve --- esas ---- sayılı kararı da eklenip tebliğe gönderilmek suretiyle iş bu davayı takip edip etmeyeceğini bildirmek, davayı takip edecekse vesayet makamından izin alınmak suretiyle davaya takip ve icazetlerinin bulunup bulunmadığının bildirmek üzere duruşma gününden bir hafta öncesine kadar süre verilmesine karar verilip söz konusu ara kararının 07.02.2026 tarihinde tebliğ edildiği,----- Sulh Hukuk Mahkemesinin 10.02.2026 tarihli ara kararı ile tasfiye memuru ---görevinin sonlandırılarak, yerine ---- atanmasına karar verildiği, tasfiye memuruna tebligat yapılması üzerine, davayı takip ettiği görülmüştür.Toplanan deliller, tarafların iddia ve savunmaları hep birlikte değerlendirildiğinde;Dava dışı ----Şirketi'nin sicil kayıtlarına göre ----- sicil numarasında kayıtlı olduğu, sermayesinin 100.000,00 TL olduğu, şirket adresinin ----- olduğu, şirketin tescil tarihinin 06.06.2008 olduğu, şirket kurucu ortaklarının ... ve ... olduğu, sermeye paylarının % 50 ve 50.000,00 TL karşılığı olduğu, kuruluş merkez adresinin ------olduğu, şirket müdürünün aksi karar alınıncaya kadar ... olduğu, şirketin merkez adres değişikliğini 13.07.2016 tarih ---- yevmiye onay numaralı ----. Noterliği Genel Kurul Kararı ile değiştirilmiş olduğu belirlenmiştir.----. Noterliği 27.05.2016 tarih ve ---- Yevmiye numaralı Sözleşmesi ile----- Eğitim Müdürlüğü tarafından verilen Kurum Açma İzin Belgesi ile işletilen ---- Kurum Kodlu ---- adresinde bulunan---- Merkezi'nin işletme hakkının tamamını, tüm işletme hakları ruhsatları dahil tüm malları ve MEB Özel Eğitim Kurumları Yönetmeliğinin 14. maddesinin c fıkrası uyarınca vadesi gelmemiş olanlar da dahil olmak üzere tüm borç ve alacakları ile birlikte ve içinde bulunan bilumum demirbaşların tamamını 5.000,00 TL bedel karşılığında devir ve teslim edildiği, devir bedelini nakden ve tamamen alındığı hususlarının imza altına alındığı görülmüştür. İş yerini devir alan------21.04.2016 tescil tarihi ile ---- tarafından 50.000,00 TL sermaye ile---- adresinde kurulmuş olduğu belirlenmiştir.Davalı ...'in şirket müdürü olarak atanmış olduğu, şirket müdürlüğünden azli için genel kurul kararı alınması gerektiği, bu nedenle davacı tarafından keşide edilmiş olan 20.06.2016 tarihli---- Noterliği'nin ----- yevmiye nolu ihtarnamesi ile davalı ...'in şirket müdürlüğünden azlinin geçerli olmadığı ve görevinin devam ettiği belirlenmiştir. --- Noterliği'nin ---- yevmiye nosu ile tasdik edilen, 04.07.2008 tarihli ortaklar kurulu kararı ile, şirket müdürü ...'e “açılmış kurumları devretme” yetkisinin verildiği ve söz konusu kararın altında davacı ...'ın da imzasının bulunduğu, davalı ...'in söz konusu karara istinaden işletmeyi devretmiş olduğu anlaşılmıştır.Davalı ... ve ...---- Şirketinin davalı şirket müdürü ...'e ortaklar kurulu kararı ile verilmiş " açılmış kurumları devretme " yetkisine dayanarak----- Merkezinin işletmesini devir aldıkları, ödenen devir bedeli ile mahkememizce belirlenen devir bedeli arasında misli aşan bir fark olduğu, ancak sadece bunun muvazaa iddiasının ispatı için yeterli olmadığı,Davacı tarafın dava dilekçesinde muvazaa hukuksal nedenine dayandığı, kural olarak 3. kişilerin muvazaa nedeniyle hakları halele uğratıldığı taktirde işlemin iptalini talep edebileceğinden muvazaa iddia eden iddiasını ispatla yükümlüdür, Yargıtay --- HD'nin yerleşmiş içtihatlarında işlemin tarafı olması ve muvazaa hukuksal nedenine dayanılması halinde işlemin iptalinin şirket