Anahtar kelimeler: Esaskarar Poliçesi Ankara Mali Kayıtlı Karara Yazilma Yoluna Şartlarının Getirildiği

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
: █████████ - ████████T.C.ANKARABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ26. HUKUK DAİRESİESAS NO
: █████████KARAR NO
: ████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AK A R A RİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: 13.05.2024NUMARASI
: ████████ Esas ████████ KararDAVANIN KONUSU
: TazminatKARAR TARİHİ
: 08.05.2026GEREKÇELİ KARARYAZILMA TARİHİ
: 02.06.2026İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacılar vekili, davalı ... vekili ve davalı ... Sigorta Şirketi vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARIDavacılar vekili, 22.09.2011 tarihinde, davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı, ... adına kayıtlı, ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın davacılardan ... ve ...'ın oğlu, ...'ın eşi, ... ve ...'ın babası ... sevk ve idaresindeki bisiklete çarpması sonucu meydana gelen trafik kazası neticesinde, ...'ın vefat ettiğini, davalı sürücü ... hakkında Ankara 4.Asliye Ceza Mahkemesinin █████████E.sayılı dosyası ile dava açıldığını ve dikkatsizlik ve tedbirsizlik sonucu ölüme sebebiyet verdiğinden bahisle mahkumiyet kararı verildiğini, davacıların müteveffanın desteğinden mahrum kaldıkları gibi manevi olarak da yıkıma uğradıkları belirtilerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davacı baba ... için 1.000,00 TL, anne ... için 1.000,00 TL, eş ... için 10.000,00 TL, oğul ... için 5.000,00 TL, oğul ... için 5.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı ile 1.000,00 TL cenaze, defin ve taziye gideri olmak üzere toplam 23.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek faizi ile davalı sigorta şirketi yönünden poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere davalılardan müşterek müteselsilen tahsili ile davacı baba ... için 10.000,00 TL, anne ... için 10.000,00 TL, eş ... için 15.000,00 TL, oğul ... için 15.000,00 TL, oğul ... için 15.000,00 TL olmak üzere toplam 65.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek faizi ile sigorta şirketi dışındaki davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsilini istemiş, 04.03.2015 tarihli duruşmada davacılar vekili manevi tazminat isteminden feragat etmiş, 23.12.2015 tarihinde maddi tazminat talebini davacı ... için talebini 36.629,60 TL, ... için 10.894,80 TL, baba ... için 8.296,58 TL, oğul ... için 5.898,39 TL olarak ıslah etmiştir.Davalı ... Sigorta Şirketi vekili, davanın görevsiz mahkemede açıldığını, görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu, davanın zamanaşımına uğradığını, davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında davacıların hukuki yararlarının bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.Diğer davalılar cevap dilekçesi sunmamaıştır.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIMahkemece Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesinin 02.07.2020 tarih, █████████E.-████████K.sayılı kararı ile verilen kaldırma kararından sonra yapılan yargılama ve toplanan delillere göre; yargılama sırasında davalı sürücü ...'in vefat ettiği, ...'in mirasçısı ...'in Ankara 3. Sulh Hukuk Mahkemesinin 18.10.2018 tarihli, ████████E.-██████████K.sayılı kararı ile ...'in mirasını reddettiği, kararın 27.11.2018 tarihinde kesinleştiği, davalı ...'in mirasçısı ...'in Ankara 7. Sulh Hukuk Mahkemesinin ████████E.-█████████K.sayılı kararı ile ...'in mirasını reddettiği, ancak kararın kesinleşmediği, kusur oranlarının tespiti için alınan 27.05.2015 tarihli bilirkişi heyet raporunda, kazanın meydana gelmesinde müteveffa ...'