ortağı tarafından istenebileceği kabul edilmekle muvazaa ve hileli işlemler nedeniyle işlemin iptalini talep eden davacının aktif dava ehliyetinin bulunduğu ancak bilirkişi raporunun aksine bu iddialarını ispatlayamadığı,Davalı şirket müdürünün, kendisine verilen yetkileri kullanırken, şirkete karşı özen ve sadakat yükümlülüğü altında bulunduğu ve TTK m. 553 uyarınca; kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusuruyla ihlâl ettiği takdirde hem şirkete hem paysahiplerine hem de şirket alacaklılarına karşı verdiği zarardan sorumlu olduğu,Davalı ... ----- devredilmiş olan işletmenin devir bedelinin 5.000-TL olarak belirlendiği, -----varlıklarının kullanım ve yıpranma miktarları dikkate alındığında, devredildiği 27.05.2016 itibariyle değeri 143.049,43 TL olup devredilen işletmenin, devir tarihindeki değerinin 5.000 TL'nin çok üzerinde olduğu ve gerçek değer ve devir bedeli arasındaki farkın, davalı şirket müdürünün sorumluluğunda olduğu, işletmenin devir tarihindeki gerçek bedeli ile, devir bedeli olan 5.000 TL arasındaki farkın, TTK m. 555 hükmü kapsamında şirketin zararı olduğu ve davacı ortak bakımından “dolaylı zarar” olarak kabul edilebileceği, tazminatın ancak şirkete -----ödenmesini isteyebileceği (TTK m. 555/1), davacının zararının kendisine ödenmesini isteyemeyeceği ve davacının bu talebini davalılardan sadece şirket müdürü davalı ...'e yöneltebileceği, diğer davalıların TTK 555. madde hükmü kapsamında pasif dava ehliyetlerinin olmadığı belirlenmekle; terditli olarak açılan ---- davalılara devrinin iptaline ilişkin davanın reddine, davalı ... aleyhine açılan sorumluluk davasının koşulları oluşmadığından reddine, diğer davalılar aleyhine açılan sorumluluk davasının ise pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.HÜKÜM
: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere :1-Devir işleminin muvazaa nedeniyle iptaline ilişkin DAVANIN REDDİNE,2-Davalı ... aleyhine açılan sorumluluk davasının KOŞULLARI OLUŞMADIĞINDAN REDDİNE,3-Davacının davalı ... ve ..---- Aleyhine açılan sorumluluk davasının HUSUMET YOKLUĞU NEDENİYLE REDDİNE,4-KARAR HARCIAlınması gereken 732,00 TL maktu karar harcının 170,78 TL'si dava açılırken peşin olarak, 2.278,30 TL'si de yargılama evresinde 19.04.2022 tarihinde alınmış olduğundan ayrıca karar harcı alınmasına yer olmadığına, fazla alınan 1.717,08 TL karar harcının, karar kesinleştiğinde ve istem halinde davacı tarafa yada yetkili vekillerine iadesine,5-VEKALET ÜCRETİa-Terditli olarak açılan sorumluluk davasının reddine ilişkin dava yönünden; davada avukatla temsil edilen davalı ... yararına belirlenen 45.000 TL maktu avukatlık ücretinin davacı taraftan tahsili ile davalıya verilmesine,b-Sorumluluk davasının pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine ilişkin dava yönünden; davada avukatla temsil edilen davalılar ... ve ... ----- Şirketi yararına belirlenen 45.000 TL maktu avukatlık ücretinin davacı taraftan tahsili ile davalılara verilmesine,6-YARGILAMA GİDERLERİa-Davacı tarafından yatırılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,b-Davalılar tarafından yatırlan 15,60 TL vekaletname harcının davacı taraftan tahsili ile davalılara verilmesine,c-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,Dair, hazır olan tarafların yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile ---- Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolunun açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.