ın %75, davalı sürücü ...'in %25 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği, kazada kask ve koruyucu ekipman kullanılıp kullanılmadığı veyahut ölüm nedeni ile kazada kask ve koruyucu ekipman kullanılıp kullanılmamasının ölüme etkisi yönünden Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığı'ndan alınan 02.03.2022 tarihli raporda, koruyucu ekipman kullanımının kazalarda zararı en aza indirmek veya engellemek adına kullanılmasının gerekli olduğunun bilindiği, bununla birlikte kişinin koruyucu ekipman kullanmamış olmasının kişide oluşturabileceği etkinin belirlenmesinde aracın hızı, kazanın oluş şekli ve bir çok faktörün etkisinin olduğu, ayrıca koruyucu ekipman ile ilişkisiz göğüs ve batın bölgelerinde (akciğer kontizyonu ve dalak laserasyonu) de yaralanma olması ve bu yaralanmaların da ayrı ayrı yaşamsal tehlike oluşturduğu dikkate alındığında koruyucu ekipman kullanılsa dahi kazanın ölümle sonuçlanabileceğinin belirtildiği, kaldırma kararından sonra alınan ve hükme esas alınan 04.12.2023 tarihli aktüer bilirkişi raporu ile hesaplamalar ve ilk kararın davacı tarafça istinaf edilmemesi üzerine davalı tarafın usûli kazanılmış hakkı dikkate alınarak; davalı ...'ın işleten, davalı müteveffa ...'in sürücü ve davalı sigorta şirketinin sigorta poliçesi kapsamında müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları, müteveffa davalı ...'in mirasçıları ... ve ... mirası reddetmiş iseler de ... yönünden ilâmın kesinleşmediği, ... yönünden ise kesinleştiği dikkate alınarak ...'in tazminattan sorumlu tutulmasına, davalılar ... ve ...'in mirasçıları ... ve ...'in olay tarihinden itibaren, davalı sigorta şirketine daha önce başvuru yapılmaması nedeniyle dava tarihinden itibaren, sigortalı aracın ticari taksi olması nedeniyle avans faiziyle birlikte tahsiline, davacının cenaze ve def'in giderleri yönünden beyanda bulunmadığı, delil sunmadığı belirtilerek davacıların maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile, davacı ... yönünden 36.629,60 TL, ... yönünden 10.894,80 TL, baba ... yönünden 8.296,58 TL, oğul ... yönünden 5.898,39 TL, oğul ... yönünden 615,40 TL maddi tazminat davalı müteveffa ... mirasçıları ... ile ... ve davalı ...’dan olay tarihi olan 22.09.2011 tarihinden itibaren işleyecek, davalı sigorta şirketi yönünden dava tarihi olan 20.09.2013 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, davacıların, davalılar ... ve ... yönünden manevi tazminat istemlerinin feragat nedeniyle reddine ilişkin karar istinaf edilmeksizin kesinleştiğinden yeniden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hükme karşı davacılar vekili, davalı ... vekili ve davalı ... Sigorta Şirketi vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİDavacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde; hükme esas alınan aktüer raporunda, davacı oğul ...'ın %50 oranında engelli olduğu hususunun değerlendirilmeden 25 yaşına kadar destek hesabının yapılmasının hatalı olduğunu, müteveffanın gelirinin de hatalı olarak asgari ücret üzerinden hesaplandığını, tazminat miktarının çok düşük hesaplandığı aktüer raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde; davalı sürücü ...'in eldeki dosyada yargılama devam ederken 22.04.2018 tarihinde vefat ettiğini, dahili davalı ...'in de 10.07.2018 tarihinde Ankara 7.Sulh Hukuk Mahkemesinin ████████E.sayılı dosyası ile mirasın reddi için dava açtığını, yapılan yargılama neticesinde 27.11.2018 tarihli █████████K.sayılı karar ile davanın kabulüne karar verildiğini ve bahse konu kararın 02.04.2019 tarihinde kesinleştiğini, bu nedenle davalı ...'e husumet yöneltilemeyeceğini, hükmedilen tazminattan sorumluluğa hükmedilemeyeceğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davalı ... Sigorta Şirketi vekili istinaf başvuru dilekçesinde; ilk kararda hükme esas alınan rapor tarihindeki asgari ücret verileri esas alınarak hesaplama yapılması gerekirken güncel asgari ücret verilerine göre hesaplama yapıldığını, müteveffanın emekli aylığının, davacı mirasçılar tarafından ölüm aylığı olarak tahsil edileceğinden destekten yoksun kalma tazminatı taleplerinin reddinin gerektiğini, müteveffanın kask takmaması nedeniyle müterafik kusur indirimi yapılması gerekirken indirim yapılmadığını, davacılar tek vekil ile temsil edilmelerine rağmen her bir davacı yönünden ayrı ayrı vekâlet ücretine ve ticari faize hükmedilmesinin de hatalı olduğunu belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇEHMK’nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda;Dava, trafik kazasından kaynaklanan vefat nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkindir.Davacıların desteği ... idaresindeki bisiklet ile davalı ... idaresindeki aracın karıştıkları kaza sonucunda, desteğin vefatı nedeni ile eşi ..., annesi ..., babası ... ile çocukları olan davacılar tarafından destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemi ile açılan davada, Mahkemece 24.05.2017 tarihli ████████E.-████████K.sayılı ilâm ile, davacıların davalılar ... ve ...'dan talep ettikleri manevi tazminat isteminin feragat nedeniyle reddine, davacı ... yönünden 36.629,60 TL, davacı ... yönünden 10.894,80 TL, davacı ... (desteğin babası) yönünden 8.296,58 TL, davacı ... (desteğin oğlu) yönünden 5.898,39 TL, davacı ... yönünden 2.178,44 TL maddi tazminatın davalılar ... ve ... yönünden olay tarihi olan 22.09.2011 tarihinden itibaren davalı Sigorta şirketi yönünden dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, hükme karşı davacılar vekili ile davalı ... Sigorta Anonim Şirketi vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuş ise de; Dairemizin 02.07.2020 tarihli, █████████E.-████████K.sayılı ilâmı ile, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 352.maddesi gereğince başvurunun süresinde yapılmaması nedeni ile reddine, davaya konu kaza tarihinde 48 yaşında ve SGK emeklisi olan desteğin, aktif bir biçimde çalışmaya devam ettiği gerekçesiyle, iki gelirinin toplamı alınmış ise de, bu gelirin nasıl tespit edildiğinin açık olmadığı, bu durumda mahkemece, davacılar desteğinin emekli olduktan sonraki gelirinin net bir biçimde belirlenmesi bakımından çalıştığı yerden ölmeden önceki maaş bordrolarının ve SGK kayıt dökümlerinin getirtilmesi, gelen belgelerle gelirinin tespiti hâlinde bu gelire göre, resmi belgelerle gelirinin ispat edilememesi hâlinde asgari ücret üzerinden tazminat hesabının yapılması gerekirken eksik inceleme ile hüküm tesis edildiği ve desteği bisiklet sürücüsü olmasına göre, koruyucu kask ve ekipman kullanıp kullanmadığı, kullanmıyor ise bunun vefatında etken olup olmadığı belirlenerek müterafik kusuru tartışılarak karar verilmesi gerektiği belirtilerek davalı ... Sigorta Anonim Şirketi vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına ve dosyanın davanın yeniden görülmesi için mahkemesine gönderilmesine karar verildiği, kaldırma kararından sonra Mahkemece, müteveffanın vefatında koruyucu kask ve ekipman kullanıp kullanmadığının etkisinin belirlenmesi amacıyla Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından rapor alındığı ve raporda, kazaya ilişkin pek ok faktörün etkisinin olduğu, ayrıca koruyucu ekipman ile ilişkisiz göğüs ve batın bölgelerinde (akciğer konfüzyonu ve dalak laserasyonu) de yaralanma olması ve bu yaralanmaların da ayrı ayrı yaşamsal tehlike oluşturduğu da dikkate alındığında koruyucu ekipman kullanılması hâlinde de kazanın ölümle sonuçlanabileceğinin belirtildiği, ilk kararın davacılar tarafından istinaf edilmemesi nedeniyle davalılar lehine usûli kazanılmış hak oluştuğu belirtilerek ilk rapor tarihi verilerine göre müteveffanın asgari ücret ve emekli aylığı geliri toplamı üzerinden yapılan hesaplamaya göre ve yargılama sırasında davalı sürücü ...'ın vefat ettiği, ...'in mirasçısı ...'in Ankara 3. Sulh Hukuk Mahkemesinin 18.10.2018 tarihli, ████████E.-██████████K.sayılı kararı ile ...'in mirasını reddettiği, kararın 27.11.2018 tarihinde kesinleştiği, davalı ...'in mirasçısı ...'in Ankara 7. Sulh Hukuk Mahkemesinin ████████E.-█████████K.sayılı kararı ile ...'in mirasını reddettiği, ancak kararın kesinleşmediği belirtilerek davacıların maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile, davacı ... yönünden 36.629,60 TL, ... yönünden 10.894,80 TL, baba ... yönünden 8.296,58 TL, oğul ... yönünden 5.898,39 TL, oğul ... yönünden 615,40 TL maddi tazminat davalı müteveffa ... mirasçıları ... ile ... ve davalı ...’dan olay tarihi olan 22.09.2011 tarihinden itibaren işleyecek, davalı sigorta şirketi yönünden dava tarihi olan 20.09.2013 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, davacıların, davalılar ... ve ... yönünden manevi tazminat istemlerinin feragat nedeniyle reddine ilişkin karar istinaf edilmeksizin kesinleştiğinden yeniden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hükme karşı davacılar vekili, davalı ... vekili ve davalı ... Sigorta Şirketi vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır.1-Dosya içeriğinden, yargılama sırasında davalı sürücü ...'in vefat ettiği, ...'in mirasçısı ...'in Ankara 7. Sulh Hukuk Mahkemesinin ████████E.-█████████K.sayılı kararı ile ...'in mirasını reddettiği, ancak kararın kesinleşmediği belirtilerek hükmedilen tazminattan ... mirasçısı sıfatıyla ...'in de sorumluluğuna hükmedilmiş ise de, davalı ... vekili istinaf dilekçesi ekinde ...'in 10.07.2018 tarihinde Ankara 7.Sulh Hukuk Mahkemesinin ████████E.sayılı dosyası ile mirasın reddi için dava açtığına ve yapılan yargılama neticesinde 27.11.2018 tarihli █████████K.sayılı karar ile davanın kabulüne karar verildiğine ve bahse konu kararın 02.04.2019 tarihinde kesinleştiğine dair belgeleri dosyaya ibraz ettiği anlaşılmıştır.4721 sayılı TMK'nın Mirasçılardan biri tarafından ret başlıklı 611. maddesinde "Yasal mirasçılardan biri mirası reddederse onun payı, miras açıldığı zaman kendisi sağ değilmiş gibi, hak sahiplerine geçer.Mirası reddeden atanmış mirasçının payı, miras bırakanın ölüme bağlı tasarrufundan arzusunun başka türlü olduğu anlaşılmadıkça, miras bırakanın en yakın yasal mirasçılarına kalır." düzenlemesine yer verilmiştir.Bu hâlde, yasal mirasçılardan biri mirası reddederse, onun payı miras açıldığı zaman kendisi sağ değilmiş gibi varsa altsoyuna, yoksa diğer mirasçılara geçer. Mirasın açılması miras bırakanın ölüm tarihidir. Murisin mirasçıları olan davalı mirası reddetmekle, mirasın açıldığı andan geçerli olacak şekilde mirasçılık sıfatını kaybetmiş, onun payı miras bırakanın vefatında kendileri hayatta değilmiş gibi, mirasın açıldığı andan geçerli olacak şekilde hak sahiplerine geçer.Dava dilekçesinde davacı ve davalı olarak gösterilen kişiler şeklen taraf ise de hakkın sahibi veya kendisine karşı hakkın himayesi istenmesi gereken kişiler olmadıkları belirlenir ise davanın sıfat yokluğundan (husumetten) reddi gerekir. Husumet dava şartı olup, kamu düzenine ilişkin bulunduğundan, yargılamanın her aşamasında mahkemece re'sen gözetilmesi gereken bir husustur.Somut olayda, yargılama sırasında davalı sürücü ...'in vefat ettiği, davalı ...'in mirasçısı ...'in Ankara 7. Sulh Hukuk Mahkemesinin ████████E.-█████████K.sayılı kararı ile ...'in mirasını reddettiği, ancak kararın kesinleşmediği belirtilerek hükmedilen tazminattan ... mirasçısı sıfatıyla ...'in de sorumluluğuna hükmedilmiş ise de, araç sürücüsü mirasçısı olarak husumet yöneltilen davalı ...'in Ankara 7.Sulh Hukuk Mahkemesinin ████████E.-█████████K.sayılı kararının 02.04.2019 tarihinde kesinleştiği, sürücü ...'in mirasını reddetmiş olması ve kararının kesinleşmiş olması nedeniyle davalı ...'in taraf sıfatını kaybettiği de nazara alınarak adı geçen davalı yönünden davanın taraf sıfatı yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde sonuca gidilmesi isabetsiz bulunmuştur.2-Öncelikle davada daha önce verilen karara taraflar açısından usûli kazanılmış hak oluşturup oluşturmayacağının değerlendirilmesi gerekmiştir. HMK'da kanun yolu olarak kabul edilen istinaf kanun yoluyla 355.maddesinde dar kapsamlı istinaf incelemesi kabul edildiğinden istinaf incelemesi neticesinde verilen kararın usûli kazanılmış hak oluşturması ancak kararın aleyhine hüküm verilen tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmaması hâlinde kabul edilebilecek bir durum olup, kararın her iki tarafça istinaf edilmiş olması ve her iki taraf lehine olacak şekilde eksik inceleme nedeniyle kararın kaldırılması sonucunda ilk derece mahkemesince yeniden yapılacak yargılamada usûli kazanılmış hak oluşmayacağından eksik inceleme ikmal edilerek davanın esası hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmelidir.Somut olayda, mahkemece verilen ilk kararın davacılar vekili ve davalı ... Sigorta Anonim Şirketi tarafından istinaf edilmiş olup, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun süresinde olmaması nedeniyle istinaf dilekçesinin reddine karar verildiği, diğer davalılar ... ve ... tarafından da karar istinaf edilmediğinden verilen ilk kararın tüm davalılar yönünden usûli kazanılmış hak oluşturduğuna dair tespitin yerinde olmadığı, bahse konu kararın sadece istinaf eden ... Sigorta Anonim Şirketi yönünden usûli kazanılmış hak teşkil ettiği değerlendirilmeden yazılı şekilde sonuca gidilmesi isabetsiz bulunmuştur.Yargıtay uygulamalarına göre kaza tarihinde pasif dönem içerisinde bulunan desteğin gelirinin asgari ücret olduğu kabul edilerek hesaplama yapılması gerektiği ancak pasif dönemde çalışmaya devam etmesi ve asgari ücret üzerinde gelir elde ettiğinin ispat edilmesi hâlinde gerçek gelire göre destekten yoksun kalma tazminatının hesaplaması gerektiği kabul edilmektedir.Dava konusu kaza tarihinde, desteğin 48 yaşında ve SGK emeklisi olduğu, aktif biçimde çalışmaya devam ettiğinin tespit edilmesi nedeniyle iki gelirinin toplamı esas alınarak yapılan hesaplamaya göre karar verilmiş ise de, emekli geliri bedeni çalışmasının karşılığı olmadığından desteğin gelirine esas alınamayacağından, pasif dönemde olsa da çalıştığı ispat edilmesi hâlinde aktif dönem sonuna kadar tespit edilen geliri üzerinden ilk karara esas rapor tarihi verilerine ve hesaplama yöntemine göre hesaplama yapılmak üzere ek rapor alınarak karar verilmesi gerektiğinden davalı ... Sigorta Anonim Şirketi vekilinin itirazlarının kabulüne karar verilmiştir.Açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin, davalı ... vekili ve davalı ... Sigorta Anonim Şirketi vekilinin istinaf başvurularının kabulü ile HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın yeniden görülüp sonucuna göre karar verilmesi için ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;1-Davalı ... vekili ve davalı ... Sigorta Anonim Şirketi vekilinin istinaf başvurularının kabulüne, HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının KALDIRILMASINA,Davanın yeniden görülüp sonucuna göre bir karar verilmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE,2-Kararın kaldırılma sebebine göre davacılar vekilinin tüm istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına,3-İstinafa başvuranlar tarafından yatırılan istinaf peşin karar harcının talepleri hâlinde iadesine,4-İstinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda gözetilmesine,5-Karar tebliği ve harç işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 08.05.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.BaşkanÜyeÜyeKatip* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.